Kafam Bozuk

·
Okunma
·
Beğeni
·
334
Gösterim
Adı:
Kafam Bozuk
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752124301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Işığın etrafındaki sinekler gibi huşu içinde dönüyorlardı. Ormanları yakıyor sonra banknot blokları dikiyorlardı. Parayı tavaf ediyor, kendilerinden geçiyor, sonra bana bulaşıyorlardı.
Yabancı bir şehre indim; kimse beni tanımasın, bilmesin, biraz huzur bulayım diye. Fakat mıknatıs gibiydim. Parayı, kadını hatta belayı çekmekte üstüme yoktu. Bilmiyorum, belki sila- hımı yaptıkları alaşımda özel bir çekim kuvveti ya da benim hamurumda yanlış bir şey vardı.
Benim adım Ayaz. Kafam fena halde bozuk. Hiddetim şiddetimi besliyor, şiddetimse beni dünyaya karşı daha da sinirlendiriyor.
Bu dandik hayatı benim ağzımdan dinlemek istersen kitabın kapağını aç, yoksa kitabı bırak ve bas git!
222 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kafam Bozuk, benzerine nadir rastlanabilecek bir roman. O kadar çok katman barındırıyor ki, eminim okurların hepsi bu katmanların farkına varamayacaklardır. Klasik bir polisiye değil, çünkü kitabın kahramanı da bir yazar ve okura alttan alta polisiyenin nasıl yazılacağını, kurgunun nasıl oluşturulacağının ipuçlarını veriyor. Aynı zamanda öylesine alaycı ki, tüm bu kurallarla da zaman zaman kafa buluyor. Felsefi dokundurmaları çok ilginç. Öte yandan kitabın kahramanı tüm dürüstlüğüyle size açılmışken, kitabın esas yazarının marifetiyle onun da hafiften takıntılı (obsesif) olduğunu hissediyorsunuz. Diğer taraftan günümüz dünyasının bir çok sorununa değiniyor. Özelde ise Türkiye'nin rantlaşma ve doğayı yok ederek kendi köküne kibrit suyu dökmesinin hikayesini de anlatıyor. Kitap post modern bir tarzda yazılmış. Fark edebilenler için çok zeki bir roman. Hatta yazar zeki okur istediğini belirtme gereği bile duymuş. Roman, okuduğum yüzlerce kitap içerisinde en sıra dışı olanlardan. Çok beğendim.
240 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
#kafambozuk #necatigöksel #223syf #okurken #tavsiyekitap #tavsiye
Kapağında da yazdığı gibi kötü ve uğursuz insanlarla tekinsiz karşılaşmalar yaşayan kendi de bir o kadar tekinsiz olan kahramanımız Ayaz'ı sevdim; felsefeye düşkünlüğünü, açık sözlülüğünü, kadınları sevişini, kıvrak zekasını, en sevdiklerine karşı bile ketum kalabilmesini..kafası bozuklar kafasını bozduğunda bambaşka bir insana dönüşürken, bir zeka küpünün aynı renkteki yüzlerini bir araya getirme çabası içinde hissettirdi bana kendimi. Bir devam kitabı havasında, heyecanla son buldu. Yazar @necatigoksel in okuduğum 5. kitabı sanırım..ve okuyucusunu şaşırtmayı sevdiğini düşünüyorum artık :) Polisiye seviyorsanız, okumalısınız..Seversiniz..Tavsiyemdir!
240 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Bir arkadaş başka bir mecrada demiş ki, "Bir kitap okudun, etkilendin. Bahset bundan, taniyorsan yazarina da söyle. Söylemek yetmez, iki satir yaz bunu bir yerde, duysun okusun insanlar, metin hak ettiği okura kavuşsun. Bu işin hakkı budur." Ben de işin hakkını vermek amacıyla Türk Polisiye Okuma Turu ilk kitabi olan #kafambozuk hakkında iki kelam etmek istiyorum.

Kafam Bozuk, okuduğum dördüncü @necatigoksel kitabi. Metin Kara Dizisi'nden daha önce okuduğum Hayat Askıda ve Gece Gündüz gibi bu romanda da Necati ağabeyin toplumsal yapımız üzerine sert eleştirilerini, insanlar hakkındaki net tespitlerini okuyoruz. Normalde kurgu romanlarda, hele hele polisiyede felsefe yapılmasına, (tam nasıl deniyor bilemiyorum) aforizma gibi kısa tespit metinleriyle olgular hakkında çok şey anlatılmasına uyuz olan ben ( sanırım kendim beceremediğimden) Necati Ağabeyin bu üslubunu hep beğenmişimdir.
Ukala komisere daha ilk kitaptan ayar olduğum da doğrudur, ancak sürükleyici kurgusu, güncel yaşantımız ve toplumsal halimiz hakkındaki net gözlemleri, kadın-erkek ilişkisi hakkındaki sağlam tüyoları ile Kafam Bozuk, iyi bir polisiye.
240 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Komiser Ayaz Baturun gözünden baktığımız hayatta iyi ve kötü kavramlarının gerçekliğini sorguladığım bir kitaptı.
Salt polisiye kitap kurgusunun içine, felsefe ve psıkolojık tahlilleri bol bi labirentte çıkışı aramak gibiydi kitabın sonuna ulaşmak.
Hani meşhur bir söz vardır; etrafımızda kimse olmadığını bilseniz yinede iyilik yaparmısınız?
Komiser Ayaz da tamda bu sözün karşılığı bir sarkaç ta kendi içinde yaptıgı eylemlerin mantığını anlatıyor.
okudugum ilğinc kitaplar listesine yeni bir kitap daha eklendi.
240 syf.
·10/10
Blogumdan alintılama yapiyorum.Ana karakterimiz hepimizden farklı.Felsefik konuşmayı seven,hayatı sorgulayan,hazır cevap ve plan uygulamayı sevmeyen,günlük yaşayan bir karakter.Polislere danışmanlık yapmakta ve geçimini böyle sağlamaktadır.Herşeye bir çözümü var ve pratik zekasını kullanıp hazır cevap vermedi brni çok etkiled.Polisiye olabilir mi diye düşündüğüm ama Polisiye olmayan bir kitap.

Daha fazla spoivermeden yorumumu bitireyim.Zevkle okuyacağınız,Akıcı,anlaşılır ve sorgulayıcı bir kitap.Sıkılmayacağınıza eminim.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)
240 syf.
·8/10
Öncelikle söylemen gerekirse felsefi şeyler okumaktan çok hoşlanmıyorum fakat yazar polisiye ile felsefeyi birleştirerek, dozunda tutmayı başarmış. Anlatmak isteklerini alaycı bir dille anlatmış olması keyifliydi. Türkçe’nin lastik bir dil oluşunu, nereye çekersen oraya gelir şeklini bir çok yerde kullanmış, özellikle argo tabirlerde.
Kitapta beni rahatsız eden özellikle başlardaki cinsellik içeren kısımlardı. O kısımlarda kullanılan dil, anlatım birazcık rahatsız etti. Kitabın ilerleyen kısımlarında ise sert anlatım kendini daha fazla Ayaz’ın alaycılığına bağladı ve beni de kitaba bağladı.
Klasik hep alışmışız mesleği bıraksa da meslek onu bırakmaz dediğimiz komiserlere. Ayazı da başta onlardan sandım
İlk bölümler biraz durağan olmasına rağmen ilerledikçe sürprizler sizi karşılıyor. Sonuna doğru iyice yok artık dedirtiyor. Türk polisiyesine farklı bir tat getiren yazarı tavsiye ediyorum. Ben de diğer kitaplarını kısa sürede okumaya çalışacağım. .
240 syf.
·3 günde·9/10
Bir romanı tamamen kahramanın ağzından yazmanın -bu romanda anti-kahraman demem daha doğru- ve romandaki her detayı da başarıyla aktarmanın çok kolay olmadığını düşünüyorum. Necati Göksel bunu hakkıyla yerine getirmiş. Eski komiser Ayaz bana göre bir anti-kahraman. Bir anti-kahramanı okuyucuya sevdirmek de, en az onun ağzından hikayeyi anlatmak kadar zorlu bir iş bence. Buna rağmen, tadından yenmeyecek bir karakter ortaya konmuş. Aslında hikayeye giren tüm karakterler ince ince işlenmiş, romanın sonlarına doğru çözülmeye başlayan gizemler için olaylar hiçbir açık vermeksizin okuyucuya aktarılmış. Küçük felsefi göndermeler ise hiç abartılmadan karakterin alaycı kişiliğine yedirildiği için romanın tuzu biberi olmuş. Şiddetle tavsiye ediyorum.
240 syf.
·4/10
Nasıl bir yorum yapmam gerektiğini bilemiyorum şu an. O kadar ilerlemeyen, o kadar anlaşılmaz ve ‘ee yani’ dedirten bir kitaptı ki, sürekli ‘sabah uyandım kapı çalıyordu’ , ‘sabah uyandım zil çalıyordu’ ile başlayan bölümler sıktı beni. İstisna Türk Polisiye yazarları hariç, bir daha maalesef okumayı düşünmüyorum Türk Polisiyesi, çünkü anladım ki gerçekten bana göre değil. Konuşmalar, anlatım çok enteresan geldi bana. Çok tuhaftı. Ben dilini, anlatımını maalesef beğenmedim. Yarım bırakamama gibi pis bir huyum olduğu için eziyetle bitirdim.
"Akılsızca, sırf dürtüleriyle hareket eden ve kontrol edilemeyen gerzekleri zerre sallamam."
Bir noktaya odaklanır ve dikkatle bakarsanız, bir süre sonra hiç kimsenin fark etmediği şeyler görebilirsiniz... Hatta bazen hiç ummadığınız bir insanın ağzından dünyanın tüm anlamsızlığını özetleyen bir cümle duyabilirsiniz. Belki, söylediği cümlenin ağırlığının farkında değildir ama bir yere odaklanmış, gözlemlemiş ve fark etmiştir. Bu yüzden hiç kimseyi hafife almamak gerekir.
Belki benden yazar bile olmaz. Sait Faik mi, Orhan Veli mi, biri demiş; Boğaz'daki bütün balık isimlerini bilmeden yazar olunmaz diye. Say deseniz on tane balık sayabilir miyim bilmiyorum.
Necati Göksel
Sayfa 22 - Altın kitaplar
İnanmak nedir yahu? Kanıt olmadan kafadan birşey kurmak demek. Çünkü inanmak arkası her tür saçmalıkla doldurulmaya müsait bir konu.
Necati Göksel
Sayfa 189 - Altın Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafam Bozuk
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752124301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Işığın etrafındaki sinekler gibi huşu içinde dönüyorlardı. Ormanları yakıyor sonra banknot blokları dikiyorlardı. Parayı tavaf ediyor, kendilerinden geçiyor, sonra bana bulaşıyorlardı.
Yabancı bir şehre indim; kimse beni tanımasın, bilmesin, biraz huzur bulayım diye. Fakat mıknatıs gibiydim. Parayı, kadını hatta belayı çekmekte üstüme yoktu. Bilmiyorum, belki sila- hımı yaptıkları alaşımda özel bir çekim kuvveti ya da benim hamurumda yanlış bir şey vardı.
Benim adım Ayaz. Kafam fena halde bozuk. Hiddetim şiddetimi besliyor, şiddetimse beni dünyaya karşı daha da sinirlendiriyor.
Bu dandik hayatı benim ağzımdan dinlemek istersen kitabın kapağını aç, yoksa kitabı bırak ve bas git!

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Bade ϜϓſϞ
  • Jeffy Ancel
  • Osman Nuri Burucu
  • Serpil Ergin
  • Dara BAKIRCIOĞLU
  • Yamaç Yalçın
  • Sirius Black
  • Bahadır Özel
  • Salimet
  • Tuğba Serin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.3 (6)
9
%23.5 (4)
8
%23.5 (4)
7
%5.9 (1)
6
%5.9 (1)
5
%0
4
%5.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0