İslam'dan Deizme

·
Okunma
·
Beğeni
·
460
Gösterim
Adı:
İslam'dan Deizme
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
163
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054399604
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Yılların okumaları, sorgulamaları, iç hesaplaşmaları; yaşamsal ve dinsel deneyimlerle birikimler, bir dindar insanı, bir aydını; kitaplı denilen dinlerden ve kitaplarından, yalnızca Ortadoğu coğrafyasında ortaya çıkan ve Tanrı’dan vahiy aldığını iddia eden akıl ve bilim dışı mucizelerin mucidi peygamberlerden nasıl uzaklaştırır? O kitaplı dinlerin ant içen, kullarını tehdit eden, şeytanla bahse tutuşan, durmadan aynı sözleri tekrar edip duran, ganimet alan, sık sık fikir ve karar değiştiren, peygamberinin evliliklerine ayet indiren ve yarattığı en güzel varlıklar olan kadınların saç kıllarıyla uğraşan Allah’tan, güzellik, sevgi ve akıl Tanrısı’na dönüş nasıl olur?
Bu kitap işte bu süreci, İslam’dan Deizme giden yolu anlatıp ayrıntılıyor. Yazar’ın vardığı yer aydınlık, yargı ve belirlemeleri doğru ve yeni şartları kurtuluşumuzdur: “İman tazeledim… Artık benim imanının şartları: Tanrıya, bilime, sanata, edebiyata, Türklüğe, aşka, Atatürk’e, insan haklarına ve hukuka imandır.”
163 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Eski HEPAR Genel Başkan Yardımıcısı Cazim Gürbüz'le 3 Mayıs 2015'te Kastamonu Öğretmenevinde tanışmıştım. Ve ozaman gündemde olan konuları anlatırken anlatım tarzından anlamıştım ki bu adam kitap yazsa okunur diye. Ve daha önce kitap yazmıştı ama hiçbirini okumamıştım. Kendisini facebookta takip ederken böyle bir kitap çıkaracağını söylemişti. Benimde farklı görüşlere merakım olduğu için bu kitabı almak istedim. 1 hafta içerisinde kitabı okurken önemli yerleri sarı kalemle çizerek ve not alarak bitirdim. Hatta bazı yerlerinde gerçekten inanmadığım yerler oldu gittim kaynakları açtım. Gerçekten olmuş olayları okuyunca şaşırdım. Eğerki sizde böyle farklı görüşlere merakınız varsa özellikle dinde, okumanızı tavsiye ederim.
163 syf.
·Puan vermedi
Kitabı aldığım gün sabaha karşı bitirdim.. Kopamadım ayrılmadım diyebilirim merak ve bilgiler etkisi altında kitabı bırakamadım bir çok not aldım.. Aldığım notlar aklımdan geçen ama dile gelmeyen kelimelerin yerlerini tutturmadığım tam benim düşüncelerim bunlar dediğim bölümlerden oluşuyor.. Her fikre görüşe saygı duymaya çalışmışımdır ama tarih ve dinler hakkında düşüncelerimizi sovunduğumuzda ne saygı kalıyor ne sevgi neyse siz kitabı okuyun deist olmak aciz mi değil mi ? Kendinize sorun.
Haa ille de bir din olacaksa , o “Ağaç dini” olmalıydı... Evet ağaç dini... Falih Rıfkı Atay’dan okuyalım bu işin aslını :
“Tabiat aşığı idi. Vatanının çöl boşluğundan ıstırap duyardı. Bir gün Diyarbakır taraflarında atla dolaşırken yanındaki kurmay reisine :
- Çabuk bana yeni bir din bul , dedi.
- Ağaç dini... Evet bir din ki, İbadeti ağaç dikmek olsun!”
(Falih Rıfkı Atay, ‘Babamız Atatürk’-123.sayfa)
Faruk Nafiz Çamlıbel’in şu şiirini çok sevmesi de bu ağaç dininden dolayıdır:
“ Yeşil hem de !
Ben bu rengi taşırım her zaman can köşemde
Yeşilde ne arar da bulamaz insanoğlu
Yeşil bu... Varlık dolu, gök dolu, umman dolu
Bir ucu gözlerinde, bir ucu engindedir
Bu çini rengindedir bahar , deniz , kır, orman
Bana Tanrım gözükür yeşil dediğin zaman”
Eski Türklerde ağaç, yaratılış nedeninin başlıca motiflerinden biri olarak gösterilir. Bu düşünceye göre , ilk insan dokuz budaklı bir ağacın altında yaratılmıştır. Türk mitolojisinde , “Evliya Ağaç” , Tanrı’ya kavuşmanın yoludur, Tanrı’nın yaratıcılık özelliklerinin yeryüzündeki kanıt ve simgesi olarak nitelenir . Tanrı’yı simgeleyen kutsal Evliya Ağaçları ‘nın başka anlamları da vardır: Bu ağaçlar ölümsüzlüğü çağrıştırır, koruyucudurlar ve ders alınacak yerlerdirler, sessizdirler ama çok şey söylerler aslında. Bu özellikler , aynı zamanda “ Ulu Gök Tanrı” ’nın taşıdığı özelliklerdir. Bu nedenle , ağaç kutsal bilinmiş ve onu kesmek günah sayılmıştır. Tanrı Dağı gibi , “ Evliya Ağaç” da Türk mitolojisindeki Tanrıcılıkta Tanrı’yı temsil etmektedir.
Atatürk’ün olumlayıp nutkuna aldığı, “tatlı bir hayal” olarak nitelediği bir dinsel ütopya vardır , onu da okuyalım :
“Efendiler, bütün insanlığın görgü , bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı , Müslümanlığı , Budizmi bir yana bırakarak basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş saf ve lekesiz bir dünya dininin kurulması ve insanların, şimdiye kadar kavgalar ,çirkeflikler , kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek , bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren ‘birleşik bir dünya devleti’ kurma hayalinin tatlı olduğunu inkâr edecek değiliz. “
Andrew Mango, “Atatürk Modern Türkiye’nin Kurucusu” adlı yapıtında şunları yazmıştır (sayfa 532):
‘Yeni laik Cumhuriyet, Mustafa Kemal’in felsefesini yansıtıyordu.’ 1928’de yayınlanan bir kitabında Grace Ellison ( İngiliz Yazar C.G) , onun 1926-27’de kendisine söylediklerini aktarıyor(24.sayfasından):
‘ Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini , gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğreneceklerdir. Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır. ‘
Mango’nun kitabında başka bilgiler de vardır , onları da aktarayım :
“ 1 Kasım’da yeni yasama yılı açılırken meclise İnönü’nün istifa ettiği ve Bayar’ın hemen hemen aynı kabineyle görevini sürdüreceği bildirildi. Açılış konuşmasında Atatürk, başbakan değişikliğine değinmedi. Konuşmasını laik pragmatizme yönelik cümleyle bitirdi:
‘ Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat bu prensipleri , gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.’ “

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam'dan Deizme
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
163
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054399604
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Yılların okumaları, sorgulamaları, iç hesaplaşmaları; yaşamsal ve dinsel deneyimlerle birikimler, bir dindar insanı, bir aydını; kitaplı denilen dinlerden ve kitaplarından, yalnızca Ortadoğu coğrafyasında ortaya çıkan ve Tanrı’dan vahiy aldığını iddia eden akıl ve bilim dışı mucizelerin mucidi peygamberlerden nasıl uzaklaştırır? O kitaplı dinlerin ant içen, kullarını tehdit eden, şeytanla bahse tutuşan, durmadan aynı sözleri tekrar edip duran, ganimet alan, sık sık fikir ve karar değiştiren, peygamberinin evliliklerine ayet indiren ve yarattığı en güzel varlıklar olan kadınların saç kıllarıyla uğraşan Allah’tan, güzellik, sevgi ve akıl Tanrısı’na dönüş nasıl olur?
Bu kitap işte bu süreci, İslam’dan Deizme giden yolu anlatıp ayrıntılıyor. Yazar’ın vardığı yer aydınlık, yargı ve belirlemeleri doğru ve yeni şartları kurtuluşumuzdur: “İman tazeledim… Artık benim imanının şartları: Tanrıya, bilime, sanata, edebiyata, Türklüğe, aşka, Atatürk’e, insan haklarına ve hukuka imandır.”

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Gökhan Altuntaş
  • Nurzat OKUR
  • 1hobiseverinhikayesi
  • Eren Özkan
  • NİHAT YILMAZ
  • Murat Uzel
  • Murat Okutmuş
  • Zeynel Cengiz
  • Sıla TİRYAKİ
  • Kurtuluş Yalçın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%12.5 (1)
8
%37.5 (3)
7
%25 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0