Kafasına Göre - Sayı 36 (2021 Ocak - Şubat)

·
Okunma
·
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Kafasına Göre - Sayı 36
Alt başlık:
2021 Ocak - Şubat
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149265008
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sinemart Yayıncılık
Editörün Kafasına Göre

2020 yılına girerken böyle bir yıl geçireceğimiz hiçbirimizin aklında yoktu. Kariyer planlarımız, okunacak kitaplarımız ve verilecek kilolarımız en büyük derdimizdi. Şimdi 2021 yılından en büyük dileğimiz hayatta sağlıkla kalabilmek oldu. Bu kimin sopası, neyin cezası hâlâ bilmiyoruz ama sıkıntıların bize öğrettikleriyle kaçamadan yüzleşiyoruz.

Bu yıl hepimiz biraz daha olgunlaştık değil mi? Başımıza gelenlere ders
olarak bakıyor, kimseyi suçlamamayı öğreniyoruz. Değiştirmek istediklerimize kendimizden başlıyoruz. Eh, sonuçta bu yıl kendimizle fazlasıyla başbaşa kaldık. Kendimizle yakından tanıştık, umarım kaynaşabilmişsinizdir. Yoksa kendinle kavgaya devam ettiğin sürece hayat yaşanılmaz oluyor. Şükrü Erbaş 2020 yılını kastetmese de dergimizin ilerleyen sayfalarında göreceğiniz gibi, Özdemir Asaf’a inat yalnızlığın nasıl paylaşıldığını gördük.

2020’de güçlendik, hem de çok! Hayatımızda hiç yaşamadığımız kadar uzun sürede belirsizlik yaşadık. Birkaç hafta derken aylarca evlerden çıkamadık. Birçok insan ailesini, eşini, arkadaşını kaybetti. Bazılarımız hasta oldu, nefes alamaz, yürüyemez oldu. İşini kaybedenler ve yiyecek bulamayanların sayısı arttıkça arttı ama dünya durmadı.

Her şeye inat dünya dönmeye devam etti. Dünya tepemize yıkılsa da dönmeye devam etti ve bundan güç aldık. Çünkü yere yığılıp ağlamanın kimseye faydası olmadığını biliyoruz. Soruna sorun katmadan çözüm aradık.

Çok güzelleştik bu yıl. Yaşadığımız onca acıya ve kayba rağmen güzelleştik. Sosyal bağlarımızın önemini, sadece selam verdiğimiz komşunun kıymetini anladık.
Aile her şeydi ama aslında bütün insanlık
bir aile değil miydi? Pandemi bize bunu
çok güzel gösterdi; hepimiz kardeşiz ve dayanışmayla, sevgiyle bu zorluğu aşabiliriz. Öğrendiklerimiz ve kıymet verdiklerimiz bize pandemi sonrasında çok yardımcı olacak. İnsanlık pandemiden sonra, her konuda çok büyük ve hızlı adımlar atacağından eminiz.

2021 değişim yılı. Belki hepimiz olmasa
da dünyadaki insanların çoğu aşı olacak. Cevabını bilmediğimiz sorular hep aklımızda: Aşıyla beraber toplumsal değişim yaşanacak mı, Covid-19’la ilişkimiz nasıl devam edecek, ülkeler ekonomisi ne durumda olacak, hayatımız kolaylaşacak mı?

Soru sormaktan çekinmediğiniz, belirsizlikleri ve değişimleri sımsıkı kucaklayacağınız bir yıl diliyoruz!
31 syf.
·2 günde·8/10 puan
Madem hiç kimse dergiye yönelik herhangi bir inceleme yazısı kaleme almamış,uygulama üzerinde dergilerin daha faal olması ve yine dergilere içkin inceleme yazılarının artması için ilk incelemeyi ben kaleme almaya çalışayım.
Beri yandan şunu belirtmekte fayda görüyorum ki,inceleme yazısı yazmak,kendini yazarak en güçlü şekilde ifade etmek isteyenler için çok faydalı bir uğraşı alanıdır,bilginiz olsun.
Bol bol öykü,makale,deneme,fıkra,inceleme ve araştırma yazıları yazmak ve bunları her gün yapma gayretinde bulunmak,yazın yaşamınız için çok faydalı olacaktır.
''Kendimi ve duygularımı yazarak ifade etmekte zorlanıyorum,bunu aşmak için ne yapmamı önerirsin?'' diyenlere en büyük tavsiyem,sürekli yazmaya çalışmaları ve kelimelerle bol bol idman yapmaları olacaktır.
Aksi taktirde zor.Kuşkusuz Çehov'un da dediği gibi,''edebiyat kuma kabul etmez.'' Varınız yoğunuz edebiyat ve yazmak olmazsa,edebiyat size yüz vermez,bu da böyle biline...

İki aylık çıkan dergi,''Kafasına Göre''yi daha önceden yalnızca bir kez okuma fırsatım olmuştu ve çok da ilgimi çekmemişti.Uzun bir zamanın sonrasında tekrar almak,okumak ve incelemek istedim,nitekim yine çok da ilgimi çektiğini söyleyemeyeceğim.Ama yine de dergi için emek vermiş,zamanını,zihnini,kalbini ve harfleri yormuş ve derginin üretiminde katkısı olan kim varsa emeğine sağlık diyorum ve teşekkür ediyorum.Bende birçok dergide yazı yazdım,okuyucuya sunulana değin ne kadar zorlu,meşakkatli süreçlerden geçtiğini bilirim,onun için emeklerine saygım sonsuzdur!

''Kafasına Göre'' dergisinin 36.sayısını,''Ocak-Şubat 2021''i inceleyeceğiz.
Dergiye başlarken bizi,edebiyatımızın tanıyıp bildiği en kibar ve centilmen şairlerden biri karşılıyor: Özdemir Asaf!
Ve Laviana'sına sesleniyor,''sana gitme demeyeceğim,
ama gitme Lavinia.''
Gitmezse şanslısın centilmen şairimiz. Artık gidenleri durdurabilmek,engelleyebilmek için ''gitme'' demek de yetmiyor!

Ankara'da yaşayan arkadaşlarımızın bilgisi olsun:''Sinemart'' adında bir yazarlık okulunun kurs kayıtları başlamış,kayıt olmak isteyenler için adresi;
''Kavaklıdere Mahallesi,Büklüm Caddesi 22/12 Çankaya/Ankara
Tel:3124199392-http://www.sinemart.com.tr
Bana fikrimi sorarsanız,önermem.İki ayrı kişisel gelişim okulunda,iki ayrı yazarlık atölyesinde eğitim aldım ve gördüm ki bu işler yetenek ve yürek işi!
Diyeceksiniz ki,''bu işin tekniği,usulü yok mu?''
''Hayır kardeşim yok.Herkesin üslubu,dili,hassasiyetleri farklıdır.
Ama elbette ki hikaye bakış açıları,romanda akıcılık,imla kuralları, bunları bilmeniz gerekiyor ama bunları bilmek içinde kursa gitmeniz gerekmiyor,bol bol inceleme ve eleştiri yazısı okursanız zaten aşarsınız.
Yine de karar sizin!

Adem Özgür,''Dijital Teknoloji''nin yani bir plastik,metal ve yarı iletken yığının hayatımızı nasıl tesiri altına aldığını anlatmaya çalışmış.

2015'te kaybettiğimiz değerli yazar ve gazetecimiz Oktay Akbal ölmeden önce,''Şair Dostlarım'' başlığında,Sait Faik ve Özdemir Asaf ile çekildiği fotoğrafa dair hatıralarından söz etmiş ve dergi köşesinde yer vermiş!

İdil Hafızoğlu,kötü ve yıkıcı enerjisiyle hepimizin enerjisini,ruhunu sömüren,kemiren kemirgenlere karşı güzel bir yazı kaleme almış.
''Size de artık hepimiz çok mutsuz ve problemli olduğumuz için birbirimizi tanıyormuşuz ve bu yüzden bir araya gelip düzenli olarak şikayet ediyormuşuz gibi gelmiyor mu? diye soruyor,çalışma güzel olmuş,kanımca samimiyetle yazma gayretindeydi,iyi niyeti bana geçti!

Sonraki sayfada Özdemir Asaf(Halit Özdemir Arun)'ın hayatına yer verilmiş!

Simay Başlar,köşesinde Özdemir Asaf'a yer verirken'' açılın ben şairim'' diyor,başlığı değiştiriyorum,''açılın aramızda yalnız var''

Mehmet Utku Şentürk; 25 Kasım'da kaybettiğimiz,Arjantin'in asi çocuğu,futbolun tanrısı Maradona'ya dair duygularını yazmış!
Ben futbolsever bir adam değilim ama evet bazılarınız için ''futbol aşkı,her şeyin üzerindedir''

Everest Yayınları'nın Yayın Yönetmeni Saadet Özen ve Yayın Koordinatörü Eyüp Tosun'un röportajına yer verilmiş!
Röportaj hakkında uzun uzun cümleler kullanmak istemiyorum,çünkü Everest yayınlarını sevmiyorum,edebiyata dair ''sözde'' hizmet anlayışlarını da samimi bulmuyorum!

Ayşe Öztürkçü, ''Paradoks'' başlığıyla keyifli ve derin bir yazı kaleme almış.Sevdim.Yazıda kendimi buldum.Çünkü artık insanları ve bilhassa robotlaşmış,mekanikleşmiş toplumu o denli sevmiyorum ve o toplumun kaygan zeminine öylesine aidiyet duymuyorum ki,sevgili Ayşe'nin dediği gibi,''beni üye olarak kabul edecek bir kulübe asla üye olmam!''

Oyuncu Engin Akyürek,''Çınar'' başlığıyla,yazar olma hayaliyle yanıp tutuşan,çalışkan bir adamın,yaşadığı olumsuzlukları,başarıları,yani inişleri ve çıkışları anlatıyor ama diğer yandan Mehmet Nuri'nin yakın arkadaşına hepimizi hayran bırakıp,''bizde nerede böyle arkadaş'' dedirtiyor!

Yasemin Özdemir,teoride iyi niyetli,pratikte gülünç bir yazı yazmış.''Tüm insanlık hallerinin ortak olduğunu bilip,yargısızca sade ve sadece birbirimizi anlamak,görmek,dinlemek,hissetmek için bir arada olalım istiyorum'' derken tüm insanlığa zeytindalı uzatıyor uzatmasına da,Yasemin güzelim,biz o işleri geçtik be,sen hayata karşı belli ki epey tecrübesizsin,güzelim üst perdeden konuşmak,küstahlık etmek son isteyeceğim şey ama sen mağarada mı yaşıyorsun?
Bu dünya Polyanna'yı kötü yola düşürüp,ite köpeğe seks makinesi yaptırdı,gözünü seveyim acilen kurtul bu düşüncelerden,derhal,yoksa sonun son değil!


Göksel Sözer,sevilen yazar Tarık Tufan ile söyleşi yapmış,okunmaya değer derim.

Umay'la Asaf'a dair çene çalmışlar,
Burak Codur'un Suat'ı,Nazım'dan olmayan Piraye'den kazık yedi,Burak Codur bir kez daha,''kadınlar çok tehlikeli,mücadele etmeye kalkma,kaybedersin,en iyisi uzak durmak'' dedi.

Mehmet Ali Deniz,hepimize teknoloji detoksuna girmemizi önerirken,
Ayça Işıldar,''Hediye'' adlı beğendiğim bir öykü kaleme almış ki,dergide okuduğum en güzel yazıydı.
Dil ve üslup yetersizdi ama konu ve samimiyet bana geçti!
BELKİDE BU HAYATTA HİÇBİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ YA DA HİSSEDİLDİĞİ GİBİ DEĞİLDİR,NE DERSİNİZ?

Dergiyi kapatırken kalın kaşları,iri gözleri,pürüzsüz burnu ve badem dudaklarıyla Rupi Kaur,bizi karşılıyor ve baştanbaşa güzelliğiyle,''sana kötülük edene saf sevgi ve huzur diler ve sadece yolunda ilerle
-ikinizi de özgür kılacak bu'' diyor,
deneyeceğim Rupi,söz veriyorum!

Herkese keyifli okumalar...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafasına Göre - Sayı 36
Alt başlık:
2021 Ocak - Şubat
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149265008
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sinemart Yayıncılık
Editörün Kafasına Göre

2020 yılına girerken böyle bir yıl geçireceğimiz hiçbirimizin aklında yoktu. Kariyer planlarımız, okunacak kitaplarımız ve verilecek kilolarımız en büyük derdimizdi. Şimdi 2021 yılından en büyük dileğimiz hayatta sağlıkla kalabilmek oldu. Bu kimin sopası, neyin cezası hâlâ bilmiyoruz ama sıkıntıların bize öğrettikleriyle kaçamadan yüzleşiyoruz.

Bu yıl hepimiz biraz daha olgunlaştık değil mi? Başımıza gelenlere ders
olarak bakıyor, kimseyi suçlamamayı öğreniyoruz. Değiştirmek istediklerimize kendimizden başlıyoruz. Eh, sonuçta bu yıl kendimizle fazlasıyla başbaşa kaldık. Kendimizle yakından tanıştık, umarım kaynaşabilmişsinizdir. Yoksa kendinle kavgaya devam ettiğin sürece hayat yaşanılmaz oluyor. Şükrü Erbaş 2020 yılını kastetmese de dergimizin ilerleyen sayfalarında göreceğiniz gibi, Özdemir Asaf’a inat yalnızlığın nasıl paylaşıldığını gördük.

2020’de güçlendik, hem de çok! Hayatımızda hiç yaşamadığımız kadar uzun sürede belirsizlik yaşadık. Birkaç hafta derken aylarca evlerden çıkamadık. Birçok insan ailesini, eşini, arkadaşını kaybetti. Bazılarımız hasta oldu, nefes alamaz, yürüyemez oldu. İşini kaybedenler ve yiyecek bulamayanların sayısı arttıkça arttı ama dünya durmadı.

Her şeye inat dünya dönmeye devam etti. Dünya tepemize yıkılsa da dönmeye devam etti ve bundan güç aldık. Çünkü yere yığılıp ağlamanın kimseye faydası olmadığını biliyoruz. Soruna sorun katmadan çözüm aradık.

Çok güzelleştik bu yıl. Yaşadığımız onca acıya ve kayba rağmen güzelleştik. Sosyal bağlarımızın önemini, sadece selam verdiğimiz komşunun kıymetini anladık.
Aile her şeydi ama aslında bütün insanlık
bir aile değil miydi? Pandemi bize bunu
çok güzel gösterdi; hepimiz kardeşiz ve dayanışmayla, sevgiyle bu zorluğu aşabiliriz. Öğrendiklerimiz ve kıymet verdiklerimiz bize pandemi sonrasında çok yardımcı olacak. İnsanlık pandemiden sonra, her konuda çok büyük ve hızlı adımlar atacağından eminiz.

2021 değişim yılı. Belki hepimiz olmasa
da dünyadaki insanların çoğu aşı olacak. Cevabını bilmediğimiz sorular hep aklımızda: Aşıyla beraber toplumsal değişim yaşanacak mı, Covid-19’la ilişkimiz nasıl devam edecek, ülkeler ekonomisi ne durumda olacak, hayatımız kolaylaşacak mı?

Soru sormaktan çekinmediğiniz, belirsizlikleri ve değişimleri sımsıkı kucaklayacağınız bir yıl diliyoruz!

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • NaZLı
  • Furkan Güreci
  • Berra Tuğçe ELMAS
  • N.i.l.a.y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0