İstanbul Kırmızısı (Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3489
Gösterim
Adı:
İstanbul Kırmızısı
Alt başlık:
Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719448
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rosso Istanbul
Çeviri:
Eren Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
İstanbul Kırmızısı
İstanbul Kırmızısı
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Filmleriyle tüm dünyada adından söz ettiren Ferzan Özpetek, romancılıkta da bir o kadar iddialı.
(Tanıtım Bülteninden)
144 syf.
Sinema eğitimi için İtalya'ya giden Ferhan ÖZPETEK'in İstanbul' a dönüşünde iç dünyasına gezintisi , ailesi, arkadaşları, aşk seçimi tiyatro eseri tadında anlatılıyor. Eski İstanbul'u anarken yeni İstanbul'un da karmaşası unutulmadan yansıtılıyor. Bir yandan da yolu kesiştiği Anna'nın öyküsü .. Tavsiye edebileceğim bir roman, beğenileceğinden de eminim..
144 syf.
·1 günde·8/10
Kitabı bitirmeden yatmak istemedim :)
Öncelikle ferzan özpetek benim için çok kıymetli bir adam. Onu dünyada tek başına duran adamlardan biri olarak görüyorum kendimce.. karşı pencere ve kutsal yürek vaz geçemeyeceğim iki film :) ama ferzan özpetek bir yazar değil kitabı çok samimi bir gunce gibi yazmış araya katılan Anna ise biraz zorlama bir karakter olmuş sanki kitap gibi olması için araya serpiştirilmiş bir karakter :) yinede keyif alarak okudum.. bu adamı biraz olsun seviyorsanız okumalısınız
Sevgiyle kalın :))
144 syf.
·1 günde
Öncelikle şunu söylemek istiyorum; Ferzan Özpetek ile ilk tanışmam bu kitap vesilesiyle oldu. Daha önce filmini izlemedim, adını da duymadım açıkçası.
Kitabı okurken büyülenmedim ama bir çırpıda bitirme isteği duydum. Merak uyandırıyordu fakat konusu çok çarpıcı veyahut etkileyici, şaşırtıcı değildi.
Kitap iki ana karakter üzerinden ilerliyor. İkisini ayrı ayrı tanıyor, daha sonrasında yollarının kesişimine tanık oluyorsunuz.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Sürükleyici, doğru, hayatının dipleri tepeleri anlatan, ayrım yapmayan bir kitaptır.
Ferzan Özpeteğin tüm filmleri büyük keyfimle seyrettiğim için, kitabını da merak ettim ve diyebilirim ki, keşke iki üç kat daha kalın olsaydı ve keyifli okumam daha uzun sürseydi.
Çok değerli bir yapıt, tabiki anlayana!!!
144 syf.
·2 günde
Yönetmen Ferzan Özpetek'in kendi hayatından kesitler anlattığı ilk kitabı. Kitapla ilgili öğrendiğim en ilgi çekici bilgi kitap kapağında annesinin fotoğrafını kullanmış olmasıydı. İçinde neler var çocukluğu var Ferzan Özpetek'in sonrasında sinema sevgisi ve Italya'ya gidisi aşkları... Istanbul'a seyahati sırasında uçakta karşılaştığı bir kadının Istanbul macerasını anlatmış aralarda ve birgün onunla karşılaşmasını. O günlerin çok ses getiren iki olayına da yer vermiş Emek Sinemas'nın yıkılışı ve Gezi Olayları. Yani kısacık ama sıcacık bir kitaptı.
144 syf.
·Puan vermedi
Hiçbir şey aşktan daha önemli değildir.

Önce bu cümle sonra Ferzan Özpetek'in ismi, kitabı hiç düşünmeden kasaya götürmeme yetti.

Hiçbir şey aşktan daha önemli değildir.

Değildir. Çünkü sizi gülümsetecek, ağlatacak, heyecanlandıracak, hatırasıyla kovalayan şey her zaman aşk olacaktır. Öyle sadece iki kişi arasındaki aşk değil sadece, bir sanata bir davaya, bir tanrıya, bir evlada duyulan da aynı güçlü aşktır.

Aşk'ı bırakıp kitaba dönersek, kitap tam bir hayal kırıklığıydı. Ben yazarların ilk kitaplarını okumaya bayılırım, hayata karşı söylenmek isteyen o kadar çok vardır ki onlarda, her cümlenin üzerinden sayısız kez geçilmiştir. Ama İstanbul Kırmızısı öyle değildi aceleyle yazılmış gibiydi hatta onda 8 aylık tarihi olan Gezi olayları vardı. Bir kitabın sekiz ayda yazılmış olması Dostoyevski değilsen edebi intihardır bana göre, bir de ilk kitabıysa saygısızlıktır biraz edebiyata. Ama kitap sekiz aylık değilmiş, hikayeye oturmayan, içine sinmeyen bazı olaylar varmış ve Gezi'nin kırmızılı kadın, kırmızı karanfille başlayan temasını, kendi temasına yakın bulmuş ve kullanmış.

Ferzan Özpetek filmlerine hayranım, hikayelerine, üslubuna, karakterlerine. O kadar severim ki, izlerken filmin kokusunu alırım. Ama kitabında aradığım bazı şeyleri bulamadım. Kitap iki ayrı kurguda ilerliyor, bu iki hikaye tesadüflerle arada birbirine dokunuyor. Birinci hikaye yarı otobiyografik, bir İstanbul seyahati annesinin yanına gelişi, geçmişi, kendisi ve yaşadıklarıyla ilgili, ikincisi de orta yaşlı bir kadının bir ihanetle geçmiş ve geleceğini sorgulaması ve maceraya çağrı alması. Belki bu hikayeden güzel bir film doğardı. Çünkü sinema da hikaye zayıf bile olsa onu kurtaracak oyuncular, mekanlar, olaylar görüntüler, renkler yaratabilirsiniz, ama edebiyatta sadece iki silahınız var biri hikaye, diğeri ise üslup. Yazarın kendine özel bir üslubu olduğunu söyleyemeyeceğim şimdilik malesef, yazmaya devam ederse belki diğer kitaplarında oturur.

Kitap keyifsiz bir kitap değil. Kitabı satın aldığım kitapçının yanındaki kafeye oturdum ve kitabı bir oturuşta bitirdim. Ama bir kitabın bir oturuşta bitmesi her zaman herkes için iyi olmayabilir. Keyifli ve kolay okunan bir kitap olmakla birlikte benim beklentimin ve beğenimni altında bir anlatım diline, ve yeterince özenilmemiş klişe bir kurguya sahip. Keşke filmleri gibi derinleştirseymiş kitabını. Oysa teması ne kadar da derin, Aşk'ın kalıcılığı, çoğulluğu, kendi hayatından verdiği yaşanmış örnekler, öyle derin yerlere götürebilir ki insanı, ama sanki üstünden öylece geçilmiş sadece. Keşke Edebiyat'ın kalıcı gücüne daha çok inansaymış, bir kitap bir tuğladır, koyduğunuzda geri alamayacağınız yüzyıllarca yerinde duracak bir tuğla. Yazar yazar iken, bir kitap yazayım birileri okusun değil de, bir kitap yazayım nesiller okusun diye düşünmeli bence. Geride bırakacağı hepsi bir şaheser filmlerine güvenmiştir belki kim bilir. Oysa eminim anlatacak daha çok fikri daha çok hikayesi vardır.

Ama belki de;

Hiçbir şey aşktan daha önemli değildir.
240 syf.
·4 günde·6/10
Ferzan Özpetek' in yönetmen olduğunu bu kitap sayesinde öğrenmiş oldum. Kitaba başlamadan önce ödüllü hamam filmini de izledim ve beğendim. Kitaba gelecek olursak çok etkileyici değildi ama okurken bu ne saçma bir kitap diye de düşünmedim :) Kitap bir adamın ve bir kadının hayatından bir kesiti anlatıyor, adam kısmında kendini anlatmış sanırım. Bol bol İstanbul ve aşk temalı, Emek sinemasının yıkılması ve gezi olaylarına da değinmiş. Sade, akıcı bir dili var. Edebi, düşündürücü bir kitap değil ama çerezlik okunur. Yönetmenin diğer filmlerini izlerim ama diğer kitabını okumam :D
144 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Bu kitabın filmini seyredip öyle okumasaydım bazı parçalar beynime oturmayabilirdi ya da önce filmini seyretmiş olmam dezavantaj olabilirdi, bilemiyorum. Kitabın dili oldukça akıcı hele ki Çayyolu metrosunda okumaya çalışırken daha rahat odaklanıyorsunuz. Acaba bu olayın sonucu nereye gidecek, yazar ile kadının yolu nasıl kesişecek diye kendi kendime sorarken bir bakmışım kitabın sonuna gelmişim.. Şimdiyse oturdum kitap biraz daha devam etmeli miydi yoksa böyle tadında mı kaldı, bunu düşünüyorum.
144 syf.
·6/10
Edebi dil yönünden zayıf, olay örgüsü ve akıcılık bakımından bir yönetmene göre başarılı sayılabilecek bir deneme. Çerezlik olarak nitelenebilecek bir kitap. Özellikle İstanbul'da yaşayanlar için yürüdüğünüz sokakları, her gün kullandığınız yolları farklı bir anlatımla dinlemek güzel hisler yaratıyor.
144 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Ferzan Özpetek'in okuduğum ilk kitabı.Biyografisinden anladığım kadarıyla yönetmenlikte ki başarısı bu alana da yansımış.Bir kadın ve bir adamın ağzından bölümler halinde yansıtılmış bir İstanbul hikayesi.Aslında hikayenin baş kahramanıda İstanbul.Maziyle güncel arasında tatlı bir geçit bulmuş ve canı istedikçe gidip gelmiş eskiye ve yeniye.Özgür ve çokta cesur anlatımı.Harika da gözlemleri var.Hikaye de güzel.Aşk ve hümanizm ön planda.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Dikkat Spoiler içerir!
İstanbul Kırmızısı filminin konusunu araştırırken bir anda kitabının olduğunu öğrendim. Bu yüzden de ilk kitabını okumak istedim. Filmin çıktığı sıralarda ise aldım kitabı okumaya başladım.

Kitapta da İstanbul fonunda tesadüflerle kesişmiş iki hikaye söz konusu. İki akış da Ferzan Özpetek’in hayatından izler taşıyor.

Kitap uçakta başlıyor. Romanımızın kahramanları Roma'dan İstanbul'a doğru yolculuk yaparlar. İstanbul Kırmızısı'na doğru...

Kitabın kapağında annesinin fotoğrafını kullanan Ferzan Özpetek, kitabın isminin İstanbul Kırmızısı olmasının sebebini ise; "Kitabın ismi annemin benden istediği kırmızı ojeden geliyor. Ama aslında içinde bir sürü kırmızılar var. Kitabı okuyanların içinde bulacağı kırmızılar bunlar. Kitabı yazarken bu arada Gezi olayları oldu mesela ve orada kırmızılı kadın vardı. Bir de İstanbul’da benim evimden gördüğüm İstanbul’un mavi ile kırmızıya karışan bir gökyüzü vardır. Aslında İstanbul’u hep mavi olarak düşünürüz. O kırmızının, o gökyüzüne karışması benim çok hoşuma gider hep." diyerek açıkladı.

Kitabımızdaki ilk karakter yazarın yani Ferzan Özpetek'in kendisidir.Ferzan Özpetek, İtalya'ya gitmeden önceki anılarından kesitleri okuyucusuna sunar. Özellikle de aşk tercihinden dolayı babası ile çatışmasını...

Türkiye’de burjuva bir ailede doğup büyümüş ve İtalya’da sinema eğitimi almış. Kitapta annesine yaptığı ziyaret Gezi olaylarının etkisi ile de uzamış ve biraz da geçmişiyle iç hesaplaşmasına dönüşmüş.

Diğer karakter ise Anna. Eşi ve bir diğer çift ile hem turizm hem de ticaret için Türkiye’ye yaptıkları ziyaret, trajik bir kazayla boyut değiştiriyor. Bu kaza sonrasında eşinin kendisini aldattığını öğrenen ve kalıpların arasına sıkışmış olan kadın, bütün fazlalıklarından kurtulup gene Gezi olaylarının fonunda kendi iç yolculuğuna başlıyor.

Ferzan Özpetek filmlerinde olduğu gibi ilk yazdığı kitabında da iç sorgulamalar, kendini teslim etme gibi konulara değinmiştir. Bu seferki farkı bu kitabında kendisinin de aynı yollardan geçtiğini, önemli olanın bu yollardan kendini tanımanın olduğunu vurgular.

Kitabın sonunda iki karakterimiz bir partide karşılaşırlar ve düğüm çözülür.

Okurken yüzümde tebessüm oluştu. Bazı yerlerde buruk bazı yerlerde ise bu buruk tebessümüm kendini yazılara teslim etti. Kitabı bitirdiğimde Ferzan Özpetek ile yan yana oturup sustuk. belki de bu kitap için yapılacak en güzel tanım: "Anılarla susmak."
144 syf.
·14 günde·6/10
Aşkı öylesine güzel öylesine naif anlatıyor ki kendinizi müthiş hissettiriyor. Yer yer aşık olmak, aşık iseniz de daha fazla sevmek istiyorsunuz. Aşk,Tutku,kent,bireylerin anlatıldığı biten hayatların, yeniden başlayan serüvenlerin, değişen fikirlerin anlatıldığı Ferzan Özpetek kitabı. #öncekitapsonrafilm
Ama şimdi biliyorum, aşkın ana noktası bu; akşamları kapıda bekleyen birinin olması. Seni kucaklayan birinin. Ebediyen değil, tek bir gün için bile olsa kolları arasında kendini yuvanda hissetmeni sağlayan birinin.
'' Dedesi sürekli, ' Çiçeklerden ders al, ' derdi. ' Sabırlı olmayı, beklemeyi çiçeklerden öğren.' Çünkü çiçekler dondurucu kışın ardından ilkbaharın geleceğini bilirler. Sadece biraz sabırlı olmak, kendine güvenmek gereklidir.''
'' Aşk fark gözetmez. Camileri tanıdım, kiliseleri tanıdım. Erkekleri sevdim, kadınları sevdim. Hele asileri, başını dik tutarak yürümeyi deneyenleri sevdim. ''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstanbul Kırmızısı
Alt başlık:
Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719448
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rosso Istanbul
Çeviri:
Eren Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
İstanbul Kırmızısı
İstanbul Kırmızısı
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Filmleriyle tüm dünyada adından söz ettiren Ferzan Özpetek, romancılıkta da bir o kadar iddialı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 496 okur

  • İlke Deniz Atıl
  • Beyza
  • Sertaç
  • Burcu Özcan
  • Öykü
  • Nur Şahin
  • Başak
  • Murat Bakmaz
  • İrem Tülü
  • Serdar Bayrak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%36
35-44 Yaş
%28.9
45-54 Yaş
%14
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.2
Erkek
%13.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.9 (18)
9
%6.4 (9)
8
%20.7 (29)
7
%22.1 (31)
6
%15.7 (22)
5
%7.1 (10)
4
%3.6 (5)
3
%2.9 (4)
2
%0.7 (1)
1
%1.4 (2)