Geri Bildirim

Kağnı - Ses - EsirlerSabahattin Ali

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.317
Gösterim
Adı:
Kağnı - Ses - Esirler
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
232
ISBN:
9789750806599
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek baklamya, denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır ?"
(Arka Kapak)
18 öykü ve 1 oyundan oluşuyor eser. Duvar, Bir Skandal ve ses öykülerini çok beğendim ben. Zaten genel olarak Sabahattin Ali'nin kişiliğini de dilini de seven biriyim. Üslubu öylesine yumuşak ki akıp gidiyor. Bir anda bitsin istemedim, zamana yayarak okumaya çalışsam da pek beceremedim.
Sabahattin Ali kısa hayatına çok güzel eserler sığdırdı. Nur içinde yatsın
Sabahattin Ali’ye ait okuduğum iki romandan sonra, “Kağnı” ve”Ses” başlığı ile onsekiz öykü ve bir de “Esirler” isimli oyundan oluşan bu eserinide çok beğendim.Fazlasıyla rikkatimi celbeden bu öykülerde insanlığın neleri yitirdiğini ve bazen de, bu yitip giden hassasiyetlerin var olduğunda yaşamanın, varolmanın nasılda saadetli ve huzurlu bir hal alabildiğine şahit oldum. Öyküler... bazen nasılda insanı içine alıyor, nasılda insanın yüreğinde işlemeyen buz tutmuş yerlere ulaşıp ısıtıyor.Nasılda içinde bulunduğumuz öyküye dokunup bizi büyütüyor.
Bana, edebiyat, öykü ve şiirlere duyduğu samimi muhabbetle; insanlığı, imanı, aşkı ve sevgiyi, dimağımda ve yüreğimde yeniden inşa edip canlandırma şevki veren yüce gönüllü bir insanı,fazlasıyla anımsadığım ve minnet hissettiğim bir eserdi.Bu öykülerdeki güzelliklerin, herdaim yüreğinize ve öykünüze dokunabildiği okuma derinliğini yakalayabildiğiniz okumalarla...Varolun.:)

Benzer kitaplar

Sosyalizme yakın Sabahattin Ali'nin bir dönem Orkun'da da yazacak kadar milliyetçi olduğunu biliyordum. Nitekim Esirler oyunu bu yıllarının izlerini taşıyan ve Kürşad İhtilalini anlatan bir tiyatro eseri idi. Ilginç bir sürpriz oldu doğrusu.

Kağnı ve Sesler ise Ali'nin ustalığını konuşturduğu öykülerinden oluşuyor. Bence Ali'nin hikayeciliği şairliği ve romancılığından çok daha başarılı. Burada da birbirinden iyi hikayeler vardı.

Sinema filmi de uyarlanan Gramofon Avrat, Sinop cezaevinde geçen Duvar, Samsunlu bir mahkumu anlattığı Bir Şaka başta olmak üzere çoğu hüzünlü ve Anadolu'nun fukaralığını anlatan pek çok hikaye...
Hikayelerin çoğunu diğer kitaplarda okumuştum. Etrafını gözlemlemiş ve cümlelere güzel dökmüş her zaman ki gibi. Bem bu adamı harbi seviyorum :-)
Hikayelerin hepsi başka güxel hepsi başka bir dünyanın kapısı bana kalırsa bu.
Ceza evi zamanlarında yaşadıklarını aktarması o dönemin siyasi ihmal karlıklarla insanların maddi manevi durumları ap açık ortaya koyulmuş.
Esirler oyunu hikaye gibi okuyamadığımdan keşke izlemiş olsaydım dedim
Okuyun
Sabahattin Ali tüm eserleri mutlaka okunması gereken bir yazar öykülerinde her daim insanın içindeki noksanlıklara ve düzeltilmesi gereken duygulara ışık tutuyor. Öykülerinde karamsarlığa düşürmekle birlikte toplumsal sorunların farkedilip onarılmasını istercesine bir sitemkarlıkta bulunuyor. Kağnı Ses Esirler kitabında diğer eserlerinden aldığım keyifi kesinlikle aldım ve beklentilerimi karşıladı, aynı zamanda Kürk mantolu Madonna kadar değer görmemesi üzdü. Birinin okunma sayısı 30000 iken diğerinin 300 olması çelişkili geldi. Bir yazarın kaymağını aldıktan sonra kalanını bırakmanın doğru olduğunu düşünmüyorum ve derinlemesine işlenmesini ümit ediyorum.
Sabahattin Ali'nin 2 hikaye kitabı ile bir tiyatro oyunun birleştirildiği kitap. Yazar yine Anadolu'nun aksayan yönlerini anlatmaya çalışmış. Kendi hikayelerinden de bir kaç şey var. Hapishane'de yazdığı hikayeler özellikle insanı deriden etkileyen hikayeler. Bu eserde de Sabahattin Ali'nin hayatından çokca şey bulabilirsiniz. İyi Okumalar..
Her şey ölümden daha korkunçtur. Bazı gece uyuyamazsın, içinden uykuya alıp götüren büyük bir derdin vardır. Yarın karşılaşacağını ve önüne diyeceğini bildiğim birçok müşgülat yakıcı bir güneşin ışığı gibi gözlerine vurur, seni uyutmaz. Sen yorgun,bitkin, bir dakika kendini unutabilmek için çareler ararsın. Kallbinin etrafında gürültü yaparak sana uykuyu haram eden bu düşünceleri bir an olsun kafandan çıkarmaya karar verir, yüze kadar sayar, yahut gözlerini sabit bir noktaya dikerek hiçbir şey düşünmezsin. Yavaş yavaş tatlı bir dalgınlık vücuduna yayılmaya baslar, adeta her tarafından yumuşadığını duyarsın. Fakat bu anda kafandan çıkarıp attığın düşünceleri dışarı tutan ellerde yumuşar. Ve bir sandalın altındaki geldiği kaplayan tıkaç oradan alındığı zaman sular nasıl dediği gibi içeri dolarsa, bu düşünceler de tekrsr kalbine hücum ederler. Sen, kalbin şiddetli çarparak tekrar uyanırsın. Aynı azap yeniden başlar. Seni nasıl harap eden, şimdi duysam bile yarın akşam bu işkence yengene tekrar edeceğini, hiç bitmeyeceğini bilmektir. O zaman gözlerinde bir uyku tüter. Öyle bir uyku ki, ne çarpıntısı vardır, ne de yarını... Yorgun vücudun boylu boyunca yatıp dinlenecek ve hiçbir düşünce, hiçbir dert sana gelmeye yol bulamayacaktır. İşte ölüm bu uykudur... Geceleri gözlerini kapıyamayanların aradıkları uzun ve rüyasız uyku.
**Bir dert ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Sabahattin Ali.. Her zamanki gibi sizi sizden alan bir kitabi. Mutlaka okuyun..
Kafakağıdı ve Mehtaplı Bir Gece öykülerinde garipliği, Kağnı da çaresizliği hissedeceksiniz. Arabalar Beş Kuruşa ve Apartman da toplum içerisinde gelir farklılıklarından kaynaklanan ayrışmayı, insana tepeden bakan gözleri, ezilenleri sorgulayacaksınız. Fikir Arkadaşı ve Düşman öyküleri arkanızdan iş çeviren dostlarınızı, riyakar arkadaşlarınızı hatırlatacak. Bir Skandal öyküsü diğer öykülere göre çok farklı. Bence Esirler oyunu ile birlikte kitabın en iyileri. Esirler de Kürşad ve Filozof un söyledikleri Sabahattin Ali nin düşünce ve fikirlerini anlamak açısından önemli. Sabahattin Ali nin bütün öykülerini tavsiye ederim, okumalısınız.
Sabahattin Ali Yüksek Muallim Mektebi'nden arkadaşı olan Hüseyin Nihal Atsız'dan bir piyes için tarihi ve kahramanca bir mevzu istemiş ve Atsız ona "Kür Şad"ı anlatmış.Sabahattin Ali 1936'da Varlık dergisinde yayımladığı Esirler adlı oyunda "Kür Şad" adıyla aciz bir aşık karakteri olarak kullanmış fakat bu, Hüseyin Nihal Atsız tarafından beğenilmemiş.Hakikaten insan piyesi okuduğunda bir milletin bağımsızlık mücadelesinin talihsizliğe uğrayıp başarısız olduğuna üzülmekten çok, Kürşadın aşkının imkansızlığına üzülüyor. Son derece akıcı bir üslupla anlatılan bu imkansız aşk, sayfalar ilerledikçe okuyucusunun yüreğine bir hayli dokunuyor.
aslen konyalı biri olarak, sabahattin ali'nin konya'da yaşadığı yıllarda yazmış olduğu öyküleri ve konya insanı için düşüncelerini okumak herhangi bir aksülamel uyandırmadı. :) sabahattin ali'nin usta kaleminden çıkmış öyküleri sıkılmadan okuyabilirsiniz. hele de meşhur leylim ley'in sözleri de bu kitabın içindedir. sondaki sabahattin ali'nin tek oyunu (esirler) vasatın biraz üstünde.
... bana: "Doğru düşünüyorsun ama, bunları söyleme!" diyen adam adeta namussuzluk tavsiye ediyor demektir ve bu sersemler bunun farkında değil.
" Ben arkadaş canlısıyım. Bilhassa fikir arkadaşı olabilecek insanlara bayılırım. "
" İnsanların bazan ne kadar budala ve aşağılık olduğunu bilmiyor gibisin. "
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için, müthiş yalnızlığının farkında bile değildi.
Ayın şavkı vurur sazım üstüne,
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım, dizim üstüne,
Ay bir yandan, sen bir yandan sar beni.
Sekiz yıldır uğramadım yurduma,
Dert ortağı aramadım derdime,
Geleceksen bir gün düşüp ardıma,
Kula değil, yüreğine sor beni.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kağnı - Ses - Esirler
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
232
ISBN:
9789750806599
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek baklamya, denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır ?"
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 333 okur

  • KERİM ÖZTÜRK
  • Deep Down
  • Hatice Aci
  • Abbas Alp Özbek
  • Yusuf MUSTUK
  • Irmak Dönmez
  • Kamil Bilici
  • Oğuzhan Salcı
  • Selda Köybaşı
  • Umut YAVAŞ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%3.6
18-24 Yaş
%22.3
25-34 Yaş
%38
35-44 Yaş
%19.3
45-54 Yaş
%7.8
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50.6
Erkek
%49.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.9 (29)
9
%27.8 (27)
8
%23.7 (23)
7
%8.2 (8)
6
%6.2 (6)
5
%2.1 (2)
4
%2.1 (2)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları