İzdiham - Sayı 36 (Ağustos- Eylül 2018)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.276
Gösterim
Adı:
İzdiham - Sayı 36
Alt başlık:
Ağustos- Eylül 2018
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Ciltli
ISBN:
3990000039763
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İzdiham Dergisi
İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor. Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.

Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.

İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.
64 syf.
·34 günde·Puan vermedi
İzdiham Twitter hesabından geliyorum, şöyle bir twit atıldı az önce:

"Dolara ilk tepkimiz şu: 8 TL olan İzdiham'ı 7 TL'ye düşüreceğiz. Sizin alım gücünüz azalırken biz de ya batacağız, ya da bilmiyorum. Umarım birileri destek olur."

Siyasi olarak hiçbir yere çekmeyelim zira inanın ki hiç ama hiç anlamıyorum. İzdiham dergiyi 1 lira düşürdü diye de ülkemiz kurtulmuyor elbet ama bunu harçlıklarıyla dergi almaya çalışan öğrenci kardeşlerimiz için yapmışlar. Ben de bir öğrenciyim, her ne kadar şu an elime iyi kötü bir yerlerden para geliyor olsa da daha bir sene önce kütüphane çıkışı sırf iki lira dolmuş parası vermemek için akşamın bir vakti kilometrelerce yolu yürüdüğüm günler aklıma geliyor. Ölmeyi göze alıp (mübalağa yapıyorum tabii :D) sırf ucuz diye okul çıkışı arkadaş grubumla birlikte 1 lira 25 kuruşa yediğimiz salamlı tostlar geliyor. İkinci el kitapları satalım da elimize para geçsin diye tabiri caizse cehennemin dibindeki dükkana kadar gidip verdiğimiz yol parasını bile kapatamadığımız günler geliyor.

Şimdi bir yerlerden burs alıyorum, üniversiteden arkadaşlarımla gittiğim havalı bir kafede dünya kadar parayı ben vermemişim gibi tabağın yarısını yemeden bırakabiliyorum. Bundan sadece iki sene sonra bunları anı diye hatırlamayacağım ama lisedeki arkadaşlarımla yol parası çıkmıyor diye yürüyüp de çok güldüğümüz o buz gibi günü hiç unutmayacağım.

Ben İzdiham'ı ilk bu siteden görüp okudum ve bu sefer de belki ben vesile olurum diye bunları yazdım. Elbette kusursuz bir dergi değil ama çok sevdim ben böyle ince düşünmelerini. İzdiham artık kalbi kırıkların ve ömrünün bir döneminde 1 liranın bile hesabını yapanların dergisidir. :)
64 syf.
·9 günde
Kelimelerin yürekte iz bıraktığına inanır mısınız? Cümleleriyle aşina olur musunuz bir ruha? Ve yine cümleleriyle dokunuşunu özler misiniz? Biz özlemiştik. Ki 36. sayıda kelimelerinin yüreğimize dokunuşunu özlediğimiz pek çok isim bir araya gelmiş solmaya yüz tutan ruhlarımıza önce dert sonra da âşinalıklarıyla derman olmuşlardı.
Bu sayıda sokak köpeklerinin başını okşamış, onlara selam vermiş, Leyla'nın(âh!) uzanamadığımız ellerini tutmuş, gece yarısı sessizliklerimizi bir bir dile getirmiş, merdivenleri ağır ağır çıkmış ve sevenlerin elbet ayrılacağına karar vermiştik.
19. Sayı itibariyle katılmiştım bu güzel seven insanların kervanına. Dergiyi soluksuz okuyup sonrasında ulaşabildiğim tüm sayılarını sipariş vermiş bir sonraki sayıya kadar gün be gün her birini özenle okuyup cümlelerini yüreğime nakşetmesine izin verip gönlümün en güzel yerine kuruluşunu keyifle izlemiştim.
Başka hangi dergiyle kavuşamadığımız icin Ulaştırma Bakanına sitemler edebilirdik ki? Acıyı tüm icadların anası ilan edip başka hangi dergi her sayısında daha fazla, daha da fazla yakabilirdi ki? Ve hatta bir gecekondunun damı gibi içinize doğru ağlayıp kırıldığınız için özür dilemeyi de başka hangi dergi öğretebilirdi?
Ve başka hangi dergi geceyi resmi olarak başlatıp sonlandırarak gece kavramının güneşin batışından bağımsızlığını açıkça gösterip okurunun kalbine bu denli hitap edebilirdi?
....
Bir şekilde devamını getirmek istediğim bu yazıya cümlelerimin böyle devam edeceğini düşünmezdim ki an itibariyle hüznümü anlatacak kelimelere de haiz değilim.
Dün 7. Sayı (Nisan 2016) itibariyle tanıştığım (ki bu sayının kapağında 'İnsanlık Öldü' yazıyordu) ve ara ara sayılarını aldığım Arkakapak derginin son zamanlar yaşanılan ekonomik problemler nedeniyle yayın hayatında bulunamayacağını açıklamasıyla yüreğimin tam ortasında bir düğüm oluştu, yazıyorsam korkuyla yazıyor, yazdıkça bu düğümün karmakarışık olmasını izliyor ve bu olay öncesinde izdiham dergi için, benim biricik -üzülenlerin ve üzüntülerinden yutkunamayanların da dergisi olan- güzel dergim için yazdığım bir kaç satırı sizlerle paylaşmak istedim..
Sadece son zamanlarda dile getirilen pek çok haklı sitemden birine yer vermek istiyorum: ' Türkiye'nin en köklü dergileri yeni sayıya paramız yeter mi derdiyle dertlenirken ve hatta yayına ara verip, kapanma durumunda kalırken nasıl oluyor da bir sayfaya iki cümle yazan niteliksiz kitaplar ayın kitabı, en çok okunanlar gibi listelere girebiliyor??!'

Söyleyemediklerim ise sessizliğime emanetti vesselam.
64 syf.
·1 günde·9/10
Bugüne kadarki en iyi sayılardan
Farkı sanirim sayfa renklendirmesi . Tamamı siyah beyaz .
Zevk alarak okudum . Ama her şeyin sonu olduğu gibi bu da bitti .
Teşekkürler teşekkürler teşekkürler.
64 syf.
·Beğendi·10/10
Çıktığı günü merakla beklediğim dergilerin başında geliyor okumasına takip etmesinde her mecrada çok zevkli... Evinizin herhangi bir yerinde görünce gözünüz takılıp tekrardan okumak isteyeceğiniz bir dergi.
64 syf.
·10 günde·9/10
İzdiham dergisiyle tanışmamız 36. sayısına kısmetmiş. Uzun zamandır aklımda olmasına karşın piyasadaki edebiyat (?) dergileri nedeniyle uzak durmuştum. En sonunda aldım,iyi ki almışım!
Dergide belli bir tema ya da konseptten ziyade yazarlara göre kısım kısım çeşitli konular işlenmiş. Yazarların yazılarında,fikirlerini ifadelerinde birçoklarının aksine sansür kokusu almadım,hiçbir kesimi "bizim çocuklar" diye ayırmadan eleştirebilmişler.Genel manada edebi doyum hissettiğim bir dergi olmasının yanı sıra edebiyat yapmış olmak için yapılan birkaç yazı da vardı açıkçası. Yine de arada dergi arşivimden çıkarıp tekrardan okumak isteyeceğim kısımlar,hayatıma iğnelediğim fikirler bulabildim içerisinde.
Benim için dergideki en büyük problemse yazım yanlışlarının nispeten fazla olması,basım hataları ve sayfa düzenlerinin metin bütünlüğünde kopukluklar yaratmasıydı. Basım- yayın hataları dışında oldukça keyif aldım.
Kıyamet kopma ihtimaline karşı abonelik hizmetleri yokmuş ancak sanırım ben kendi kıyametim kopana kadar almaya devam edeceğim :)
Gözlerin temize çekerdi her şeyi. Bu, büyük bir haksızlıktı. Hâlâ düşündükçe en çok gözlerinin haksızlığına uğramak kalbimi yaralıyor.
Andrey Tarkovski her gerçek sanatçı gibi meseleyi anlamıştı: "Bizim bilmeye değil, sevmeye ve inanmaya ihtiyacımız var."
Kolektif
Sayfa 3 - İzdiham Maarif Takvimi/17 Eylül 2000/
Albert Camus olanları bilmeden şöyle diyordu: "Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İzdiham - Sayı 36
Alt başlık:
Ağustos- Eylül 2018
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Ciltli
ISBN:
3990000039763
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İzdiham Dergisi
İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor. Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.

Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.

İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • Sümeyye İlhan
  • Feray Taşdelen
  • Mehtap Byk
  • ~Ase~
  • Bir Siyahşör
  • Zehra
  • Sevilay ÇETİN
  • Cengiz
  • Sherlock Holmes
  • Hatice Şenoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35 (14)
9
%22.5 (9)
8
%20 (8)
7
%17.5 (7)
6
%5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları