İstihbarat Teorisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
981
Gösterim
Adı:
İstihbarat Teorisi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054125012
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kripto Yayınları
İstihbarat; Türk toplumunda yanlış anlaşılan, yanlış bilinen, yanlış tanınan, korkulan, sık sık olumsuz anlamlarda kullanılan ve uzak durulması gerektiği düşünülen bir faaliyet biçimi olarak görülmektedir. Halbuki, İstihbarat ve istihbaratın tamamlayıcı argümanları olan psikolojik savaş ve propaganda ülkemizde yaşayan her ferdin günlük hayatının kaçınılmaz parçalarıdır. "istihbarat" ve "istihbaratçı" kelimelerinin kötü ve korkulur algılanmasının ardında yatan asıl gerçek ise; her hangi bir istihbarat çalışmasını etkisiz hâle getirmek için yapılan, karşı tarafın uyguladığı olumsuz propagandadır.
Bir millet için mevcut olan fırsat ve tehditler sadece askerî nitelikli değildir. Bu tehditler çok geniş bir alana yayılmıştır. İstihbarat, millî güvenlik politikasının temel parçasıdır.
İstihbarat çalışmalarını dikkate almayan devlet yönetimlerinin ise gözleri bağlı maraton koşan birisinden hiçbir farkı yoktur. Nereye gittiklerini, rakiplerinin önünde mi arkasında mı olduklarını, ne kadar koştuklarını, özetle hiçbir şeyi bilmeden, zaman ve enerji kaybederek koşup dururlar.
Türk politikacısı, Türk işadamı, sivil ve siyasi karar alıcılar mümkün olduğunca istihbaratçılardan ve istihbarattan uzak bir yaşamı tercih ederler. Karar alma süreçlerinde, istihbarat analizlerinin sonuçlarından mümkün olduğunca az faydalanırlar. Bu tarz davranış şekli karar alma süreçlerinde uygulanan çok tehlikeli ve hatalı bir yöntemdir. Doğru olan ise; bu karar alıcıların, karar verme aşamalarında his ve kanaatlerinden daha çok, kanıt ve analize dayanan bir düşünce ve çalışma yöntemiyle karar vermekleridir. Buda ancak doğru bilgi yeterliliğiyle, yani istihbarat ile elde edilir.
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel bir bağlamdan hareket edilerek, istihbaratın tarihî, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ve istihbarat türlerinin yanı sıra "stratejik istihbarat" ve çalışmanın asıl merkezini oluşturan "stratejik analiz yöntemleri" de okura en ince ayrıntıları ile sunulmuştur. Umarız ki bu eser, ülkemiz insanına olduğu kadar, konuyla ilgili kişi ve kurumlara da fayda sağlayacak bir çalışma olur.
"Ülkenizin birlik ve güvenliği için her türlü faaliyette bulunmaya ve sıra dışı bir kariyer yapmaya ne dersiniz? Bir istihbaratçı olmak ister misiniz?"
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Bir süre önce buna benzer bir iş ilanı yayınlanmıştı Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından. Galiba görüntülü bir ilandı. Zannedersem ilana çok kişi başvurmuştur. Peki nedir bu istihbarat? "Mitçi", ajan, casus, istihbarat uzmanı nasıl olunur? Kendinizi bu alanda geliştirmek mi istiyorsunuz? Alın size kaynak bir kitap. Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın İstihbarat Teorisi isimli kitabı. Kütüphaneden alırken şöyle bir göz gezdirmiştim kitaba. Birazcık akademik gelmişti ama her Türk gibi istihbarat işlerine olan merakım sebebiyle okurum nasıl olsa demiş ve kitaba el koymuştum. Fakat o iş öyle olmuyormuş. Bu kitap istihbaratın akademik yanı. İstihbaratın akademik yanı da olur muymuş dediğinizi duyar gibiyim. Oluyormuş öğrendim. Akademik bir kitaba ne denir bilemiyorum. Üniversitede işletme okudunuz veya tarih okudunuz veya tıp okudunuz. Hocalarınızın yazdığı ve size de gönüllülük(!) esasına göre tavsiye ettiği ders kitaplarınız vardır hani. Hah! İşte bu da istihbaratın ders kitabı bana göre. Altını çiziyorum bu kitap içinde komplo teorilerini barındıran veya şu olayda şöyle anlatıldı ama aslında şöyle olmuştu diyen kitaplar gibi değil dikkatinize. Ara ara işlenen konuya göre Türkiye ve dünyadan örnekler verilmiş o ayrı tabi. "Örneğin" ile başlayan ve benim en sevdiğim satırlar oldu bu örnek satırları. Yaklaşık 200 küsür sayfayı usanmadan okudum. Sıkıldım mı? Açıkçası sıkılmadım. Ama kitabı da yarım bıraktım. Sebebine gelince.. Ben bir istihbaratçı mıyım? Değilim. -Ama siz bana inanmayın zira kitapta kandırma, gizlenme ile ilgili bölümler de mevcut. Belki de bir istihbaratçıyımdır :)))- Olmadığım içinde ne işim olur istihbaratın akademik yönüyle. Bir gün Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan bana iş teklifi gelirse -ki bu teklifi ciddiyetle ele alacağımı ilan ediyorum- o zaman hemen bu kitabı alır sular seller gibi öğrenir ezberlerim. Benim açımdan kitap böyle. Yok siz, ben işin akademik tarafını da öğrenmek istiyorum derseniz tercih sizin derim. İyi okumalar.
Meraklısına duyuruyorum. Aşağıdaki linkten Mit'e özgeçmiş bırakabiliyorsunuz :)
https://www.mit.gov.tr/iksayfasi/basvuru.html

Not: Bu yazıda istihbarat teşkilatımızı üzecek bir şey demediğimi düşünüyorum. Dediysem söyleyin hemen kaldırayım. Başımıza iş almayalım :)))))

http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Cümleten selamlar. Belki de özellikle bizim Türk kelimesinin içerdiği bütün konular ile alakalı en iyi kitabı okudum. İstihbarat konusunda bu kadar detaylı bir eseri hem de bir Türk’ten okumak da Temmuz ayının başında dediğim gibi Türkler aşmış abi! Ne diyeceğimi şaşırdım cümle kuramıyorum idare edin. Bu arada istihbarat demişken, İstihbarat dersi notumu da atayım. (Bir Bakın Derim)
https://i.hizliresim.com/2ajPVN.png
Önemli ilkeler (sürat, kesinlik, doğruluk) ve istihbaratın sadece hayallerdeki gibi silahlar, kavgalar değil bir beyin mücadelesi olduğunu anlatıyor kitabımız. Milli gücü oluşturan unsurlar, istihbarat toplama teknikleri, bilginin önemi, stratejik analiz, istihbaratın döngüsü, analizi, hipotezi, değerlendirme raporları gibi tüm konular İstihbarat Nedir konusuyla başlayarak devam ediyor. Oldukça kapsamlı bir çalışma görüyoruz.
Yazarımız, bu kitabında kendisi de dahil olmak üzere tam 818 kaynak ve örnek kullanıyor. Oldukça kapsamlı bir inceleme örneği olmuş. Yazarımızın ellerine sağlık. Eğer böyle konulara merakınız varsa kesinlikle okuyun derim. Bol keyifli okumalar, mutlu günler dilerim..
İstihbarat adına ne varsa bulunan temel bir kitap.Sadece istihbarat değil bir çok şey öğreniyorsunuz. Bankalar vasıtasıyla istihbarat toplandığını mesela ben burada okudum. Hani bir yerlerde istihbarat eğitimi veriliyorsa, kesin bu kitap da öğrencilerin okuduğu kitaplar arasındadır. Bu tip işlere ilginiz varsa muhakkak okumanız gereken bir kitap.
Oysa çoğu karar alıcı, ne yazık ki, "ölçülmüş belirsizlikler içinde yaşamaktansa, sahte kesinlikler içinde yaşamayı" tercih etmektedir.
Türk milletinin "ayranının geç kabarması" Türk milletinin zaman algılamasını en iyi anlatan cümlelerden birisidir. Zaten Türk milleti gibi 4000 senelik bir milletin ayranının hızla kabarması mümkün değildir. Bu milletin bir çok tarihsel badireyi atlatmış olmasının verdiği özgüven ile de yakından ilgilidir. Bir diğer ifade ile Türk milletinin tepkileri geç değil, tarihsel derinliği ile orantılıdır. "Türk sabanın sesi ile tavşanı uyutur ve avlar" şeklindeki Yunan atasözü Türklerde zaman kavramını bir başka şekilde ifade etmektedir.
Mossad'ın Suriye Lideri Hafız Esad'ın idrarını çalarak analize tabi tutup, hangi ilaçları aldığını tespit etmesi, ilaçlardan yola çıkarak ne kadar ömrünün kaldığını ve kalan ömründe Golan Tepeleri konusunda ne yapacağını görmeye çalışması, biyografik istihbaratın mükemmel denecek örneklerindendir.
ve ekler: "Ve fikirlerini kendisine ait zannediyor." Bu cümle psikolojik operasyondaki en son ulaşılan noktadadır. Bir insana veya topluma aşıladığınız fikirleri onun kendi fikirleri olduğunu zannettirirseniz artık savaşı kazanmışsınız demektir.
Bir diğer ifade ile konulan hedefe, en kısa zamanda, en az güç harcaması ile, en başarılı şekilde ulaşmak için kurulan amaç, araç ve yol bağlantısına strateji denilir.
Karşı-istihbaratçılar hiçbir şey olmasa da sürekli kendi örgütlerine sızıldığı şüphesini canlı tutmak zorunda olan "profesyonel paranoyaklardır."
(Üstelik unutulmamalıdır ki, aksi ispat edilmediği sürece paranoya en sağlıklı ruh hali olabilir)
İstihbaratı dikkate almayan bir devlet yönetiminin, gözleri bağlı şekilde koşmaya çalışan bir sporcudan hiçbir farkı yoktur. Böyle bir sporcu, yolundaki fırsat veya engelleri görmeden bilinçsizce koşar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstihbarat Teorisi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054125012
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kripto Yayınları
İstihbarat; Türk toplumunda yanlış anlaşılan, yanlış bilinen, yanlış tanınan, korkulan, sık sık olumsuz anlamlarda kullanılan ve uzak durulması gerektiği düşünülen bir faaliyet biçimi olarak görülmektedir. Halbuki, İstihbarat ve istihbaratın tamamlayıcı argümanları olan psikolojik savaş ve propaganda ülkemizde yaşayan her ferdin günlük hayatının kaçınılmaz parçalarıdır. "istihbarat" ve "istihbaratçı" kelimelerinin kötü ve korkulur algılanmasının ardında yatan asıl gerçek ise; her hangi bir istihbarat çalışmasını etkisiz hâle getirmek için yapılan, karşı tarafın uyguladığı olumsuz propagandadır.
Bir millet için mevcut olan fırsat ve tehditler sadece askerî nitelikli değildir. Bu tehditler çok geniş bir alana yayılmıştır. İstihbarat, millî güvenlik politikasının temel parçasıdır.
İstihbarat çalışmalarını dikkate almayan devlet yönetimlerinin ise gözleri bağlı maraton koşan birisinden hiçbir farkı yoktur. Nereye gittiklerini, rakiplerinin önünde mi arkasında mı olduklarını, ne kadar koştuklarını, özetle hiçbir şeyi bilmeden, zaman ve enerji kaybederek koşup dururlar.
Türk politikacısı, Türk işadamı, sivil ve siyasi karar alıcılar mümkün olduğunca istihbaratçılardan ve istihbarattan uzak bir yaşamı tercih ederler. Karar alma süreçlerinde, istihbarat analizlerinin sonuçlarından mümkün olduğunca az faydalanırlar. Bu tarz davranış şekli karar alma süreçlerinde uygulanan çok tehlikeli ve hatalı bir yöntemdir. Doğru olan ise; bu karar alıcıların, karar verme aşamalarında his ve kanaatlerinden daha çok, kanıt ve analize dayanan bir düşünce ve çalışma yöntemiyle karar vermekleridir. Buda ancak doğru bilgi yeterliliğiyle, yani istihbarat ile elde edilir.
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel bir bağlamdan hareket edilerek, istihbaratın tarihî, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ve istihbarat türlerinin yanı sıra "stratejik istihbarat" ve çalışmanın asıl merkezini oluşturan "stratejik analiz yöntemleri" de okura en ince ayrıntıları ile sunulmuştur. Umarız ki bu eser, ülkemiz insanına olduğu kadar, konuyla ilgili kişi ve kurumlara da fayda sağlayacak bir çalışma olur.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Huqo qazzaq
  • Gökhan Gümüşbaş
  • ghyr maeruf (غير معروف)
  • gökmen kılıçoğlu
  • Sadık Kocak
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • Ahmed Fatih GÖKTAN
  • Tarık Aras
  • Davut Sakallı
  • burak aşık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%20 (2)
8
%40 (4)
7
%10 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0