Kahkaha Benden Yana

7,0/10  (8 Oy) · 
30 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.175 gösterim
Büyük bir dehanın tanınmaması elbette üzücü; ama yanlış tanınması daha da beter. Ne yazık ki Kierkegaard bu iki durumu da dramatik şekillerde yaşadı ve bu durum kısmen de olsa halen devam ediyor.

Yaşadığı dönem olan XIX. yüzyılda kendi insanları tarafından anlaşılamadı; çünkü düşünceleri, eserleri onları kat kat aşıyordu. Kierkegaard'ın üzerine serpilen ölü toprağından sıyrılıp varlığını yeniden göstermesi için XX. yüzyılın başlarını beklemek gerekti: Yani "birey" kavramının yavaş yavaş uç verdiği, özleri bir "sistem" inşa etmeye dayalı felsefelerin çözülmeye başladığı bir zaman dilimini.

Geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran pek çok düşünür ve yazar Kierkegaard'dan önemli ölçüde yararlanmışsa da, Kierkegaard'ı merak eden okurlar onun "yanlış" bir kitabından başlamak ya da hakkındaki yanıltıcı yorumları ciddiye almak suretiyle bir anlamda onu gözden kaçırmışlardır. İşte bu kitap Kierkegaard'ı tanıdığını sananlar, hakkında şöyle bir fikri olanlar ya da hiçbir fikri olmayanlar için ideal bir "tanıtım" kitabı. Tanıyanlara ise kesinlikle "yeni bir bakış" kazandıracak bir eser.

Kierkegaard okuru birkaç şekilde şaşırtıyor: Öncelikle yüz elli yılı aşkın zaman önce kaleme almış olduğu konular halen güncelliğini sürdürüyor. Sözgelimi kamu, basın, özel hayat gibi kavramları derinlemesine ele alırken bugün de önemini koruyan olağanüstü tespitler yapıyor. Bunun dışında değişik karakterlerin ağzından tartışma yaratacak sözler sarf ediyor. Örneğin, "Can sıkıntısı bütün kötülüklerin anasıdır" diyerek eğlenmenin görevimiz olduğunu ilan ediyor.

Dönemin etik, estetik, düşünsel ve doğrudan hayata dair alanlarında bayağılıklara karşı tek başına kıyasıya mücadele etmiş bir adamı (yeniden) tanımak, "sohbet"inden haz almak ve en nihayetinde Kierkegaard'a hakkını vermek için Kahkaha Benden Yana diyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2000
  • Sayfa Sayısı:
    279
  • ISBN:
    9789755393124
  • Çeviri:
    Nedim Çatlı
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ömer 
 23 Nis 19:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 1/10 puan

(Edit) İlk incelediğimde olumlu bir yorumda bulunmuştum. Fakat Søren'in neredeyse çoğu kitabını okuyup bu derleme kitaba geri döndüğümde onu yanlış tanıttıracak dengesizlikle sağdan soldan alınmış metinlerle para kazanmak/art niyet için yazıldığını bariz gördüm. Her şeye rağmen Søren buradan da parlayarak çıkıyor fakat siz yine de onun yazdığı 'gerçek' kitapları okuyun =) Ve tüm derlemelerden uzak durun, hatta düşmanı olun.

Sisyphos 
 09 Haz 02:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Eğer insanın bir sınırı varsa o sınırı kaldırabilecek düşünceyi ancak Kierkegaard'ın hayata karşı tutumundan yola çıkarak yerle bir edebiliriz. En büyük varoluşçuların ilham kaynağı ve bana göre kimseye tavsiye edilemeyen yazar. Bir tavsiyeyle okunacak kadar basit olmayan bir yazar, belli bir arayıştan sonra eğer varsa bir parça varoluşa karşı bir tiksinti kendiliğinden bulunulan ve bırakılamayan bir yazar! Bir babanın ona miras olarak laneti, günlerce mektuplaştığı nişanlısının onu terkettikten sonra bir başkasıyla evlenmesi ve kardeşleriyle annesini kaybetmesi onun için derin acılar, bizim açımızdan ise en büyük eserler bıraktırdı geriye. Neredeyse bütün kitaplarından bir parça sunan bu yapıtında en çok mektuplara yer ayırır. Bir çok takma ad kullanarak yayımladığı yazılarını bazen kendi oluşturduğu takma adları karşılıklı mektuplaştırır ve çoğu zaman içine girdiği tartışma kendine karşıdır. Belki de en büyük varoluşculara ilham kaynağıyken sende olan o belirsizlik, umursamazlık seviyesi, kimi zaman en dipten gelen bir umutsuzluğun tablosu ve hayata karşı duruşunun umursamaz tavrı açıklayabilir; Eyüp'ün sabrını ve ibrahimin o yolculukta yanında olma duygusunu... Şunu da anlaman gerekir ki dostum kahkaha hiç bir zaman senden yana olmadı, belki kendi kurguladığın kahramanlar aracılığıyla en sert biçimde eleştirdiğin varoluşta bir nebze de olsa kahkaha senden yana oldu ama onlar da sen değildin..!

Anıl Çapraz 
15 May 00:56 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sören kierkegaard hayatı ve karakteri bakımından oldukça farklı kendisi ile hayat görüş ve düşüncelerimiz farklı olsa da gözlem yeteneği ve düşüncelerini savunma biçimi açısından kendisine şapka çıkartmam gerektiğini düşünüyorum. Yer yer sıkıldığım yazıları olsa da keyifle okuyabilirsiniz özellikle Moriya Dağı:Dört olası anlatım kısmı favorim oldu.

Kitaptan 118 Alıntı

Özgür Beden 
31 Tem 23:19 · Puan vermedi

Bir şeyler yapmalısın, fakat sınırlı kapasiteni göz önüne alırsan, yapılmış olanları daha da kolaylaştırman imkânsız olacaktır, sen de diğerleri gibi insancıl bir coşkuyla bir şeyleri daha zor yapmayı üstlenmelisin.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 23 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 23 - epub)
Özgür Beden 
31 Tem 23:13 · Puan vermedi

“Artık ihtiyarlıyorsun.” dedim kendi kendime, “hiçbir şey olmadan, gerçek anlamda hiçbir işi üstlenmeden.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 22)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 22)
Özgür Beden 
02 Ağu 18:19 · Puan vermedi

Hayatını gözden geçirmek,
daha önce gördüğün her şeye,
başka bir açıdan bakmak senin elinde.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 42 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 42 - epub)
Özgür Beden 
02 Ağu 18:43 · Puan vermedi

Yaşadıklarına umudun itici gücüyle dalan kimse asla unutmayacak biçimde hatırlar.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 42 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 42 - epub)
Özgür Beden 
01 Ağu 19:52 · Puan vermedi

Bütün insanlar sıkıcıdır.
Sıkmak, kendini ve başkalarını sıkmak diye ikiye ayrılabilir. Başkalarını sıkanlar ayaktakımı, yığınlar ve genel olarak bütün insanlık kafilesidir. Kendilerini sıkanlar ise seçkinler, aristokratlardır; şu garip bir gerçek ki, kendilerini sıkmayanlar genellikle başkalarını sıkarlar, kendilerini sıkanlar da başkalarını eğlendirirler. Kendilerini sıkmayan insanlar genellikle şu ya da bu şekilde kendilerini son derece meşgul eden insanlardır; bu insanlar tam da bu sebepten en sıkıcı, en çekilmez olanlardır.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 39 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 39 - epub)
Özgür Beden 
04 Ağu 18:39 · Puan vermedi

Fakat unutmak gerçekten sessiz sakin bir iştir,
fakat hoş olmayanla olduğu kadar hoş olanla da pratiği yapılması gereken bir iş.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 43 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 43 - epub)
Özgür Beden 
01 Ağu 19:36 · Puan vermedi

İnsan temelde yırtıcı bir hayvandır.
İnsan temelde yırtıcı bir hayvandır, bunun delili de sadece dişlerinin şekliyle sınırlı değildir. Bütün bu toplum ve toplumsallık konuşmaları kısmen kalıtsal riyakârlık,
kısmen de içten pazarlıklı kurnazlıktır.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 39 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 39 - epub)
Özgür Beden 
04 Ağu 18:33 · Puan vermedi

Kendinizi ne kadar kısıtlarsanız, keşif bakımından o kadar verimli olursunuz.
Müebbet hapsin münzeviliğindeki bir mahkûm çok keşfedici olur, bir örümcek onun için büyük eğlence kaynağı olabilir.

Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 42 - epub)Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard (Sayfa 42 - epub)
atlas 
14 Haz 17:46 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Az önce insanların neşesine neşe kattığım bir partiden geldim; dudaklarımdan nükteler döküldü, herkes güldü ve bana hayran kaldı - fakat ben ayrıldım - bu çizgi dünyanın yörüngesi kadar uzun olmalı --------------- ve kendimi vurmak istedim.

Kahkaha Benden Yana, Soren KierkegaardKahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard