Kafesteki Kadın Afdeling Q Serisi 1

7,3/10  (4 Oy) · 
11 okunma  · 
2 beğeni  · 
624 gösterim
Dünyayı kasıp kavuran İskandinav yazarlar rüzgârı Jussi Adler-Olsen ile devam ediyor
Bir kadının kâbusu..
Şeytani bir plan...
Cari Morckun özel Q şubesindeki ilk davası...
Tüyler ürperten bir gerilim...


"Jussi Adler-Olsenin hikâyelerindeki gerilim içimizin buz kesmesini, adalete olan açlığı ise yüreğimizin ısınmasını sağlıyor."
Anne Sophia Hermansen, Fyens Stifstidende


"İlk sayfadan son sayfaya kadar nefesimi kesti."

Thomas Harder, politiken. dk


"Son yılların en iyi polisiyesi!"

Myself



"Jussi Adler-Olsen'in romanında her şey o kadar canlı ki film izler gibi okuyacaksınız. Bu dizinin bağımlısı olacaksınız."

Die Welt
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2011
  • Sayfa Sayısı:
    421
  • ISBN:
    9789944823616
  • Orijinal Adı:
    Kvinden İ Burnett
  • Çeviri:
    Nesbe Nurcan Ekşi
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınevi
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
11 Tem 22:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Hücre
Jussi Adler Olsen'ın yazmış olduğu ilk 2007 yılında yayınlanan tam 424 sayfa İskandinav polisiyesi

Kitabımızın iyi yönleri konusunun ve kurgusunun iyi olması, akıcı ve çekici olması sonunun ve gidişin şaşırtıcı olması diye biliriz.

Kitabımızın kötü yönleri ise Kasvetli ve psikolojik yönü daha ağır olması, Amerikan polisiyesi gibi kovalamaca vurdu kırdı yok. Buda İskandinav polisiyesine alışkın olmayan okuyucu için sıkıcı bir durum. Bunu da göz önüne almak lazım ama Ejderha Dövmeli kız okuyanlar bu kitabı sevecekler. Onlar İskandinav polisiyesinin lezzetini anlayacaklardır.

Kitabın konusu ise eski cinayet masası polisi olay yerinde vurulur, bir arkadaşı ölür, diğeri yaralanır. Kendisi altı ay zorunlu izinli olduğundan, izni biter bitmez hemen işe koyulmak ister. Fakat artık polisimizi eski işi beklemiyordur, şimdi daha sakin bir iş vardır. Bölüm Q da yirmi yılı aşkın kapanmış dosyalara bakmak olur. Önce bu işi pek sevmez burun kıvırır ama sonra çok ilginç bir dava gözüne çarpar ve olayı eşelemek ister. Cinayet masası işinde yaptığı gibi olayı araştırıp doğruyu bulmak ister ve olaylar ondan sonra başlar.

Sonuç : Hücre veya Kafesteki kadın siz ne derseniz ismine ikisi de aynı. Kitap güzel ben severek ve beğenerek okudum. Zaten İskandinav polisiyesi seviyorum. Merdivenleri basamak, basamak çıkmak hoşuma gidiyor. Kimileri yazarları bir, biri ile kıyaslar ve şöyle der bir Jean-Christophe Grangé etmez. Bu çocukça ve cahilce bir davranış. Hayatında okumuşsun 100 - 200 -300 kitap, bir kaç çeşit tür gelmişsin, sonra diyorsun benim babam senin babanı döver. Güzel kardeşim böyle yapacağına önce araştır Jean-Christophe Grangé ne kadar okunuyor diye öyle gel bari o kadar da mı kültürün yok. Her neyse evet ülkemizde tutulan bir yazar olabilir, buna sözümüz yok ama kıyas çocukluktur. Bir bak bakalım Goodreads'a Hangisi daha çok okunuyor :)) Konumuz bu değil , yani demek istediğim Jean-Christophe Grangé bile kendi kitaplarının arasında kıyaslanıyor buda yanlış, neden dersen her kitabı başka bir konuyu anlatıyor. Nasıl kıyaslıyorsun, aynı konu değil ki bunu yapanlara söylüyorum kimse üzerine almasın. Ben Sebatian Fitzek severim Jean-Christophe Grangé seversin herkes aynı yazarı sevmek zorunda değil. Bir kaç yerde böyle şeyler gördüm ondan söylemek istedim. Dediğim gibi kitap güzel, tam bir İskandinav Polisiyesi okuyucularına tavsiye edilir. Konu süper psikolojim çöktü :)) Okuyan okuyacak olan herkese keyifli ve mutlu okumalar dilerim. En tatlı, en güzel kitaplar hepimizin olsun Türkiye ...