Adı:
İtiraflar
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050933789
Kitabın türü:
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
İtiraflar, gerçek hayatın atari salonlarında oynanan vahşi oyunlardan çok daha acımasız olduğunun kanıtı.

İtiraflar, kara, sessiz, irkiltici, acımasız bir intikam öyküsü… Minato'nun, bağırıp çağırmayan, bir akarsu dinginliğinde akan satırları, öğretmen Yuko Moriguçi'nin, dört yaşındaki kızını öldüren iki ortaokul öğrencisinden aldığı intikamın dehşetini yansıtıyor. İtiraflar'ı okurken çocukluk, masumiyet, eğitim üzerine düşüncelerinizi gözden geçirip Kanae Minato'nun aile, sistem, teknoloji, şiddet ve tüketim kültürüyle çepeçevre sarılan hayatlarımızın orta yerine attığı sorularla cebelleşeceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
192 syf.
·9/10
Çok çok sağlam bir kurgu, çok iyi bir gerilim kitabı okudum. En az filmini izlediğim zaman ki kadar etkilendim diyebilirim. Bir öğretmen, cezasını adaletin veremeyeceğini öngörerek, 4 yaşındaki kızlarını öldüren ortaokul öğrencilerinden kendi acısıyla, bağırmadan, kızmadan, sakince ve çarpıcı bir intikam alıyor. İntikam kurgusu altında, anne - çocuk, öğretmen-çocuk ilişkisini irdeleyen, gerçek hayatın aslında atari salonlarında oynanan vahşi oyunlardan daha korkunç olduğunu, okullardaki akran zorbalığını tüm gerçekliğiyle anlatmış Kanae Minato. Kitabın bir de filmi bulunuyor, ben filmini bir kaç yıl önce izlemiştim ve çok etkilenmiştim. Kitabı okumaya fırsatı olmayanlar muhakkak filmini izlesin.
192 syf.
·6/10
İtiraflar bir intikam hikayesi. Japon edebiyatının alışkın olduğumuz sakin diliyle yazılmış. Dehşet verici olaylar olsa dahi, yazar o dingin üslubunu hiç bozmamış. Kitabın olay örgüsünü farklı kişilerin ağzından okuyoruz ve bu en başlarda kitabı daha da sevmemi sağlamıştı. Fakat sonlara doğru aynı olayları dinledikçe sıkılmaya başladım. Kitabı bitirdiğimde ise Oldboy'u izleyenler bilir " ne oldu şimdi " diyerek bir süre duvarları izledim. Okuduğum için pişman değilim akıcılığı olan; aile, masumiyet, çocukluk kavramlarını tekrar gözden geçirmemi sağlayan oldukça sağlam bir kitaptı. Bunun dışında kitabın içeriğinden daha fazla beni kendine hayran bırakan şey kitabın kapağıydı. Geray Gençer o kadar minimalist bir şekilde kitabı özetlemiş ki koşup tebrik etmek istedim
192 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İnanılmaz kaliteli bir intikam romanıydı. Kitabın türü polisiye diye geçiyor ama bence mükemmel kurgulanmış sahici bir psikolojik roman aynı zamanda. Farklı farklı pencerelerden bir cinayetin nasıl işlendiğini, hangi faktörlerin buna neden olduğunun anlatıldığı bu kitabı düşünmeden alıp okuyun.
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Itiraflar itiraf etmek gerekirse beni ters köşe yapan bir kitap oldu. Çünkü bukadar güzel bir kitap beklemiyordum. Temposu yavaş başlayan ve yavaş biten bir kitap bukadarmı güzel olur. Okurken kadın öğretmenin yerine koyuyorsunuz kendinizi ve o karakter ne yaparsa aynısını bende yapardim diyorsunuz. Son zamanlarda okuduğum ender güzel kitaplardan biri idi. Polisiye gerilim değilde pisikolojik gerilim daha ağır basıyordu bu kitap için. Muhakkak okunması gereken kitaplardan biri
192 syf.
·1 günde·9/10
Kitabın adı bölüm bölüm farklı kişilerin  günah çıkartır gibi kendilerini açmasından... Her bölüm acaba bu sefer kim ne anlatacak diye meraklanıyorsunuz....


Kitabın konusunu okuyunca farklı bir tür beklentisi ile başlamıştım okumaya ama okudukça bambaşka şeyler buldum. Polisiye beklerken psikolojik gerilimle karşılaştım. Konu 4 yaşındaki kızı 13 yaşındaki 2 öğrencisi tarafından öldürülen bir öğretmenin intikamı..


Pek çok sorgulama var... Çocukları suça iten etmenler, korkunç bir olayın arkası bile çocukça duygular olabilir mi? Diye düşündürtüp sonra yine ters köşe :))


Çevirinin İngilizceden olması yine büyük bir sorundu benim için. Niye daha Japonca'dan çok kitap çevrilmiyor acaba?
192 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
4 yaşındaki kızı, 13 yaşındaki iki erkek öğrencisi tarafından öldürülen bir öğretmenin aldığı intikamı anlatan "İtiraflar"ı okudum ve tabir caiz ise çarpıldım! En son "Şahsiyet" dizisinden bu kadar etkilenmiştim. Japonların soğukkanlı insanlar olduğunu biliyordum ama böylesi... Kitabın başında ayrı bir sürpriz bekliyor okuru, sonunda ayrı. Hani her yabancı polisiye kitabın arkasında klişeleşmiş gazete/dergi yorumları vardır: "Sarsıcı!", "Tek kelimeyle ürpertici!", "Soluksuz okuyacaksınız!" falan. Bu kitap, o yorumları gerçek anlamda hak eden tek kitap olabilir! Çünkü hem kurgu hem de anlatım muh-te-şemdi, resmen nutkum tutuldu. Mutlaka okuyun derim, yıldızlı tavsiyemdir. =)
192 syf.
·9/10
Vurgulanması gereken daha birçok nokta var ancak incelemelere bakılırsa çoğu yüzeysel. Bunların dışında Japon kültürünü okuyan ve bilen birisi olarak, kitap yalnızca iki öğrencinin işlediği cinayet ve Moriguchi'nin intikamına dayalı değil. Dikkatli okursanız geri kalan öğrencilerin Shuya'ya ijime uygulaması ve bunun düşüncesinin bile Naoki'yi mahvedeceğini düşünen yeni öğretmeni ona yardım edebileceğini söylerken bu konuda yaşanabilecek olayları kastettiğini anlarsınız. Kokuhaku yazıldıktan yaklaşık üç ya da dört yıl sonra Japonya'da iki ortaokul öğrencisi ijimeye maruz kaldıklarından ötürü intihar etmiştir. Olay bu kadar ciddi bir boyuttadır. Japon kültürüne ve topumsal eleştiri türünde eserlere merak duyuyorsanız sinema uyarlamasını es geçip bu kitabı okumalısınız.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Sınıf ve fen öğretmeni Yoko Moriguçi’nin 4 yaşındaki kızı,görev yaptığı okulun havuzunda ölü bulunur.Kaza denilip geçilse de öğretmenin şüpheleri vardır ve ve bu şüpheler asılsız değildir.İki öğrencisi Moriguçi’nin kızını öldürmüştür.Hem de ne uğruna? Ancak kızını kaybeden anne boş durmak istemez.Ne adalete güvenir ne de başka bir dayanağı vardır.İntikam için harekete geçmeye karar verir..
.
Peki ben ne okudum böyle?
Her sayfa bir sahne netliğinde.Aynı hikayeyi,olayı yaşayan ve ona tanık olanların kelimeleri ile aktarıyor yazar Minato.İçsel konuşmalar,karakterlerin düşüncelerine giriş..Merkezin (öğretmen Moriguçi) sabit olmasına karşın diğer karakterlerin üzerindeki anlık dalgalanmalar,okuyucudaki heyecanı sürekli kılıyor. Ve okumaya başladığınız kitaba hapsedilmiş oluyorsunuz son kelimesine dek.
.
Polisiye/gerilim türü diye geçse de;kitabın başlı başına bir tür olduğuna inandığım - ki kanaatimce Japonya ve Güney Kore’nin başı çektiği- intikam başlığına dahil ederdim bu eseri.Her detay üzerine düşünülmüş,basit ama etki alanı geniş bir kitap.
192 syf.
·Beğendi·10/10
Anlatımı ve konu seçimiyle çok başarılı bir polisiye kitabı. Alışılagelmişin aksine cinayetler var ancak sadece bir araç. Amaç çocuk-anne-toplumsal denge ilişkisini anlatmak.
192 syf.
·10/10
Bir anne evladının intikamını alabilmek için ne kadar ileri gidebilir? Suçlu kim? Ögretmen mi? Öğrenciler mi? Yoksa ebeveynler mi? İyilik ve kötülük doğuştan mı gelir, yoksa sonradan kazanılan bir tercih midir?
Itiraflar, aslında basit bir konuya sahipmiş gibi görünse de aslında içinde çok şey barındıran bir eser. Bence çocuklar da dahil, her insanın içinde şiddet, kötülük var. Zamanla insanlar hangisine yatkınsa ona eğilim gösterir. İnsanoğlunun yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Yeter ki ellerine fırsat geçmesin.
Aristoteles'in dediği gibi:
"İnsan düşünen bir hayvandır, insanları tanıdıkça hayvanlara saygı duyuyorum."
Ben çok beğendim. Tek oturuştu bitti.Özgün kurgusu ve verdiği mesajlarla kesinlikle okunmaya değer.
192 syf.
·Beğendi·9/10
Japon polisiyesini ilk defa okudum ve çok beğendim. Bir anne, aynı zamanda Ortaokul öğretmeni, küçük kızı iki öğrencisi tarafından öldürülüyor. Kimlerin öldürdüğünü de biliyor. Aldığı o intikam akıllara zarar diyebilirim. Katillerin, öğretmenin ve ebeveynlerin itiraflarını tek tek okuyorsunuz. Çocukların birbirlerine yaptığı kötülüğü ve onun peşine bir annenin aldığı intikamı okumanız gerekiyor bence. Polisiye / Gerilim değil de Psikolojik / Gerilim daha uygun bir kitap diyebilirim. Öğretmenin telefondaki itirafının son satırlarını gözlerim kocaman açık okuyarak kapadım kitabı. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
192 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Çok, çok sağlam bir kurguya sahip bu cinayet romanı.İnsanın en sağlam silahı zekaysa bunu bir de annelik içgüdüsüyle birleştirip çifrevuruş yapmayı deneyin, düşleyin okurken. Filmi de olsa da ben işi hayalgücüme bırakmayı sevdiğimden kitabıyla yetinmeyi tercih edeceğim şimdilik
Okumadan geçilmeyecek romanlarımdan oldu.
Şimdiden okuyana ne şanslı kişi diyorum.
Zayıf insanlar, kurban olarak kendilerinden daha da zayıfları seçer. Kurban durumuna düşürülenler genellikle iki seçenekleri olduğunu düşünür: Acıya dayanmak veya acılarını ölümle sonlandırmak. Ama yanılıyorlar. Yaşadığımız dünya bundan daha büyüktür. Kendinizi çok acı veren bir yerde bulduysanız, bence başka, daha az acı verici bir yer, bir sığınak aramakta özgürsünüz. Güvenli bir yer aramakta utanacak bir şey yoktur. Bu koca dünyada, sizler için de güvenli bir köşe olduğuna inanmanızı istiyorum.
Biz sıradan insanlar temel bir gerçeği, kimseyi yargılama hakkımız olmadığını sürekli unutuyoruz sanırım..
Genç bir insana öğretmen otoritesiyle bir şeyi yapmasını emrederseniz, sorunu çözmek yerine derinleştirebilirsiniz.
Kanae Minato
Sayfa 12 - Doğan Kitap
Pek çok insan, hayattaki gerçek amaçlarını bulamadığını söyleyerek ömür boyu şikayet eder. Gerçek şu ki, çoğumuzun hayata gelmesinin böyle özel bir nedeni yoktur. O zaman, karşınıza çıkan ilk fırsatı değerlendirip elinizden gelenin en iyisini yapmakta ne sakınca var?
Kanae Minato
Sayfa 9 - Doğan Kitap
Dengemizi, hayattaki yerimizi topluma karışarak, bir yerlere ait hissederek, bir mevkie ulaşarak buluruz: anne, öğretmen, doktor. Bir yere ait olmamak, bir tür ünvanı olmamak, esasen kişinin toplumun bir parçası olmadığı anlamına gelir. Yani normal insanların çoğu, kendilerini işsiz ya sa mevkisiz bulduklarında korkunç bir kaygıya kapılıp kendilerine başka bir yer edinmek için çabalamaya başlarlar.
Kanae Minato
Sayfa 90 - Doğan Kitap
Hep aynı şey oluyordu: Yetişkinler çocuklara öğüt verip dururlardı ama dünyayı kendi bildikleri şekilde anlarlardı. Bir çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu anımsamazlardı.
Kanae Minato
Sayfa 131 - Doğan Kitap
Annem elimi tuttu: Bir tornavidayla harikalar yaratan, nefis hamburgerler yapan ya da acımasızca yüzümü tokatlayan ve sonra beni nazikçe okşayan hep aynı eldi. O ana dek, eller aracılığıyla ne kadar güçlü iletişim kurulabileceğini hiç bilmiyordum.
Kanae Minato
Sayfa 150 - Doğan Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İtiraflar
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050933789
Kitabın türü:
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
İtiraflar, gerçek hayatın atari salonlarında oynanan vahşi oyunlardan çok daha acımasız olduğunun kanıtı.

İtiraflar, kara, sessiz, irkiltici, acımasız bir intikam öyküsü… Minato'nun, bağırıp çağırmayan, bir akarsu dinginliğinde akan satırları, öğretmen Yuko Moriguçi'nin, dört yaşındaki kızını öldüren iki ortaokul öğrencisinden aldığı intikamın dehşetini yansıtıyor. İtiraflar'ı okurken çocukluk, masumiyet, eğitim üzerine düşüncelerinizi gözden geçirip Kanae Minato'nun aile, sistem, teknoloji, şiddet ve tüketim kültürüyle çepeçevre sarılan hayatlarımızın orta yerine attığı sorularla cebelleşeceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Ecem İspir
  • Alev Ü
  • Berenices
  • DeVriM.Ce
  • Selin Ceylan
  • Büşra
  • Nihat Yücel
  • Sui Generis
  • onernzm
  • Derya uysal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.9 (7)
9
%34.6 (9)
8
%19.2 (5)
7
%0
6
%11.5 (3)
5
%3.8 (1)
4
%0
3
%3.8 (1)
2
%0
1
%0