Hem felsefik hem hikayevari hem de akıcı, bence güzel, keyifli ve düşündürücü.
Mesela, anlatmak/anlaşılmak, kendini köle kılmaktır gibi kısımları üzerine bolca düşüneceğim ve anlaşılmaya farklı bakacağım... Halil Cibran
Acaba hayatta kaçık olmayanımız var mı ? Sorulara cevap ararken ve cevaplar arasında boğulurken ruhunuzu anlamanız için küçük bir mola veriniz ve hemen bu eseri okuyunuz.
Var olun
Kısa bir eser ama okumaya değer. eserdeki cümleler insanı düşünmeye ve bildiklerimizi tekrar sorgulamaya sevk ediyor, güzel bir eser. İsmi kaçık kendi akıllı bir insan. İyi okumalar.
Kitabın türkçe de meczup kaçık deli gibi çok fazla adı var. 1918 yılında Halil Cibran'ın ingilizce yayınlanmış ilk eseridir. Kitabın orjinalinde kendisi bir resssam olduğundan kendine ait çizimler de var. Ama sağolsun bizim yayinevleri bu resimleri Türkce çeviri kitaplarda koymamışlar.
Kitabın orjinal ismi "The Madman"
Kitap Kötülük, tamahkârlık, ikiyüzlülük, adaletsizlik üzerine ironik bir dille ele alınan birer/ikişer sayfalık kıssalardan ve onlardan çıkarılacak hisselerden oluşuyor.
Bu kitabi büyük bir kitap yapan ve yaklaşık 100 dile çevrilme nedeni konuşma dilinde yazılması. Konuşma dilinde yazılmasına rağmen bu kadar derin anlamlar içermesidir. Tabi anlayana.
Yazar bu kitabinda sonra Amerika 'da
" Genç Türk (Osmanlı) Devrimci yazar" diye anılmıştır.
Her kitaplıkta olması gereken bir kitap. Bir sabah, Tanrılardan çoğunun daha afyonu patlamadan, uykudan sıçrayarak uyandım, ve bakındım hayatıma, aynanın raflarına, bir de ne göreyim, çalınmamış mı tamamı masklarımın!
Deliliğin ilmine yeni başlayanlara bir açıklama yapayım, dilerseniz burada;belki inanmakta zorluk çekeceksiniz, ama
birbirinden habersiz yedi mask peydahladı bu koğuş arkadaşınız, yedi ayrı hayatta ve kadidi çıkıncaya kadar da eskitti yüzünde bunların her birini..
“Daha ne olduğumuzu bile bilmezken, ne olacağımızı tartışmanın ne anlamı var?”
Kitabı eğer bir cümleye indirgesem o cümle bu olurdu. Öyle derin ki, öyle özel bir kitap ki, ne desem eksik kalacak.
Cibran’a duyduğum hayranlık her seferinde katlanarak artıyor. Ermiş, Ermişin Bahçesi ve Meczup. Üçü de birbirinden güzeldi, özeldi.
En son ne zaman “meczup” hissettiniz?
MeczupHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,9bin okunma
Halil Cibran ’ın ironik bir dille ele aldığı bu eser; insan ve toplum ilişkilerini anlatan kısa hikayelerden oluşuyor.
Kitap, “nasıl meczup olduğumu bilmek ister misiniz?” Cümlesi ile başlayıp bir meczubun kaleminden çıkan hikayelerle devam ediyor.
Açıkçası kısa hikayelerden oluşması ve 50 sayfalık bir kitap olması itibari ile basit bir eser olarak algılansa da (en azından benim gözümde) pek öyle sayılmaz çünkü 10 katı sayfa sayısına sahip çoğu kitaptan daha derin, daha anlamlı bir eser. Ve benim nezdimde on puanlık bir kitap.
Fakat yinede kısalığına aldanmayın. Derin düşünce gerektiren cümleleri birkaç kez okunmadan anlaşılması pek mümkün değil. Zaman zaman kitaplıktan alınıp okunmaya değer:)
Bana göre “kitabı” anlatan en iyi alıntıyı aşağı bırakıyorum;
“İnsanlara haykırdım: "Çarmıha gerilmek istiyorum!"
Onlar da cevap verdi: "Neden senin kanın fışkırmalı başımızın üstüne?" Ben de dedim ki: "Sizi coşturmak için meczupları çarmıha germekten başka ne yapılabilir?" Bana kulak verdiler ve çarmıha gerildim. Hem çarmıha gerilmem yatıştırdı beni.
Ve yer ile gök arasında asılı kaldığımda, beni görmek için başlarını kaldırdılar. Daha önce başlarını hiç yukarı kaldırmadıkları için aşka gelip coştular.”
Meczup kitabı, Halil Cibran 'ın Gezgin kitabına benziyor. Sayfalarının kısa öykülerden oluşması,az sayfalı kitap olmaları benzer yönleri.. Lakin Gezgin okunduğunda daha kolay
Herkese selamlar,
Kitabımız kısa hikâyelerden oluşan az sözle çok şey anlatan bir eser. Belki de bugüne kadar okuduğum eserlerin en derin düşünceleri olanıydı. Bazı sayfaları anlayabilmek için birden fazla okuduğum oldu. Ciddi anlamda düşündüren öykülerin olduğu bir kitaptan meczup olarak çıkmadığıma dua etmeli miyim, bilemedim :). Bazı öyküler ders veren nitelikteydi ve bunlardan aldım gereken derslerimi :).
Daha derin düşüncelere dalmadan bu şekilde özet geçeyim kitabı ve okumak isteyenlere bol düşünmeler dileyeyim :).
Herkese bol kitaplı, kahveli/çaylı günler diliyorum.
Daha önce Halil Cibran'ın kitaplarını hiç okumamıştım.
Oysaki kitaplığımızda tüm kitapları mevcuttur. Dikkatimi çekmiş olacak ki dün Meczup adlı eserini alıp okumaya başladım. İçerisinde otuz dört kısa hikaye bulunuyordu. Bu hikayeler genellikle bir kişinin nasıl meczup olduğundan, geçtiği yollardan, ve tam tanımlayamadığım felsefi düşüncelerden bahsediyordu.
Kitabı bir saatte okuyup bitirebilirsiniz ama
az sözle çok şey anlatıldığı için sindirerek, düşünerek okumakta fayda var.
Ben otuz dört hikayenin sadece dördünü beğendim diğerlerini tekrar okumayı düşünüyorum. Belki şimdi değil ama başka bir zamanda daha farklı olacağına inanıyorum.
Sanırım Halil Cibran ile tanışmak için yanlış bir kitap seçmişim.
Ön yargı oluşturmadan hemen ikinci bir kitabını okuyacağım.
Meczup
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.