Kadeh ve Kılıç (Geçmişimiz, Geleceğimiz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
75
Gösterim
Adı:
Kadeh ve Kılıç
Alt başlık:
Geçmişimiz, Geleceğimiz
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059902045
Kitabın türü:
Çeviri:
Orhun Burak Sözen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
Kutsal Kadınlığın Mirası

Kadeh ve Kılıç, kültürel köklerimizin hikâyesine yeni bir soluk katıyor. Bu yeni hikâye, savaşı ve cinsiyetler savaşını belirleyenin ne tanrısal ne de biyolojik sebepler olduğunu gösterirken, daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunu ve aslında geçmişimizde yaşanmış ve hala peşimizi bırakmayan dramlarla da sıkı sıkıya bağlantılı olduğunu bütün gerçekliğiyle anlatıyor.

"Bazı kitaplar vahiy gibidir, ruhumuzu hayal bile edilemeyen olasılıklara açar. Kadeh ve Kılıç dünyada köklü değişiklikler başlatabilecek o muhteşem kilit kitaplardan biri."
-Isabel Allende, Ruhlar Evi'nin yazarı-

"Bu açık ve düzenli çalışma büyüleyici bir okuma imkânı sunuyor."
-Booklist-

"Bu kitap, insanlığın bu kadar yıkım karşısında iyilik ve işbirliği becerisine sahip olduğunu kanıtlamaktadır."
-San Francisco Chronicle-
(Tanıtım Bülteninden)
296 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yapılan arkeolojik kazılar, tarihin ilk  çağlarında kadının toplumdaki yerinin  “ana-tanrıça” konumunda olduğunu göstermektedir.  Erkeklerin hakimiyeti ele geçirmesi ile  kadının barışçı ve eşitlikçi dünyası,  şiddet yüklü, hiyerarşik, otoriter bir dünyaya dönüşmüştür.  19. yüzyılda başlayan feminist hareketle birlikte kadın-erkek eşitliğinin yeniden düzenlenmekte olduğunu savunan Riane Eisler, her iki tarafın birbirleriyle empati kurması ile, insanlığın barış düşünün mümkün olabileceğini savunuyor. Kadınların mutlaka okuması gereken bu kitabı tavsiye ederim.

"Atinada halkın seçtiği bir lider başa geçirilip demokrasiye adım atılmışsa da buna erkekler yalnız dahil edildi.   Kadınlar yine dışlandı.  Buna rağmen Diogenes,Platon vs.   gibi filozofların akademilerine kadınların da katıldıkları oldu,fakat unutulur ki Pythagoras, Socrates ve Platon gibi devrin devleri kadın öğretmenler tarafından yetiştirildi." 

" Bizans imparatoru Constantin, hıristiyanlığı kabul ettikten sonra batan güneşte bir haç şekli görür.  Üstünde şunlar yazılı imiş.  (Bu işaretle galip geleceksin.  )Tarihin anlatmadığı Constantinin karısını canlı olarak haşladığı ve kendi oğlunu öldürttüğüdür.   Haçın daha sonra dünyaya yaptığı zulumler hepimizce malumdur,tefferruata girmenin burada yeri yok.  Şiddet ve zulum barış değerlerine yine üstün gelmiştir." 
James ve diğer akademisyenlerin belirttiğine göre, bu Tanrıça tapınması tarihi dönemlere "Yakındoğu'da ve Grek-Roma dünyasındaki bileşik Magna Mater (Kibele) figüründe" yaşamayı sürdürmüştür. Bu dini devamlılığı, Mısır'daki İsis, Nut ve Maat; Bereketli Hilal'deki İştar, Astar ve Lilit; Yunanistan'da Demeter, Kore ve Hera; Roma'da Atargatis, Serez ve Kibele gibi ünlü tanrıçalarda görüyoruz. Daha sonra Yahudi-Hristiyan mirasında, bahçeleri Kutsal Kitap'ta yakılan Cennet'in Kraliçe'sinde, İbrani kabala geleneğinde Şekhina'da ve Katolik inancında Tanrı'nın Kutsal Annesi Bakire Meryem' de hala bunu görebiliyoruz.
Niye birbirimizin kötülüğünü istiyor ve birbirimize acı çektiriyoruz? Neden dünyamız "insanoğlunun" erkeğe - ve kadına- kepaze, insanlık dışı muamelesi ile dolu? İnsanlık kendi türüne karşı niçin bu kadar acımasız? Bizi kibarlık yerine eziyete, barış yerine savaşa, hayatta kalma yerine yıkıma kronik olarak yönlendiren ne?
"Cadı çılgınlığı histerik kadınların ne bir linç partisi ne de toplu intiharıydı. Onun yerine, iyi düzenlenmiş, kanuni prosedürleri takip ediyordu. Cadı avları Kilise ve Devlet tarafından başlatılan, finanse edilen ve infazların gerçekleştiği düzenli uygulamalardı."

Bu eziyetler için itici güçlerden birisi de şuydu ki, on üçüncü yüzyılda monarkların ve soyluların tedavisinde, kilise tarafından eğitilen (aslında tedavi konusunda pratikte eğitim kesinlikle verilmeyen)" tıp adamları" geleneksel "bilge kadınlarla" rekabet etmeye başlamıştı. Bu kadınlar şimdi sağlığı etkileyen "büyülü güçlere" sahip olmakla suçlanıyordu. Bunlar, bu becerileri kullanarak insanlara yardım etmek ve onları tedavi etmek "suçundan" direklere bağlanarak yakılıyordu.
Nüfus büyümesinden kaynaklanan geleneksel sonuçlar, hastalık, açlık ve savaş olmuştur. Üreme özgürlüğüne ve kadınların eşitliğine büyük öncelik vermek, nüfus patlamasını durdurmanın tek yoludur. Fakat "kadın konularına" önceliği vermek, bugünkü sistemin sonu anlamına gelecektir. Tahakküm toplumundan ortaklık toplumuna dönüşüm anlamına gelecektir ve andokratik zihin -dünyanın günümüzdeki liderlerinin çoğunun zihni- için bu, imkansızdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadeh ve Kılıç
Alt başlık:
Geçmişimiz, Geleceğimiz
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059902045
Kitabın türü:
Çeviri:
Orhun Burak Sözen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
Kutsal Kadınlığın Mirası

Kadeh ve Kılıç, kültürel köklerimizin hikâyesine yeni bir soluk katıyor. Bu yeni hikâye, savaşı ve cinsiyetler savaşını belirleyenin ne tanrısal ne de biyolojik sebepler olduğunu gösterirken, daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunu ve aslında geçmişimizde yaşanmış ve hala peşimizi bırakmayan dramlarla da sıkı sıkıya bağlantılı olduğunu bütün gerçekliğiyle anlatıyor.

"Bazı kitaplar vahiy gibidir, ruhumuzu hayal bile edilemeyen olasılıklara açar. Kadeh ve Kılıç dünyada köklü değişiklikler başlatabilecek o muhteşem kilit kitaplardan biri."
-Isabel Allende, Ruhlar Evi'nin yazarı-

"Bu açık ve düzenli çalışma büyüleyici bir okuma imkânı sunuyor."
-Booklist-

"Bu kitap, insanlığın bu kadar yıkım karşısında iyilik ve işbirliği becerisine sahip olduğunu kanıtlamaktadır."
-San Francisco Chronicle-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Melek Ceylan
  • Bella Ciao

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0