İslamcıların Siyasi Görüşleri 1 (Hilafet ve Meşrutiyet)

·
Okunma
·
Beğeni
·
157
Gösterim
Adı:
İslamcıların Siyasi Görüşleri 1
Alt başlık:
Hilafet ve Meşrutiyet
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759954550
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Ağır bedeller ödenerek elde edilmiş tecrübeler ve birikimlerle dolu yakın tarihimiz bizim için hala keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibi. Yalnız doğruları değil bize ait büyük hataları da barındıran bir hazine...

Tanzimat'la başlayan, geleneksel Osmanlı-İslam değerleri ve kurumları ile batılı değerler ve kurumlar arasındaki sentez arayışlarının Cumhuriyet idaresi tarafından büyük ölçüde terkedilmesinin maliyeti çok yüksek çıktı, halen de yüksek çıkıyor; hazineler unutuluyor. İslamcılık akımı keşfedilmeyi bekleyen hazinelerin önemli bir kısmı şüphesiz. Nihai olarak Müslüman ve İslami kalmak şartıyla modernleşme sürecinin nasıl göğüslenebileceği veya içerilebileceği sorusuna cevaplar arayan, bu sebeple de yenileşmeyi reddetmeyen İslamcılık hareketinin ülkemizde sığ, basit, kasıtlı ve hatalı bir çerçevede ele alınmış olması Türkiye için elbette bir talihsizliktir.

Elinizdeki çalışma bu kötü talihi anlamak ve yenmek için bir çıkış kapısı olabilir.
232 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Yüzyıl önce başımıza birtakım çoraplar örüldü. Bu çoraplar örülürken oyun kuranların kurdukları oyunu başına geçirmesi gerekenler de bu oyuna bilerek yahut bilmeyerek ortak oldular.

Hilâfet'in ehemmiyetsizleştirişi ve bir süre sonra ortadan kaldırılması modernleşme karşısında "ulema"nın takındığı yanlış tavrın ve sisteme eklemlenmesinin bir sonucu idi.
Sonradan bu uğurda mücadele edenler de yalnız kaldıklarından tehcir edildi.

Bu kitapta İsmâil Kara "Hilâfet ve Meşrutiyet" etrafında İslâmcıların Siyâsi Görüşlerini çeşitli isabetli yorumlarıyla beraber serdediyor.
Aşağıda ise bu kitaba dair mülahazalarımı iktibaslarım üzerinden anlatmaya çalıştım.
Bu kitabı tüm dostlarımın okumasını tavsiye ederim.
Hayırla kalınız efendim:

https://www.youtube.com/watch?v=XcaKy859ib8
232 syf.
·Beğendi·10/10
İslâmî kesimin bugün kullandığı Siyâsî jargonun kökeni , siyasi metodlarını , fikrî alt yapılarını öğrenmeniz için gayet yeterli gelebilecek bir kitap.
"İktidarda olan, orada kalmayı başaran genellikle haklı ve iyidir; bir kötülük sözkonusu ise o baştaki kişiden değil çevresinden kaynaklanmaktadır" şeklinde basitleştirebileceğimiz ve hala Türk siyaset anlayışında yaşayan davranış kalıbı II.Abdülhamid için de geçerlidir.
Türk modernleşme tarihinin II. Meşrutiyet dönemi, hem Tanzimat sonrası temayüllerin, birikimlerin bütün renklerin kendilerini bir tür ifadelendirme imkânlarına kavuştuğu ve buna bağlı olarak beklenen-beklenmeyen siyasi ve sosyal gelişmelerin, problemlerin, çalkantıların üst seviyede yaşandığı; hem de Cumhuriyet idaresinin açılan-daralan dünyasının mayalandığı bir tarih kesiti olması açısından çok kıymetli ve hala keşfedilmeye, yorumlanmaya muhtaç bir dönemidir.
İslâm dünyasının modernleşme sürecinde,İslâmî-dinî muhteva vazgeçilemez bir unsur,en azından zahiren meşrulaştırıcı bir unsur olarak hep varolagelmiş fakat bunun modern bir şekil içerisinde sunulması yoluna gidilmiştir.
Siyaset ve idare konuları son iki asırdır müslüman aydınların öncelikli ilgi alanlarını oluşturmakla beraber İslamcıların siyasi görüşlerinden bir siyaset felsefesi çıkmıyor,bir devlet anlayışı ve bütünlüğü olan idarî organizasyon da belirginleşmiyor.
Kadîm İslâm siyasî düşüncesindeki muhalefet anlayışının, iktidarı yerinden etmekten çok onu sapmalardan korumak, meşru noktalara çekmek/davet etmek, netice olarak da itaatsizliği teşvik değil, mevcut itaati daha sağlam ve üst düzeylere çıkarmak yönünde işlediğini söyleyebiliriz.
İslâmcılık acaba modernleşme ve batılılaşmanın karşısında dinî ve geleneksel değerlerle kurumları savunmaya yönelen muhafazakar ve muhalif bir hareket mi, yoksa Avrupa medeniyeti merkezli ıslahat teşebbüslerine paralel giden, onları İslâmî açıklamalarla destekleyen,içselleştiren, meşrulaştıran ve nihaî olarak İslâmî kalmayı savunmakla beraber hareket noktası,metodu ve argümanları itibariyle modernleştirici yönü ağır basan,batılı değerlerle İslâmî değerlerin birlikte,uyum içinde var olabileceklerini mümkün gören sentezci-telifçi bir akım mıdır?
biraz daha dikkatli bakıldığında ise islamcıların birbiriyle bağlantılı İki tür hayati korku ve endişe içinde oldukları hissedilmektedir. Bunlardan ilki, Artık kontrol edilemeyen siyasi ve sosyal hadiselerin gelişmesiyle meşrutiyetle şeriatın birbirinden uzaklaşması, bunun tabii bir neticesi olarak şeriatın ve kendilerinin dışta kalması, bırakılmasıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslamcıların Siyasi Görüşleri 1
Alt başlık:
Hilafet ve Meşrutiyet
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759954550
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Ağır bedeller ödenerek elde edilmiş tecrübeler ve birikimlerle dolu yakın tarihimiz bizim için hala keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibi. Yalnız doğruları değil bize ait büyük hataları da barındıran bir hazine...

Tanzimat'la başlayan, geleneksel Osmanlı-İslam değerleri ve kurumları ile batılı değerler ve kurumlar arasındaki sentez arayışlarının Cumhuriyet idaresi tarafından büyük ölçüde terkedilmesinin maliyeti çok yüksek çıktı, halen de yüksek çıkıyor; hazineler unutuluyor. İslamcılık akımı keşfedilmeyi bekleyen hazinelerin önemli bir kısmı şüphesiz. Nihai olarak Müslüman ve İslami kalmak şartıyla modernleşme sürecinin nasıl göğüslenebileceği veya içerilebileceği sorusuna cevaplar arayan, bu sebeple de yenileşmeyi reddetmeyen İslamcılık hareketinin ülkemizde sığ, basit, kasıtlı ve hatalı bir çerçevede ele alınmış olması Türkiye için elbette bir talihsizliktir.

Elinizdeki çalışma bu kötü talihi anlamak ve yenmek için bir çıkış kapısı olabilir.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Muhammed Ali Doğramacı
  • OZAN TOK
  • Fâtih Tekin
  • Metin Uğur
  • Fatih Tutkun
  • muhammed hüseyin güneş
  • Amar Ademi
  • Fatih Başaran
  • erhan
  • Hasanov

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0