Kahire Saçlarımı Geri Ver

7,7/10  (6 Oy) · 
18 okunma  · 
6 beğeni  · 
1.028 gösterim
Yüz binlerce hapishane, milyonlarca hücre... Evler, mutfaklar, yatak odaları, hastaneler, dershaneler ve batakhaneler... Bir yanda Kahire'nin dar sokaklarında ürkek tavşanlar gibi yürüyen, öbür yanda geniş kalçalarıyla aynı şehrin ünlü göbek dansını icra eden mahkumlar... Sabahın, öğlenin, gecenin mahkumları... Hepsi de aşılmaz, çıkılmaz, kaçılmaz görünen zindanlar ve hepsi de özellikle kadınlar için. Peki, hangi kadın, kilitleri asırlık geleneklerle taşlaşmış bu zindandan kaçabilir? Hangi kadın böyle bir bedeli göze alabilir? Hangi kadın bütün bir toplumu karşısına alacak özgürlük tutkusuna sahip olabilir? Arap dünyasında, ezici baskıya rağmen özgürlük ateşiyle yanan kadınlar geçmişte de vardı, şimdi de var, gelecekte de var olacak. İşte Neval el-Saddavi, Kahire, Saçlarımı Geri Ver adını taşıyan romanında bu kadınlardan birini anlatıyor. Onun kahramanı, on yaşında görücüye gösterilen, üzerindeki tonlarca baskıya rağmen annesine, babasına, çevresine ve bütün bir erkek toplumuna direnerek tıp okuyan, doktorluğun yanı sıra kimliğini bulmak için de kıyasıya mücadeleye girişen bir kadın. Herhalde her kadının içindeki isyan çığlığını en güzel kelimeleriyle, hayatıyla ortaya koyan bir kadın..
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2001
  • Sayfa Sayısı:
    92
  • ISBN:
    9789753167468
  • Çeviri:
    Osman Akınbay
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ce-mâ 
08 Oca 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Diğer kitaplarını da "mutlaka okunacaklar" listesine alıyorum bu kitapla.

- Önceki incelemelerime denk gelmiş olanlar kadın hakları, kadının özgürlüğü, kadının kadın olarak var olması konularında ne kadar hassas olduğumun farkındadırlar.

- Neval el-Saadavi'nin bu kitabı da -ki büyük ihtimal diğer kitapları da- bu önem verdiğim konuları barındırıyor kitaplarında. Kadının kadın olarak var olabileceğini, kadının özgür olabileceğini, kendi deyimiyle 'sadece erkekleri doyurmak için gönderilmiş bir varlık olmadığını' herkese haykırmak , duyurmak istiyor. Tabi bunu yaparken her kadın gibi o da büyük engellerle karşılaşıyor; kitapları yasaklanıyor,hapis yatıyor ama yılmadan mücadelesine devam ediyor.

- Kitaba gelirsek, kitap genç bir kızın aslında tam anlamıyla onu yutmak,onu 'mutfağa hapsetmek' , ayıp,yasak, günah üçgeninde sıkıştırmak isteyen topluma karşı vermiş olduğu var olma, özgür olma savaşını anlatıyor. Bu savaşta toplumu nasıl mı tanımlıyor?
"Kadınları ensesinden yakalayıp mutfağa, manastıra, mezara ya da batakhaneye tıkan o korkunç canavar"