Adı:
Kaçak Yolcu
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753524544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Yolculuk sadece gitmek demek değil; aynı zamanda var olmaktır.Arkanızda gezilmiş şehirler, upuzun yollar, bambaşka ülkeler ve birbirinden farklı insanlar bıraktıkça var olduğunuzu,hayatı doya doya yaşadığınızı daha fazla hissedersiniz. Bundandolayı insan gitmelidir. Hiçbir özel hedefi olmasa bile sadece varolmak için gitmeli ve yeryüzünün farklı diyarlarında kendi varoluşöyküsünün peşine düşmelidir. Çünkü yollar “hayat” denilenbilmeceyi çözebilmek için insana üst üste kapılar açar.
Ben de bu gizemli bilmecenin izini sürmek için her fırsattayollara düştüm. Bazen haber için, bazen bir belgesel için, bazen de sadece gitmek için gittim. Fakat yaptığım bu yolculuklar arasındabenim için en unutulmaz olanı 2006 yılında İstanbul’dan Afganistan’a yaptığım kaçak yolculuktu. Her ânı macera doluolan bu yolculuğu bir gün mutlaka kaleme alacağım düşüncesiyle hep içimde tuttum. Yıllar geçse de her hatırlayışımda beni heyecanlandıran,dost meclislerinde her anlatışımda “bunu mutlaka yazmalısın” diye cesaretlendirildiğim kaçak yolculuğumsonunda bir kitap haline geldi. Yazmak içim bilgisayarın başına her oturuşumda kelimeler adeta parmaklarımın arasından kayarakönce cümlelere, sonra da kitap sayfalarına dönüşüyordu.
Yazarken kaçak olmanın stresini, şahit olduğum acıları, yolculukesnasındaki sevinçlerimi tekrar yaşadım ve kitapta anlattığım insanlarla sanki tekrar göz göze geldim.
Üniversiteye geldiğinde çok geç haberim olmuş. Nerdeyse koşarak dinlemeye gitmiştim. Konuşmasının son yirmi dakikasını dinleme şansım olmuştu. Bir yandan dinliyor, bir yandan telefonla kayıt ediyordum. İlk izlenimim sıradan giyimli, sıradan bir insan konuşuyor işte yönündeydi. Sonra konuşmasını dinledikçe anlattıkları ilgimi çekmeye başlamıştı. Söylediği cümleyi tam olarak hatırlayamasamda dünyanın en güzel şeyi bir mazluma umut olmak ve bunu onun gözlerinde görmektir gibi bir cümle kurmuştu. İşte yazarla tanışmam bu şekilde olmuş ve bu sözü duyar duymaz içimden mutlaka kitaplarını alıp okuyacağım diye geçirmiştim. Aldığım ilk kitabı bu oldu ve bu ilk kitabında da "Hayatın ancak mazlumlar için mücadele edildiğinde anlam kazanacağını düşünüyordu." cümlesi hoş bir tevafuk oldu. Kitaba gelecek olursak, insanın var oluş sancısına cevap bulduğu bir yolculuğu anlatmış. Farklı kültürlerden farklı ırklardan insanlar gözlemlenip okuyucuya aktarılmış. Savaşın hüküm sürdüğü, acının hakim olduğu, insanların öldüğü ve öldürüldüğü yerlerde insan kendini nasıl bulabilir sorusunun cevabıdır bu kitap. Düşünün ülkeniz sizle arasında okyanuslar olan ülkeler tarafından işgal edilmiş, sizde haklı olarak bu işgalci güçlere karşı savaşıyorsunuz. Onlar ise sizi dünyada kırmızı bültenlerle arıyor, terörist olarak lanse ediyor fakat istediğiniz tek şey işgalci ABD, Rusya gibi devletlerin kendi topraklarına dönmeleriydi. İşte yazar, aynı zamanda seyyah, bu bölgelere gitmek istiyor. Buralara gitmeye izin çıkmayınca kaçak yollardan gidip gözlemliyor. Gazeteci kimliği ile de tanınan yazar, sağlam tasvirleri ve sade bir dille okuyucuya bu kaçak yolculuğunu anlatıyor. Daha önce kimsenin anlatmadığı bölgeleri ve coğrafyaları anlatması yönünden tektir. Aynı zamanda birliğin ve beraberliğin insanlara yardım etme fikirlerinin aşılanmaya çalışıldığı bu kitabın daha fazla okuyucuyu hak ettiği kanaatindeyim. Sevgiyle kalın...
Güzel bir kitaptı. Zevk alarak okudum. Galiba bu kitaptan sonra aklım eserse bir yerlere hiç düşünmeden gidiyorum. Değişik tarzda yazılmış güzel bir eser...
Hala Adem Özköse'in kitaplarını okumamış insanlar var. Şaşılacak şey.
Üç ülke gezip, seyyah edesıyla yarısı fotoğraf olan kitaplar yok satıyor ama dolaşmadığı müslüman ülkesi neredeyse kalmamış kişilerin kitapları tanınmıyor bile!
Aa doğru savaş, kan, gözyaşı ülkeleri niye okuyalım ki? İlk ağızdan onların hayatlarını anlatan bir gazetecinin kitaplarını niçin bilelim ki?
Neden sitem ediyorum bilmiyorum. Ama öyle.
Kitaba gelirsek; kitap yazarın ilk kitabı değil. Dolaştığı, ulaşılmaz denilen komutanlar ile konuştuğu, birinci ağızdan dinlediği yabancı mühtedilerin yürek dayanmaz hayat hikayelerini yazdığı, inanılmaz zor, garip, kaçak, yollardan müslüman ülkere seyahat ettiği, başka bir yerde, bir filmde, bir romanda bulamayacağınız başka coğrafya insanlarının saklı hikayelerinin ortaya çıktığı başka kitapları da var.
Bu kitaba gelirsek; adına paralel: kaçak olarak yapılan bir Veziristan yolculuğunu anlatıyor.
Adem Özköse, özgürlüklerine düşkün, İngiliz sömürgesine boyun eğmeyen tek yer olan Afganistan'da bulunan Veziristan'a gitmek istiyor.
İstanbul'dan vize istiyor vermiyorlar. Ankara'dan istiyor. Cevap ret.
Kaçak yolla gitmeye karar veriyor ve zorluklar, ilginçlikler ile dolu yolculuğu başlıyor.
Tek nefeste okudum. Kesinlikle okuyunuz.
Afganistan'ı severdim, şimdi gitmek için yanıp tutuşuyorum. Hayal.
Hem kendiyle dertlenen hem de müslümanlarla dertlenen bir adamın sabır umut kararlılık hikayesi
Yolculuk sadece gitmek değil aynı zamanda var olmak
Hiç bu açıda bakmamıştım
İnsan her ne kadar savaş muhabiri de olsa, bazı şeylerden sakınır gibime gelirdi. Mevzilerden uzak kalmak sadece görüntüye ve durumları aktaracak yakınlıkta durmak yeterli sanırdım. Oysa Adem Özköse çıktığı kaçak yolculuğunda yaralı bir gazi bile olmuş...

Toprağını savunan her millet haklıdır içinde ne kadar farklı gruplara, dışarıda ne kadar çeşitli düşmana sahip olsada...

Bir gazetecinin cesareti, ülkesine bir bölgenin sorunlarını anlatması çok güzel bir şey. Daha önce Cennete Otostop kitabı ile tanışmıştım. Tüm kitapları ile tanışmak ümidi ile.
Gerçek teröristler dünyanın öbür ucundan gelip Afganistan'ı işgal edenlermiydi; yoksa ülkelerini işgal edenlere karşı evlerini, topraklarını korumaya çalışanlar mı? Adem Özköse
Yazarın Cennet'e otostop adlı eserini okuyup çok begenmiştim. Çizgisini ve davasını sevdiğim adeta aileden biri gibi sevgi duyduğum takip ettiğim yazar yine iyi yakaladı beni eseri o yüzden kısa sürede bitti tüm Okuyuculara tavsiye ederim. Bence bu kitabın birde filmi olmalı en azından şehit mucahidlerin doğru anlatılması için...
Öyle farklı duygular içindeyim ki şuan tarifi imkansız. Bizler hayatın koşuşturmacası ile günlerimizi geçirirken son nefesine kadar imanlı yaşamanın hakkını verebilen o güzel insanlar gibi olabilmemizi nasip et Rabbim. Cihat neden yapılırın en güzel cevapları mevcut kitapta ve hayatın asıl amacının ne olduğu.. Zorlu yolculuklara iyiki katlanmışsın Adem abi. Yüreğine sağlık. Rabbim hepsinin şehadetini kabul etsin. Son nefesimizde imanlı olabilmemiz duası ile..
Ölüm üzerine düşüncelere dalıp derin kuyular içinde dolaşmaya başladığım andan itibaren insanın asıl gayelerinden birinin de ölümü güzelleştirmek olduğu fikri bir kurtarıci gibi yardımıma koşuyordu.
"Şehadet insana gelmez, insan şehadete gider. Bunun içinde insan şehadeti hak edecek ameller işlemeli" General Ebu Ömer
Müslümanlar olarak aslında hepimiz büyük bir çelişki ile karşı karşıyaydık. Dünyada bize en çok düşmanlık edenlerin ürettiklerini en çok tüketenlerin başında geliyorduk.
Çünkü yollar "hayat" denilen bilmeceyi çözebilmek için insana üst üste kapılar açar.
Adem Özköse
Sayfa 9 - Pınar yayınları
Çocuklar her geçen gün daha da çirkinleşen bu dünyada benim için bir huzur adası gibiydiler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kaçak Yolcu
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753524544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Yolculuk sadece gitmek demek değil; aynı zamanda var olmaktır.Arkanızda gezilmiş şehirler, upuzun yollar, bambaşka ülkeler ve birbirinden farklı insanlar bıraktıkça var olduğunuzu,hayatı doya doya yaşadığınızı daha fazla hissedersiniz. Bundandolayı insan gitmelidir. Hiçbir özel hedefi olmasa bile sadece varolmak için gitmeli ve yeryüzünün farklı diyarlarında kendi varoluşöyküsünün peşine düşmelidir. Çünkü yollar “hayat” denilenbilmeceyi çözebilmek için insana üst üste kapılar açar.
Ben de bu gizemli bilmecenin izini sürmek için her fırsattayollara düştüm. Bazen haber için, bazen bir belgesel için, bazen de sadece gitmek için gittim. Fakat yaptığım bu yolculuklar arasındabenim için en unutulmaz olanı 2006 yılında İstanbul’dan Afganistan’a yaptığım kaçak yolculuktu. Her ânı macera doluolan bu yolculuğu bir gün mutlaka kaleme alacağım düşüncesiyle hep içimde tuttum. Yıllar geçse de her hatırlayışımda beni heyecanlandıran,dost meclislerinde her anlatışımda “bunu mutlaka yazmalısın” diye cesaretlendirildiğim kaçak yolculuğumsonunda bir kitap haline geldi. Yazmak içim bilgisayarın başına her oturuşumda kelimeler adeta parmaklarımın arasından kayarakönce cümlelere, sonra da kitap sayfalarına dönüşüyordu.
Yazarken kaçak olmanın stresini, şahit olduğum acıları, yolculukesnasındaki sevinçlerimi tekrar yaşadım ve kitapta anlattığım insanlarla sanki tekrar göz göze geldim.

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Özlem Çılgın
  • Betül Koblay
  • Ayşenur Dumanoğlu
  • Hira Nur Taş
  • Mekki.
  • Vaveyla
  • Fatma Beyza Kartal
  • Nuray~
  • Ersin Eser
  • Betül Özçilenk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.5 (12)
9
%40.9 (9)
8
%4.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0