İslamın Dirilişi

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.056
Gösterim
Adı:
İslamın Dirilişi
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123504985
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, Nisan 1966’dan Mart 1967’ye kadar, Diriliş dergisinde DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.
‘’ Kendi hocasına saygı borcunu unutan,
çömezinden saygı beklememelidir.’’

13 Başlıkta İslam’ın Dirilişi ve her başlıktan anladığım ve çıkarımlarım.

1-İslamın dirilişinde Avrupa’nın durumu: Avrupa Afrika ve Asya üzerine çok gidip her iki ülkeyi de kendine düşman edinmiştir. Hristiyanlık Roma kültürü ve Yunan medeniyeti ile uyuşmuş, İslam da Yunan kültürünü ayıklayıp kendi medeniyetine katmış ve Yahudileri İslam’a davet etmiş e tabi Avrupa bunu hazmedemeyip İslam devletinin büyümesine ve yayılmasına engel olmaya çalışmıştır. Avrupa her şekilde düşman kazanmaya devam etmiş ve Sezai KARAKOÇ’a göre Avrupanın tek kurtuluşu İslam’dadır ancak o kurtulmak yerine batmayı tercih ediyor.
2-İslamın dirilişinde Asya ve Afrika’nın durumu: Savaşlardan sonra Asya ve Afrika kendi içlerin de bölünmüş ve zayıf duruma düşmüşler bunu gören Avrupa ve Amerika da fırsttan istifade yok etmeye çalışmışlar ki... Çin öfkeyle yeniden dirilişe geçerken Afrika da Müslümanların yoğunluğu ve yakınlığı sebebi ile İslam ile dirilişe geçmiş.
3-İslam’ın Dirilişinde İslam Dünyasının Durumu: 1.Dünya savaşı sonrası Türkiye dışında tüm ülkeler Avrupa’nın baskısı altına girmiş ve tüm İslam devletlerinin umudu Türkiye imiş neyse ki 2.Dünya savaşı sonrası ülkeler siyasi özgürlüklerini almış, almış ama bu deva kendi tekrardan her ülkede farklı sorunlar baş göstermiş.
4-Düşünce de Diriliş: Düşünce de dirilmemiz gerekir dedik birilerini taklit demedik, onlar düşünsün bizde yaşayalım gibi bir düşünce olamaz bizim düşüncemiz köklerimize kültürümüze ve inancımıza göre şekil almalı.
5-İnançta Diriliş: İslam akademik olarak anlatılmaya başlandı ama hakkı ile yapılmadı bir şeyler eksik veya fazla aktarıldı ve bu duruma karşı gelen birkaç Müslüman uyandı ve bunların arkasından gidenlere sağcı diğerlerine ise solcu denildi.
6-Edebiyatta ve Siyasette Diriliş: Efenim bu konuda açıktır ki İslam yeterince sanat ve edebiyat ile özdeşleşmemiştir. Her ne kadar şairlerimiz, hat sanatımız olsa da ikna edici derce de ilgi görmemiş aksine küçümsenmiş ve hiç duruma düşmüştür. Yani bu konuda da bize bir Diriliş lazım.
BURDAN SONRASI İNSANA, MÜSLÜMANA, YAHUDİYE, HIRİSTİYANA, DOĞULULARA, AFRİKAYA, DİNSİZ VE TANRI BİLMEZLERE BİR İSLAM ÇAĞRISIDIR.
Gelin bu çağrıya da şöyle genel bir kulak verelim:
İnsan kurtuluşu için olan sese tepkisiz kalırken, Müslüman ilk çağırılacak olan ve yükselmesi istenilen. Yahudiler ise kaybettikleri İbrahim peygamberin yolunu bulacaklar burada şayet kulak verseler. Hıristiyan desen tutturmuş İsa peygamber ALLAH (c.c)’nün oğlu (haşa) değil kardeşim değil gelde anlatayım sana gel İslam’a. Afrika dinsizlik ile İslam arasında kaldılar ise de sonunda şereflendiler İslam ile din bilmez yaratıcı bilmezler ise teknoloji gelişip her soruya bir cevap verecek duruma geldiği halde cevapsız kalan kör nokta sorular var işte o soruların cevabıdır İSLAM.

>>>Müslüman, derinleş! Eşyaya olduğu kadar insana ve toplumlara doğruda derinleş! Müslüman, çileleş ve şuurlaş! Doğuyu, batıyı tanı! İçine değişik fikirlerin girmesine sebebiyet verme. Müslüman, birleş! Erdemlikte ne yüce ol ki seni aşağılamaya gelen kendi aşağılığını görsün. Müslüman, İslam'ı öyle diri ve canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.>>>
Sezai Karakoç'un neden günümüzde anlaşılmadığını sorarım hep kendime. Bu kitapta daha iyi anladım. Çünkü O, diğer yazarlar gibi kendi nesline değil, daha ziyade gelecekte ki nesillere seslenen biri.
Bu kitabında düşüncede, inanışta, edebiyat ve sanatta, aksiyonda dirilişin nasıl gerçekleşeceğini prensipleriyle birlikte veriyor. Özellikle ikinci bölümde islamın insana, müslümana, yahudiye, hristiyana, doğululara ve afrikalılara ve din ve tanrı tanımazlara yaptığı çağrılar üzerine yazdığı yazılar ve tespitler harika.
Bir de meşhur "Müslüman, islamı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin." sözüyle sonunda kitabında doğrudan karşılaşmak beni mutlu etti. #22663975

Nasıl Metin Yüksel "Şahadet bir çağrıdır, tüm nesillere ve çağlara" demişse, Sezai Karakoç'ta bu kitabında "İslam bir çağrıdır, tüm nesillere ve çağlara ve de insanlara" diyor kısacası.
Diriliş kavramı aslında bizim düşünce dünyamızda; bir yokoluşun ardındaki canlanmayı değil, asıl hayata, gerçek dünyaya geçişi ifade etmektedir. Diriliş, son devirde ölmüş islam dünyası ve düşüncesinin üzerindeki ölü toprağı atmayı talep eden en güzel kavramdır.

Hayatın her şubesinin, nasıl tekrar bir diriliş sergilemesi gerektiğini anlatan yazar, aslında bize ait olan medeniyeti nasıl kaybettiğimizi de göstermektedir. İslam dünyasında son yarım yüzyılda başak veren düşünce hareketlerine, bu hareketlerin muvafakiyet gereklerine vurgu yapması önemli.

Kendimiz olmanın en büyük başarı gücü olduğu fikri ana fikir olarak karşımıza çıkmakta. Derin düşünme tohumları ile dopdolu bir eser.
İyi okumalar
Sezai Bey kitabında İslam ülkelerinin vahim durumda olmasının sebeplerini yorumluyor. müslümanların kendi dinleri hakkında yetersizliği, tevekkül anlayışından yoksun olmaları, kendi öz kültürlerinden kopup yabancı kültürlere adapte olmaya çalışmalarını gelişememe sebebi olarak görüyor. Mutlaka İslamın dirilmesi gerektiğini hatta dünya barışının ancak bu yol ile sağlanacağını sık sık vurguluyor. İslamın dirilişinin yaşanmamış olmasında gayrimüslimlerin etkisi kadar müslümanların öz kültürlerine yabancılaşmasının etkisi olduğunu savunuyor. (Dili biraz ağır gelebilir)
Sezai Karakoç'u ilk kez bu kitapla tanıdım ve düşünce dünyasını öğrenmeye başladım.
Rönesans ile birlikte teknikte gelişen Batının medeniyetlere ve insanın özüne yabancılaştığını bununda zamanla insanda buhrana ve kimlik arayışına nasıl düştüğünü, nasıl kurtulacağından bahsediyor. Kendi dinine yabancılaşan Müslümanlara, Yahudilere,Hristiyanlara ve materyalistlere çağrıda bulunuyor. Afrika ve Asya'nın yükselişinden bu yükselişte de İslamın önemini anlatıyor. Türkiye de üniversitelerin özünden kopuk, Batı taklidiyle yozlaşmasından ise ayrıca gem vuruyor.
Acaba zaman bize İslam aydınını, İslam aksiyonunu yeniden gösterecek mi ?
bir kitaptan çok derleme makale gibi, -bir gazete yazı dizisidir belki, bilmiyorum- alt başlıklar altında incelenmiş mini tez de diyebiliriz. çıkarımların birçoğu net ve çok keskin, somut verilere dayandırmaya çalışırsanız yazılanları, bu oyun sizin canınızı sıkabilir. harf devrimiyle ilgili keskin görüşe katılmıyorum, tartışılabilir bir konu ve bana göre bu devrimin artıları, eksilerini nakavt eder. 2 saatte rahatlıkla bitebilecek bir çalışma ve "kimin ne söylediğine bir bakalım" diye düşünenleriniz varsa zaman kaybı olmaz bu kişiler için.

Naçizane görüşüm; Herkesin söylediğini dinle, kimin ne dediğini unutma!
Sezai Karakoç tüm gençlerimiz tarafından mutlaka okunması gereken çok önemli bir mütefekkir. Bu onun okuduğum ilk kitabı. Daha önce şiirlerini okumuştum. Fakat dünya görüşünün bu denli müthiş olduğunu ancak onun nesir eserlerini okuyunca fark edebildim. Herkese şiddetle tavsiye ederim. Toplumların bugün içinde bulundukları durumun nedenini ve niçinini anlamak isteyen herkes İslam'ın Dirilişi'ni ve Sezai Karakoç'un diğer eserlerini okumalıdır.
"Müslüman, birleş. Bir tek el, bir tek gövde ol. Bir tek şuur ör. Sımsıkı birliğe ermeden, lamban yanmaz. Tüten bacalar, akşamları yanan lambalar, oda ışıkları, hep aynı ailenin lambaları gibi olsun.

Erdemlikte en yüce olmalısın ki, peşin hükümle seni aşağı görmeye gelen kendi aşağılığını görsün.

Müslüman, İslamı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin."
Okunabilecek güzel bir kitap.
müslüman, islami öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.
Batıya koşan Afrikayı, Islâm, Doğuya çağırıyor. Bir gecenin ayak yürüyüşüyle koşan siyah ırkı, Islâm, seher aydınlığıyla çağırıyor. Doğuda duran Çini Batıya çekiyor. Bakalım, bütün bir insanlık, Merkezde, Islâm da toplanacak mı?
tavsiye ederim..
Birgünde bitebilen ince bir kitap olsa da içi insanlara uyanış niteliğinde doldurulmuş. İslamın diriliş alanlarından başlıklar altında söz edip bölgelerin İslam durumundan bahsetmiş. İslama Çağrı bölümünde Müslümanlar dahil olmak üzere kesimlere seslenmiş. Aslında bu kitap bir sesleniş kitabı. Herkese hitap ederek yeniden İslam anlamında dirilmeyi haykırıyor.
Sezai Karakoç ile bu eseriyle tanıştım. İnsanlığın içinde bulunduğu bunalımı,batılı algısını ve bunun temelinde yatan nedenleri çok iyi bir şekilde aktaran bir eser ortaya koymuş. İnsanlığın sorunlarını aşması için İslam'a olan ihtiyacı "Diriliş" fikrini ortaya koyan ve bu fikri çok güzel bir şekilde okuruna adeta nakşeden bir çalışma.
Sazai Karakoç bu ülkenin yetiştirdiği ender mütefekkir ve düşünce adamlarından biridir. Bu kitabında da 1967 yılından İslamın geleceğine dirilişine ışık tutuyor. İslamın şafağının ışıklarının görünmediği o günlerden güneşin doğuşunu görmüş ve yazmış. Geçmişi ve geleceği anlamak adına düşünmek ve okumak lazım.
Dünya tarihinin bir eşini kaydetmediği bir medeniyet olan Endülüs medeniyetinin katili bizzat Avrupa değil midir? Kendi hocasına saygı borcunu unutan, çömezinden sevgi beklememelidir.
Sezai Karakoç
Sayfa 10 - Diriliş Yayınları
İslam, Doğunun başı ve önderi olarak Batıyı da yola getirecek tek hakikatin sahibidir.
Sezai Karakoç
Sayfa 13 - Diriliş Yayınları
Dıştan gelecek bir handikapla batmamak için, Batıya da, Doğuya da iyice ve sürekli olarak gözlemlemek ve her vakit onlara da İslam Ruhunu telkin etmek şarttır. Kurtuluş için Kur'an'ın açtığı ve ışık tuttuğu her yolu denemek gerekir. Başarıyı bize bağışlamaksa ancak Allah'a aittir.
Sezai Karakoç
Sayfa 17 - Diriliş Yayınları
Osmanlı devleti zayıfladıkça, Batılılar içimize girmiş, İslama olan inanç ve güvenimizi yıkmışlardır. Bu güven ve inanç çözüldükçe biz de bütün kurtuluşu batılılaşmakta görmeye başlamışız. Böylece artan, kökleşen bir kültür emperyalizminin, otokolonizasyonun kurbanı olmuşuz. Yeni yetişen kadro tam anlamıyla batıya adapte olmuş bir kadrodur. İslam Dünyasının her tarafında böyle bir adaptasyon nesli köşebaşlarını tutmuştur. Bu nesiller öyle yetişmiş ve yetiştirilmiştir ki, batılılardan çok kendi kültürümüze karşı koymakta, direnmekte, savaş açmaktadırlar.
Sezai Karakoç
Sayfa 20 - Diriliş Yayınları
Kültürel ve ideolojik bağımsızlığına henüz hiçbir İslam Ülkesi kavuşmamış. Halbuki, işin en zayıf noktası da burası oluyor. Kültür, ruh, iktisat ve siyaset bağımsızlığı idealini yapısında taşıyan bütün bir diriliş atılımının yokluğu, işte asıl bu, İslam dünyasının bugünkü buhranının gerçek sebebidir.
Sezai Karakoç
Diriliş Yayınları
İslam Halklarının yeniden kendilerini bulmaları için, her şeyden önce, "İslam aydını"nın gelmesi, onun gelmesi için de bir düşünce dirilişi şarttır.
Sezai Karakoç
Sayfa 24 - Diriliş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslamın Dirilişi
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123504985
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, Nisan 1966’dan Mart 1967’ye kadar, Diriliş dergisinde DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.

Kitabı okuyanlar 488 okur

  • Gökçe Yılmaz
  • Büşra Kara
  • Elif Uçar
  • Mehmet Çimen
  • Anna Grigoriyevna
  • Ahmet Karaahmetoğlu
  • Mustafa Akyürek
  • Begüm Ercan
  • Drkitapsever
  • filizehra

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%5.7
18-24 Yaş
%33
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%17
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.4
Erkek
%48.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.1 (78)
9
%24.9 (45)
8
%22.7 (41)
7
%4.4 (8)
6
%1.7 (3)
5
%1.7 (3)
4
%0.6 (1)
3
%0
2
%0.6 (1)
1
%0.6 (1)

Kitabın sıralamaları