İstanbul`un Bir YüzüRefik Halid Karay

·
Okunma
·
Beğeni
·
599
Gösterim
Adı:
İstanbul`un Bir Yüzü
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
198
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751030832
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
"Gurbette, yabancı diyarlarda kalmış gibiyim; yerime, evime, membaıma dönmek arzusunun bir açlık gibi içimi bayılttığını duyuyorum. Aynı İstanbul'un içinde İstanbul'u arayarak ve artık bulamayacağımı pekiyi anlayarak hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.

Ben İstanbul'un, eski İstanbul'un, o şahsiyetli ve güzel İstanbul'un içyüzünü afacancasına tanıyan bir evladıydım; onu ben ne iyi anlardım... Sanki o da bana ayrıca, herkese yaptığından fazla yüreğini açardı.

İşte ben bu pekiyi tanıdığım ve pek çok sevdiğim vücudu kaybettim. Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum!"
Refik Halid Karay, meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'un ve İstanbullunun hallerini anlattığı İstanbul'un Bir Yüzü'nde, alaturkalıktan alafrangalığa tebdil eden, eski âdet ve yaşayış tarzlarını muhafaza eden ve "eski" ile "yeni" arasında sıkışıp kalan farklı kesimlere mensup insanların yaşam tarzlarını ve kişilik özelliklerini usta kalemiyle gözler önüne seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
İsmet adlı karakterin anılarından, izlenimlerinden oluşuyor kitap. İsmet, kadın bu arada. Zaten öyle olmasa şaşardım, cumhuriyet öncesi konaklı roman yazıyorsun ve illa ki kadın isimli erkek ya da erkek isimli kadın olacak, temel kural bu! Tabi öyle olunca biraz şey gibi olmuş: ufakken böyle kadın olsan ne yapardın nasıl bir kadın olurdun tarzı sorularımız olurdu, şaka yollu cevaplar verirdik falan. Aslında şaka ama biraz da karşı cinsten isteğimizi yansıtırdı o. Sanki bu romandaki İsmet karakteri de öyle olmuş. Gayet rahat, hafif çapkın, akıllı ve ne iş yaptığı meçhul bir kadın. Paşa konağında odalık, ahretlik arası bir mevkide yetiştirilmiş, büyümüş bir kız. Bolca o gunlerine, geçmişe özlem. Meşrutiyet dönemine bolca eleştiri. Yazar Refik Halid olunca bu doğal tabi. Ama bir roman tadı yok. Sıralanan birçok tip var sadece ve aralarında çok da fark yok. Ya zamanında zenginken zenginliğini yitirmişler ya da türedi dedikleri sonradan görmeler. Kim kimdi aklımda kalmadı mesela.
"Gurbette, yabancı diyarlarda gibiyim; yerime, evime, kaynağıma dönmek arzusunun bir açlık gibi içimi bayılttığını duyuyorum. Aynı İstanbul'un içinde İstanbul'u arayarak ve artık bulamayacağımı pek iyi anlayarak hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. Ben İstanbul'un, eski İstanbul'un, o şahsiyetli ve güzel İstanbul'un iç yüzünü afacancasını tanıyan bir evladıydım; onu ben ne iyi anlardım... Sanki o da bana ayrıca, herkese yaptığından fazla yüreğini açardı. İşte ben, bu pek iyi tanıdığım ve pek çok sevdiğim vücudu kaybettim. Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum."
Aşk aşılmaz bir ırmak, basılmaz bir yangın, varılmaz bir memlekettir. O zaman aşk yasak bir mal gibi, barut ve zehir gibi, gizli, kapaklı, elden ele, fısıldaya, söyleşe, bin zorlukla satılırdı. Uzun uzun beklemek, özlemek, korkular, ürpermeler geçirmek icap ederdi. Şimdi diş fırçası alır gibi camekanda seçiyor, şöyle elimizle bir yokluyor, çantamıza atıyoruz; yarın bir başkası, öbür gün daha serti, yahut daha yumuşağı…
Eskiden tüylerimizin ürperdiği olurdu, şimdi diken diken oluyor; eskiden yüreğimiz bulanmaz değildi, şimdi deniz tutmuş gibiyiz, ciğerlerimiz söküldü...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstanbul`un Bir Yüzü
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
198
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751030832
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
"Gurbette, yabancı diyarlarda kalmış gibiyim; yerime, evime, membaıma dönmek arzusunun bir açlık gibi içimi bayılttığını duyuyorum. Aynı İstanbul'un içinde İstanbul'u arayarak ve artık bulamayacağımı pekiyi anlayarak hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.

Ben İstanbul'un, eski İstanbul'un, o şahsiyetli ve güzel İstanbul'un içyüzünü afacancasına tanıyan bir evladıydım; onu ben ne iyi anlardım... Sanki o da bana ayrıca, herkese yaptığından fazla yüreğini açardı.

İşte ben bu pekiyi tanıdığım ve pek çok sevdiğim vücudu kaybettim. Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum!"
Refik Halid Karay, meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'un ve İstanbullunun hallerini anlattığı İstanbul'un Bir Yüzü'nde, alaturkalıktan alafrangalığa tebdil eden, eski âdet ve yaşayış tarzlarını muhafaza eden ve "eski" ile "yeni" arasında sıkışıp kalan farklı kesimlere mensup insanların yaşam tarzlarını ve kişilik özelliklerini usta kalemiyle gözler önüne seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Z
  • Peter Bornemann
  • Arin Akin
  • Hercaiokumalar
  • Mehmet Emin
  • Kübra Doğan
  • zeki erdem
  • Seval Güler
  • Metin Yılmaz
  • kankura

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0