·
Okunma
·
Beğeni
·
293
Gösterim
Adı:
Jordan'ın Peşinde
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585248
Kitabın türü:
Çeviri:
Şebnem Yaşar Kip
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
Hangi kız gece gündüz, yakışıklı Amerikan futbolu oyuncularıyla çevrili olmak istemezdi ki… Jordan Woods sadece onlarla çevrili değildi, aynı zamanda onların takım kaptanı ve okul takımının oyun kurucusuydu. Çocukların hepsi onu içlerinden biri gibi görüyordu ve Jordan bunu hiçbir zaman sorun etmiyordu. Tabii ki atletizm bursu tehlikeye girmediği ve en iyi futbol programına sahip üniversiteye girebileceği sürece.



Ancak Ty Green okuluna transfer olduğunda, uğruna savaştığı her şey tehlikeye girmişti. Çocuk sadece harika bir oyun kurucu olmakla kalmıyordu, aynı zamanda fazlasıyla da çekiciydi. Bu nedenle Jordan hayatında ilk kez zayıf hissediyordu. Bir yandan kalp kırıklığı kaçınılmaz görünürken, bir yandan da bursu tehlikeye girebilirdi… Peki ama, Jordan bu koşullar altında her zamanki gibi soğukkanlılığını koruyarak aklını oyunda tutabilecek miydi?


“Her kim futbol ve kızlar bir arada olmaz demişse, henüz Jordan’ın Peşinde’yi okumamış demektir. Elimden bırakamadım!”

-Simone Elkeles, Kusursuz Kimya romanının New York Times çoksatan yazarı-


“Karşısına çıkan seçenekleri sorgulayan kimse Jordan’ın kararlarını ve zaferlerini anlamakta hiç zorlanmayacak.”

-Sarah Ockler, Kırık Kalpler romanının yazarı-
312 syf.
·7 günde·2/10
Kitap hakkında ne desem yetersiz olacak ama elimden geleni yapayım. Şimdi bir kız var Jordan diye, bu kız futbol oynuyor ve bu yüzden çevresinden "cinsiyetçi" yaklaşımlar görüp üzülüyor. Yazarın değinmek istediği bu nokta hoş olabilirdi. Ama di. Niye? Jordan eğer kız davranışları, kızların sevdiği şeyler, iki kulağının arası boş kızlar vs. şeklinde saçma sapan cümlelerle satır kirliliği oluşturmasaydı.

Kitapla ilgili beni en çok irite eden şeylerden biri de Jordan'ın karaktersizliği oldu. En yakın arkadaşı ile konuştukları bir mevzu var, Henry Bey iki kulağının arası boş olmayan kızlardan hoşlanıyormuş. Bunları söylediği kişinin bir beyni olsaydı da biz de bu kadar kızmasaydık tabii. Kadınlara yönelik önyargıyı yansıtmak istenilen bir kitapta böylesine ahmak -affınıza sığınıyorum- bir kadın karakter yazmak da bu yazara has bir özellik olsa gerek.

Sırf erkeklere ilgi gösterdiği için hemcinslerini eleştiren, aşağılayan Jordan hanımefendi, yakışıklı bir oğlan görür ve ağzının suları akmaya başlar. Burada benzetme yapıyor olsaydım da hep birlikte gülseydik keşke. Çok zeki ve iradeli bir insan olduğu için tabii ki de iki bilemedin üç kez konuştuğu biri ile birlikte olmuyor ve bunun ismini de sonradan koymuyordur. Zira o diğer kızlar gibi aptal değildir. Ve bu arada takım arkadaşını da kullandığı söylenemez zira onu hiçbir şeye zorlamıyordur. İsterse ayrılır, isterse sevgili olur. Karşı tarafın konuşma hakkı yoktur, onu kandırsak da kendi aptallığıdır.

Bu esnada içten içe başkasına aşıktırsınızdır da sittin sene anlayamadığınız bu aşk aniden, başka bir erkekle temas etmenizle beyninize yer eder. Her fırsatta o çok sevgili aşkınıza koşarsınız ama şükür ki o sizi reddeder de aldatan bir pislik olarak anılmazsınız.

Tüm bunlar olup biterken de koca bir takım size saygı duyuyordur çünkü siz adil, akıllı, güçlü, karakterli bir insansınızdır. Yerseniz.

Yani böyle çelişkili, böyle mantıksız bir karakter yaz ve sonra bunu kitabın ana karakteri yap yazar, biz de buna kitap diyelim. Eyvallah.

Tüm bunların yanında kızın en yakın arkadaşı da ayrı bir saçmalıktı. Jordan, senin doğduğum günden beri seviyorum, hatta daha doğmadan önce bile seviyordum, hala da seviyorum ama sen bana aşık olduğunu söylediğinde seninle arama mesafe koyup pislik yapar,  seni severken her günü başka bir kızla geçirir, senden özür de dilemem çünkü tencere dibin kara seninki benden kara bebeğim. Herhalde bu saçmalıklar silsilesi içinde tek mantıklı şey de bu iki karaktersiz karakterin birbirini bulması olmuş.

Ne konu ne karakter ne dil ne de herhangi bir yönüyle güzel diyebileceğimiz bir kitap Jordan'ın Peşinde, anlayacağınız. Parasını çöpe atmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.
312 syf.
·3/10
Ara vermek için okunulanacak bir kitap. Fazla büyük bir beklentiniz olmasın çünkü arka kapakta yazan yazı sadece gösteriş olmuş. Yazar baş roldeki kızı kimle sevgili yapacağını karar verememiş ve kitap kurgusu bu nedenle bitmiş. Tabiri cazie :) erkek fatma olan Jordan; okula gelen yakışıklı bir çocuk için ideallerini değiştiriyor falan. Genel olarak bir hayat değil de bir anı anlatılıyor sanki.


Özet kısmına gelirsem eğer kısaca; Jordan okul futbol takımının kaptanıdır ki kendisi bir kız. Ailesi de futbol üzerine başarı yapmış insanlar ve babası bu konuda çok ünlü bir insan. Ama kızının futbolcu olmasını istemiyor. Ve hayır kötü bir baba değil; kızını düşünen ve son derece sevgi dolu bir baba. Jordan'in en yakın arkadaşları hep erkektir; erkek gibi takılır ve tişört, pantolon kızıdır. Ama bir gün okula yeni ve yakışıklı bir çocuk gelir ve kendisi çok başarılı bir futbol oyuncusudur.

Jordan asla hata yapmaz ama o çocuk yüzden bir aptal haline gelmiştir. Kendi görünüşünü kafaya takan biri olmuş ve en yakin arkadaşı ile araları bozulmustur. Daha sonra universite icin okullar ile gorusme yapar ama istedigi okul onu sadece manken olarak kullanacak ve maça çıkarmayacaklardır. Açıkçası ne için yazıldığı bile bilinmeyen; kurgu sanki yazarken ortaya çıkmış ve klişelerin üzerinde mastır yapmış bir kitap.
312 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Merhabalar e-kitapların ve stokladığım fotoğrafların gücü adına Jordan'ın Peşinde'yi bitirdim vee... (sonlara doğru sıkılsam da) Çok sevdim! Jordan'ın hayalleri, futbol sevdası, deli manyak arkadaşları, abartılmayan aşkı ile tam lise öğrencisi kıvamındaydı. Çok çok eğlendim kitabı okurken yapılan espriler çok komikti, zekiceydi. Karakterlere ise ayrı bayıldım. Jordan çok eğlenceli biriydi özellikle arkadaşlarının yanında, sevdiği işi yaparken ve tabi ki Henry ile birlikte en çok güldüğüm yerler ikisi bir aradayken yapılan esprilerdi. Henry karakteri bana aynı zamanda kendi sevdiceğimi hatırlattığı için daha çok sevdim kendisini. Her neyse. Yazarın anlatımını beğendiğimi söylemeden geçmeyim, çok tatlıydı tam böyle pazar günü çimlere uzanıp okumalık bir kitap kendisi. Konusuna gelirsek; Jordan kızımız genel olarak erkeklerin ilgilendiği futbola aşırı meraklı ve kendisi çok sağlam bir oyun kurucu. O kadar erkeğin arasında kendi varlığını bir şekilde (onlarla arkadaş olarak) kabullendirmiş, derken aşırı yakışıklı (ama bence fikirsiz) Ty geliyor. Açıkçası Ty geldikten sonra ben Jordan'ın beynini bir kenara bırakıp peşinden koşmasını bekliyordum ama öyle olmadı. Ne kadar romantik olsa da bir yerde sağduyuyu bırakmadı. Kitabın genel hatları Jordan'ın üniversite ve futbol hayalleri. Benim en çok beğendiğim karakter ise Henry oldu (kitabın başından beri söylediğim gibi)
Güzel bir vakit geçirmek istiyorsanız tavsiye ederim. Sevgiyle kalın..
Kitaba puanım:4/5
"Hayallerle ilgili ne düşünüyorum,biliyor musun?"
Try hafifçe gülümsedi."Ne?"
"Hayal kurmaya çok zaman ayırırsan onun için bir şeyler yapmayı bırakırsın...
"Gözleri sana çekmiş, Woods."
"Ve saçları da sana." Bebek keldi.
"Adını Joe Montana* koyabilir miyiz?"
"Tanrım hayır, adı Jerry Rice” olacak."
"Hayır, adı Joe Montana."
"Onu doğurmak için on dört saat yırtınan bendim!"
dedi Henry, bebeği ileri geri sallarken. "Adı Jerry Rice." Sırıttım.
"İyi, peki."
Hayal kurmaya çok zaman ayırırsan onun için bir şeyler yapmayı bırakırsın. Ama gerçekten bir şey yaptığında işlerin yoluna girme olasılığı çok yüksektir. Bir şeylerin gerçek olması için mücadele etmeliyiz; hiçbir şey oturup da hayal kurarak olmuyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Jordan'ın Peşinde
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585248
Kitabın türü:
Çeviri:
Şebnem Yaşar Kip
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
Hangi kız gece gündüz, yakışıklı Amerikan futbolu oyuncularıyla çevrili olmak istemezdi ki… Jordan Woods sadece onlarla çevrili değildi, aynı zamanda onların takım kaptanı ve okul takımının oyun kurucusuydu. Çocukların hepsi onu içlerinden biri gibi görüyordu ve Jordan bunu hiçbir zaman sorun etmiyordu. Tabii ki atletizm bursu tehlikeye girmediği ve en iyi futbol programına sahip üniversiteye girebileceği sürece.



Ancak Ty Green okuluna transfer olduğunda, uğruna savaştığı her şey tehlikeye girmişti. Çocuk sadece harika bir oyun kurucu olmakla kalmıyordu, aynı zamanda fazlasıyla da çekiciydi. Bu nedenle Jordan hayatında ilk kez zayıf hissediyordu. Bir yandan kalp kırıklığı kaçınılmaz görünürken, bir yandan da bursu tehlikeye girebilirdi… Peki ama, Jordan bu koşullar altında her zamanki gibi soğukkanlılığını koruyarak aklını oyunda tutabilecek miydi?


“Her kim futbol ve kızlar bir arada olmaz demişse, henüz Jordan’ın Peşinde’yi okumamış demektir. Elimden bırakamadım!”

-Simone Elkeles, Kusursuz Kimya romanının New York Times çoksatan yazarı-


“Karşısına çıkan seçenekleri sorgulayan kimse Jordan’ın kararlarını ve zaferlerini anlamakta hiç zorlanmayacak.”

-Sarah Ockler, Kırık Kalpler romanının yazarı-

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Ilgın Kart
  • Cansn cansn
  • Darwin
  • Fatma Köseli
  • E E
  • Elif Fidanlı
  • İlayda
  • eviş
  • Baştankara
  • Gamze Akran

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%11.8 (2)
8
%5.9 (1)
7
%35.3 (6)
6
%11.8 (2)
5
%5.9 (1)
4
%5.9 (1)
3
%5.9 (1)
2
%11.8 (2)
1
%5.9 (1)