Kadın Düşmanı Sözlük

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.295
Gösterim
Adı:
Kadın Düşmanı Sözlük
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750713774
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ne midir, Kadın Düşmanı Sözlük? “Aşk”tan “zina”ya, “bacaklar”dan “vajina”ya, “evde kalmış kadın”dan “turşu”ya kadar uzanan geniş bir yelpazede, kadınlarla ilgili çeşitli kavramların eğlenceli ama yer yer de sinir bozucu, hatta isyan ettirici tanımlarını içeren bir sözlük... Gülünç önyargıları yansıtan bu özlü sözlerin, ince kelime oyunlarının yazarları mı? Kimler yok ki aralarında: Euripides, Voltaire, Sartre, Freud, Proudhon ya da Nietzsche gibi kalburüstü düşünürler; Baudelaire, Hugo, Proust, Goethe ya da Faulkner gibi ünlü yazarlar; Napoléon, Woody Allen, Aziz Paulus ya da Ayetullah Muntazeri gibi beklenmedik isimler; hatta kadınlar; Marie Antoinette, Madonna ya da Kraliçe Victoria gibi...
Bu sözlükte derlenen kadın düşmanı zırvaları yumurtlayanlar cahil, ilkel, kaba, maço, sıradan erkekler değil de, tarihte iz bırakmış, hatta hepimizi büyüleyen önemli edebî yapıtlar vermiş, başka haklı davaların savunuculuğunu yapmış, üst düzey eğitimli, akıllı, kıvrak zekâlı insanlar olduğunda, sadece gülüp geçmek kolay değil elbette.
Agnès Michaux’nun derlediği Kadın Düşmanı Sözlük, birçoğumuzun ezberini bozarak kadın düşmanlığı konusuna daha farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacak trajikomik bir araç...
240 syf.
·3 günde
SİNİRLERİ ZORLAMAYA VAR MISINIZ??

Sözlük nedir?
Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügattır. Bunun yanına kadın ve düşmanı eklersek son bir kaç gündür beni deli eden bir kitapla karşılaşıyorsunuz. Ben hayatımda böyle terbiyesiz bir kitap okumadım ama kendim kaşındım. Kitabın adı belli saftirik ne bekliyordun??

Agnes Michaux; Kitabı derleyen kişi 1968 doğumlu Fransız bir gazeteci, televizyoncu, çevirmen. Kitapta kendine ait olarak sadece başlangıçta tüm kadınlardan özür dilediğine dair ufak bir yazı kaleme almış. Bacım sen yazma zaten. Hem hata yaptıktan sonra özür dilenir, başta değil.. Bu özür olmuyor zira. "Bak ben bir işe kalkıştım. İyi bir şey değil ha haberin olsun." demek oluyor.

Kadın Düşmanı Sözlük

Kitaba gelecek olursak A'dan Z'ye sözlük şimdi inkar etmeyeyim.
Farkı şu: Kelimenin anlamı kadına ve kadınları aşağılamaya yönelik söylenmiş sözleri içeriyor. Ve asıl bombası sözlerin sahipleri dünyaca ünlü yazarlar. Kimler mi var? Voltaire, Sartre, Freud, Emile Zola, Baudelaire, Moliere, Flaubert, Aristophanes gibi gibi. Aralarında Kraliçe Victoria bile vardı.
Beni en çok şok eden de Victor Hugo oldu. Sefiller ki benim en çok sevdiğim klasiktir. Sen koskoca Sefilleri yazmışsın ayıp değil mi?
"Her fahişe, buruşunca namuslu geçinmeye başlar." diyorsun. Sana da yazıklar olsun..

Kitabın içeriğinde görüntüden zekaya, organlara ve davranışlara kadar her şeye bol bol hakaret edilmiş. Bazısı gerçekten midemi bulandırdı. Tavsiye ederim diyemem zor kitap şimdi. Zaman zaman güldüm ama sinirimden güldüm. Eksik olmasın takip edenler de benimle birlikte iyice zıvanadan çıktılar. Neyseki bitti.
Hepimize geçmiş olsun. Daha güzel kitaplarda görüşmek dileğiyle..
240 syf.
Öncelikle kitaba yapılan eleştirilere saygı duymakla birlikte katılmıyorum.

NİYE Mİ ?

Kitabın adı; kadınlar güldür ma çiçektir, melektir, baş tacıdır değil ki! İçeriğinden farklı birşey beklemek yersiz.

Kitap beni yer yer sinirlendirmekle birlikte midemi bulandırdı, yer yer de haklı buldum ve tebessüm ettim.
Sinirlenmemin sebebi yazılan sözler değildi aslında , baş tacı ettiğimiz , ne kadar romantik adam dediğimiz, raflarımızda eserlerini bulundurduğumuz yazarlaraydı.
Kimler vardı söyleyeyim ; Turgenyev, Hugo, Dumas, Zola, Çehov, Flaubert, Aristophanes...
En ağır cümleleri sarf eden ve en sık göreceğiniz isim Jules Renard'tı neyin öfkesi böyle anlayamadım. Kadının adetinden, belden aşağısından vurmak, aklıyla dalga geçecek kadar ne yaşamış merak ettim doğrusu.

Alıntıları yapılan yazarların eserleri ve eserdeki sayfa karşılıkları kitabın sonunda verilebilirdi. Yani dizin olsaydı fena olmazdı.

Okunulabilir bir eser mi ? -Tabiki , farklı görüşlere açık olmak lazım , çok yönlü düşünmek için ve bu görüşlere karşı kendimizi savunmak adına kafamızda idealar oluşması için.

Keyifli Okumalar,
240 syf.
·3 günde
Kitabın adından da anlaşılacağı üzere tarihte kadınlara dair sarfedilen sözcükleri, cümleleri ve paragrafları bir araya getirmeye çalışmış yazar. Peki bunu bir kadın olarak niye yaptığını kendimize sorabiliriz, hatta yazar bunu şöyle ifade etmeyi seçmiş: "Bu kitapla ben, ezelden beri hakkımızda yumurtladıkları eşekçe saçmalıkları burunlarının dibine sokarak kendi tarzımda onlara nanik yapıyorum (ya da sen öylesini tercih edersen malum bir el hareketi yaptığımı da söyleyebiliriz). Bu kitabı erkeklere ithaf ediyorum, çünkü onlara çok benziyor: Bazen gülünç, sebepsiz yere saldırgan ama çoğu kez komik ve her zaman gerçeğe de o kadar aykırı değil, ne dersin?"

Evet kadınları belki hiçbiri doğru anlamadı belkide yer yer doğru tespitler var lakin bunları gözardı etmeye çalışarak asla bi yere gelinmeyeceği aşikar ondan dolayı kulak tıkamak yerine duyup irdeleyerek karşı tarafı alaşağı etmeyi öneriyorum kadın arkadaşlara. Erkeklere gelince onlar bir gücün sarhoşluğu içindeler ve onların kafasından aşağı bir kova suyu ancak yine kadınlar boca edebilir. Hadi göreyim sizi analar, bacılar, kardaşlar...durmak dinlenmek haram bu yolda size.

Alıntılarımda kitapta aşırı çirkin bulduğum yerleri paylaşmayı doğru bulmadım arkadaşlar. Alıntılara göre kitabın tarafsız olduğu anlaşılmasını istemem. Çoğu yerde erkek odaklı kadının aşağılanmasına dair fikirler mevcut.

Unutmayın yeni nesil ne öğretmenlerin ne babaların ne de başka bir makamın mevkinin ve statünün, yeni nesil hepimizin eseri olacak.
%9 (21/240)
·Puan vermedi
İlk defa bir kitabı küfrederek yarıda bıraktım. Bu kadar tanınmış yazarın bu kadar ünlü ismin kadınlar hakkında ki aşağılayıcı cümlelerini okumak hayal kırıklığından çok öte bir etki yarattı bende. Moliere, Erasmus, Napolyon, Voltaire, Baudelaire, Paul Valery, Luis Aragon, Oscar Wilde, Cicero, Simone de Beauvoir, Bernard Shaw, Nietzsche, Faulkner ve daha niceleri... Severek okuduğumuz, eserlerini üniversitelerde ders kitabı olarak gördüğümüz bu kadar isim nasıl oluyor da kadınları bu kadar aşağılayabiliyorlar? Bu kitabı okuduktan sonra bir çok ünlü isimden nefret edebilirsiniz.
240 syf.
Bir arkadaşımın ricasıyla yeniden yazıyorum incelememi. Hiçbir değişiklik olmayacak ama yine de dursun burada bu yazı...

Bir kadın olan yazarın neden böyle bir kitap yazdığını soruyor olabilirsiniz. Öyleyse kendisine kulak verelim: "Bu kitapla ben, ezelden beri hakkımızda yumurtladıkları eşekçe saçmalıkları burunlarının dibine sokarak kendi tarzımda onlara nanik yapıyorum (ya da sen öylesini tercih edersen malum bir el hareketi yaptığımı da söyleyebiliriz). Bu kitabı erkeklere ithaf ediyorum, çünkü onlara çok benziyor: Bazen gülünç, sebepsiz yere saldırgan ama çoğu kez komik ve her zaman gerçeğe de o kadar aykırı değil, ne dersin?"

Annesi muhtemelen 68'lilerden Michaux'un. Haklarını savaşarak, mücadele ederek elde etmiş kadınlardan...Kitap hakkında çok fazla söze gerek yok. Alıntılardan nasıl bir içeriği olduğunu görmek zor değil. Ancak bunun neden böyle olduğunu kadınların da kendine sorması gerek.

Tüm devrimci kadınlara selam olsun!
240 syf.
·3 günde·1/10
Kitabın kalitesi hakkında değil ama içindeki alıntı cümleler hakkında yorumda bulunacağım. Bazı cümleler, bazı fikirler o kadar saçma o kadar aşağılayıcı ki sinirden " tövbe estağfirullah" diye söylenerek okudum kitabı. Çok çok çok nadir de olsa, bir kadın olarak doğruluğuna inandığım bazı düşüncelere denk gelmek beni şaşırtmadı değil. Hatta, şu koskoca yazarla aynı şeyi düşünmüşüm ya helal olsun bu isabete diye tebessüm ettiğim yerler de oldu . Müslüman bir ülkede kadın olmak zordur diye düşünüyordum, ama yanıldığımı fark ettim. Bu zorluğun dinle, ülkeyle, toplumla ilgisi yok. Bizim gıpta ettiğimiz ülkelerde bile kadın bir paspas konumunda malesef. Ve bu koca koca cümleleri sadece cahil insanlar kurmamış. İzinden gitmeye çalıştığımız insanlar da aynı gaflette. Kitabı okudum. Şu an ki elde ettiğimiz kadın haklarını eskiden yeterli bulmaz ve kaale almazdım, şimdi ise bu alandaki bir başarının, emeğinin zerresine bile saygı duyuyorum ve yüceltiyorum. Kitap algımı açtı resmen. Ama yine de kitaplığımda bulundurmayacağım bu kitabı. Eşeğin aklına karpuz kabuğu getirmesin Birkaç da alıntı paylaşalım.
* Yalnız iki tip kadın vardır: Adlarını kötüye çıkardıklarınız ve adınızı kötüye çıkaranlar.
* Evlilik, yaşamı kolaylaştırırken günü zora sokar.
* Kır çiçeğine benzemek.. Koklayınca ya hiç kokmaz, ya da pis kokar.
* Kültürlü olmaktan çok, üstüne başına kültür sürünmüş olmak.
* Sadece arzulamadığımız kadınlara saygı duyarız.
* Kadınlar her zaman bizzat kendilerinin açmadıkları yaralara acırlar .
* Kadınların yüreğinin içini görmek için, onurlarına açtığımız deliklerden bakarız.
240 syf.
Sizlere Agnes Michaux’un derlemiş olduğu “Kadın Düşmanı Sözlük”ten söz edeceğim. Aslında kitabın arka kapak yazısı ve Yiğit Bener’in yazmış olduğu önsöz ne ile karşı karşıya olduğumuzu bize açıkça gösteriyor.. “..Bu sözlükte derlenen kadın düşmanı zırvaları yumurtlayanlar cahil, ilkel, kaba, maço, sıradan erkekler değil de tarihte iz bırakmış, hatta hepimizi büyüleyen önemli edebi yapıtlar vermiş, başka haklı davaların savunuculuğunu yapmış, üst düzey eğitimli, akıllı, kıvrak zekalı insanlar olduğunda, sadece gülüp geçmek kolay değil elbette.” diye yazıyor arka kapakta. O kadar doğru ki. Çoğumuz şu düşüncede birleşebiliriz ki, bu tür yanılmalar ve körü körüne yapılan hakaretler, aşağılamalar eğitimsizliğin bir sonucudur ya da yanlış bir eğitimin. Fakat baktığınızda bu yazarlar hakikaten eğitimsiz değiller -hatta içlerinde öğretenler bile var(mesela Freud)- önemli insanlar ve şu ya da bu sebepten dolayı saygı duyduğumuz şahsiyetler. Hal böyle olunca gerçekten ciddiye almamak, yazılanların saçmalığına gülüp geçmek kolay bir meziyet olmaktan çıkıyor. Üstlelik hemcinsleri hakkında en az erkekler kadar onur kırıcı ve hakaret dolu cümleler yazan kadın yazarları görmek, yazdıklarını okumak insanın sinirlerine zarar veren bir durum. Kitabı okurken fazlasıyla öfkelendim ve okumayı bıraktım. Ancak ara vererek, sinir nöbetleri geçirerek bitirebildim kitabı. Bitirdim bitirmesine fakat bitirdim diye kitaplığa koyacağım bir kitap değil bu. Başucuma alacağım, ara sıra elime tekrar alıp kurcalayacağım, yazılanlar hakkında tekrardan düşüneceğim bir eser.
240 syf.
Kitap kendini çürüten söylemlere, sözlere sahip. Bir çok ünlü düşünürün kadının aleyhine söylediği sözleri barındırsa da sayfalar doldurulmak için çoğu sözcük eklenmiş. Aslında kitap, kendinin düşmanı. Eril sistemin söylemlerini yansıtan, zırvalıklardan ibaret. Vakit kaybı diyorum , kendine karşı düşünce bile belirtmeye gerek bırakmadan kendini değersizleştirmiş.
240 syf.
·1 günde·7/10
Okurken bu kadar zorlandığım bir kitap oldu mu bilmiyorum.
Biz neden böyleyiz? Niçin hiç gelişemiyoruz, hep yerimizde sayıyoruz.
Kadının yapması gerekenleri, konumunu, kadın-erkek farklılığını konuşmak yerine, biraz insan olmaya çalışsak da, insanlık sorunlarımızı konuşsak, birlikte yaşamaya çalışsak olmaz mı?
Kitabı okumadan önce incelerken zaten isminden ötürü bir önyargı ile yaklaştım fakat içeriğini anladığımda merak ettim. Kitap kadınlarla ilgili birçok kavramın tanımlarını içeren bir sözlük, fakat bu tanımlamaları yapan öyle yazarlar var ki... Okuduğumda çok öfkelendiğim, olmaz bu yazar nasıl böyle şeyler demiş dediğim hiç beklenmedik yazarlar. Zaten kitabı incelerken arka kapakta birçok ismi görürsünüz. Kitabın girişinde çevirmen notu olan "Tercümana zeval olmaz"... mı? başlıklı bir yazı var. Muhteşem. Kitapla ilgili önyargıları alıp götürüyor ve kitapla ilgili aydınlatıyor Yiğit Bener. Ben çok merak ederek okudum. Okurken oldukça kızdım yazılanlara, kadınlarla ilgili düşüncelerin yıllardır çok da değişmediği ve aydın kişiler tarafından böyle tanımları görünce. Merak edenlere tavsiye ederim.
Çevirmenden bir alıntı yaparak bitirmek istiyorum.
"Sorun coğrafya, kültür ya da din değildir; erkeğin kadını aşağılayıp köle olarak kullandığı ayrımcı, cinsiyetçi düzen ve bu düzeni haklı çıkarmayı hedefleyen ideolojidir." Yiğit Bener
240 syf.
Agnes Michaux’un derlemiş olduğu “Kadın Düşmanı Sözlük” kitabında, kitabın arka kapak yazısında ve Yiğit Bener’in yazmış olduğu ön sözde karşımıza ne çıkacağını bize göstermiş durumdadır.



“Bu sözlükte derlenen kadın düşmanı zırvaları yumurtlayanlar cahil, ilkel, kaba, maço, sıradan erkekler değil de tarihte iz bırakmış, hatta hepimizi büyüleyen önemli edebi yapıtlar vermiş, başka haklı davaların savunuculuğunu yapmış, üst düzey eğitimli, akıllı, kıvrak zekalı insanlar olduğunda, sadece gülüp geçmek kolay değil elbette.” diye yazıyor kitabın arka kapağında.



Kitabı sıkıla sıkıla zorla bitirdim. Yarıda bırakmayı ise çok düşündüm. Benim düşüncelerime oldukça zıt olan bu düşüncelerin birleşimini okumak ruhsal bir bunalıma soktu açıkçası. Kadınları,kadınlığı aşağılayan iğrenç sözlerle dolu.



Kadınlarla ilgili düşüncelerin yıllardır çok da değişmediğini görmek ve bunun severek okuduğumuz yazarlar tarafından yapılan aşağılanmaların olduğunu görmek beni oldukça üzdü.



Yüzyıl farkından diye düşünmek istiyorum. Ancak şu anda bile böyle düşünen insanların olduğunu bilmek beni derinden üzüyor.
240 syf.
·2 günde·5/10
Sıkıla sıkıla kitabı bitirdim. Yarıda bırakmayı çok düşündüm ama başlamışken bitsin diye okudum kitabı. İğrenç sözler ve aşağılamalarla dolu bir eser ünlu kişilerin eserlerinden alınmış kadınları aşağılayan derleme sözler kitabı. Boşa zaman kaybı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ama yine de okumak isteyenler için pdfye ulaşacakları bir link de paylaşacağım



Not~ kitabı alabiliyorsaniz alarak okumanızı tavsiye ediyorum. Alacak gücü olmayanlar için ise burdan pdf olarak indirebilirler

https://mega.nz/...4-1AZZi0FG_vUc6F8xqY
Aklı başında bir şey için bize ilham kaynağı bir kadın varsa, bize delilik yaptıran yüz kadın vardır.
Agnes Michaux
Sayfa 69 - Telos Yayıncılık - 1.Napolyon
Kadınlar olağanüstüdürler. En ufak kozlarını bile
kullanmasını bilirler: kimi yürüyüş biçimini, bir diğeri yakası açık elbisesini, bir üçüncüsü ise bacaklarını... Hatta aklını bile kullananlar var!
Agnes Michaux
Sayfa 23 - Telos Yayıncılık - T.Bernard
Kadın avcılığı çok ilginç bir spordur. Ancak birini
avlar avlamaz sorunlar başlar.
Agnes Michaux
Sayfa 37 - Telos Yayıncılık - Gabriel Timmory Günce 1828

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadın Düşmanı Sözlük
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750713774
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ne midir, Kadın Düşmanı Sözlük? “Aşk”tan “zina”ya, “bacaklar”dan “vajina”ya, “evde kalmış kadın”dan “turşu”ya kadar uzanan geniş bir yelpazede, kadınlarla ilgili çeşitli kavramların eğlenceli ama yer yer de sinir bozucu, hatta isyan ettirici tanımlarını içeren bir sözlük... Gülünç önyargıları yansıtan bu özlü sözlerin, ince kelime oyunlarının yazarları mı? Kimler yok ki aralarında: Euripides, Voltaire, Sartre, Freud, Proudhon ya da Nietzsche gibi kalburüstü düşünürler; Baudelaire, Hugo, Proust, Goethe ya da Faulkner gibi ünlü yazarlar; Napoléon, Woody Allen, Aziz Paulus ya da Ayetullah Muntazeri gibi beklenmedik isimler; hatta kadınlar; Marie Antoinette, Madonna ya da Kraliçe Victoria gibi...
Bu sözlükte derlenen kadın düşmanı zırvaları yumurtlayanlar cahil, ilkel, kaba, maço, sıradan erkekler değil de, tarihte iz bırakmış, hatta hepimizi büyüleyen önemli edebî yapıtlar vermiş, başka haklı davaların savunuculuğunu yapmış, üst düzey eğitimli, akıllı, kıvrak zekâlı insanlar olduğunda, sadece gülüp geçmek kolay değil elbette.
Agnès Michaux’nun derlediği Kadın Düşmanı Sözlük, birçoğumuzun ezberini bozarak kadın düşmanlığı konusuna daha farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacak trajikomik bir araç...

Kitabı okuyanlar 63 okur

  • Melike
  • Yeşim
  • Faruk ÜNAL
  • Göktürk
  • Eda
  • G
  • Gökhan kaçar
  • S.
  • Sisyphos
  • Şahsına Münhasır

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.1 (2)
9
%0
8
%10.7 (3)
7
%21.4 (6)
6
%10.7 (3)
5
%7.1 (2)
4
%14.3 (4)
3
%0
2
%7.1 (2)
1
%21.4 (6)