Geri Bildirim

İstanbul KırmızısıFerzan Özpetek

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.675
Gösterim
Adı:
İstanbul Kırmızısı
Alt başlık:
Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789750719448
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rosso Istanbul
Çeviri:
Eren Cendey
Yayınevi:
Can Yayınları
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Filmleriyle tüm dünyada adından söz ettiren Ferzan Özpetek, romancılıkta da bir o kadar iddialı.
(Tanıtım Bülteninden)
Sinema eğitimi için İtalya'ya giden Ferhan ÖZPETEK'in İstanbul' a dönüşünde iç dünyasına gezintisi , ailesi, arkadaşları, aşk seçimi tiyatro eseri tadında anlatılıyor. Eski İstanbul'u anarken yeni İstanbul'un da karmaşası unutulmadan yansıtılıyor. Bir yandan da yolu kesiştiği Anna'nın öyküsü .. Tavsiye edebileceğim bir roman, beğenileceğinden de eminim..
Kitabı bitirmeden yatmak istemedim :)
Öncelikle ferzan özpetek benim için çok kıymetli bir adam. Onu dünyada tek başına duran adamlardan biri olarak görüyorum kendimce.. karşı pencere ve kutsal yürek vaz geçemeyeceğim iki film :) ama ferzan özpetek bir yazar değil kitabı çok samimi bir gunce gibi yazmış araya katılan Anna ise biraz zorlama bir karakter olmuş sanki kitap gibi olması için araya serpiştirilmiş bir karakter :) yinede keyif alarak okudum.. bu adamı biraz olsun seviyorsanız okumalısınız
Sevgiyle kalın :))

Benzer kitaplar

Sürükleyici, doğru, hayatının dipleri tepeleri anlatan, ayrım yapmayan bir kitaptır.
Ferzan Özpeteğin tüm filmleri büyük keyfimle seyrettiğim için, kitabını da merak ettim ve diyebilirim ki, keşke iki üç kat daha kalın olsaydı ve keyifli okumam daha uzun sürseydi.
Çok değerli bir yapıt, tabiki anlayana!!!
Ferzan Özpetek'in okuduğum ilk kitabı.Biyografisinden anladığım kadarıyla yönetmenlikte ki başarısı bu alana da yansımış.Bir kadın ve bir adamın ağzından bölümler halinde yansıtılmış bir İstanbul hikayesi.Aslında hikayenin baş kahramanıda İstanbul.Maziyle güncel arasında tatlı bir geçit bulmuş ve canı istedikçe gidip gelmiş eskiye ve yeniye.Özgür ve çokta cesur anlatımı.Harika da gözlemleri var.Hikaye de güzel.Aşk ve hümanizm ön planda.
Dikkat Spoiler içerir!
İstanbul Kırmızısı filminin konusunu araştırırken bir anda kitabının olduğunu öğrendim. Bu yüzden de ilk kitabını okumak istedim. Filmin çıktığı sıralarda ise aldım kitabı okumaya başladım.

Kitapta da İstanbul fonunda tesadüflerle kesişmiş iki hikaye söz konusu. İki akış da Ferzan Özpetek’in hayatından izler taşıyor.

Kitap uçakta başlıyor. Romanımızın kahramanları Roma'dan İstanbul'a doğru yolculuk yaparlar. İstanbul Kırmızısı'na doğru...

Kitabın kapağında annesinin fotoğrafını kullanan Ferzan Özpetek, kitabın isminin İstanbul Kırmızısı olmasının sebebini ise; "Kitabın ismi annemin benden istediği kırmızı ojeden geliyor. Ama aslında içinde bir sürü kırmızılar var. Kitabı okuyanların içinde bulacağı kırmızılar bunlar. Kitabı yazarken bu arada Gezi olayları oldu mesela ve orada kırmızılı kadın vardı. Bir de İstanbul’da benim evimden gördüğüm İstanbul’un mavi ile kırmızıya karışan bir gökyüzü vardır. Aslında İstanbul’u hep mavi olarak düşünürüz. O kırmızının, o gökyüzüne karışması benim çok hoşuma gider hep." diyerek açıkladı.

Kitabımızdaki ilk karakter yazarın yani Ferzan Özpetek'in kendisidir.Ferzan Özpetek, İtalya'ya gitmeden önceki anılarından kesitleri okuyucusuna sunar. Özellikle de aşk tercihinden dolayı babası ile çatışmasını...

Türkiye’de burjuva bir ailede doğup büyümüş ve İtalya’da sinema eğitimi almış. Kitapta annesine yaptığı ziyaret Gezi olaylarının etkisi ile de uzamış ve biraz da geçmişiyle iç hesaplaşmasına dönüşmüş.

Diğer karakter ise Anna. Eşi ve bir diğer çift ile hem turizm hem de ticaret için Türkiye’ye yaptıkları ziyaret, trajik bir kazayla boyut değiştiriyor. Bu kaza sonrasında eşinin kendisini aldattığını öğrenen ve kalıpların arasına sıkışmış olan kadın, bütün fazlalıklarından kurtulup gene Gezi olaylarının fonunda kendi iç yolculuğuna başlıyor.

Ferzan Özpetek filmlerinde olduğu gibi ilk yazdığı kitabında da iç sorgulamalar, kendini teslim etme gibi konulara değinmiştir. Bu seferki farkı bu kitabında kendisinin de aynı yollardan geçtiğini, önemli olanın bu yollardan kendini tanımanın olduğunu vurgular.

Kitabın sonunda iki karakterimiz bir partide karşılaşırlar ve düğüm çözülür.

Okurken yüzümde tebessüm oluştu. Bazı yerlerde buruk bazı yerlerde ise bu buruk tebessümüm kendini yazılara teslim etti. Kitabı bitirdiğimde Ferzan Özpetek ile yan yana oturup sustuk. belki de bu kitap için yapılacak en güzel tanım: "Anılarla susmak."
Bu kitabın filmini seyredip öyle okumasaydım bazı parçalar beynime oturmayabilirdi ya da önce filmini seyretmiş olmam dezavantaj olabilirdi, bilemiyorum. Kitabın dili oldukça akıcı hele ki Çayyolu metrosunda okumaya çalışırken daha rahat odaklanıyorsunuz. Acaba bu olayın sonucu nereye gidecek, yazar ile kadının yolu nasıl kesişecek diye kendi kendime sorarken bir bakmışım kitabın sonuna gelmişim.. Şimdiyse oturdum kitap biraz daha devam etmeli miydi yoksa böyle tadında mı kaldı, bunu düşünüyorum.
Aşkı öylesine güzel öylesine naif anlatıyor ki kendinizi müthiş hissettiriyor. Yer yer aşık olmak, aşık iseniz de daha fazla sevmek istiyorsunuz. Aşk,Tutku,kent,bireylerin anlatıldığı biten hayatların, yeniden başlayan serüvenlerin, değişen fikirlerin anlatıldığı Ferzan Özpetek kitabı. #öncekitapsonrafilm
Edebi dil yönünden zayıf, olay örgüsü ve akıcılık bakımından bir yönetmene göre başarılı sayılabilecek bir deneme. Çerezlik olarak nitelenebilecek bir kitap. Özellikle İstanbul'da yaşayanlar için yürüdüğünüz sokakları, her gün kullandığınız yolları farklı bir anlatımla dinlemek güzel hisler yaratıyor.
Yazarın sadece filmlerde değil kitap yazmakta da ne kadar başarılı olduğunu öğrendiğim kitaptır. “Hamam” filmi ile adını duyurmuş olan yönetmen, “İstanbul Kırmızısı” adlı kitabında İstanbul’ a olan aşkını ve kimsenin ne düşündüğüne aldırmadan aşka olan bakışını yalın bir dille tüm içtenliğiyle anlatıyor.
http://www.bumesele.com/...zisi-ferzan-ozpetek/
Aşkın sadece cinsellik olmadığını öğrendim :
O çok çok daha fazlası. Aşkın ne okuma ne yazma bildiğini öğrendim .Duygular söz konusu olunca gizemli yasalarca yönetildiğimizi , belki kader belki serap ; ama kesinlikle akıl ermez, açıklanamaz bir şeylerin var olduğunu öğrendim. Çünkü temelde âşık olmayı açıklayacak bir neden asla yoktur. Sadece olur. Bu bir gizemin içine girmek gibidir:sınırı aşmak, eşiği atlamak gerekir. Ve orada, bu gizemde mümkün olduğunca uzun süre kalmayı denemektir.
'' Dedesi sürekli, ' Çiçeklerden ders al, ' derdi. ' Sabırlı olmayı, beklemeyi çiçeklerden öğren.' Çünkü çiçekler dondurucu kışın ardından ilkbaharın geleceğini bilirler. Sadece biraz sabırlı olmak, kendine güvenmek gereklidir.''
'' Aşk fark gözetmez. Camileri tanıdım, kiliseleri tanıdım. Erkekleri sevdim, kadınları sevdim. Hele asileri, başını dik tutarak yürümeyi deneyenleri sevdim. ''
"When was the last time you did something for the first time"
-en son ne zaman bir şeyi ilk kez yaptın? "
"...temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden yoktur. Sadece olur. Bu bir gizemin içine girmek gibidir:sınırı aşmak, eşiği atlamak gerekir. Ve orada, bu gizemde mümkün olduğunca uzun süre kalmayı denemektir."
Camileri tanıdım, kiliseleri tanıdım. Erkekleri sevdim, kadınları sevdim.
Hele asileri...
Başını dik tutarak yürümeyi deneyenleri sevdim...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstanbul Kırmızısı
Alt başlık:
Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789750719448
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rosso Istanbul
Çeviri:
Eren Cendey
Yayınevi:
Can Yayınları
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Filmleriyle tüm dünyada adından söz ettiren Ferzan Özpetek, romancılıkta da bir o kadar iddialı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 196 okur

  • Tuğçe Coşkun
  • Günay İlgar
  • Volkan Uysal
  • Ferda Özcan
  • Melek Işık
  • Evin Sude Çelik
  • İlayda Köroğlu
  • Sdf
  • Betül Aka
  • Atipik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%36
35-44 Yaş
%28.9
45-54 Yaş
%14
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.2
Erkek
%13.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.8 (7)
9
%10.8 (7)
8
%23.1 (15)
7
%27.7 (18)
6
%15.4 (10)
5
%6.2 (4)
4
%1.5 (1)
3
%4.6 (3)
2
%0
1
%0