İzdiham Sayı: 32 Aralık - Ocak 2018

8,7/10  (31 Oy) · 
69 okunma  · 
30 beğeni  · 
935 gösterim
İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor.

Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic. Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız.
Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naİm Süleymanoğlu.
İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2017
  • Sayfa Sayısı:
    64
  • ISBN:
    3990000048707
  • Yayınevi:
    Periyodik Yayınlar
  • Kitabın Türü:
Sena Ç 
 12 Oca 17:40 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

İzdihamla ilk karsilasmamiz
" yalnızlık icatların anasıdır" kapağının incelememle başladı.Merak ettim ve aldım.Ama tam okuyamadim. Bu 2. İzdiham dergim okudukca neden o sayıyı okuyamadım diye kendimi sorgulamadim değil.
Dergi bu ay kesinlikle beklentimin üstünde çıktı.Her dergide birkaç güzel yazı olur birkaçı kalbinize dokunur.Ama bu sayı maşallah neredeyse her yazıyı sıkılmadan okudum ki dergi okuyup bitirmek benim gibi sabırsız insanlarin işi değildir. Dergileri okutan dergilerin aylık seçtiği konular,bir parca yazar üslubu Bir parça dergi tasarımı.İzdiham ilginç kapak tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış.

İzdiham'da bu ay,
Mustafa Kutlu'nun güzel bir yazısıyla yeni bir dünyaya yol alıyoruz.Biraz Yaşar Kemal'i biraz Andersen'i keşfediyoruz.
Bosna Hersek soykırımının ortasında Çellosuyla müziğiyle insanlığa seslenen Vedran Smailovic ile tanışıyoruz.Bosna Hersek'in lideri Aliya'yı da unutmak ne mümkün.Onu da hatırlayıp rahmet diliyoruz.

Okurken altını çizdiğim çok yer oldu.Yazarların bir kismi sanki yakin bir arkadasim mahiyetindeydi.Okudukca derginin samimiyetini hissettim.
Yavaş yavaş sindire sindire okumak okuma eylemini daha anlamlı kıldı benim için ki dergi bitsin de pek istemedim.Tek sızladığim nokta daha ayrıntılı bir yazı yazılacabilecekken tam bir şeyler öğrenirken(yaşar Kemal yazısı mesela) birden yazının sonuna gelmiş olmak kötü hissettirdi.Bir yazarı birkaç sayfayla anlatmak ne mümkün ama en azindan daha fazla kişilikten yüzeysel bahsetmek yerine az kişilik ve derinlemesine hazırlanan yazılar daha da ilgimi çekerdi.Bir puan kırma sebebim bu düşüncem kaynaklı.
Öğrendiğim diğer üzücü şey, nasıl yani izdiham 2 aylık bir dergi mi?! Farkedince üzüldüğüm bir gerçektir kendileri neyse canım şubata ne kaldı şurda değil mi:)

Derya Sara 
17 Oca 13:19 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her defasında farklı bir şekilde bitiriyorum dergiyi. Bu kez yüzümde farklı bir ifade vardı;hafif kırgınlık, hafif kızgınlık, biraz gülümseme... Her defasında farklı bir sarsıntıyla sarsılıyor çehrem.. Bunu nasıl başarıyorsun izdiham? Her defasında farklı bir acı denizinde boğuyor bırakıyorsun, hiç mi iyi şeyler olmuyor hayatta.. Hümanist düşüncelerime neden her defasında çelme takıyorsun? Sürüsüne bereket sorularla beni bir başıma bırakmayı başarıyorsun. Bu sayının beni en etkileyen yazısı 'monokilinik notları' oldu. İzdiham'dan öte Zehra Betül'e böyle bir yazı yazdığı için de kırgınım iyi insanların acı çekişini gözler önüne serdiği için kırgınım. Mücahit Gündoğdu'ya kızgınım bana Aliya İzzetbegoviç konulu yazısını Bayram Bilge Tokel'in Bosnalı Anne türküsünü dinleyerek okutturduğu için.. Bana ağlamayı öğretiyorsunuz İzdiham ekibi, kızsam da seviyorum sizi, kırsanız da seviyorum... Hümanist düşüncelerime çelme takışlarınızı da seviyorum.

Kitaptan 193 Alıntı

Gökçe Kaleli 
21 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Sevdiğin biri var mı?
+Evet.
-Seni seviyor mu?
+Evet.
-Nereden biliyorsun?
+Her seferinde, kitaplarımı geri verirken içine çiçek koyuyor.
-Hepsini okuyor mu?
+Elbette okuyor.
-Sordun mu ona?
+Önemli yerlerin altını çizdiğini görebiliyorum.
-O da insanlığı kurtarmak istiyor mu?
+Evet.
-Nereden biliyorsun?
+Altını çizdiği cümlelerden.

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 32)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 32)
Murat Sezgin 
13 Oca 11:05 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ama edebiyat sadece kaybolmak isteyenlere açmaktadır kapısını. Kaybolma dersleri almak isteyenlerin kaydını almaktadır. Ne adres kaydı, ne çek defteri, ne siyasetten nüfuzlu bir isim istemektedir. Üzerine biraz gece, biraz kırgınlık, çolpalık ve hakkaniyet duygusu bulaşmış herkese yer vardır orada. Hem daim kazananları alkışlayan alıklar hariç.

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 25 - Atakan Yavuz-Kaybolma Dersleri)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 25 - Atakan Yavuz-Kaybolma Dersleri)
Fatmanur Atay 
13 Oca 00:33 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Sokak çocuklarını topluma kazandırmasınlar. Toplumu sokak çocuklarına kazandırsınlar."

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 55)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 55)
Ferman Mamedov 
 06 Oca 01:08 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çareyi tüm akıl odalarına girip çıkmakta aradık, akıllı deliler olduğumuzun farkına vardığımızda biraz ferahlamış sayıldık.

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 49 - Fatih Tuna - <<Hatıra olsun diye üzülmüyorduk>>)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 49 - Fatih Tuna - <<Hatıra olsun diye üzülmüyorduk>>)
Ferman Mamedov 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bombalar konuşsun: Bir çocuğu üzdüm, özür dilerim.

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 19 - Zeliha Yurdaer - <<Ayla>>)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 19 - Zeliha Yurdaer - <<Ayla>>)
mavera 
06 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yürümeye başladım. Kendime doğru. Çünkü yürümek kendine varmaktır. Çünkü bilmediğin bütün yollar kendinde son bulur..

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 41)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 41)
Ferman Mamedov 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ağalık, beylik, hocalık, şeyhlik dahi bir hududa kadardır. Haddi aşmak hiçbir şekilde hoş görülmez.

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 5 - Mustafa Kutlu - <<Bir zamanlar taşra>>)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 5 - Mustafa Kutlu - <<Bir zamanlar taşra>>)
Ferman Mamedov 
06 Oca 00:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kapitalizmi kurduğumda bunların olacağını beklemiyordum
Ben refah istedim, yoksulluk arttı. Biriktirmelerini beklerdim, harcamaları arttı. Alın terinin karşılığının alınmasından yanaydım, kölelik artı. "İhtiyaçtan fazla ürettiklerini paylaşırlar" diye düşünüyordum, saklayan arttı. Oturmadıkları evlere, binmedikleri araçlara, kullanamadıkları eşyalara esir oldular. Bırakıp gidecekleri betonları topraklarla değiştiler. Kaybetmemek üzerine kurulu dünyalarında kaybolmuş birer bireydiler. Oysa ben kapitalizmi kurduğumda bunların olmasını hiç beklemezdim.

İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 46 - Hakan Göksel)İzdiham Sayı: 32, Kolektif (Sayfa 46 - Hakan Göksel)