Kadim Cadılık Öğretisi

8,0/10  (3 Oy) · 
8 okunma  · 
4 beğeni  · 
204 gösterim
Bu ezoterik tarihe göre çok daha farklı bir dünya ve yaşam bizi beklemektedir ve bu yeni yaşam kuşkusuz alışık olduğumuzdan çok daha farklı, ancak dünyamız açısından çok daha olumlu ve yepyeni bir form olacaktır.

Hâlihazırda bizleri yöneten dünyasal güçlerin yerine, göksel güçlerle yaşamına yön vermek isteyen birçok kişi, günümüzde hakim olan inanç, ideoloji ve yaşam biçimlerinin ötesindeki çıkış yolunun eski “kadim bilgelikte” olduğunun farkına varmaya başlamıştır.

Kadim Cadılık Öğretisi’nin temeli de işte o “kadim ezoterik bilgeliğe” dayanmaktadır.

Bugün cadı dediğimizde genelde birine büyü yapan kişi aklımıza geliyor. Oysa bunlar bizim filmlerde gördüğümüz gibi ellerinde uçan süpürge olan, siyah cübbeli, kazan kaynatan kocakarılar değildir.

Wicca’da büyü, bir başkasının iradesine yapılan bir eylem değil, ancak kişinin kendini geliştirmesinin bir yoludur. Bir çeşit ayindir. Bu ayinin ya da daha genel bir ifade ile ritüelin amacı sadece yapan kişinin hayrına ve sadece kendi gelişimi içindir. O kendi iç dünyasın- da sadece Dünya ve Evren ile birliği amaçlayan ve kendi tekâmülünü gözeten kişidir.

Ülkemizde bu konuda bir yayın olmadığı için bu kitabın önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz. Hadi gelin Wiccanlar’ın o gizemli dünyasına birlikte adım atalım...
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2012
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789758312696
  • Yayınevi:
    Sınır Ötesi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Farkhunda 
 01 Nis 01:09 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uçurtan süpürgeyle ormanları tavaf etmesek de, İksir ve büyüden tenzih olsak da biz de cadıydık bir nebze. Lakin pembeleşmiş şakak ve alınlardan aşağı yaramazlık terleri dökerdik . Sabit tutalamayan, pembe pliseli etek altında düşmekten morarmış bacaklarla en çok biz yakıştırılırdık CADILIĞA....

Peki aslı neydi bu cadılığın? Sandığımız kadar ürkütücü, ya da içi boş, modern zamanın akımlarından biri değil. Bilakis paganizmden yüzlerce yıl önce, bir dal yeşerip meydana gelmiş, biraz daha minimalize şekillenmiş bir düşünce. Doğayı ekol alan, mantic (Bu bildiğimiz mantık bilimi değil!), okült, Paganizm ve Helenistik öğretilerle içi yeşillendirilmiş bir inanç.

Türkiye gibi doğu ve batı arasında kültürler sentezlenmiş. Her çağda halk arasında form değiştiren Tanrı ve Tanrıçaların tapınakları dolayısıyla wiccanizmin geçmişten kalan mistisizmi hissedilmeye müsait olsa da biz beton arasında sıkışmışız, sürünüyoruz. Rengi kaçmış kentlerde çürüyüyor ve toprağı mezar görecek kadar uzak yaşıyoruz doğaya.

Toprak demişken Javis Katsis Mama filminde işlenen 2.Dünya savaşında, tankların üzüm ağaçları önünden geçerken çiftçi adamın isyanını anımsadım. TANKINI NEDEN İNSANLAR ÜZERİNE SÜRMÜYORSUN DA ÜZÜM ÜZERİNE SÜRÜYORSUN? ONUN CANI VE NEFESİ OLDUĞUNU FARKETMİYOR MUSUN? adlı isyanıdır. Film içinde de olsa, o çiftçi bir wiccan değildir sadece çiftçidir. Ancak Doğanın sesini ve ruhunu işlemeyi bilen biridir. Bu da wiccanizmin temel öğretsini oluşturur.

Hala doğa ile yaşayanlar, bu bilgelik zamanından kalan öğretiden nasibini alıyor fakat isminden habersiz, tıpkı o çiftçi gibi . Mesela evhanımı olmasıyla hayatını monoton hisseden kadınların çiçek yetiştirmeye başlaması ve netice itibariyle o bitkiler arasında transa geçiyor oluşu buna dahil. Çünkü doğada çok büyük bir enerji yoğunluğu mevcut. Wiccanizm bu enerji yoğunluğunu nasıl kullanılması ve işlenmesi gerektiğinin kılavuzu oluyor tam da. Eski dönemde tarımla uğraşan paganist toplumlarda bereket Tanrısına yapılan sunular, Ay'ın belli dönemlerinde meydana gelen değişiklerden dolayı düzenlenen ritüeller ;doğa içindeki meydana gelen olaylardan faydalanmak içindir mesela.

Kitap içinde de yine belirtilen, Wiccanizmde bulunan tüm bayramlar doğa, mevsim geçişleri üzerine kurulu. Bunun yanı sıra yine kitap içinde belirtilen fakat oldukça az yer verildiğini düşündüğüm Ritüeller kısmı da mevcut. Wiccanizm dendi mi insanlarda bir salgın gibi yayılmış olan ritüel ve büyü merakı da kitap içinde yer alıyor. Baştan sona sembolizm üzerine kurulu bu ritüeller Harry Potter filmlerinden fırlamış gibi duruyor. Yazar da bunun farkında, ritüelleri işlerken olabildiğince az şey vermiş ve geri kalanını okuyucunun kaynakçadan bulabileceğine işaret etmiş. Kitap için size söyleyeceğim asıl şeye gelecek olursak. Bu kitabı okuyup devamını getirmeyecek ve maymun iştahlı davranıp bir kenara fırlatacak yahut aşk büyüsü gibi çetrefilli şeyleri yapmaya kalkışacaksınız ayıp edersiniz. Başta muhakkak, Paganizm ve Mezopotamya Paganistik öğretileri, gibi parçalardan başlayın. Önemli olan bilgiyi muhafaza edebileceğiniz bir okuma zinciri oluşturabilmeniz. Zamanla bu gibi spritüel kitaplardan fayda alacaksınız ancak önce yavaş olun. Spritüel - parapsikoljik alanlar binlerce yıllık birikime sahip. Öğrenmek için asla acele etmeyin.