1000Kitap Logosu
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat

İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.3
24 Kişi
94
Okunma
95
Beğeni
9,5bin
Gösterim
612 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 17 sa. 20 dk.
Adı
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat
Basım
Türkçe · Türkiye · Akçağ Yayınları · Eylül 2018 · Karton kapak · 9786053424482
Diğer baskılar
İsmet Özel
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat
“…Bu kitap daha önce hakkımda yazılanların tümünün hilâfına benim söylediklerimin bir şeye taalluk ettiğini gösteriyor. Acaba neye? Her kim yazılanları takipten hoşlanıyorsa İbrahim Tüzer’in tespitlerinden, kendine göre keşiflere açılacaktır…” -İsmet Özel – Takriz- “…Kendini bildi bileli Özel’i takip eden, onunla defalarca söyleşi yapmış ve hayat serüvenini kitaplarından takip etmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki bir İsmet Özel kitabı ancak ve ancak bu kadar bütünlüklü, usturuplu ve faydalı olabilirdi…” -Kürşat Oğuz – Radikal Kitap- “…İsmet Özel’i anlama kılavuzu… Tüzer'in, şair hakkında kurduğu her cümleyi, yazdığı her kelimeyi, verdiği her hükmü destekleyen dipnotları ise ayrı bir kitap oluşturacak kadar bilgiyi barındırıyor…” -Hatice Saka – Yeni Şafak Kültür Sanat- “…Bu kitabı özgün kılan özelliklerden biri de, İsmet Özel in ilk şiirinden son şiirine kadar sürdürdüğü "sahicilik arayışını" çarpıcı bir şekilde ortaya koyması...Şiire emek vermeyi asli vazife sayan bir şairin; ancak böyle geniş oylumlu ve titiz bir çalışmayla değerlendirilebileceğini düşünüyorum…” -İbrahim Tenekeci – Milli Gazete- “…İbrahim Tüzer yüzlerce kaynak tarayarak hazırladığı bu eşsiz kitabında… Muazzam bir işçilik var bu işin içinde. İş öyle bir iş ki, şairi şiir gibi anlatıyor. Güzel bir iş, son derece içten ve ciddi…” -Yağız Gönüler – Ruhuna Kitap-
5 mağazanın 7 ürününün ortalama fiyatı: ₺46,92
9.3
10 üzerinden
24 Puan · 3 İnceleme
erhan
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat'ı inceledi.
612 syf.
Özel Konforsuzluk - İyi ki!
“Bu kitap daha önce hakkımda yazılanların tümünün hilafına benim söylediklerimin bir şeye taalluk ettiğini gösteriyor” İsmet Özel *** İlk kez İsmet Özel okuyanları ikiye ayırabiliriz. Onu okumaya denemeleriyle, düz yazılarıyla (nesri) başlayanlar ilk grubu oluştursun. Bu gruptakiler önlerine çıkan devrik cümlelerin, soru sorup kafa kurcalayan sözlerin arasında en başta ne yapacağını bilemez. Bu bilememenin bir başka sebebi de belki de ilk defa karşılaşacağı kelimeler manzumesidir. Zira yazarın kendine has kelimeleri olmasa bile onlara kattığı yeni anlamların olduğunu görür. Hatta yeri geldiğinde doğru bildiğini sandığı bir atasözünü yahut deyimi bile yazarca yorumunu görünce şaşakalabilir. Fakat bu alışma süreci çok uzun sürmez. Birkaç yazı sonrasında kendisini üslubun akışına kaptırmış halde bulur. Zira dikkat celp etme konusunda mahir birinin yazıları vardır karşısında. İlk kez İsmet Özel okuyanların ikinci gurubunu oluşturanlar olarak Özel’i tanımaya onun şiirleriyle başlayanları gösterebiliriz. Bu grubun ilk gruba kıyasla avantajı ve dezavantajı mevcut. Okurun nazmın büyüsüne kapılması nesrinkine nazaran daha hızlı gerçekleşir ve yazarla (burada şair denir artık) daha süratli bağ kurar. Bu bahsi geçen durumun avantaj kısmıdır. Dezavantaj kısmıysa ironik olarak hızlıca bağ kurulan şiirden pek de bir şey anlaşılamamasıdır. Okuyucu farkında olmadan dizeler arasında akıp gider ve fakat bu dizeler üzerinde durup düşününce şiirin ne anlattığını idrak edemez. Tabiri caizse, ne oluyoruz’a gelir. İki grubun ortak noktası dikkatlerinin önlerinde duran yazıda olmasıdır. Gelgelelim iki grup arasında bir de ciddi fark vardır ki onu da şu şekilde söyleyebiliriz; düzyazı okuyucuları diğer yazılar arasında ve hatta bizzat tek yazı içinde irtibat kurup belli bir mana çıkarabilirken, şiir okuyucuları anlamlandıramadığının üzerine gidecek dermanı yine o şiirin içinde bulamaz ve olduğu yerde sayar. İşte şiir üzerindeki bu dikkatini temellendirmek, daha doğrusu anlamlandırmak isteyenler yazarın hayatı başta olmak üzere onun eserlerini ve hatta söyleşi, röportaj, konferanslarına eğilmeli. Bu noktada elimizdeki kitap derli toplu bir çalışma olarak göze çarpıyor. *** İbrahim Tüzer’in bu eseri kendisinin doktora tezi; Kırıkkale Üniversitesi, 2007. İsmet Özel bu tez için kaleme aldığı önsözün daha ilk satırlarında şunları söyleyerek kitaba bismillah demeden o bilindik salvosunu yapıyor; “Ben insanların niçin kitap okuduklarını bilmiyorum.” Şimdi bu kitabı neden okumalı diye sormak işten değil. Fakat Özel önsöz yazmış kitaba. Demek ki mühim bir takım şeyler var içinde. Devam ediyoruz. *** “Benim annem ve iki tane de ablam vardı. Ama ben evimizde Allah’ın bir günü olsun onlara ait özel eşyaya rastlamadım. Bunlar ne zaman yıkanırdı, ne zaman kurutulurdu ben hiç bilmedim. Böyle bir asalet.” Sayın Tüzer kitabını dört büyük bölüme ayırıyor. Şairin hayatını anlatan ilk bölüm, ağırlıklı olarak Özel’in Waldo Sen Neden Burada Değilsin ve Şiir Okuma Kılavuzu adlı kitaplarından ve ayrıca Ataol Behramoğlu ile olan mektuplaşmalarından yararlanıyor. Anne babasının yaşamlarından kısaca bahsediyor öncelikle. Burada ilgimi çeken nokta şu oldu. Özel’in babası Ahmet Bey, beş kardeşin en küçüğü; annesi Sıdıka Hanımsa üç kardeşin en küçüğü. Peki ya İsmet Özel? Ahmet Bey ve Sıdıka Hanım’ın dokuz çocukları oluyor ve maalesef üçü ölüyor. Son kalan, yani kalan kardeşlerin en küçüğü İsmet Özel. Kaderin ilginç bir cilvesi olsa gerek. İlerleyen sayfalarda anne ve babasından yaşça çok küçük olmasının, kardeşlerinin mesleklerinin, yaşadıkları yarı göçebe hayatın, okulunun vs Özel üzerinde ne derece bir etki yaptığını görüyoruz. Bu etkiyle daha küçük yaşta merak duygusunun nasıl geliştiğini, etrafını ne denli iyi gözlemlediğini görmek Özel’in soyadı gibi hususi biri olduğuna şahit olmak açısından önemli detaylar içeriyor. Ayrıca, Kadirşinas İtaatsizlik ve Tevarüs Edilmemiş Asalet nedir burada örnekler eşliğinde bir kez daha görülüyor. Kitabın ikinci bölümü şairin altı şiir kitabının kronolojik olarak incelenmesine hasredilmiş vaziyette. Kitapların içeriklerinden ziyade onların genel çerçevesine işaret ediyor. Hangi şiir hangi kitabın içinde neden yer alıyor cevaplarını burada bulmak mümkün. Sözgelimi ilk şiir kitabı (Geceleyin Bir Koşu) bireysel duyarlılık, çocukluk üzerine kurgulanmışken; şiirlerinin genelini askerde kaleme aldığı ikinci kitabı (Evet, İsyan!) toplumsal duyarlılığa temas ediyor. İlk bölüm gibi dipnotlarla zenginleştirilmiş bu bölümlerde de hatrı sayılır bilgiler mevcut. Bunlardan birini paylaşayım. Özel beşinci şiir kitabı olan Bir Yusuf Masalı’nı milenyuma iki gün kala yayımlıyor. Fakat yazarın kendisiyle yapmış olduğu söyleşiden bu kitaba ismini veren şiiri yazmaya 1967 yılında başladığını öğreniyoruz. Yani henüz 23 yaşındayken. Henüz sosyalizmin hırçın savunucusuyken. Bunu o yıllarda Edip Cansever’e söylüyor ve Cansever ona burun kıvırıyor. Bülent Oran ile Bilge Karasu’nun bu yazının ortaya çıkmasında çok büyük katkıları olduğunu yine buradan öğreniyoruz. *** “Benim şiirlerimde siyasi terminoloji aptallar içindir.” Üçüncü bölümdeyse şiir kitaplarının içerisine ve oradan şiirlerin mısralarına dahil oluyoruz. İlk iki bölümle Özel’in düşün dünyasına girizgah yapan okur, bu bölümle yazının ilk paragrafında bahsettiğim Özel şiirini anlamlandırmaya bir adım daha yaklaşıyor. Özel’in en mühim şiirlerinden olan ve henüz yirmi yaşındayken kaleme aldığı Partizan’ın kelimeleri arasında dolaşmak, “küfre yaklaştıkça imanım artıyor” dizesinin arka planında şairden ne alıp ona ne verdiğini görmek, ilk olarak Sezai Karakoç’un Diriliş Dergisi’nde yayımlanan Amentü şiirine olan yolculuğa şahit olmak hep bu bölümde olan kısımlardır. Yaşlandıkça Savaş Bitti, John Maynard Keynes’ten Nefretimin 20 Sebebi gibi son derece uzun şiirler kaleme alınmasının nedenleri de keza burada yer alan dikkat çeken kısımlardır. Dördüncü ve son bölümdeyse sayın Tüzer şiirleri dil ve üslup açısından ele alıyor. Artık mısralarda geçen kelimelerin yoğunluğu ve onların kullanım tarzı, yinelemeler, deyimler, özel adlar, yazım farklılıkları ve dahası mercek altına yatırılıyor. Bu noktada alanı edebiyat olmayan biri sıkılabilir zira edebiyata dair teknik bilgiler kullanılıyor. O kadar ki tablolarla zenginleştirilmiş olan bölümde hangi harf ne kadar kullanılmış onun dahi tablosu yer alıyor. Bu son iki bölüm aynı şiirleri tekrar tekrar öne getirmesi ve yazarın sıklılıkla "imajinatif açılım" gibi kelimeleri kullanması sebebiyle oldukça sıkıcı hale gelebiliyor. Şahsen ben epey zorlandım. Yine belirtmekte yarar var ki mısraların incelendiği bu bölümlerde şu kelime şunu imler, bu mısra bunu anlatır diye vazıh bir anlatım beklemeyin. Hüsrana uğrarsınız zira. Kitabın temelde yaptığı yol göstermektir, yolun sonuna gitmek okuyucunun çabasına kalmış. *** “Benden başka bir kalemle ikame edebilecek bir tek satır yazmadım.” İsmet Özel anlaşılması zor biri, şiirlerini anlamaksa en zoru. Bunu kendisi de biliyor ve söylüyor da. Bu kitaba yazdığı önsözde de belirtiyor işbu durumu. “… bu kitabı okuduğunuzda bir sırrı çözmüş olmanın sevincine kavuşmanız bahis konusu değildir. Benim yazdıklarımın neye taalluk ettiğini keşfetmiş olmanın tatmini sizi rahata erdirmiş olmayacak.” Neden böyle peki? Çünkü o kendisini şiire adamış, canına kıyacakken şiire tutunmuş, varlığını şiirde bulmuş, bulduğu bu varlığı yine şiire vermiş biri. Kimse cesaret edememişken kendi şiirinde kendine Şair diyebilecek kadar cesur biri. “Bu, ben peygamberim demek gibi bir şey” demişti bir arkadaşım. Onun derdini bilmeden, şiirine hakim olamayız belki. Belki o derdi yaşamadan da olmaz. Hatta o derdi yaşasak bile, o olmadığımız için yine şiirine hakim olamayız. Peki, neden okumalıyız Özel şiirini? Cevap basit; herkesin yaşanmışlığı kendinde ve herkes ama herkes onun şiirinde kendi yaşamından bir pay bulur. Peki bulduğu bu pay onu refaha mı erdirir? Hayır. Sayın okurlar, İsmet Özel’in sunduğu konforsuzluğa hepiniz hoş geldiniz.
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
59
Engin Pullu
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat'ı inceledi.
612 syf.
·
27 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
İncelemeye başlamadan önce bu değerli kitabın ciddi emekler sonucunda ortaya çıktığını belirtmeliyim. Yazar İbrahim Tüzer, İsmet Özel’in hayatını ve şiirlerini adeta didik didik ederek, bazen de şair ile birebir söyleşilerde bulunarak bu eseri meydana getirmiştir. Bu çabasından dolayı büyük bir takdiri hak ediyor. Ayrıca kitabını bana göndererek büyük saygı duyduğum şairin hayat yolculuğunu izlememi sağladığı için özel teşekkürümü borç bilirim. Kitabın ilk bölümleri İsmet Özel’in hayatını, şiirlerinin içeriğini oluştururken “Şiirlerin yapı bakımından incelenmesi (syf 361) “ bölümünden itibaren yazar, İsmet Özel şiirlerini akademik yönden ele almış ve nazım şekli, dil ve üslüp konularına değinmiştir. Bu yüzden incelemem ağırlıklı olarak ilk bölümden oluşacaktır. ”Müttefik kuvvetlerin Almanya sınırlarını aştığı günlerde doğdum” diye tarif eder doğumunu geçtiğimiz Eylül ayında 74 yaşına giren şair İsmet Özel. Bu savaşın kendi yaşantısını ve eğitimini oldukça etkilediğini de ekler. Kendisi 6 kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelmiştir. Diğer kardeşlerinin eğitimli olması da kendisi için büyük bir avantaj olmuştur. Çünkü bu sayede henüz ilkokul çağlarında iken kitaplarla dolu bir evde yaşar ve Maksim Gorki’yi, Valezquez’i, Renoir’i tanıma imkanını bulur.. Küçük yaşlarda yaptığı okumaların bilinçlenmesini sağladığı görülen şair otoriter tavra karşı oluşunu şu şekilde aktarmaktadır: “Ben çocukken de müthiş bir anti otoriter tavra sahiptim. Mesela öğretmenlerimi pek sevmezdim. Sebebi de şuydu “yani ne oluyor geliyor sınıfa herkesi susturuyor, ayağa falan kaldırıyor” derdim. Birinin üzerimde baskı kurması için bir gerekçesinin olmasını beklerdim. Çocukluğundan itibaren bu tavrını değiştirmeyen şair itaat etmemeyi kendisine görev bilir. “Kadirşinas itaatsizliği ve tevarüs edilmemiş asaleti”ni ise şöyle açıklamaktadır. “Verilen desteğe karşı severek hizmet, fakat asla itaat etmemek. Sonu itaate varacaksa sunulan yardımı reddetmek. Asalet hissi ise benim içimde taşıdığım değil, bana çevreden telkin edilmiş bir değerdir. Sebebi de çok yalın: taşrada bir devlet memurunun çocuğu olmak.” Bu tavrı, şairi benim için apayrı bir yere taşır. Çünkü İsmet Özel devrin adamı olmamıştır. Güçlüden yana tavır sergilememiş, dünyanın türlü zenginliklerini elde edebilecek olmasına rağmen buna tevessül etmemiştir. Of Not Being A Jew şiirinde şöyle demektedir; Evet, ilmektir boynumdaki ama ben kimsenin kölesi değilim tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya tarantulaymış benim adım diyecek değilim tam düşerken tutunduğum tuğlayı kendime rab bellemeyeceğim. İsmet Özel, 1954 yılında henüz 10 yaşında iken okulda katıldığı bir yarışmada birinci olan ve gazetede yayımlanan ‘Kış’ şiiriyle başlatır şiir serüvenini. İlk dönemlerden itibaren sosyalist çizgisiyle yazdığı şiirlerinde toplumsal sorunlara değinmiş, halkla iç içe olduğunu hissettirmiştir. Ancak zamanla içinde taşıdığı ateşin dava arkadaşlarında olmadığını gören şair sosyalizmin kendisine yetmediğini de fark eder. ‘Waldo Sen Neden Burada Değilsin’ adlı otobiyografik kitabında 12 Mart 1971 muhtırasıyla beraber inzivaya çekilerek uzun uzun düşündüğünü ve düşüncelerine sağlam bir temel bulmaya çalıştığını ifade eder. Ancak bu inzivanın herkesten uzaklaşma ile olmadığını, zihinsel olduğunu da ekler. Bu inziva neticesinde de Müslüman olmaya karar verir.”Beni sosyalist olmaya iten etkenler, Müslüman olmaya da itti. Ben aynı yol üstünde yürüyüp Müslüman oldum” der. Şunu da eklemeliyim ki şair, yaklaşık 3 yıl boyunca Müslüman olduğunu gizleyerek herkesin rahatça komünist olduğunu söyleyebildiği bir dönemde Müslüman olduğunu açıklamıştır. Şair Müslümanlığın esasını oluşturan “kadir-i mutlak” inancıyla ontolojik problemlerine cevap bularak “yeniden doğuş”unu gerçekleştirmiştir. Sonrasında ise dinine sıkı sıkıya bağlanarak hayatını devam ettirir. Bu konu ile ilgili bir röportajda şöyle demektedir: “Ben hayatının orta yaşlarında islamiyeti seçmiş bir insan olarak çok daha bilinçliyim birçok insandan. Yıllar önce İzmir İlahiyat Fakültesinde konuşuyorlar. “Niye İsmet Özel, islamiyete bu kadar kıskançlık gösteriyor?” diyor biri. Öteki şöyle diyor: “Herkesin gözü görüyor. Ama gözü sonradan açılmış olan adam mı gözüne ihtimam gösterir, yoksa doğuştan beri zaten görmekte olan mı?” Şiirlerinden bahsetmek gerekirse, biraz okumayla İsmet Özel’in bütün şiirlerini ince bir zeka ile harmanlayarak yoğun çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığını görebiliriz. İlk bakışta anlaşılmaz gibi görünse de dikkatli okunup araştırıldığında dizelerinin dolu dolu olduğu görülmektedir. Yazar İbrahim Tüzer kitabının sonundaki ‘Sözün Özeti’ kısmında şöyle demektedir: “İsmet Özel şiirlerine yabancı olan bir okur için anlamsız ya da saçma olarak görülebilecek olan kullanımlar, şair tarafından metinlerinin anlamını çoğaltmak ve şiirin bütündeki anlamını farklı katmanlarda yeniden üretmek için bilinçli olarak oluşturulmaktadır. Özellikle son dönemde yayımladığı şiirleriyle okuyucuyu bu türden bir gayrete yönlendiren şair, şiirin hem yazılır hem de okunurken özel çaba gerektirecek bir uğraş alanı olduğunu da ortaya koymuş olmaktadır. İsmet Özel şiir ile ilgili düşüncelerini şöyle dile getirmektedir: “Şiir bugüne kadar hep böyle olmuştur. Önce ‘bu nedir’ dedirtmiş, sonra da ‘ha buymuş’ dedirtmiştir.” Şaire göre şiir, ‘öğretir ama kanıtlamaz, gösterir ama sergilemez.’ Bu tutumunu şiirlerinde açıkça görebiliriz. Örneğin ‘Bir Devrimcinin Armonikası’ adlı şiirinde şöyle der; Ben ki gövdemi bütünüyle ne yapmalıyım tahta bir bavul gibi duruyorum insanın kıyısında makine çok acemice buluyor beni sanırım Tahta bavulun insan yapımı olan bir eşya özelliği taşıdığı ve tahta olmayan bavullara nazaran “eğilip bükülmeden” hatlarını sonuna kadar muhafaza ettiği düşünüldüğünde şairin, ‘makine’ kelimesi ile eleştiri getirdiği sıradanlıkların ve yabancılaşmanın anlam dünyası biraz daha genişlemektedir. Özel, modern dünyanın insanlara dayattıkları karşısında durabilmek ve bireyselleşerek “sahici” olabilmenin imkanını elde edebilmek için “yalnız olunması gerektiğini dile getirmektedir. Amentü şiirinde “İnsanın gölgesiyle tanımlandığı bir çağda..” der şair. Burada ‘Gölgesiyle tanımlanan’ bir insanın, artık kendi ışığını kesmesini ve kendi uzağına düşerek “gölgesi tarafından ele geçirilmiş” olmasını anlatmaktadır. Akla karşı tezler şiirinden bir dizede ise “ütüsüz bir pantolon kadar tedbirliyim” derken , metaforik içeriğiyle okunduğunda modern insanın hayat karşısındaki statik tavrına işaret eder. Çünkü modern insan göz önünde olmayı yeğlediğinden hayat içerisinde “olduğu” gibi yer almaktan kaçınır ve sürekli başkaları tarafından nasıl göründüğünün hesabını yapar. Şair burada eleştirisini dile getirmektedir. Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. Aşklarım, inançlarım işgal altındadır tabutumun üstünde zar atıyorlar cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır Kanla Kirlenmiş Evrak isimli şiirinde geçen yukarıdaki dizeler ise şairin babasını kaybettiği günlerde yazılmıştır. Şair bu durumunu “cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır” dizesiyle ortaya koyar. Yine Waldo Sen Neden Burada Değilsin isimli kitabında şöyle der şair; “Genç yaşımda şiirin önemli ve değerli şeyleri dile getirdiği için değil, önemli ve değerli şeylerin varlığını bize hissettirdiği için hayatımızda yer tuttuğunu kavradım.” Bu tutumunu Yaşatan isimli şiirinde görebiliriz; Gözlerim ne güzeldir halka bakınca gözlerimde böğürtlendir avuçlarımda nar, ayaklarını çıplatıp sulardan geçen çocuklar sevinçle kıpırdatır yapraklarımı. İsmet Özel’in şiirlerini bir düşünce çerçevesinde yazdığını, anlamsız gibi görünse de bazen sayfalara sığmayacak anlatımları sade bir dille tek dizede nasıl aktardığını ve daha fazlasını yazar İbrahim Tüzer’in kitabında görebiliriz. Edebiyat tarihimizde önemli bir yere sahip olan, kendisinden sonraki nesilleri ciddi anlamda etkileyen bu Büyük Şair’in değerinin anlaşılması ve sesine kulak verilmesi ümidiyle incelememi bitiyorum.
İsmet Özel - Şiire Damıtılmış Hayat
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
44
Yiğit Poyraz
İsmet Özel'i inceledi.
552 syf.
Prof. Dr. İbrahim Tüzer’in doktora çalışmasının kitaplaşmış hali.Akademik bir çalışma olduğu için derinlemesine tahlil içermektedir.Eğer İsmet Özel’i seviyorsanız ya da şairler ilgili yapılan araştırma ve incelemelere merakınız varsa kitabı verimli şekilde bitirebilirsiniz.Diğer türlü okuyan kişiye sıkıcı gelebilir.Emek verilmiş güzel bir çalışma.Keyifli okumalar dilerim.
İsmet Özel
9.3/10
· 94 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8