İstanbul'da Yaşama Sanatı

·
Okunma
·
Beğeni
·
425
Gösterim
Adı:
İstanbul'da Yaşama Sanatı
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752639614
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İstanbul erguvanlarının, mimozalarının açıp açmadığını izlemek; kasım sakalarının gelip gelmediğini, bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek; Boğaz'da lüfer avına, mehtaba çıkmak; bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe-bucak dolaşmak; bir eski İstanbul Efendisi'nin sohbetine koşmak; İstanbul'un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak; Haliç'teki son kayıkçıyı, son Bulgar sütçüyü, son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek; İstanbul sularını tatmak; İstanbul'da güzel sesli bir müezzinin ezanna kulak vermek... gibi İstanbul'da yaşama sanatının bütün güzellikleri...
İstanbul, bir imparator şehir… Roma'nın, Bizans'ın, Osmanlı'nın şaheserlerini bünyesinde toplamış. Tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiş. Geçen yüzyıllar bu şehri her bakımdan yıpratmış, çaptan düşürmüş, ama cami yıkılsa da mihrap yerinde kalmış. Klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara, uçup gidiverenlere ağlayıp sızlanmak yerine “ele geçmezse eğer sevdiğimiz, çare ne; eldekini sevmeliyiz” diyerek bu haliyle İstanbul'u yeniden tanımaya, keşfetmeye, keyfini çıkarmaya, orada yaşamayı bir sanat haline getirmeye ne dersiniz?
İstanbul'da Yaşama Sanatı adının hakkını veren bir eser bana göre. İstanbul'da neresi ne zaman gezilir, hangi kuş ne zaman nerede dinlenir, nerede hangi ağaçlar bulunur, mehtap nereden daha iyi görünür, hangi mevsimde hangi balık yenir... gibi İstanbul'u her yönüyle anlamanızı, pratiğe döktüğünüz takdirde de yaşamanızı hatta İstanbul'da yaşamayı bir sanat haline getirmenizi sağlayacak zengin bir içeriğe sahip, dolu dolu bir çalışma olduğunu düşünüyorum.

Arka kapakta da yazdığı gibi 'klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara, uçup gidiverenlere ağlayıp sızlanmak yerine "Ele geçmezse eğer sevdiğimiz, çare ne; eldekini sevmeliyiz" diyerek' daha çok elimizde kalanlara yönlendiriyor okurunu Haluk Dursun. Zaten kitap "Nostaljiye Reddiye" başlıklı bir yazıyla başlıyor. Sonrasında ise bu haliyle İstanbul'u en güzel şekilde keşfedebilmek için tavsiye niteliğinde birbirinden güzel yazılar okuyoruz. Bir bilgi sahibi olmamakla birlikte, anladığım kadarıyla farklı zamanlarda yazılmış metinlerin derlemesini okuduğumuz için bazı tekrarlar da mevcut ama beni çok da rahatsız etmedi bu durum.
Aynı zamanda İstanbul'un ve İstanbulluların tarihinden de bahsetmesi kitabın ayrı bir güzelliği bence. Bu kitabın benim için gerçekten bir 'İstanbul'da Yaşama Sanatı' rehberi olacağına inanıyorum.

İstanbul'un değerini bilmek ve hiç değilse elimizde kalanları koruyabilmek dileğiyle,
İyi okumalar.
İstanbul erguvanlarının, mimozalarının açıp açmadığını izlemek; kasım sakalarının gelip gelmediğini, bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek; Boğaz'da lüfer avına, mehtaba çıkmak; bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe-bucak dolaşmak; bir eski İstanbul Efendisi'nin sohbetine koşmak; İstanbul'un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak; Haliç'teki son kayıkçıyı, son Bulgar sütçüyü, son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek; İstanbul sularını tatmak; İstanbul'da güzel sesli bir müezzinin ezanna kulak vermek... gibi İstanbul'da yaşama sanatının bütün güzellikleri...
Fethin sembolü, mânâsı, kalbgâhı Ayasofya'dır. Ayasofya kapalı kaldıkça kalbimiz çalışmıyor demektir. Sultan Fatih'in fetihten muradı; Ayasofya'yı camiye tahvil ederek, hilâli salibe galebe kılmaktır.
Ulaşım açısından getirdiği tabii kolaylık, yüzyıllar boyunca İstanbullulara hiçbir zaman en önemli değer olarak gözükmemiş; Boğaziçi'nden nasıl ulaşım sağlanır şeklinde bir düşünce içinde bulunulmamış; hep Boğaziçi'ne nasıl ulaşılır diye düşünülmüştür.
Ahmet Haluk Dursun
Sayfa 110 - Timaş Yayınları
İstanbul suriçi, Grek-Ortadoks Bizantik özeliğini yansıtırken; Galata Latin-Katolik cephesiyle dikkati çekmiş; Üsküdar ve Eyüb ise İslâm-Türk yönüyle belirmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstanbul'da Yaşama Sanatı
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752639614
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İstanbul erguvanlarının, mimozalarının açıp açmadığını izlemek; kasım sakalarının gelip gelmediğini, bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek; Boğaz'da lüfer avına, mehtaba çıkmak; bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe-bucak dolaşmak; bir eski İstanbul Efendisi'nin sohbetine koşmak; İstanbul'un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak; Haliç'teki son kayıkçıyı, son Bulgar sütçüyü, son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek; İstanbul sularını tatmak; İstanbul'da güzel sesli bir müezzinin ezanna kulak vermek... gibi İstanbul'da yaşama sanatının bütün güzellikleri...
İstanbul, bir imparator şehir… Roma'nın, Bizans'ın, Osmanlı'nın şaheserlerini bünyesinde toplamış. Tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiş. Geçen yüzyıllar bu şehri her bakımdan yıpratmış, çaptan düşürmüş, ama cami yıkılsa da mihrap yerinde kalmış. Klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara, uçup gidiverenlere ağlayıp sızlanmak yerine “ele geçmezse eğer sevdiğimiz, çare ne; eldekini sevmeliyiz” diyerek bu haliyle İstanbul'u yeniden tanımaya, keşfetmeye, keyfini çıkarmaya, orada yaşamayı bir sanat haline getirmeye ne dersiniz?

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Zeynep Betül KAYA
  • Vural
  • Firdevs Karaca
  • tansuu
  • Abdullah KÖSEOĞLU
  • Gülsüm
  • Celal
  • Okuyanyazar
  • Zehra
  • Hatice Aci

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%20 (1)
7
%60 (3)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0