İslâm'da Sosyal Adalet

·
Okunma
·
Beğeni
·
277
Gösterim
Adı:
İslâm'da Sosyal Adalet
Baskı tarihi:
24 Kasım 2016
Sayfa sayısı:
507
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054997077
Çeviri:
Harun Ünal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
Baskılar:
İslam
İslâm
Bu dinde inanılan bir gerçek vardır: İnsanlar" Allah'tan başka hiçbir ilah bulunmadığına" yani "Allah'tan başkasının hakimiyet yetkisi olmadığına" şehadet etmeden, bu dinin insanların kalbinde "akide" olarak, pratik hayatta da "din" olarak ayakta durmasına imkan yoktur. Bu öyle bir hakimiyettir ki, Allah'ın kaza ve kaderinde ortaya çıktığı şekilde, dininde ve emirlerinde de ortaya çıkmaktadır. Bütün bunların, İslam akidesinin esasını teşkil etmekteki rolleri birdir. Bu akide, bu esas olmadan, kalbe yerleşemez.
Yazar bir çok konuya özellikle de şeriat konusunda yanlış anlaşılmalara ışık tutmuş . Kesinlikle okumalısınız . Eminim ki İslamla ilgili aklınızda ki bir çok soru cevaplanmış olacaktır. Konulara ayet hadislerle delillendirmiş. Akıcı bir anlatıma sahip. Ve yazarımızın bir çok konuda ki bilgisi beni kendisine hayran bıraktı en kısa sürede diğer kitaplarını da okuyacağım. Özellikle hukukculara , ilahiyatcılara ve yönetici arkadaşlara kitabı tavsiye ederim.
Amacım olayı dramatize etmek değil ama söz konusu seyyid kutup olunca insan söylemeden geçemiyor. Yazar davası uğruna canından geçmiş, hicbir taguta boyun eğmemiş ve dilinden tevhidi düşürmemiş bir yazardır. Peki bu bize ne anlatıyor bundan bize ne diyecek olursanız benim cevabın su olurdu: Yazarın işlemiş olduğu konular İslam in en önemli konularidir ve bu konular bir Müslüman temel kimliğini oluşturmaktadır o yüzden bu en temel hususları böylesi bir dava adamından öğrenmek çok şey katar.
Kitaba gelince beka yayınlarından yayınlanan sosyal adalet kitabini okudum ve 506 sayfadan oluşmakta, sayfa sayisi belki bazılarına çok gelebilir ama konuların önemi ve yazarın üslubu tabi çevirinin güzelliğiyle birlikte okuması kolay bir kitap. Zaten ayetler hadisler ve İslam tarihinden özellikle halifelerden hikâyelerle okuması çok zevkli bir yapıya sahip.
İçeriği ile ilgili en temel fikir su SOSYAL ADALET YALNIZCA İSLAM NİZAMİ İCEEİSİNDE GERÇELESEBİLİR. Ve bu fikri yazar asri saadet ten örnekler vererek ayetlerle hadislerle kanıtlamaya çalışmaktadır. İslam in hatta dünyanın en yaşanılır yılları olan asri saadeti ivmesi kadar Raşid halifelerden sonra olisn bozukluğu da yermesini bilmektedir. Sosyal adalete geçmeden önce akide konusuna vurgu yapılmakta ve LA İLAHE İLLALAH diyebilmenin ve buna uygun olarak bütün tagutlarin reddedilmesi konusu üzerinde durulmakta. Ayrıca Allah tan başkasına kul olmayan bir kişinin vicdani olarak hatta her anlamda özgürlüğü elde ettiği üzerine vurgu yapılmaktadır. İslami şeriatın uygulanması konusuna gelince yasaların kuru kuruya varlığının yaninda vicdani sorumluluğa da vurgu yapılmaktadır. Ayrıca şeriatın yanlış anlaşılması konusuna da çok güzel değinmektedir. Çünkü maalesef şeriat denildiğinde çeşitli hadd cezaları recm kissas gibi konular sadece vurgulanmakta ve korkutucu olması toplanmakta ama yazar diyor ki bu konuların dışında da toplumsal olarak birçok alanda Allah in kanunlarının olduğunu ve bunların göz ardı edildiğini söylemektedir. Ayrıca bu yasaların en büyük garantörü olarakta insanin vicdani gösterilmektedir. Sosyal adalet 3 temel esas üzerine kuruludur Vicdani özgürlük, insani eşitlik ve sosyal dayanışma. Bu 3 konu kitabin her bölümünde vurgulanmaktadır. Bu tekrarlarda kalıcılığı sağlamaktadır. Ayrıca İslamin dünü ve bugünü hakkında da çok güzel yorumları kitapta bulabileceksiniz.
İslamin diğer sistemlerden ne kadar ustun olduğu kanıtlarıyla sunulmakta ve hristiyanlık ve Musevîlik gibi bu dinin vicdanlara hapsedilmedigi de kanıtlanmaktadır.
Servetin topluma dağıtılması ve temellerin oluşmaması konusu da çok güzel bir şekilde işlenmektedir.
Kitap gerçekten İslami olarak ufuk açmaktadir. Maalesef sunu söylemeden geçemeyeceğim günümüzde maalesef din simsarlari her yani sarmış vaziyette. Bu din maalesef çıkar çetelerini ellerinde heder edilmeye çalışılmakta ve büyük bir kitle hic sorgulamadan bu şahsiyetlerin hızlarından çıkan sözlerle hareket etmektedir. Şeriatın ş sini diline alamayan insanlar efendi şeyh olarak ortalıkta dolaşmaktadır. Diyeceğim su ki bu kitap o bazı simsarlarin kitapları gibi değil, yazar sizi tüm tagutlari reddetmeye ve La İlahe İllallah demeye davet etmektedir.
Son olarak bu kitabi okuyan kişilerin fikirlerinden yararlanmayi çok isterim.
"(...) İslam'da yöneticiye sırf şahsı için itaat olunamaz. Ona itaat, Allah'ın hakimiyeti ve otoritesini kabul etmesine ve bu hakimiyeti itiraf etmesine bağlıdır."
Ancak din adamları sınıfını oluşturan keşişler, kardinaller ve papazlar kilisenin iktisadi, sosyal ve siyasal hayattan elini eteğini çekmesi halinde islerini, çıkarlarını gereğince garanti alamayacaklarını, nüfuz ve varlıklarını koruyamayacaklarini anladılar. Artik bundan boyle kilisenin de bir varlığı olmasını ve kralların ve devlet adamlarının emirlerine karşı koyabilmeyi istediler. Bu nedenle ruhsal alandaki yetki ve etkilerinin mutlaka genel hayata da şamil olması gerekiyordu.
Bundan sonra öyle bir donem geldi ki, kilise kralların mal varlıklarından geri kalmayan bir emlâke, ordulara ve otoriteye sahip oldu. Nitekim bunun doğal bir sonucu olarak meydana gelmesi beklenen anlaşmazlık ve savaş ortamı da boylece doğu verdi. Papalarla krallar arasında kaçınılmaz bir çatışma ortamı başladı. Genelde halk hep kiliseden yana çıktı.
Ancak bu iki guc arasında olması bekelenen diğer doğal bir sonuç vardı; her iki gücün büyük toplumları kendi çıkarlarına kullanmak için menfaatleri gereği uzlaşıp anlaşmak! Nitekim maddi ve ekonomik çıkarlar madem ki bu isin temelini oluşturuyor ve tüm tartışmalar, anlaşmazlıklar da bundan doguyordu, o halde belli yığınları ve kalabalıkları kendi çıkarları için kullanmak üzere aralarında anlaşmaları birleşmeleri gerekirdi. Öyle de oldu...
İste Avrupalı için din bu idi. Bunun için şöyle denildi: 'Doğrusu din, sadece milyonlarca kişiyi zorba idarecilere ve din adamlarına boyun eğmeye yarar'. Çünkü Avrupalılar nezdinde dinin anlamı bundan başka bir şey değildi.
İslam yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi, kainat, hayat ve insan arasındaki münasebeti, insanin kendi öz benliğiyle olan alakasını, bireysel ve toplumsal olarak aralarındaki münasebetleri, ferd ve devlet arası ilişkiyi, kısaca tüm insan toplumları arasındaki münasebeti ve nesiller arası ilişkileri teker teker ele almıştır. Ayrıca tümüyle bunları külli ve toplayıcı olan bir bakış açısına bağlamıştır ki, bunlar da diğer tafsilat ve teferruatla alakalı hususlarda ana çizgileriyle düşünülüp, göz onunda tutulmuştur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslâm'da Sosyal Adalet
Baskı tarihi:
24 Kasım 2016
Sayfa sayısı:
507
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054997077
Çeviri:
Harun Ünal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
Baskılar:
İslam
İslâm
Bu dinde inanılan bir gerçek vardır: İnsanlar" Allah'tan başka hiçbir ilah bulunmadığına" yani "Allah'tan başkasının hakimiyet yetkisi olmadığına" şehadet etmeden, bu dinin insanların kalbinde "akide" olarak, pratik hayatta da "din" olarak ayakta durmasına imkan yoktur. Bu öyle bir hakimiyettir ki, Allah'ın kaza ve kaderinde ortaya çıktığı şekilde, dininde ve emirlerinde de ortaya çıkmaktadır. Bütün bunların, İslam akidesinin esasını teşkil etmekteki rolleri birdir. Bu akide, bu esas olmadan, kalbe yerleşemez.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Yusuf A.
  • Serife Erol

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0