Adı:
Jacob'ın Odası
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754708813
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Jacob's Room
Çeviri:
Fatih Özgüven
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Virginia Woolf'un gerçek anlamda ilk deneysel romanıdır Jacob'un Odası. Roman, Kral Edward dönemi İngiliz toplumunu Birinci Dünya Savaşı'na bağlayan toplumsal değerlerinhem temsilcisi hem de kurbanı olan bir genç erkeğin portresidir. Jacob'un yaşımının seyrini izlerken çocukluğundan, Cambridge yıllarından, Londra'nın bohem çevrelerinden, Paris'ten, Yunanistan'a yaptığı bir geziden sonra varırız, ama bu bildiğimiz anlamda bir Bildungsroman değildir. Woolf, karakter ve çevre yaratma konusundaki geleneksel yöntemleri kırılmalara uğratır, bozar. Jacob`un Odası, yazarın bir yapı, mimari bir uzam olarak tasarladığı bir romandır. Romanın adı sadece Jacob'un 'oda'sına değil, onun Birinci Dünya Savaşı'ndaki ölümünün ardından odasında, dolayısıyla çevresinde bıraktığı ani, iç burkucu boşluğa da işaret eder. Jacob'un Odası bir yönüyle Virginia Woolf'un erken yaşta ölen sevgili erkek kardeşi Thoby Stephen'in, genel olarak da hayatlarının baharında savaşlarda kurban edilen bütün genç erkeklerin anısına adanmış bir romandır. Henüz oluşum halindeki bir hayatın 'sisler içinde' resmedilişi...

"Jacob’un Odası… Şahane bir sürpriz... İmkansız gerçekleşmiştir. Yeni bir anlatı biçimi ortaya çıkmıştır!"

E. M. Forster
Kitap hakkında ilk söylenmesi gereken şey kolay lokma olmadığı. Sebebi de kitabın bir olay, konu, zaman ve mekan örgüsü içermeden bağımsız ilerlemesi. Yazar yani Virginia Wolf kitabi yazarken aklindan geçen düsünceleri de eklemeyi ihmal etmemiş. Akıcı bir kitap değil. Özellikle xe bu tarz kitaplara alışkın degilseniz hep olaylar ve cümleler arasinda baglanti kurmaya calsiiyorsunuz ve kuramiyorsunuz. Yani demem o ki derin bir kitap ve yorucu... Güzel mi? Bu tarz kitaplara cok alisik olmadigim icin benim acimdan orta derecede. Ama okunmali mı derseniz elbette ki okunmali...Cünku degisik ve ozgun bir tarzi var en onemlisi de Virginia Wolf gibi bi yazarin kaleminden cikmis olmasi...Mutlaka baska kitaplarini da okuyacagim ve bu tarza alistigimda buraya cok daha farkli bir inceleme kaydedebilirim.
Jacob’un Odası, Virginia Woolf’un ilk deneysel romanıdır. Bu kitapta bilinen tüm geleneksel yöntemleri kırmış, imkansızı başarmış ve yeni bir teknikle okurun karşısına çıkmıştır. Kelimeler, zihnin akışıyla uyum içindedir ve geleneksel anlatımda çok uzaktadır ; hikayenin akışında kopukluklar vardır ve parçalara ayrılmıştır. Belirli bir olay örgüsü yoktur ; zaman ve mekan da belirsizdir.

Genç yaşta kaybettiği kardeşine ve savaşta ölen tüm gençlere atfedilen bu kitapta Virginia Woolf’un umutsuzluğu her satırda hissedilir…
Çok dikkatli okunmasi gereken bir kitap. Ben sanırım yeterince dikkatli okumadığım için pek bir sey anlamadım. Tavsiyem kendinizi vererek ve dikkatli okumanız.
“Erdemleri bir ya da iki sayfada özetleniveren kitapları severim. Üzerlerinden ordular geçse kılı kıpırdamayan cümleleri severim.”
'' İster erkek, ister kadın olalım. İster soğuk, ister duygusal olalım. İster genç, isterse yaşlanmakta olalım. Her durumda hayat bir gölgeler dizisidir ve onları böyle hevesle neden kucakladığımızı, gölge oldukları hâlde uzaklaşmalarını neden bu denli ızdırapla seyrettiğimizi ise Tanrı bilir. Peki, eğer bu; ve bundan çok daha fazlası doğruysa, pencerenin köşesinde ani bir tasavvurla, koltukta oturan genç adamı dünyadaki her şeyden daha gerçek, daha güvenilir ve en iyi bildiğimiz biriymiş gibi gördüğümüzde neden şaşırırız? Neden gerçekten de? Çünkü bir an sonrasında onun hakkında hiçbir şey bilmeyiz.
İşte görme biçimimiz böyledir. Sevgimizin koşulları böyledir. ''
Mektupları ele alalım...Kahvaltıda,gece vakti,sarı pulları,yeşil pullarıyla nasıl da gelirler;posta damgasıyla ölümsüzleştirilerek...İnsan kendi zarfını bir başkasının masasında gördüğünde eylemlerin ne denli çabuk ayrılıp yabancılaştığını fark eder.Sonra zihnin bedeni terk etme gücü açığa çıkar ve belki kendimizin masanın üstünde duran bu hayaletinden korkarız ya da nefret ederiz veya yok olmasını dileriz.Yine de sadece akşam yemeğinin yedide olduğunu bildiren,kömür sipariş eden,randevu veren mektuplar da vardır.Bunlardaki el yazısı güçlükle algılanabilir,sesi ya da sert bir bakışı sezmenin ise bahis bile olmaz.Ah,ama postacı kapıyı çaldığında ve mektup geldiğinde mucize her defasında tekrarlanır görünür,konuşma girişiminde bulunulmuştur.Mektuplar kıymetlidir,son derece cesur,terk edilmiş ve yitmişlerdir.
Virginia Woolf
Sayfa 106 - İthaki Yayınları
'' Florinda olmayan bir duyguyu varmış gibi göstermeyi viski içmekten daha fazla beceremezdi. Bu reddediş elinde değildi. Büyük adamlar dürüstlükten şaşmazdı ve gözlerini dikip şöminedeki alevleri seyreden, pudra ponponlarını çıkaran, dudaklarını aynanın birkaç santim önünde boyayan bu küçük fahişelerde de (Jacob'ın düşüncesine göre) bozulması imkânsız bir sadakat vardı.
Bizi yaşlandıran ve öldüren şey felaketler,cinayetler,ölümler ve hastalıklar değildir; insanların bakma,gülme ve otobüslerin basamaklarını hızla çıkma biçimleridir.
Virginia Woolf
Sayfa 92 - İthaki Yayınları
Kimse kimseyi olduğu gibi göremez, hele ki bir kompartımanda tanımadığı genç bir adamın karşısında oturan yaşlı bir kadın... Herkes bütünü görür, her türden şeyi...Kendilerini görürler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Jacob'ın Odası
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754708813
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Jacob's Room
Çeviri:
Fatih Özgüven
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Virginia Woolf'un gerçek anlamda ilk deneysel romanıdır Jacob'un Odası. Roman, Kral Edward dönemi İngiliz toplumunu Birinci Dünya Savaşı'na bağlayan toplumsal değerlerinhem temsilcisi hem de kurbanı olan bir genç erkeğin portresidir. Jacob'un yaşımının seyrini izlerken çocukluğundan, Cambridge yıllarından, Londra'nın bohem çevrelerinden, Paris'ten, Yunanistan'a yaptığı bir geziden sonra varırız, ama bu bildiğimiz anlamda bir Bildungsroman değildir. Woolf, karakter ve çevre yaratma konusundaki geleneksel yöntemleri kırılmalara uğratır, bozar. Jacob`un Odası, yazarın bir yapı, mimari bir uzam olarak tasarladığı bir romandır. Romanın adı sadece Jacob'un 'oda'sına değil, onun Birinci Dünya Savaşı'ndaki ölümünün ardından odasında, dolayısıyla çevresinde bıraktığı ani, iç burkucu boşluğa da işaret eder. Jacob'un Odası bir yönüyle Virginia Woolf'un erken yaşta ölen sevgili erkek kardeşi Thoby Stephen'in, genel olarak da hayatlarının baharında savaşlarda kurban edilen bütün genç erkeklerin anısına adanmış bir romandır. Henüz oluşum halindeki bir hayatın 'sisler içinde' resmedilişi...

"Jacob’un Odası… Şahane bir sürpriz... İmkansız gerçekleşmiştir. Yeni bir anlatı biçimi ortaya çıkmıştır!"

E. M. Forster

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Tuana
  • La sagrada familia
  • B. Bulut Sağlam
  • Sena
  • E.S (Cansu H.Z.L.)
  • Cüneyt GAFFAROĞLU
  • Nedim Karakuş
  • Tay tay
  • Habibe
  • Kaan Çeribaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%34.8
25-34 Yaş
%43.5
35-44 Yaş
%17.4
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.6
Erkek
%32.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%0
8
%10 (1)
7
%30 (3)
6
%10 (1)
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%10 (1)
1
%10 (1)