Julius Caesar (Çizgi Roman)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7478
Gösterim
Adı:
Julius Caesar (Çizgi Roman)
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
50
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055890797
Çeviri:
Merve Duygun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Butik Yayınevi
Baskılar:
Julius Caesar
Julius Caesar
Julius Caesar (Çizgi Roman)
Julius Caesar
Julıus Caesar
Julius Caesar
168 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Julius Caesar, İngiliz ve dünya edebiyatının dev yazarı William Shakespeare‘nin yazmış olduğu tragedyalarından birisidir. Eser ilk kez 1599 yılında yayınlanmış veya sahnelenmiş, daha sonra dünya edebiyatının en başlı yapıtlarından birisi olmuştur.
 Julius Caesar adlı üç perdelik bu oyun William Shakespeare’nin Roma tarihi ile ilgili yazdığı üç oyundan biridir. William Shakespeare’nin Roma tarihi ile ilgili yazdığı diğer oyunlar ise Antonius ve Kleopatra  ile  Cornelaus Faciası’dır. Fakat Julius Caesar adlı yapıt Roma tarihi ile ilgili yazdığı üç oyun içerisinde en meşhur olan oyunu olmaktadır.
Bu oyun Roma Cumhuriyetinde son büyük lider olan ve bir diktatör  olması Roma Senatosu tarafından kabul edilmiş olan Julius Caesar aleyhinde bir komplonun düzenlemesi, bu komplo sonucu Julius Caesar'in katledilmesi ve bu siyasal katlin ortaya doğurduğu cok ciddi sonuçlardır.

Bu kitabın konusu Caesar tarafindan evlatlık olarak alınan Brutus'un (Pompey ordusunun ayaklandığında ayaklanmayı bastıran Caesar o ordunun bir üyesi olan Brutus'ü evlatlık edinir Mö 49)5 yıl sonra Mö 44 yılında Caesar'ı diktatör diyerek (ama ilan edememişler bu Octavian'in yıl sonra Marcus Antonios ve Lejyonerleri kullanarak Caesar'i öldürenleri öldürmüştür) öldürülmesini ve Marcus Antonios'un Caesar öldüren Brutus(Öldürülmüş intihar etmistir genel anlattığım için öldürülmesi dedim) ve arkadaşlarını öldürmesiyle. Neden diktatör ilan edilemesinin sebebi en fazla Brutus ikilemi ile ilgilidir. Eğer Brutus kendisi kabul edip diktatör ilan ederse kendisi diktatöre yardım eden ve bir diktatörün getirdiği insan olacak, bunu yapmazsa kendisi ve arkadaşları katil olarak yargılanıp öldürecekler. Bu olay uzerine Brutus ve ona uyanlar Roma terk etmistr. 1yil sonra Octavian'in onları hain ilan edip uzerlerine Marcus Antonios ve Lejyoner askerlerini gönderdiğinde yenilen Brutus intihar etmistir. Kitap bu konu ile bitiyor.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Brutus ve beraberindekiler Roma'nın özgürlüğü için Kralı (Caesar) suikast plânları, tartışmacı anlatımla, zekice dile getirilen diyaloglar, sonlarda meydana gelen savaş, eserin başlıca konusunu oluşturur.
Brutus'un tek düşüncesi özgürlük.
Bu uğurda Kralın en sevdiği kişi bile olsa yapacağı şey belli: Suikast.
(Kral öldükten sonra)
Brutus, Kralın yapmış olduğu haksızlıklar, halkı sefil durumuna düşürmesini vatandaşlara anlatır ve halk Brutus'un cesaretini, düşüncelerini tebrik eder, ona inanırlar. Kralın yardımcısı olan Antounis, Brutus'un söylediklerinin zıddını söyler. "Kral sizlere servet bırakıyor, fakirlere ikram ediyor, fakat Brutus erdemli ve güçlü bir kişidir." Bu şekilde Halka serzenişte ve teşvikte bulunan Antonius'un cümlelerinde üstü kapalı, dolaylı anlatım, zekice verilmiş yanıtlar vardır ve halk bu sefer inancını Antonius'tan yana kullanır. Yani Mutlak iyi veya kötü yok kitapta. Halkın her iki kişiye de inanması, yani özgür olup olmadıklarının bilincinde olamayışları dikkatimi çeken noktaydı; dolayısıyla Caesar'dan yana olmadım dersem yanılmış olurum:) Fakat düşündüğünüz zaman bugün bile özgürlüğün ne demek olduğunu bilemeyen insanlar var. Günde 2 dolara tok karnına çalışan siyahi insan özgür olduğunu düşünüyor mudur? Belki de buraya parmak basılmış olabilir. Farkındalık hayatın her safhasında önemlidir. Kitapta müthiş bir üslup havası olduğunu sezebiliyorsunuz. Kitabın yazılış tarihi 1600'lü yıllar, aradaki 400 küsür sene kitabın bugünlere ulaşmasını engelleyemiyor. Büyük ruhlara mahsus; ruhtaki o dalgalanmaların mahsulü olsa gerek. Yüzyıllar önce yazılmış eser bugüne ulaşıp okuyana haz veriyor, şaşılası değil; Meselâ Fuzûlî Divan'ını 5 asır önce yazdı ama şiirlerinde kelimelerle dans var, şakır şakır, okurken keyifleniyorsunuz. Bu tür yazarlar yüzyıllar geçmesine rağmen hâlâ bugüne hitap edebiliyor, son sayfaya geldiğinizde onların büyük ruhunu ve arayışlarının doğurduğu sonuçları görebiliyorsunuz.
124 syf.
Julius Sezar, kimilerine göre tarihin gördüğü en büyük imparatorluğun yani Roma'nin gördüğü en büyük yönetici (imparator) kimisine göre Diktatörlüğün cisimlesmis hali ! Shakespeare'e göre de bu oyundan yola çıkarak diyorum ki daha çok ikincisi geçerlidir.

Eserin ismi Sezar olsa da başrolde Brutus bulunmaktadır. Brutus, Sezar'in en yakın dostlarindandir. Ona çok guvenmektedir. Nitekim ondan aldığı bıçak darbesinden sonra o ünlü sözü dudaklarından dökülür ve o an öldüğünü kabul etmiştir: "Sen de mi Brutus, o zaman ölsün Sezar." Zaten öyle değil midir; insanı düşmanlarından aldığı darbelerden ziyade dostlarının ihaneti yıkar, öldürür. Peki Brutus bunu Sezar'a neden yapmıştır?

Shakespeare'e göre, Sezar Roma'yı Cumhuriyet'ten Tiranliga götürmektedir, özgürlükleri yok etmektedir ve nihayetinde Roma'yı yok olusun eşiğine getirmektedir. Casillus başta olmak üzere Brutus'e bunu göstermişlerdir. Aslında Brutus da farkındadır lakin dostuna bağlılık ile Roma'ya bağlılığı arasında gidip gelmektedir. Dostuna olan sevgisi gerçekleri göz ardı etmesine sebep olmaktadır. Ancak bir yerden sonra gözlerini daha fazla kapayamaz ve Roma'ya bağlılığı ağır basar. Tabi bunları Shakespeare'in bu eserinden yola çıkarak söylüyorum. Yoksa önsözde de üzerinde duruldugu gibi her devirde Sezar ile Brutus'un bu dramatik olayina farklı farklı açılardan bakilmistir. Biraz da alakali devrin atmosferi bu bakışı belirlemiştir: Kah Sezar mağdur kah Brutus mağdur olarak ele alınmıştır, sanırım bu böyle devam edecektir.

Bu eseri Shakespeare'in diğer okuduğum üç eserine göre biraz geride buldum. Bu eserler: Hamlet, Macbeth ve Romeo ile Juliette. Bu üç eserde diyaloglar daha etkileyici ve derinliğe sahipti.

Sonuç olarak, verilmek istenen mesaj bakımından her dönemde canlılığını devam ettirecek bir ederdir: İnsan köle olmak istemezse kimse onu köle yapamaz. Belki bir süre köle olarak kalır ancak baş kaldirirsa, içinde barındırdığı gücü kesfederse nihayetinde kaçınılmaz olarak özgürlüğe kavuşur. Tiranlari, diktatörleri güçlü yapan en başlıca faktör ezdikleri halkın ezildiginden farkında olanının suskunluğu ve ezildiginin farkında olmayan ve sahte bir kahramanlık ve huzur tablosuna kapilmislik halidir. Bunları güncel herhangi bir konu için demiyorum. Eserde mevzu bahis olan konulardır bunlar.

Keyifli okumalar.
118 syf.
·13 günde·Puan vermedi
"Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!" deyip,büyük bir çoğunluğun bilincine farkında olmasalar da bu sözü yerleştiren Shakespeare, sadece yazmakla kalmamış aynı zamanda davası haline getirmiş bu sözün gerçekliğini.Öldükten sonra ölümsüzleşenlerin arasına yazdırmış adını.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
William Shakespeare' dan 4 asır önce yazılmış ve değerini hiç kaybetmeyen, anlatmak istediğini çok açık bir şekilde oyun aracılığıyla anlattığı güzel bir eser daha. Özellikle siyaset konusunda da başucu kitabı olabilecek bir niteliğe sahip. Bir yandan liderlerin gerek kendi çıkarları, hayatları için neler yapabileceğini gösterirken bir yandan da toplumun, destekledikleri kişi iyide olsa kötü de olsa, yönlendirilmesi üzerine kurulan bir kurgu. Ama gerçeğe uzak olmayan bir kurgu!
118 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Çok farklı bir eser. Caesar'a değil de Brutus'e olan bakış açımızı değiştirecek tarzda. Aslında okuması çok keyifli demeti de çok isterdim lakin diş hastanesine gittim. Beklerken falan okudum.
Sizce aşk acısı mı daha beter yoksa diş ağrısı mı?
1599 yılında Shakespeare tarafından oynanan 1623'de de kitabı basılan bu eserde başrol gerçekten de Sezar yerine Brutus'e ve yoldaşları; Cassius, Casca, Trebonius, Caius Ligarius, Cinna, Decius Brutus ve Metellus Cimber'e verilmiş.
Kitabımızda giriş sonrası Shakespeare kendini hissettiriyor ve özlü sözlerini başta Sezar olmak üzere kahramanlara söyletiyor.
Kendinize çok iyi bakın, başka bir kitapta görüşmek dileğiyle iyi günler..
118 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Julius Caesar, Shakespeare'nin sahnelenen çok güzel bir tiyatro eseri. O dönemlerde okunması için değil sahnede oynanması için eserler yazılıyormuş. Tiyatrocuların ezberlerinin iyi olması gerekiyormuş çünkü prova çoğu zaman hiç yapılmıyormuş yapılsa bile bir iki kez prova yapma imkanları oluyormuş. Tiyatrocular hepsi erkekmiş ve kadın rolleri en geç olan tiyatro oyuncularına veriliyormuş. Sahne dekorları olmadığı için bunu sözlü hayali betimlemelerle canlandırıyorlarmış. Eser, tarihte bilinen en ünlü suikasti konu alıyor. Ama okurken okuyucuya verdiği mesajlar var. Sezar ve Brütüs, çok iyi dostlar ve herkes Sezar'ı öldürmeye teşebbüs ettiğinde o Sen de mi Brütüs derken dostun hançerinin çok acı olduğunu son sözleriyle anlatıyor. Sevdiğimiz insanların bir sözü bizi yaralarken gerçeğin soğuk yüzüyle acının en dibinde karşılaşırız. Shakespeare, Brütüs'ün Roma için bu suikasti yaptığını ima etse de yapılan doğru değildir. Brütüs' e suç bulmak doğru değil, etrafındaki dost bildiklerinin dolduruşuna geldiği görülüyor. İnsanların sizden övgüyle söz etmelerine aldırış etmeyin çünkü Shakespeare kitapta anlattığı gibi önce Sezar'dan yana olan halk, sonra Brütüs'e sensin bizin Sezarımız diyor, daha sonra da Brütüs'e düşman olan Antonius'a sen diyorsan doğrudur diyor. İnsanların fikri ne çabuk değişiyor... Okumanızı tavsiye ederim
168 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Tam tahmin ettiğim gibi bir tiyatroydu. Julius caesar ın nasıl öldürüldüğü neden öldürüldüğü anlatılıyor. Zaman zaman Brutus e hak versem de tam olarak önceki hikayeden bahsedilmediği için biraz altı boş kaldı düşüncesinin. Bunu halkı için yapmış ama sadece ilerideki bir olasılığa dayanarak ve yanındakilerin düşüncesiyle birlikte olmuş bu. Ölümünden sonra intikamı için oğlunun yaptığı konuşma sahnesi güzeldi. Savaş alanındaki konuşmalar da öyle. Düşmanın eline düşmemek için kana bulanan kılıçla kendini öldüren soylular davalarındaki hakkı ölümüne savunduklarını ve hür bir adam olarak ölmek için neleri göze alabileceklerini çok güzel yansıtmışlar.
Çok uzun bir kitap değildi bir solukta okunabilecek roma tarihi severlere bir alternatif öneri olabilecek bir eser.
118 syf.
Uzun zamandır tiyatro türünde bir eser okumayı düşünüyordum ve bu eser tabi ki Shakespeare'in olmalıydı diyerekten aldığım Julius Caesar'ı hızlı bir şekilde bitirdim. Okumaya başladıktan bir süre sonra şiirsel bi dilde okumaya başlıyorsunuz hele hayal gücünüz kuvvetliyse gözünüzde canlanan tiyatroda karakterler arasında dolaşıp duruyorsunuz. Akıcı dili sayesinde sıkmıyor ve tatmin edici bir şekilde sonlanıyor. William Shakespeare'in hâlâ günümüzde tiyatronun babası olarak anılmasının sebebini güzel bir şekilde açıklayan nadide bi eser Julius Caesar.
Saygı ve sevgiyle. İyi okumalar.
158 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kraldan çok kralcıların, icraattan çok şakşakçıların olduğu her ülkede bir Caesar gider bir Caesar gelir. Birbirlerinin kuyusunu kazanlar o kuyularda boğulur da, sürüdekiler çobanların kavgasını izlerken hangi çobanın peşinde nerelere sürüklendiğini göremez. Her dönemde sık sık karşılaştığımız bu acı manzarayı, Shakespeare'in usta kaleminden okuyoruz Julius Caesar'da. Altı çizilecek birçok cümle buldum ben, kendi meşrebimce. Tavsiyemdir. =)
158 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Dili o kadar güzel ki zorlanmadan okutuyor kendini. Tarafsız anlatım, ruh durumlarını yansıtış. Tüm sahneler canlandı gözümde. O kadar çok yerin altını çizdim ki. Harika bir oyun.
168 syf.
·Puan vermedi
Eseri bir günde hem de pdf olarak bilgisayarımda okumuştum gözler kan çanağına dönmüştü. Şimdi kafayı mı yedin ne acelen vardı eseri satın alsaydın gözlerini de ziyan etmeseydin diyeceksiniz. eserin gelişi kargo ile 3 günümü alacaktı ve ben ertesi gün ''Antony'' karakterinin tiradını canlandıracaktım. Ama okumaktan hiç sıkılmadım zaten William Shakespear gibi kalemi çok sağlam bir yazarın okuyucuyu sıkma ihtimali olanaksız. Gerek şiirsel dili gerek olay örgüsü gerekse her karakterden çıkardığın ders ve yazarın eserlerinde kendini bulup ve kendini sorgulaman bunlardan ders çıkarmanın verdiği haz okuyucuyu nasıl sıksın.

(SENDE Mİ BRUTUS) ve o anki şaşkınlık ve hayal kırıklığı.
Eğer insanlık şerefi,
Çektiğimiz acı, gördüğümüz kötülükler
Yetmiyorsa bize yapacağımızı yaptırmaya,
Bırakalım bu işi şimdiden,
Gidip yatalım rahat döşeklerimize(!)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Julius Caesar (Çizgi Roman)
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
50
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055890797
Çeviri:
Merve Duygun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Butik Yayınevi
Baskılar:
Julius Caesar
Julius Caesar
Julius Caesar (Çizgi Roman)
Julius Caesar
Julıus Caesar
Julius Caesar

Kitabı okuyanlar 824 okur

  • DrKitapsever
  • Paola Kostreni
  • Mine yetkiner
  • 1903 Beşiktaşsssss
  • Monsieur Paramedik
  • Arin Akin
  • Demet
  • berna noviç
  • Duygu K

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.2 (3)
9
%0
8
%0.8 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları