İvan İlyiç'in Ölümü

·
Okunma
·
Beğeni
·
14
Gösterim
Adı:
İvan İlyiç'in Ölümü
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051004037
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Anonim
Aniden: "Baylar, İvan İlyiç ölmüş!" diye diğerlerinin sözlerini kesti. "Ya, gerçekten mi?""Bakın! işte kendiniz okuyun." diyerek, daha mürekkebi taze gazeteyi Fîodr Vasilyeviç'e doğru uzattı. Siyah bir çerçeve içinde şöyle bir yazı görülüyordu:"Praskovya Fiodorovna, sevgili eşi Yüksek Yargıçlar Kumlu üyesi İvan İlyiç Goloviriin, 4 Şubat 1882 günü öldüğünü, akraba ve dostlanna büyük bir üzüntüyle bildirir. Cenaze merasimi cuma günü öğleden sonra saat birde düzenlenecektir."
İvan İlyiç espirili, iyi bir Yargıtay üyesi. Saygın bir aile, saygın bir iş, saygın bir ev, başarılı bir hayata sahiptir. Amaçları olan ve aristokratik toplumunda yerini sabitleme çabası içerisindedir. Hatta öldüğü evin ilk eşyaları seçerken o toplum sınıfını taklit eder. Ayrıca Praskovya Fedorovna ile aşk için değil, büyüklerinin isteklerini yerine getirmek içindir. İş hayatında da üstlerinin kendisinden istekleri önemli olmuştur.
Kitabın ilk bölümü İvan İlyiç'in ölüm haberi yer alıyor. Daha sonra İlyiç'in ağrılarından dolayı kendini odasına kapatır. Ölmekte olduğu gerçeğiyle, hayatını da düşünmeye, irdelemeye başlar ve baştan sona bir anlam olup olmadığını bulmaya çalışır. Doğruyu, yanlışı ayırt eder. Ailesini ve arkadaşlarını düşünür. Kimsenin onu teselli etmek için yanında olmadığı fark eder.
Aslında her ne kadar fiziksel olarak kötüye gitmesine rağmen ruhsal yönden yeniden bir doğuş yaşar. Sonunda da her şeyi kabullenir.
Bunca yıl çalış çabala, dostluklar kur, aile kur. Sonuç ne mi oldu? Dost dedikleri boşalan makamına akrabasını alma düşüncesi, karım dediği ise maaş derdine düşmesi.
Yazar, okuyucunun hayatıyla ve kendi ölümüyle yüzleştiriyor.
Etkileyici bir hikaye.
"Tepeye tırmandığımı sanırken tepe aşağı iniyormuşum meğer! Gerçek bu. Herkesin gözünde ben yükselmekteydim, oysa gerçekte bütün bir zaman yaşamım ayaklarımın altından kayıp gitmekteymiş... İşte sona geldik, artık ölmeliyim."
"Körbağırsakmış! Böbrekmiş! Ne körbağırsak umurumda ne de böbrek! Benim yaşamım söz konusu burada. Ölmek ya da yaşamak! Sağdım, sağlamdım fakat sona eriyor işte! Bu gidişi durdurabiliyor muyum? Hayır! Öyleyse ne diye kendi kendimi kandırıyorum? Ölmekte olduğum benden başka kimsenin gözünden kaçıyor mu? Ölümüm şurada gün, hafta, belki de an sorunu. Demin ortalık aydınlıktı, şu anda karanlık... Şimdi buradayım, birazdan oraya gideceğim... Ama nereye?"
"Yine dakikalar dakikaları, saatler saatleri kovalamaya başladı. Bitip tükenmek bilmeyen zamanın akışı ve korkunç son..."
"Huzurun, sağlığın kendisine çok iyi geldiğini bildiği için her yerde onu arıyor, huzurunu kaçıran en ufak olayda ise zıvanadan çıkıyordu."
"Çocuklar gibi sevilip avutulmayı, okşanmayı, birilerinin başında oturup ona ağlamasını istiyordu."
"Yüzündeki ifade gerekenin yapılmış olduğunu vurgular gibiydi. Yüzün duruşunda, ayrıca yaşayanlara bir sitem, bir anımsatma isteği okunuyordu."
"Kocasının korkunç huysuzluğuyla yaşamını çekilmez kıldığı sonucuna varınca kendi kendisine acımaya başladı. Kendine acıdıkça da kocasına kini arttı. İçin için kocasının ölmesini diliyor, bir yandan da yaşamasını istiyordu. Kocası ölürse eğer, aylık da olmazdı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İvan İlyiç'in Ölümü
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051004037
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Anonim
Aniden: "Baylar, İvan İlyiç ölmüş!" diye diğerlerinin sözlerini kesti. "Ya, gerçekten mi?""Bakın! işte kendiniz okuyun." diyerek, daha mürekkebi taze gazeteyi Fîodr Vasilyeviç'e doğru uzattı. Siyah bir çerçeve içinde şöyle bir yazı görülüyordu:"Praskovya Fiodorovna, sevgili eşi Yüksek Yargıçlar Kumlu üyesi İvan İlyiç Goloviriin, 4 Şubat 1882 günü öldüğünü, akraba ve dostlanna büyük bir üzüntüyle bildirir. Cenaze merasimi cuma günü öğleden sonra saat birde düzenlenecektir."

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • funda cengiz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0