İstihbarat TeorisiÜmit Özdağ

·
Okunma
·
Beğeni
·
876
Gösterim
Adı:
İstihbarat Teorisi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054125012
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kripto Yayınları
İstihbarat; Türk toplumunda yanlış anlaşılan, yanlış bilinen, yanlış tanınan, korkulan, sık sık olumsuz anlamlarda kullanılan ve uzak durulması gerektiği düşünülen bir faaliyet biçimi olarak görülmektedir. Halbuki, İstihbarat ve istihbaratın tamamlayıcı argümanları olan psikolojik savaş ve propaganda ülkemizde yaşayan her ferdin günlük hayatının kaçınılmaz parçalarıdır. "istihbarat" ve "istihbaratçı" kelimelerinin kötü ve korkulur algılanmasının ardında yatan asıl gerçek ise; her hangi bir istihbarat çalışmasını etkisiz hâle getirmek için yapılan, karşı tarafın uyguladığı olumsuz propagandadır.
Bir millet için mevcut olan fırsat ve tehditler sadece askerî nitelikli değildir. Bu tehditler çok geniş bir alana yayılmıştır. İstihbarat, millî güvenlik politikasının temel parçasıdır.
İstihbarat çalışmalarını dikkate almayan devlet yönetimlerinin ise gözleri bağlı maraton koşan birisinden hiçbir farkı yoktur. Nereye gittiklerini, rakiplerinin önünde mi arkasında mı olduklarını, ne kadar koştuklarını, özetle hiçbir şeyi bilmeden, zaman ve enerji kaybederek koşup dururlar.
Türk politikacısı, Türk işadamı, sivil ve siyasi karar alıcılar mümkün olduğunca istihbaratçılardan ve istihbarattan uzak bir yaşamı tercih ederler. Karar alma süreçlerinde, istihbarat analizlerinin sonuçlarından mümkün olduğunca az faydalanırlar. Bu tarz davranış şekli karar alma süreçlerinde uygulanan çok tehlikeli ve hatalı bir yöntemdir. Doğru olan ise; bu karar alıcıların, karar verme aşamalarında his ve kanaatlerinden daha çok, kanıt ve analize dayanan bir düşünce ve çalışma yöntemiyle karar vermekleridir. Buda ancak doğru bilgi yeterliliğiyle, yani istihbarat ile elde edilir.
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel bir bağlamdan hareket edilerek, istihbaratın tarihî, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ve istihbarat türlerinin yanı sıra "stratejik istihbarat" ve çalışmanın asıl merkezini oluşturan "stratejik analiz yöntemleri" de okura en ince ayrıntıları ile sunulmuştur. Umarız ki bu eser, ülkemiz insanına olduğu kadar, konuyla ilgili kişi ve kurumlara da fayda sağlayacak bir çalışma olur.
Cümleten selamlar. Belki de özellikle bizim Türk kelimesinin içerdiği bütün konular ile alakalı en iyi kitabı okudum. İstihbarat konusunda bu kadar detaylı bir eseri hem de bir Türk’ten okumak da Temmuz ayının başında dediğim gibi Türkler aşmış abi! Ne diyeceğimi şaşırdım cümle kuramıyorum idare edin. Bu arada istihbarat demişken, İstihbarat dersi notumu da atayım. (Bir Bakın Derim)
https://i.hizliresim.com/2ajPVN.png
Önemli ilkeler (sürat, kesinlik, doğruluk) ve istihbaratın sadece hayallerdeki gibi silahlar, kavgalar değil bir beyin mücadelesi olduğunu anlatıyor kitabımız. Milli gücü oluşturan unsurlar, istihbarat toplama teknikleri, bilginin önemi, stratejik analiz, istihbaratın döngüsü, analizi, hipotezi, değerlendirme raporları gibi tüm konular İstihbarat Nedir konusuyla başlayarak devam ediyor. Oldukça kapsamlı bir çalışma görüyoruz.
Yazarımız, bu kitabında kendisi de dahil olmak üzere tam 818 kaynak ve örnek kullanıyor. Oldukça kapsamlı bir inceleme örneği olmuş. Yazarımızın ellerine sağlık. Eğer böyle konulara merakınız varsa kesinlikle okuyun derim. Bol keyifli okumalar, mutlu günler dilerim..
İstihbarat adına ne varsa bulunan temel bir kitap.Sadece istihbarat değil bir çok şey öğreniyorsunuz. Bankalar vasıtasıyla istihbarat toplandığını mesela ben burada okudum. Hani bir yerlerde istihbarat eğitimi veriliyorsa, kesin bu kitap da öğrencilerin okuduğu kitaplar arasındadır. Bu tip işlere ilginiz varsa muhakkak okumanız gereken bir kitap.
Oysa çoğu karar alıcı, ne yazık ki, "ölçülmüş belirsizlikler içinde yaşamaktansa, sahte kesinlikler içinde yaşamayı" tercih etmektedir.
ve ekler: "Ve fikirlerini kendisine ait zannediyor." Bu cümle psikolojik operasyondaki en son ulaşılan noktadadır. Bir insana veya topluma aşıladığınız fikirleri onun kendi fikirleri olduğunu zannettirirseniz artık savaşı kazanmışsınız demektir.
Bir diğer ifade ile konulan hedefe, en kısa zamanda, en az güç harcaması ile, en başarılı şekilde ulaşmak için kurulan amaç, araç ve yol bağlantısına strateji denilir.
İstihbaratı dikkate almayan bir devlet yönetiminin, gözleri bağlı şekilde koşmaya çalışan bir sporcudan hiçbir farkı yoktur. Böyle bir sporcu, yolundaki fırsat veya engelleri görmeden bilinçsizce koşar.
Karşı-istihbaratçılar hiçbir şey olmasa da sürekli kendi örgütlerine sızıldığı şüphesini canlı tutmak zorunda olan "profesyonel paranoyaklardır."
(Üstelik unutulmamalıdır ki, aksi ispat edilmediği sürece paranoya en sağlıklı ruh hali olabilir)
Tarih, bir bilim dalıdır. Tarih, dün ve dünya işlerinde geçmişten ders ve örnek almak isteyenler için yararlı bir bilim dalıdır. İbni Haldun, ünlü eseri Mukaddime'de böyle demektedir. Bernard Lewis ise "Geleceği görebilmek için tarih bilmek çok önemlidir. Birey için hafıza neyse, bir ulus için de tarih odur. Tarihini çarpıtan bir toplu nörotik kişi; tarihini bilmeyen bir toplum ise hafızasını kaybetmiş bir insan gibidir" demektedir. Bu iki tespitin gösterdiği husus, tarihin bir milleti anlamak için kaçınılmaz kapı olduğudur.
Düşman, kendi sistemini en adil, en üstün, en demokratik ve en fazla refah getiren sistem olarak överken, hedef aldığı ülkenin sistemini ise insanlık dışı, adil olmaktan uzak, antidemokratik ve halkı fakirliğe mahkum edecek sistem olarak karalar. Hasım ülkenin yönetici sınıfı, karamsarlık, ve teslimiyet duygusuna itilmeye çalışılır. Psikolojik savaş bir anlamda milletierin ülküleri arasındaki savaştır. Ülküsünü yitirmiş millet veya psikolojik savaş neticesinde yanlış ülkü tespit ettirilmiş olan millet psikolojik savaşı yitirmiştir. 453 "Tefrika girmeden bir millete, düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez" mısralarının yazan şair, psikolojik savaşın özünü kavramıştır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstihbarat Teorisi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054125012
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kripto Yayınları
İstihbarat; Türk toplumunda yanlış anlaşılan, yanlış bilinen, yanlış tanınan, korkulan, sık sık olumsuz anlamlarda kullanılan ve uzak durulması gerektiği düşünülen bir faaliyet biçimi olarak görülmektedir. Halbuki, İstihbarat ve istihbaratın tamamlayıcı argümanları olan psikolojik savaş ve propaganda ülkemizde yaşayan her ferdin günlük hayatının kaçınılmaz parçalarıdır. "istihbarat" ve "istihbaratçı" kelimelerinin kötü ve korkulur algılanmasının ardında yatan asıl gerçek ise; her hangi bir istihbarat çalışmasını etkisiz hâle getirmek için yapılan, karşı tarafın uyguladığı olumsuz propagandadır.
Bir millet için mevcut olan fırsat ve tehditler sadece askerî nitelikli değildir. Bu tehditler çok geniş bir alana yayılmıştır. İstihbarat, millî güvenlik politikasının temel parçasıdır.
İstihbarat çalışmalarını dikkate almayan devlet yönetimlerinin ise gözleri bağlı maraton koşan birisinden hiçbir farkı yoktur. Nereye gittiklerini, rakiplerinin önünde mi arkasında mı olduklarını, ne kadar koştuklarını, özetle hiçbir şeyi bilmeden, zaman ve enerji kaybederek koşup dururlar.
Türk politikacısı, Türk işadamı, sivil ve siyasi karar alıcılar mümkün olduğunca istihbaratçılardan ve istihbarattan uzak bir yaşamı tercih ederler. Karar alma süreçlerinde, istihbarat analizlerinin sonuçlarından mümkün olduğunca az faydalanırlar. Bu tarz davranış şekli karar alma süreçlerinde uygulanan çok tehlikeli ve hatalı bir yöntemdir. Doğru olan ise; bu karar alıcıların, karar verme aşamalarında his ve kanaatlerinden daha çok, kanıt ve analize dayanan bir düşünce ve çalışma yöntemiyle karar vermekleridir. Buda ancak doğru bilgi yeterliliğiyle, yani istihbarat ile elde edilir.
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel bir bağlamdan hareket edilerek, istihbaratın tarihî, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ve istihbarat türlerinin yanı sıra "stratejik istihbarat" ve çalışmanın asıl merkezini oluşturan "stratejik analiz yöntemleri" de okura en ince ayrıntıları ile sunulmuştur. Umarız ki bu eser, ülkemiz insanına olduğu kadar, konuyla ilgili kişi ve kurumlara da fayda sağlayacak bir çalışma olur.

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • gökmen kılıçoğlu
  • Sadık Kocak
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • Ahmed Fatih GÖKTAN
  • Tarık Aras
  • Davut Sakallı
  • burak aşık
  • Serkan YILMAZ
  • Filizyargan
  • x1x

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%20 (2)
8
%40 (4)
7
%10 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0