Kadim Türklerin Mitolojik Hikayeleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
498
Gösterim
Adı:
Kadim Türklerin Mitolojik Hikayeleri
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051555683
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Fuzuli Bayat, Kadim Türklerin Mitolojik Hikâyeleri adlı bu eserinde; değerlerimizin bir parçası olan Türk mitlerini bir araya getirerek bu mitlerin yalnızca şifahî kültürümüzün bir ürünü olarak değil, aynı zamanda yazılı bir mitoloji olarak da muhafaza edilmesine katkı sağlamıştır. Kadim Türklerin mitolojik hikâyeleri yazılı hale getirilip muhafaza edildikçe, cemiyetimizin fertleriyle bütünleşip onların zihin dünyasında yer edindikçe ve nesilden nesile aktarıldıkça, Türk kültürünü zenginleştiren değerler arasında çok daha kuvvetli olarak yer alacaktır. Tarihî ve coğrafî alanı oldukça geniş olan Türk mitolojisi, Türklerin tarihleri boyunca temas ettikleri toplumların mitolojilerinde de göz ardı edilemeyecek mühim bir fonksiyona sahip olmuştur. Fuzuli Bayat’ın da ifade ettiği gibi; “Mitosları sözlü kültürde yaşatıp bugün tarih sahnesinde olmayan halklar, onların gerçek sahipleri değillerdir. Bu mitlerin sahipleri, onu yazıya aktarıp sonraki kuşaklara miras bırakanlardır.”
184 syf.
·14 günde·9/10
Sizler de bilirsiniz ki Yunan mitolojisi kadar ünlü, dünyaca sevilen, çizgi romanları, filmleri yapılan bir mitolojiye sahip değiliz. Sahip olduğumuz kadarını ise yine Çin, Fars, Arap ve Rus kaynaklarından öğreniyoruz. Özellikle de Rus kaynaklarından yararlanıldığını belirtmek isterim. Yazarımız da bu kaynak araştırmalarından edindiği bilgiler ışığında millî ruhu da koruyarak hikâyeleri bizlere toplu halde sunmuş.
Kitap, konularına göre altı bölüme ayrılmış. Yazar, içindekiler kısmı ile bize kitapta yer alan hikâyeleri bütün olarak görme fırsatı sunmuş. Ele alınan hikâyelerin, Türk milletleri arasında var olan farklı varyantları da mevcut.
Bu kitapta Adem ile Havva'nın Töringey ve Ece olduğunu, insanlığın Targın Nama ve onun iki kaburgasından yaratılan kadından türediğini, şeytanın değil de Erlik'in göklerden kovulduğunu, yaşadığımız dünyanın aslında ikinci evresinde olduğunu, kalgançı çağını (kıyameti), Korkut Ata'yı, Burkut Baba'yı, Umay Ana'yı, Bostancı Dede'yi ve ilk şamanları hikâyeleri ile birlikte göreceksiniz.
Bu alanda merakı olan herkesin okumasını önerebileceğim bir kitap.



İyi okumalar :)
186 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kadim Türklerin Mitolojik Hikayelerini (Fuzuli BAYAT) okudum.

Kitabı yine yaptığım gibi parçalara bölerek 5 günde bitirdim. Kitap hakkında detaylı yoruma geçmeden önce bizim de mitolojimizin gelişmiş olduğunu ama geri planda kaldığını belirteyim. Örneğin Erlik karakteri tip olarak benzemese de bazen yeraltı görevleri bazen kurnazlıkları sayesinde bana Loki'yi anımsattı. Bazı karakterler güzel işlenirse Marvel evreni gibi bir evren bile yapılabilir. Aşağıdaki linkten kitapta bir çoğu bahsedilen mitolojik varlıkları okuyabilirsiniz.

http://www.biligbitig.com/p/turkmitolojisi.html

Kitap, güzel bir önsöz ve kaynakçadan oluşmuş. Detaylı bir içerik gerçekten. Tek üzücü yanı bu hikayeleri Rus, Arap ve Çin kaynaklarından öğreniyor olmamız. Yazıya geçirmede sıkıntılarımız olmuş.

Parça parça ilk başta Bay Ülgen'in Ag Ene (Ak Ana) yardımıyla evreni yarattığı değişik mitler aktarılıyor. Daha sonra İslam dinindeki olayların benzerleri ile karşılaşıyoruz. Örneğin; ilk insanların oluşumu, cennet-cehennem kavramları ve buradan kovulma, Nuh tufanına benzer bir mit daha yer alıyor. Ayrıca İskandinav mitolojisindeki diyarları birbirine bağlayan Yggdrasill benzeri bir hayat ağacından bahsediliyor.

Bay Ülgen bazen de Zeus gibi hava olaylarının aktarımı için kullanılmıştır. Bilgi almak için aşağıdaki adrese bakabilirsiniz.

http://www.biligbitig.com/...ojisi-karakteri.html

Diğer parçaya geçtiğimizde Türklerdeki Bozkurt miti, Ergenekon olayı ve buradan çıkışımızdaki kutladığımız bayram ve bazı kutsal varlıklardan bahsediyor. Aşağıdaki linkten bilgilere bakabilirsiniz.

http://mitolojik.blogspot.com/...genekon-destani.html

Daha sonra Şamanlık ve Şamanlar konusuna geçiş yapıyor. Burada çeşitli kültürlerdeki Şamanlık olayının nasıl başladığını ve ilk Şaman'ın kimler olduğunu aktarıyor. Şaman inancındaki kıyamet gibi konular da paylaşılıyor.

Kısa bir aktarım olarak arada Umay Ana, Albastı gibi çocuklarla ilgili mitolojik hikayeleri aktarıyor sade bir dille.

Umay Ana ve Albastı (Al Karısı) kim derseniz aşağıya bakabilirsiniz.

http://gercekedebiyat.com/...na-sahnaz-kemal/1281

https://turkcetarih.com/...asti-turk-mitolojisi

Son olarak da atlar, doğalar ve bazı meşhur varlıklar hakkında çeşitli mitleri anlatarak kitabı bitiriyor yazar.

Kitabın içeriğini çok beğendim. Türk mitolojisi hakkında, konular hakkında çeşitli varyantların olduğu hikayeler okumak isterseniz tam size göre bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim. Bir de aşağıya bu kitabı okumadan önce araştırdığım ve kaydettiğim Türk mitolojisi hakkında bazı içerikleri ekleyeceğim. Okumak isterseniz göz atabilirsiniz.

1. https://masivaturk.com/...-efsanevi-yaratiklar
2. https://tarihturklerdebaslar.wordpress.com/...itolojisi-unsurlari/
3. https://korkubilimi.com/...anri-ve-tanrica.html
4. https://paratic.com/turk-mitolojisi/
5. http://tengriciturkiye.blogspot.com/...aratls-efsanesi.html
6. http://www.wikizero.biz/...O8cmtfbWl0b2xvamlzaQ
7. https://www.dogaustu.net/...turk-mitolojisi.html
8. https://eksisozluk.com/kalganci-cak--990620
Carkanat (şaman) anladı ki bu dünyada hem insanlar hem de hayvanlar yaptıkları amellerin cezasını Erlik Han'ın meskeninde (yeraltı dünyası/cehennem) ödüyorlar.
Yedi gün deprem, sarsıntı oldu,
Yedi gün dağlar ateş püskürdü,
Yedi gün aralıksız yağış yağdı,
Yedi gün fırtına oldu ve dolu yağdı,
Yedi gün kar yağdı, çovgun oldu.
Eski Türkler kadınların ve çocukların hamisi olan Umay Ana adlı bir ruha inanırlar. Umay, sadece çocukları ve lohusaları değil, aynı zamanda hayvan yavrularını da koruyan bir tanrıçadır(...) Hem şaman hem halk anlatılarında hem de arkeolojik bulgularda Umay Ana üç boynuzlu olarak betimlenir. Altay Türkleri onu göklerden inen gümüş saçlı, güzel yüzlü bir kadın olarak düşünmüşlerdir(...) Altay-Sayan halklarında Umay'ın sembolik tasvirinin yay-ok olduğu da unutulmamalıdır. Altaylı aileler çocuk beşiğinin yan kısımlarına yay-ok resmi çizerdiler ki, çocukları kötü ruhlardan ve onların dediği gibi Kara Umay'dan korusun(...) Kara Umay, Orta Asya ve Anadolu'da Albastı adlı varlığa dönüşmüştür (...) Mitolojik anlatılara göre, çocuğun ana rahmine düşmesi ile Umay da ana rahminde oluşur ve bebek doğduktan sonra da Umay, bebeği, yaşlanıp ölene kadar korur(...) Umay... Süt Ak Göl'den getirdiği damlayı çocuğun ağızına damlatır ve çocuğa ruh verir. İnsan yavrularını, kadınları, hayvanları ve hayvan yavrularını korur.
Altay Türkleri'nin genel inancına göre, dünya iki başlangıç tarafından idare edilir: İyilik, ÜLGEN ; kötülük ise, ERLİK'tir. Her ikisinin de emrinde çok sayıda ruhlar vardır. Bu varlıklardan birincisine, yani Ülgen'e ve onun yardımcılarına temiz( aru neme), diğerine, yani Erlik'e ve yardımcılarına ise kara ruhlar(kara neme) yardım eder. Mite göre, Erlik Han en büyük kötü ruhtur ve Türkler ona her zaman korku ile yanaşmışlardır. Mitte o, aksak ve şaşı gözlü tasvir edilir.
Yaratılış mitinde denilir ki, kimse var olmadan önce kıyısı, sahili olmayan suda tek başına, tenha yaşayan Ag Ene(Ak Ana) adlı bir varlık vardı. Yine aynı suyun üstünde Ülgen adlı başka bir varlık da vardı. Anlatıya göre Ag Ene, yaratma düşüncesinin ilham kaynağı olmuştur. Ag Ene, üzerine durulacak bir kara parçasının dahi olmadığı bir zamanda sudan çıkar ve Ülgen'e yaratma emrini verir. Ülgen de, Ag Ene'nin bu emri ile evreni ve bizim yaşadığımız dünyayı yaratır.
Kanatı poo uçpaytan (Kanadı olanlar buraya kadar uçamaz)
Kaygaktu poo paspaytan (Tırnağı olanlar buraya gelemez)
Kara kongıs tidı titanıp (Sen kara böcek)
Kaydan poo keldın (Nereden geldin, çıktın?)
Kadim Türkler her şeyden önce ahlaka, düzlüğe, adalete, hakkaniyete çok büyük önem veriyorlardı. O nedenle kıyametin kopacağı zamanın gelmesi için şartları şöyle sıralıyorlardı:

Kalgançı çak kelerde
// Kalgançı çağ geldiği zaman //
Tengere tanıp bolup-padar
// Gök demir gibi sert //
Yer tes bolup-kadar
// Yer bakır gibi berk olup kalır //
Kaan-kaanga kapçigar
// Hanlar birbirine hücum eder //
Kılak kılaka sana jar
// Halklar birbiri hakkında kötülük eder //
Katı taş odular
// Sert taş ufalar //
Katu agaş kakşalar
// Katı ağaç parçalanır //
Kalık el puzular
// Bütün halklar bozulur //
Kıji karıça karıça bolar
// İnsan bir dirsek boyunda olur //
Ergekçezı er bolar
// Adam baş parmak kadar olur //
Er tıskıni kısha bolar
// insanların dizini kısa olur //
Ajaktan paşha, biy turar
// Ayakdan başka herşey bey olur //
Ata balazın tanıbas
// Baba evladın tanımaz //
Bala atazın tanıbas
// Evlad babasını tanımaz //
Pagır başha çigar
// Çöl soğanı insan başı fiyatında olur //
At başınca altın
// At başı kadar altın //
Ayaktu aşha turbas
// Bir kap yemeğe değmez //
Ayak aldınan altın çigar
// Ayak altında altın yatar //
Anı alar kıji yok bolar.
// Onu yerden kaldıracak insan bulunmaz //

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadim Türklerin Mitolojik Hikayeleri
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051555683
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Fuzuli Bayat, Kadim Türklerin Mitolojik Hikâyeleri adlı bu eserinde; değerlerimizin bir parçası olan Türk mitlerini bir araya getirerek bu mitlerin yalnızca şifahî kültürümüzün bir ürünü olarak değil, aynı zamanda yazılı bir mitoloji olarak da muhafaza edilmesine katkı sağlamıştır. Kadim Türklerin mitolojik hikâyeleri yazılı hale getirilip muhafaza edildikçe, cemiyetimizin fertleriyle bütünleşip onların zihin dünyasında yer edindikçe ve nesilden nesile aktarıldıkça, Türk kültürünü zenginleştiren değerler arasında çok daha kuvvetli olarak yer alacaktır. Tarihî ve coğrafî alanı oldukça geniş olan Türk mitolojisi, Türklerin tarihleri boyunca temas ettikleri toplumların mitolojilerinde de göz ardı edilemeyecek mühim bir fonksiyona sahip olmuştur. Fuzuli Bayat’ın da ifade ettiği gibi; “Mitosları sözlü kültürde yaşatıp bugün tarih sahnesinde olmayan halklar, onların gerçek sahipleri değillerdir. Bu mitlerin sahipleri, onu yazıya aktarıp sonraki kuşaklara miras bırakanlardır.”

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Serkan
  • Ömer Saylan
  • Sefa Çeliker
  • Ezgi Budak
  • recep doğar
  • Emine Kaleder
  • Furkan yağmur
  • Murad
  • Büşra Yüksel
  • Şeyda Özdurak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.7 (5)
9
%28.6 (4)
8
%21.4 (3)
7
%0
6
%7.1 (1)
5
%7.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0