Adı:
Kafes
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758914
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kafes
Kafes
Kafes
Bird Box
Netflix Fİlmİ Bird Box'a İlham Veren Roman
Daha Önce Yayımlanmamış “bobby Kapıyı Çalıyor” Öyküsüyle
Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.
Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.
Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”
–Hugh Howey
“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”
–Peter Straub
336 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Hayatımda belki de hiç bir kitapta bu kadar ürkmemiştim.

Tek istisna Stephen King'in Mahşer adlı başyapıtıydı: Mahşer, salgın hastalığın yayılışını en az 500 sayfa boyunca anlatırken beni çok etkilemiş, artık hapşıran insanlardan ürker ve gerçekten kâbus görür duruma gelmiştim.

Kafes, daha önce pek bilmediğim bir korku duygusuyla dolu. Aldığı ödüllerin hepsini hak etmiş bir çalışma bu. Okurken yaşadığım hisleri yabana atmam mümkün değil. Maloeri'nin Oğlan ve Kız'la beraber ormandan gelen seslerin ardından nehirde, kayıkta, gözleri bağlı olarak yaşadıkları şeylerin anlatıldığı bölüm, hayatımda okuduğum en ürkütücü, tüylerimi diken diken eden sayfalardı.

Yazarın atmosfer yaratmada gösterdiği başarının asla hafif alınmaması gerekiyor. Yazar bu etkileyici atmosferi ne olduğunu bilmediğimiz, insanların delirmesine, birbirlerini ve kendilerini öldürmelerine sebep olan ve dünyada önce Rusya raporu adıyla tanınmaya başlayan delirme vakalarının sebebi olarak somut, elle tutulur, kavrayabileceğimiz hiç bir şeye işaret etmeden, sadece korku hissimizle usul usul oynayarak yaratıyor. Öyle ki kitabın bir çok yerinde ürkütücü sahneler yaratıyor, bu sahneleri parçalanmış vücutlar, oluk oluk akan kan, kana susamış canavarlar ya da uyduruk seri katiller vb. kullanmadan yapıyor üstelik. yazarın bu başarısındaki en büyük etken kesinlikle olayların sebebini açıklamaya çalışmaması. Haneke'nin filmlerinde gördüğümüz gibi, okuyucuları gerekçeler ve sebepler sunarak rahatlatmaya çalışmak aslında ona yalan söylemektir: oysa bu kıyamet hissinin, dehşet hissinin, kapana kafese sıkışmışlık hissinin sürüp gittiğini söylemek istiyor yazar. Böyle yaparak; kafeste olanın, kıstırılanın, gözlerindeki bağı çözmesi halinde delirerek kendini ve başkalarını yok etmekten korkanın, onu ezen sistemler ve sömürü biçimleri tarafından esir edilmiş modern insan olduğunu anlatmak istiyor belki de.

Kafes'i herkese öneriyorum.
336 syf.
Bu türde okuduğum ilk kitaptı, açıkçası Kafes'e başlarken romanı yarım bırakacağımı düşünmüştüm. Böyle romanlarda merakıma yenik düşüp son sayfaya bakma gibi bir huyum vardır, bu nedenledir ki gerilim pek tarzım değildir, ama ilk defa böylesi bir romanda kitabın sonuna bakma ihtiyacı hissetmedim, yani yaşanılanları yaşanmış olanları daha çok merak ettim.

Malorie gerçekten çok güçlü bir karakterdi, göz bağlarına rağmen yazarın bizlere karanlıktan daha başka şeyler de aktarabiliyor olması beni gerçekten büyüledi. Yazar her şeyi o kadar güzel tasvir etmiş ki, her bir duyguyu o kadar güzel yansıtmış ki Kafes'i sadece okumakla kalmadım aynı zamanda yaşadım.

Romanda gerilim ve belirsizlik had safhadaydı, duygusal açıdan da oldukça tatmin ediciydi özellikle de sonunda o çocuklara verdiği isimler her şeye değerdi, ama her halükarda bir devam kitabı gelmesi gerekiyor, bir şeyler eksik kaldı sanki...

Kafes gerçekten çok başarılıydı, okurken zaman kavramını yitirdiğim nadir romanlardan biriydi. Bana göre korku gerilime güzel bir başlangıç kitabıydı.
  • Trendeki Kız
    7.4/10 (2.310 Oy)1.667 beğeni7,2bin okunma1.772 alıntı32bin gösterim
  • Cerrah
    8.8/10 (2.352 Oy)2.202 beğeni7,8bin okunma2.283 alıntı36bin gösterim
  • Mucize
    8.9/10 (2.532 Oy)2.292 beğeni7,1bin okunma3.268 alıntı55,5bin gösterim
  • Fısıltı
    8.1/10 (2.066 Oy)1.745 beğeni7,6bin okunma540 alıntı49,2bin gösterim
  • Gözlerini Sımsıkı Kapat
    8.5/10 (2.044 Oy)2.001 beğeni8,9bin okunma1.896 alıntı30,8bin gösterim
  • Yağmur Sonrası
    8.6/10 (2.574 Oy)2.716 beğeni11,1bin okunma1.969 alıntı51,5bin gösterim
  • Aynı Yıldızın Altında
    8.1/10 (3.682 Oy)3.205 beğeni14,9bin okunma4.838 alıntı72,4bin gösterim
  • Ateşi Yakalamak
    8.5/10 (2.634 Oy)2.271 beğeni13,3bin okunma664 alıntı25,8bin gösterim
  • Marslı
    8.6/10 (1.971 Oy)1.698 beğeni4.816 okunma1.252 alıntı29,1bin gösterim
  • Siyah Kan
    8.8/10 (2.266 Oy)2.032 beğeni7,6bin okunma2.551 alıntı32,1bin gösterim
336 syf.
·3 günde·7/10 puan
Kafes...
Sakın Gözlerini Açma ️
Josh Malerman okunmaya keşke bu kitapla başlasaymışım çünkü ilk izlenim önemlidir ve ben ilk 'golün dibindeki ev' kitabıyla baslayip mallermana eksi puan vermiştim ama Kafes kitabını beğendim. Gözümdeki imajini biraz düzeltti (Josh'un da  çok umrundaydi zaten benim gözümdeki imaji):))

Neyse kitap yorumumuza geçelim. Daha önce hiç  gerilim - korku tarzı okumamıştım. Açıkçası okuyunca hiç gerilmem sandım ama kitabın bi bölümünde baya baya korktum, korkmamda gece 1 de okumamın da etkisi olabilir. Korktuktan sonra kitabı bırakıp gündüz okumaya devam ettim
Yazarın anlatımı süperdi okurken hiç sıkılmadım. . Seri katil, cin, peri, Cinayet vs gibi uyduruk bir konusu da yok. Kurgusu da gerçekten baya baya iyi.
Başta biraz karışık gelse de okudukça herşeyi daha iyi anladim. Kitap bölüm bölüm bi şimdiki zaman bi 'flashback' ile Malorie adlı baş karakterimizin geçmişten şimdiki zamana gelişinde ki zorlukları gerilimi anlatıyor.
Kitap gerilim- korku türünde olsa da ben okurken çok çok üzüldüm benim için ağır dram da içerikliydi, herkesin o haline özelikle de çocukların öyle ortamda o şartlarda büyümesine cok üzüldüm.
Kısacası beğendim diyebilirim ama sonu açık uçlu kalmış. Yani doğru bir sonu yok kitabın, ben açık uçlu sonları sevmem ama genel bakıldığında kitabi beğendim. Gerilim sevenlere tavsiye ederim.
Sıra da yazarın 'kırmızı piyano' kitabı var:)
336 syf.
·4 günde·7/10 puan
Aslında Kafes'te her şey ortalama seviyedeydi, karakterler, olaylar, hikaye, kurgu hepsi iyiydi ama hiçbiri çok iyi ya da çok farklı değildi, kitabın en beğendiğim kısmı yazarın gerilimi kurgu ile harmanlayıp okura güzel bir şey sunabilmesiydi. Kitap çok hızlı okunuyor ve sizi sıkmıyor hep bir bilinmeyen var ve bazı boşluklar doldurulması için tamamen size bırakılmış. Bu durum genel olarak iyi olsa da kitabın sonunu çok sevemedim, beni tatmin etmedi, sanki yarıda kaldı. Kitabın tek kitap olduğunu bilmesem serinin ikinci kitabını beklemeye çalışırdım. Aslında yazar seri yapsa kitap daha hoş olabilirdi, en azından sonunu böyle bitirmeseydi.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...kafes-jmalerman.html
336 syf.
·4 günde·6/10 puan
Yeni bir yazarla tanışmak bana sürekli "Acaba kitabı alsam mı, beğenir miyim, yazarın kalemine alışabilir miyim" şeklinde sorular sordurur ve genelde yazarların ilk kitaplarına da temkinli yaklaşırım. Kafes, Josh Malerman'ın ilk kitabı. Romanı yorumlara, kazandığı ödüllere ve yine birkaç ödül için finalist olarak gösterilmesine dayanarak tercih ettim, ancak kitabın beklentilerimi karşılamadığını söyleyebilirim.

Dışarda insanların görmemesi gereken bir "şey" vardır, insanlar göz bantlarına mahkum olmuş ve evlerini tamamen dışardan izole edilmiş hale getirmişlerdir. Bu "şey" insanları onlarla göz teması kurmaları halinde geri dönülemez bir deliliğe sürüklemekte ve bu kişiler kendilerine zarar vermekle kalmayıp, çevrelerindeki insanları da vahşice katletmektedirler. Malorie ve iki çocuğunun, kendileriyle temas kuran bir grup insanın güvenli olarak niteledikleri sığınaklarına giderken yaşadığı olaylar anlatılıyor kitapta. Aynı zamanda olayların başlangıcını ve çocukların doğumundan önceki süreci Malorie'nin yolculuk sırasında geçmişe dönüp yaşananları zihninden geçirmesiyle öğreniyoruz.

Korku-gerilim kitapları genelde beni etkiler. John Saul, S. King gibi yazarların kitaplarında fazlasıyla gerildiğimi hatırlıyorum ancak Kafes beni bu anlamda çok etkilemedi. Konu değişikti, ilgi çekiciydi ama kitap bittiğinde bir şeyler havada kalmış gibi hissettim. Kafes bende, cevaplanmayan sorularla dolu, tamamlanmamış, yarım bırakılmış bir kitap hissi uyandırdı. Tabii ki okunulabilir ancak bu kitaptan önce okunacak çok daha iyi gerilim romanları var diye düşünüyorum. Keyifli okumalar...
336 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Korku ve gizem seven arkadaşlar için gayet güzel bir kitap. Özellikle Stephan King hayranlarının bayılacağı türden ürpertici ve etkileyici bir anlatımla yazılmış. Kitabın konusuna gelicek olursak; görülmemesi gereken korkunç bir şey.. ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor. Şahsen benim tarzım olmamasına rağmen, en hızlı bitirdiğim kitaplardan biri oldu :) Kıyamet senaryosu çok farklı bir şekilde ele alınmış ve kurgu gayet başarılı bir şekilde yapılmış. Bu arada kitap 2014 de piyasaya çıkmış ve 2018 de sinemaya uyarlanmış. Kitabı okuduktan sonra filmini de kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim..

Film Adı: Bird Box
336 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Kafes'i tek kelime ile anlatacak olsam "belirsizlik" derdim. İlk sayfadan son sayfaya kadar belirsizlik hakim.


İnsanlar dışarıda gördükleri bir şeyden dolayı bilinçlerini kaybedip kendilerini öldürüyor. Bu vakaların artmasıyla insanlar kendileri göz bantları takarak, pencereleri battaniyelerle kapatarak korumaya çalışıyorlar. Gazete ilanıyla bir araya gelen bir grup insanın hayatta kalma mücadelesine tanıklık ediyoruz.

Kitabın kurgusu muhteşem, dili de oldukça akıcı. Yazarın duyguları hissettirme gücü çok kuvvetli kitabı okurken yer ve zamandan soyutlandım adeta. Karakterlerle gerildim, onlarla korktum hatta rüyalarımı bile etkiledi... İlk kez bir kitaptan bu kadar etkilendim sanırım. Korku/gerilim severler kaçırmayın derim. :)

Keyifle okuyun, mutlu kalın... :)
336 syf.
·3 günde·9/10 puan
Elimden bırakmak istemeden, heyecan içerisinde, hep bir sonraki sayfayı merak ederek okudum. Ara verdiğimde bile aklım kitaptaydı. Kurgusu çok başarılı, akıcı ve gizemli. Sanki karakterlerin yanında, o anları yaşıyormuş gibi hissettim çoğu zaman. Bir çırpıda okuyabileceğiniz ve etkisinde kalacağınız bir kitap. Sadece final kısmı çok daha farklı olabilirdi. Yetersiz kalmış böylesi bir heyecan serüveni için. Gerilim tarzı sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
336 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İlk defa gerilim kitabı okudum ama sanırım diğer okuyacaklarımında en iyisi "Kafes" olucak gibi. İlkler unutulmaz derler her konuda olduğu gibi kitapta da böyledir bence bu. Kesinlikle unutamayacağım kitaplar arasında "Kafes" de yerini aldı artık.
336 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kafes yazarının başarıyla kaleme aldığı ve bu türde okuduğum ilk kitap. Her sayfasında gerilimi ve heyecanı karakter ile birlikte yaşıyorsunuz. Sürükleyici ve ilgi çekici olması çok güzelken beğenmediğim tek kısım final kısmı oldu. Çünkü kitap boyunca merak ettiğiniz, yüzleşmekten korktuğunuz, insanları deliliğe itenin ne olduğu alkıllarda soru işareti olarak kalıyor, açıklanmıyor..
312 syf.
Kafes'i okurken aklıma 2 kitap geldi
(Labirent: Ölümcül Kaçış)
(Yaratık)
ve keyifle okumaya devam ettim... Bu kitaplar çok başarılı benim için.

Gizem, heyecan oldu mu benim için o kitaplar çok iyi ilerliyor...
Kafes gizem dolu...
Ortada yaratıklar var ama neredeler...
Baştan sona kadar gizem var...
Yazar son derece başarılı iş çıkarmış bence. Ama şunu söylemek istiyorum GERİLMEDİM ve hiç ÜRKMEDİM sadece gizem ve heyecanlı olması yetti.

Artık bundan sonra bir yaşam düşünün dışarıda gözleriniz her zaman bağlı olarak yaşayacaksınız ve hep tehlike... Ne çıkacağını hiç mi hiç bilmiyorsunuz. Tek bildiğiniz insanların delirerek kendi canlarına kıyması... Sadece evin içinde, kapalı yerlerde gözlerinizi açacaksınız ve ev dışarıya kapalı olacak hep... Camlar hep kapalı ve üstleri bir şeylerle kapanmış hep... Dışarıya asla bakamayacaksınız üstüne birde hamile kalmışsınız... Evet Malorie'nin hayatı bir anda böyle oldu...

Rusya'da başlayan olaylar tüm dünyaya yayılırken ve dünyanın sonu gelirken kafeste sıkıştıklarının farkında olacaklar mı?
Hayatta kalabilmek için neler neler yapacaklar...

İki çocukla mucizenin peşinde Molaire...
Hem geçmişe giderek olayları anlatıyor hem de günümüzde devam ediyor... Geçmişte yaşadıkları ve karşılaştığı insanlar ile kaderine yürüyecek... Aralarındaki güvensizlikler, çatışmalar ve arkadaşlıklar iyi kurgulanmış. Kitap çok akıcı ilerliyor ve merak uyandırıyor hep... Hep birlikte hareket etmek, ormanda dolaşmak, hayatta kalmak için su taşımak hiçte kolay olmadı onlar için.
Ve bağlantılarını gayet beğendim ve daha da güzel olabilirdi diye de düşündüm ama genel olarak başarılı buldum kurgusunu. Yani sürekli keyifle okuyordum hadi bee nesin sen çık artık ortaya diye diye kitabı bitirdim :) Dedim ya gizemli olması yetti.

Sonu daha farklı olabilirdi belki ama yine de beğendim.
Zaman kaybımı?
ASLA.

Evet asla zaman kaybı değil, bu kadar merak uyandıran bir kitap zaman kaybı olamaz sadece heyecan verir, zevk verir ve sürekli okutturur kendini.

Filmini de kitap bittikten hemen sonra izledim beğendim fakat kesinlikle kitabı daha güzel. Filmde sahneler çok değişmiş ve kitap daha iyiydi.

Akıcı ve gizemli kitap arıyorsanız Kafes'e girin!
336 syf.
·2 günde·7/10 puan
En başta kitabın kapağı ilgimi çekmişti. İçeriğine bakınca okumak istedim. Kurgusu çok güzel. Nefes kesici ve tek solukla okunabilecek derecede akıcı, etkileyici. Korku-gerilim sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafes
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758914
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kafes
Kafes
Kafes
Bird Box
Netflix Fİlmİ Bird Box'a İlham Veren Roman
Daha Önce Yayımlanmamış “bobby Kapıyı Çalıyor” Öyküsüyle
Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.
Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.
Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”
–Hugh Howey
“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”
–Peter Straub

Kitabı okuyanlar 8bin okur

  • Okuyan Biri
  • İnanna
  • Elizabeth
  • La Eliane
  • Meliha Aydın
  • Zeynep
  • Yeren Sez
  • İnci
  • Şükran Dikiciler
  • Nogan Nogansoy

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (2)
9
%0.2 (5)
8
%0 (1)
7
%0.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları