Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık

·
Okunma
·
Beğeni
·
319
Gösterim
Adı:
Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051553993
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat Yayınları
Kemalist camiada İttihadçılık, vatanı kurtaran Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmaya çalışan, zaten hatalarıyla koskoca bir imparatorluğu yıkıma sürükleyen, komitacı isimlerin hâkim olduğu bir yapı ve zihniyettir. Sağ-milliyetçi-muhafazakâr camiada ise esas itibariyle İttihadçı algısı Abdülhamid merkezlidir. Yaygın bir kanaate, hatta inanca göre; Abdülhamid, Filistin’de Yahudilere bir karış toprak vermemiştir; bunu unutmayan Yahudiler ve onların güdümündeki masonlar da İttihadçılar kanalıyla Halife Padişahı tahttan indirmişlerdir. İttihadçılar da hain masonlardır. Liberal çevrelere göre de, İttihadçılık, Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre sonra başta gayrimüslimleri, tüm gayr-ı Türk etnik unsurları dışlayan, Türkçü, totaliter, komitacı bir yapıdır ve bu hususiyetlerini Kemalizm’e miras bırakmıştır. Son zamanlardaki liberal bakış açısına göre İttihadçılık neredeyse Ermeni Tehciri ve soykırım iddiası ile eş anlamlı bir manayı tazammun etmektedir. Hâlbuki İttihadçılık; kendinden önceki Jön Türklük ve sonraki Kemalizm’le anılamayacak derecede bağımsız ve farklı bir anlayış olduğu gibi, Kemalist, Abdülhamidci ve liberal çevrelerce oluşturulmaya çalışılan algının aksine her kötülüğün kaynağı olan bir yapı da değildir. Türk tarihinin en buhranlı döneminde ciddi bir sorumluluk üstlenerek, devleti içinde bulunduğu ateş çemberinden geçirmeye çalışan İttihadçılar, bütün iyi niyetlerine rağmen, canlarından daha çok sevdikleri Osmanlı Devleti’ni kurtaramamışlarsa da bugünkü yaşadığımız toprakları bize armağan etmişlerdir. İsmail Küçükkılınç, büyük bir titizlikle kaleme aldığı Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık kitabında İttihadçılık hakkındaki menfi iddiaları ve ithamları tek tek çürüterek İttihadçıları, artık Türk tarihine mâl olmuş tarihî bir yapı olarak objektif bir gözle anlatıyor.
352 syf.
Kitap titiz bir çalışmanın ürünü. 18 bölümden oluşuyor. Benim gibi tarihe amatörce ilgi duyan birisi için her bölüm aynı ilgiyi uyandırmadı. En beğendiğim bölümler, İttihadçılar Alman ve İngiliz Yanlısı Mıydı?; Balkan Harbi; İttihadçılar ve Birinci Dünya Savaşı; İttihadçılar ve Ermeni Meselesi ve İttihadçılık, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele oldu…

Kitap bir asırdır ülkenin kahir ekseriyet tarafından tabiri caizse her türlü melanetle suçlanan İttihad ve Terakki Cemiyeti’ni ve özellikle de önde gelen üç ismini yeniden anlatmayı amaçlıyor. Küçükkılınç, yanlış anlamadıysam kendisini halen İslamcı olarak tanımlayan bir yazar olarak kendi camiası başta olmak üzere pek çok çevrenin hilafına tezler geliştiriyor. Neler mi diyor?

Mesela, aynıymış gibi telakki edilen Jöntürklük ile İttihadçılığın aynı olmadığını anlatıyor.

İttihadçılığın da homojen bir fikir hareketi olmayıp, adeta bir koalisyon hali taşıdığını ancak ortak hususun ‘Rumeli Türkiye’sinin ve dahi vatanın elden gidişini önlemek olduğunu’ söylüyor.

İttihadçılığın fedailikle özdeşleştirilmesinin yanlış olduğu iddiasında. Aslında entelektüel seviyesi yüksek bir teşekkül olmasına rağmen memleketin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle fikirden çok eylemle uğraşmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Muhafazakâr camianın Abdülhamid’e ‘kusursuzca’ bakışının yanlış; Enver, Cemal ve Talat Paşalar için söylenen ‘ülkeyi batıranlar’ gibi iddiaların ise iftira olduğu kanısında.

İTC’de tek adam yönetiminin olmadığını ama Kemalizm’de dolayısıyla Mustafa Kemal’de bunun çok bariz bir şekilde olduğunu iddia ediyor. Küçükkılınç’a göre Milli Mücadelenin bütün altyapısı ve neredeyse yine bütün kadrosu İttihadçılardan müteşekkil idi.

Kitapta Yavuz ( Göben ) zırhlısının harbe olan etkisi, Anadolu’yu kaybetmemek için harbe girilmesi mecburiyeti, Ermeni tehcirinin Milli Mücadeleye katkısı gibi tezlere kesinlikle katılıyorum.

İsmail Bey’le tanıştığımızda ve lütfedip kitabını bana imzaladığında ‘en ağır eleştirileri yapabileceğimi’ ifade etmişti. Ancak ben öyle en ağır eleştirilerden yapmayacağım. Çünkü son yıllarda şuna iyice iman ettim ki, insan değişir; değiştikçe bakış açısı da değişir. Bu nedenle ben İTC dönemini sadece anlamaya çalışıyorum. Kesin hükümler veremiyorum çünkü yanılma ihtimalim yüksek. İTC ile ilgili görüşüm ise içinden çıkıp geldiğim milliyetçi camiaya yakındır. Sayın Küçükkılınç, İTC’yi aklamak demeyeyim ama hakkını teslim etmek istemiş. Bu takdire şayan bir durum lakin bu sefer de ‘neredeyse haklarındaki her olumsuzluk iftira ve yalanmış’ gibi durum ortaya çıkmış. Yani kitap ‘şurada hataları var, şunlar doğru’ yerine ‘tamamen masumlar’ tezine kaymış sanki. Bir de içinden geldiğim milliyetçi camianın Atatürk’e bakışı da bellidir. O sadece Mustafa Kemal değil, Mustafa Kemal Atatürk’tür. İsmail hocanın hiç kullanmadığı bir ifade yani…

Dediğim gibi, ben aciz bir okurum; konuyu öğrenmeye çalışıyorum. Döneme ilgi duyanlar için sıra dışı fikirlerin de olduğu bir çalışma olmuş; tavsiye ederim.
352 syf.
·Beğendi·10/10
İttahat ve Terraki örgütünü inceleyen, osmanlının neden birinci dünya harbine girmesi gerektiğini veya ermeni tehcirinin neden yapılmasının zorunlu olduğunu dönemin şartları içinde ele alan önemli bir kitap. Üstelik bir avukat tarafından yazıldığı için de ayrıca anlamlı
352 syf.
·Puan vermedi
İttihat ve Terakki, Osmanlı İmparatorluğu'nun son demlerine, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ise başlarına rastlayan cemiyet şeklinde yoluna başlayıp komitacılık ve teşkilatçılığı müthiş şekilde yürüten pek çok cephe ve yurdun sathında mücadele vermiş siyasi tarihimizin en önemli devirlerinde yer alan siyasi bir fırkadır.
Bugün Meşrutiyet, meclis hayatı ve demokratikleşme adımlarından bahsederken anmadan ve anlatmadan geçmek pek tabii mümkün değil.
Aynı şekilde mevzu bahis kitapta İttihatçılığın ne olduğu benzer denecek Jön Türklük ve Kemalizm gibi kavramlardan arındırılmaya çalışılmıştır.
Jön Türklük hareketinin çoğu kez İttihat ve Terakki ile karıştırılması vehmine ciddi izah getirilerek bahsedilen kavramların ne olduğu en ince detayına kadar anlatılmış.
Kitabın özellikle pek çok kaynağa başvurması -ki bu kaynakların sayısı yüzü aşkındır- en önemli yanı olmuş.
İttihat ve Terakki okuması yapan her bireyin faydalanması gereken bir kitap olduğu muhakkak.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051553993
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat Yayınları
Kemalist camiada İttihadçılık, vatanı kurtaran Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmaya çalışan, zaten hatalarıyla koskoca bir imparatorluğu yıkıma sürükleyen, komitacı isimlerin hâkim olduğu bir yapı ve zihniyettir. Sağ-milliyetçi-muhafazakâr camiada ise esas itibariyle İttihadçı algısı Abdülhamid merkezlidir. Yaygın bir kanaate, hatta inanca göre; Abdülhamid, Filistin’de Yahudilere bir karış toprak vermemiştir; bunu unutmayan Yahudiler ve onların güdümündeki masonlar da İttihadçılar kanalıyla Halife Padişahı tahttan indirmişlerdir. İttihadçılar da hain masonlardır. Liberal çevrelere göre de, İttihadçılık, Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre sonra başta gayrimüslimleri, tüm gayr-ı Türk etnik unsurları dışlayan, Türkçü, totaliter, komitacı bir yapıdır ve bu hususiyetlerini Kemalizm’e miras bırakmıştır. Son zamanlardaki liberal bakış açısına göre İttihadçılık neredeyse Ermeni Tehciri ve soykırım iddiası ile eş anlamlı bir manayı tazammun etmektedir. Hâlbuki İttihadçılık; kendinden önceki Jön Türklük ve sonraki Kemalizm’le anılamayacak derecede bağımsız ve farklı bir anlayış olduğu gibi, Kemalist, Abdülhamidci ve liberal çevrelerce oluşturulmaya çalışılan algının aksine her kötülüğün kaynağı olan bir yapı da değildir. Türk tarihinin en buhranlı döneminde ciddi bir sorumluluk üstlenerek, devleti içinde bulunduğu ateş çemberinden geçirmeye çalışan İttihadçılar, bütün iyi niyetlerine rağmen, canlarından daha çok sevdikleri Osmanlı Devleti’ni kurtaramamışlarsa da bugünkü yaşadığımız toprakları bize armağan etmişlerdir. İsmail Küçükkılınç, büyük bir titizlikle kaleme aldığı Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık kitabında İttihadçılık hakkındaki menfi iddiaları ve ithamları tek tek çürüterek İttihadçıları, artık Türk tarihine mâl olmuş tarihî bir yapı olarak objektif bir gözle anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Demoklesin Kitabı
  • Mesut Emre ÇELENK
  • Nezir K
  • Oğulcan
  • Taner
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%20 (1)
8
%0
7
%20 (1)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0