·
Okunma
·
Beğeni
·
1.783
Gösterim
Adı:
Kadransız Saat
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052958698
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Clock without Hands
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kadransız Saat
Yelkovansız Saat
ABD'deki İç Savaş'ın ardından Güney ve Kuzey eyaletleri arasındaki kopukluğun sürdüğü 1950'lerde geçen Kadransız Saat, Carson McCullers'ın ırk, sınıf ve adalet konusundaki keskin ve hazin düşüncelerini yansıtır. Georgia eyaletinin küçük bir kasabası olan Milan, birçok sırrın saklandığı, ırk ayrımının hayatın her alanını etkilediği ve adalet kavramının sorgulandığı bir yerdir. Kasabanın dört sakininin hayatı, ayrılmaz şekilde birbirine bağlıdır: Hiç beklemediği bir hastalıkla yüzleşen orta yaşlı eczacı J.T. Malone, bir zamanların güçlü siyasetçisi ihtiyar Fox Clane, kendi kanatlarıyla uçmak isteyen torunu Jester Clane ve ait olduğu yeri bir türlü bulamayan siyahi Sherman Pew. Bu dört karakter bir yandan geçmişlerini sorgularken, diğer yandan kadransız bir saati gözleyerek yarının onlara ne getireceğini beklemektedir. Hikâye, basit ama ağır bir soruyu tekrar tekrar sorar: Biz kimiz ve nereye gidiyoruz? McCullers 1961'de yayımlanan bu son romanında iç içe geçmiş hikayeler aracılığıyla önyargıları, gizemleri ve bağışlanmayı anlatıyor.
256 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Ağır bir dili olmasına rağmen konusu olarak güzel bir kitap. Ölüme yaklaşan 4 karakterlerini hayatları ele alınmış. Kısım kısım ırkçılığıda ele alan yazarın bende daha çok düşündürdüğü ‘ölüme yakın olsaydım ne yapardım?’ Sorusu oldu. Çünkü ana karakterleri hastalığını öğrendikten sonra kalan ömrü için içinde bulunduğu umutsuzluğu anlatıyor. Ve olayın baş karakteri o olmasına rağmen yan karakterlerde güzel ele alınmış. Okurken aşırı bir lezzet almadım. Ama okunabilir bir kitap. Yazarın emeğine sağlık...
256 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Eserde çok sayıda karakter var ve her biri kendi ağzından yaşadıklarını anlatıyor. Her bölümde bir başkasının bakış açısını görme fırsatı yakalıyoruz. McCullers müthiş bir gözlemci ve gözlemlediği o hisleri size o kadar güzel bir şekilde geçiriyor ki!
Okurken her sayfada neler olacağını daha da merak ettim. Aslında ayrımcılık, ötekileştirme gibi insanın boğazına yumru oturtan konulardan bahsetse de en nihayetinde müthiş anlatımı sayesinde akıp giden bir kitap.
256 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
İç savaş sonrası 1950'lerin Amerikan rüyası ekseninde ırk, sınıf, cinsel yönelim, adalet ve toplum normlarınca yaşayan dört farklı erkeğin hikayesi.
J. T. Malone, beyaz bir eczacı yahudilerden nefret ediyor çünkü tıp fakültesinde üstün başarılara sahiptiler, karısının kendince bağımsızlığı için çalışması zoruna gidiyor çünkü eril iktidarı ve kendini ispat etmek istiyor ta ki amansız bir hastalığın pençesine düşene kadar.
Foz Clane, beyaz bir siyasetçi kendisi eski bir kongre üyesi, muhafazakar ve siyahilerin tekrardan köleleştirilmesini istiyor, savaş yıllarından sonra değer kaybeden paranın ve kendi iktidarını yeniden yükselişi için hain planlara sahip fakat bu eski adi kurt amacına ulaşabilir mi?
İntihar eden oğlunun geriye emanet bıraktığı torunu Jester Clane, siyahilerin haklarına dair fikirlere sahip fakat büyükbabasının görüşlerini sorgulasa bile karşı çıkabilir mi? Geleceğinden emin değilken bildiği tek şey duygularının diğer 'erkekler' gibi olmadığı.
Sherman Pew kimsesiz siyahi bir çocuk aslında ve beyaz adamın ülkesinde sığınmak için kendine bir gölge arıyor, kendisini diğer insanlardan ayrı görüyor fakat gerçek maalesef ki keskin bıçak olmaktan çok öte.
Carson McCullers'dan okuduğum ilk yazarınsa son eseri, çok sevdim ve yazara devam etmeyi düşünüyorum.
256 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Küskün Kahvenin Türküsü'nden sonra tekrar bir Carson McCullers kitabı okumayı istiyordum.
Kitabın ilk sayfalarında tek bir karakter üzerinden ilerleyeceğini düşünmüştüm yazarın. Ama kitapta bulunan her karakter derinlemesine incelenmiş ve bakış açılarını düşündüğünüzde her karakterin yaptığı şeylerin o bakış açısıyla birebir örtüştüğünü görüyorsunuz. Kitap tek bir karakterden çıkıp bir toplum incelemesine dönüşüyor giriş bölümünden sonra. Toplumsal yargılar, ırkçılık ve değişime karşı direnç ana konularıydı kitabın. Ve hepsi öyle güzel bir dille anlatılmış ki yavaş yavaş okuyup tadını almak istiyor insan. Diğer bir konu da zaman kavramıydı. Zaten zaman ve zaman algısı diyince bende hemen bir okuma isteği oluşuyor. Bu konu da yine güzel işlenmişti kitapta.
256 syf.
·3 günde
Carson Mccullers'in 1961 yılında yayınlanan son romanı Kadransız Saat, Amerika'nın güneyinde küçük bir kasaba olan Milan'da geçer. Irkçılığın o yıllarda nasıl normal karşılandığını beyaz ve siyah ırkın nasıl farklı görüldüğünü anlatan eser aslında ölüm denilen bir gerçek varken dünya işlerinin (para, ırk ayrımı vs) aslında ne kadar da önemsiz olduğunu da anlatır bir yandan. Dört roman kahramanı üzerinden hem 60'lı yılların Güney Amerika'sina bir bakış hem de günümüz dünyasında ne değiştiğine dair sorgulatacak bir kitap.
256 syf.
·3 günde·9/10 puan
Renk, sınıf ayrımı, kuşak çatışması gibi insanlık hallerini suçlayıcı olmadan, neredeyse tarafsız bir şekilde, Amerikanın Güney Eyaletlerinden Georgiya'da aynı kasabada yaşayan dört farklı karakter uzerinden anlatan, etkileyici ve hüzünlü bi roman. Öyle ki romandaki her karakteri tasvip etmeseniz de anlayabiliyorsunuz.

Bir kitap ne kadar iyi olursa olsun onu başka bir dilde aynı etkiyle okutabilmek zordur. O yüzden bunu başaran kitapların cevirmenleri de ayrıca tebriği hak eder. Can Moralı'ya da bu güzel çeviri için teşekkürler.
256 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Genellikle iş bankası modern klasikler dizi serisine okuması, algılaması, akışı ve konu bakımından kolay okunabilir olduğunu düşünüyorum.
Kadransız Saat kesinlikle bu seriye ait diğer kitaplar gibi değil.
Öncelikle konusu Amerikada ki ırkçılığı anlatıyor.
Kitapta ki her karakterin ayrı bir hikayesi var.
Konu güzel işlenmiş. Hatta kendi fikirlerine her ne kadar karşı çıksada bunun tam tersi hareket eden bir yargıcın etrafında dönen olayları anlatıyor.
Irkçılığın yanı sıra ölüm temasıda oldukça ele alınmış.
Dolu dolu bir kitap. Okunabilir. Bence okunmalı. Bir şans verebilirsiniz.
256 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Yazarın ismini ilk defa duydum desem yalan olmaz. Kitap araştırması yaparken ilk olarak kitabın ismi dikkatimi çekti biraz inceleyince konusundan dolayı okuma kararı aldım...Her yere medeniyet(!) getiren sözde uygarlıklar ülkesi Amerika’nın (!) beyaz ve siyahlar arasındaki sözde farkı konu edenmiş siyah tenli insanların ulaşabileceği en yüksek mevki evde hizmetçilik...Siyah tenli insanları köle gibi kullanan aynı mahallede birlikte yaşamayı bile aşağılanmak sayan bir zihniyet...özgürlükleri hiçe sayılan siyah tenli insanları konu edenmiş sürükleyici güzel bir kitap...
256 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Yazarı daha önce hiç duymamıştım. Hatta kitaba başlarken tereddüt içindeydim ancak gönül rahatlığıyla bitirebildim.
Kapakta yer aldığı gibi ırkçılık konusunu pek hissedemedim başlarda ancak sonlara doğru bir tık arttı bu.
Dili genel olarak akıcıydı ve güzel bir kitaptı.Bence okuyun
256 syf.
·5/10 puan
Kadransız Saat
Rüyalar ülkesi Amerika'ın(!) yüzyıllar da geçse asla unutulmayacak o ayıp, o kara günlerinin, kısacası Kadransız Saat "bir zamanlar kabuslar ülkesi bir Amerika panoroması" mahiyetinde bir
romandır.
256 syf.
·Puan vermedi
Yazar giriş kısmında karakter analizlerini çok etkili yapmış. Konusu beni derinden etkiledi ancak kitabın sonlarına doğru cok melankolik bir hava vardı ve boğucuydu...
256 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Güzel ağır ilerleyen bir modern klasik kitap. Amerika da geçen ırkçılığı konu aliyor. Kitap dört ana karekterin etrafında dönüyor. Amerikada hala yaşanan bu tarz durumların o dönem ne kadar yoğun olduğunu gözlemleme fırsatını yakalıyoruz .
Hayat boyu hikâyeler uydurmak zorunda kaldım; çünkü hakikatler ya çok sıkıcıydı ya da onları kabullenmesi güçtü.
Carson McCullers
Sayfa 145 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
.... insanların birbirlerine duydukları anlayışta ve duygudaşlıkta bir kopma olması da aslında bir tür ölümdür.
Ve insani inciten kişi sevdiği biriyse , sadece o sevilen kişi teselli edebilir.
Carson McCullers
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"İnsanların birbirlerine duydukları anlayışta ve duygudaşlıkta bir kopma olması da bir tür ölümdür."
Carson McCullers
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
... insanı inciten kişi sevdiği biriyse, sadece o sevilen kişi teselli edebilir.
Carson McCullers
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
... insanların birbirlerine duydukları anlayışta ve duygudaşlıkta bir kopma olması da aslında bir tür ölümdür.
Carson McCullers
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"J.T., fark ettin mi hiç, insanın bir zayıflığı olduğunda başka birine atfettiği ilk ve en önemli kusur tam da o zayıflık olur".
Carson McCullers
Sayfa 50 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadransız Saat
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052958698
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Clock without Hands
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kadransız Saat
Yelkovansız Saat
ABD'deki İç Savaş'ın ardından Güney ve Kuzey eyaletleri arasındaki kopukluğun sürdüğü 1950'lerde geçen Kadransız Saat, Carson McCullers'ın ırk, sınıf ve adalet konusundaki keskin ve hazin düşüncelerini yansıtır. Georgia eyaletinin küçük bir kasabası olan Milan, birçok sırrın saklandığı, ırk ayrımının hayatın her alanını etkilediği ve adalet kavramının sorgulandığı bir yerdir. Kasabanın dört sakininin hayatı, ayrılmaz şekilde birbirine bağlıdır: Hiç beklemediği bir hastalıkla yüzleşen orta yaşlı eczacı J.T. Malone, bir zamanların güçlü siyasetçisi ihtiyar Fox Clane, kendi kanatlarıyla uçmak isteyen torunu Jester Clane ve ait olduğu yeri bir türlü bulamayan siyahi Sherman Pew. Bu dört karakter bir yandan geçmişlerini sorgularken, diğer yandan kadransız bir saati gözleyerek yarının onlara ne getireceğini beklemektedir. Hikâye, basit ama ağır bir soruyu tekrar tekrar sorar: Biz kimiz ve nereye gidiyoruz? McCullers 1961'de yayımlanan bu son romanında iç içe geçmiş hikayeler aracılığıyla önyargıları, gizemleri ve bağışlanmayı anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 185 okur

  • Gökçe koc
  • E.K
  • Aynur aslan
  • S.
  • nurgunes✓
  • Ayberk Aydemir
  • Adem Kaptan
  • Cangül’ün Kütüphanesi
  • Namiye SINIK
  • sunshine

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24 (18)
9
%10.7 (8)
8
%20 (15)
7
%32 (24)
6
%5.3 (4)
5
%4 (3)
4
%2.7 (2)
3
%0
2
%0
1
%0