Kahramanmaraş Katliamı

·
Okunma
·
Beğeni
·
634
Gösterim
Adı:
Kahramanmaraş Katliamı
Baskı tarihi:
Nisan 2010
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054274017
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Uğur Mumcu Vakfı Yayınları
"23 Ararlık günü, Menemen'de kanlı gericiler tarafından boğazlanarak şehit edilen Teğmen Kubilay'ın kırk sekizinci ölüm yıldönümünü yaşıyorduk. Kubilay'ın başını kesen Derviş Mehmet, inanın Kahramanmaraş katillerinin yanında zemzemle yıkanmış kadar temiz kalır. Olay öylesine korkunç, öylesine alçakça ve öylesine namussuzca planlanmış ve sahneye konmuştur...
Bunun adına "narşi" de denmez, "sağ sol çatışması" da... Bu "Alevi-Sünni" düşmanlığı ile de açıklanmaz. Bu planlı ve örgütlü bir saldırıdır. Çevre illerden Kahramanmaraş'a getirilen katil çetelerine belli adresler gösterilmiş, noktası ve virgülüne kadar hesaplanan bir plan yürülüğe konmuştur."
Uğur Mumcu-Cumhuriyet,25 Aralık 1978

Kahramanmaraş katliamı 12 Eylül darbesine giden kilometre taşlarının sonuncusuydu. Gerici ve faşitlerin işbirliğiyle sahneye konan katliamda hedef, aleviler ve solculardı. Resmi rakamlara göre 111, araştırmacılara göre çok daha fazla insan, neden hedef seçildiğini bile anlamadan, işkenceyle öldürüldü. Öldürülenlerin arasında, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, hamileler ve bebekler de vardı...

Katliam ne zaman gündeme gelse olaydan "mezhep çatışması" olarak söz edildi. Oysa Maraş'ta tek taraflı bir katliam söz konusuydu. Maraş katliamı davasının görüşüldüğü Sıkıyönetim Mahkemesi'nin gerekçeli kararı da bunu doğruluyordu. Kahramanmaraş katliamının gerçek suçluları, ne yargılanan ne de hüküm giyen kişilerin arasındaydı. Gerçek sorumlular hiçbir zaman ortaya çıkmadı. Mahkeme tutanaklarında sayısı kanıt bulunuyordu. Ancak 12 Eylül'den sonra yaşanan tüm gerçekler tersine çevrildi. Herkesin gözü önünde yaşanan bu gerçeklerin üstü örtülmeye ve unutturulmaya çalışıldı...
224 syf.
·Beğendi·10/10
" KAN İÇTİLER İNSAN ETİ YEDİLER YOKSULLARI YAKIP YIKIN DEDİLER "


Maraş katliamı ülkemizde yüreğimizde derin yara açan mhp nin yaptıgı en kitlesek katliamlardan biridir.kİTAPTA YAZAR BUNU ÖZETLEMEKTEDİR.

1967 -68 gençliğinin yükselen anti emperyalist yurtsever çıkışı ve 27 mayıs anayasasının ülkemize getirdiği kırıntıda olsa özgürlük ortamı işçilerin fabrika işgalleri grevleriyle hak arama mücadeleleri köylülerin toprak işleyenin su kullanın şiarı ile toprak işgalleri bir takım cevreleri özellikle ab ve abd emperyalizmini yerli işbirlikçilerini rahatsız etmişti .. 1970 yılında 12 mart faşist darbesinin kuklalarından memduğ tağmaç isimli goril olayı kısaca özetledi " sosyal uyanış ekonomik uyanışı aştı durdurmak gerekiyor" diyerek halkın aydınlanmasını toplumsal ilerlemeyi hazm edemediklerini gösterdiler .. Süreç bununla da kalmadı devlet açıktan adam öldüremiyeceğine göre bu işi sivil bir güce yaptırmak gerekiyordu buda 1969 yılında cumhuriyetçi köylü millet partisi ele geçiren ve adını mhp milliyetçi hareket partisi yapan alpaslan türkeş ve ekibine iş düştü. amerikada cia tarafından özel olarak yetiştirilen bu ekip ülkemizde komando kampları açarak yükselen aydınlamaya saldırtıldı ülke bayrak sevgisi gölgelenerek vatandaşlar arasında sağ sol çatışması başlatıldı.. Komandolar Mitin kontrgerillanın yönlendirmesiyle emniyet müdürlerine savcılara öğretmenlere öğretim üyelerine grevdeki işçilere yönelik saldırılar başlatdı özellikle 77 ecevit hükümetinin de kaypaklıgı ve yetersizliğini fırsat bilip toplu katliamlara başladılar bahçelievler katliamında 7 öğrencinin öldürülmesi maraş sivas çorum malatya katliamları izlmiştir kitap bu süreci özelindede maraş katliamın nasıl tertiplendiğini adım adım gösteriyor anlatıyor maraş katliamı ile ilgili resimler cenazeler insanın yüreğini dağlıyor
Katliamdan önce kent nüfusundaki artış dikkat çekiyordu. Gerek 20 Aralık günü, gerekse 21 Aralık günü kentte, çok sayıda, kentlilerin hiç tanımadığı seyyar milli piyango bilet satıcısı görülmüştü. Daha sonra yapılan araştırmalarda bu kişilerin hiçbirinin bayi olmadığı ortaya çıktı.
Resmi rakamlara göre 111, araştırmacılara göre çok daha fazla insan , neden hedef seçildiğini bile anlamadan, işkenceyle öldürüldü. Öldürülenlerin arasında, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, hamileler ve bebekler de vardı.
Namluların konuştuğu yerde, belki bir süre vicdanlar da, yasalar da susturulabilir. Fakat bir gün vicdanlar da , yasalar da konuşursa, o namluların içinde sadece katil çetelerinin kimlik kartları çıkar. Kanlı mezar taşları bir gün ayaklanır ve birer tokat gibi katillerin yüzlerine fırlatılır. Ve o kaldırımlar, o kanlı kaldırımlar, üzerlerindeki kirli ayak izlerini hep üzerlerinde taşırlar. Silinmez o lekeler...
Dökülen kanların için de bir gün boğulacaklardır. Bir gün mutlaka...
Genellikle Kahramanmaraş il ve ilçe merkezlerinde yerleşik halkın çoğunluğu Sünni; kırsal kesimde olanların bir bölümü Türkmen, bir bölümü Kürt kökenli olup, büyük çoğunluğu Alevi inançlıydı.
Kahramanmaraş’ta 1978 yılına değin hiç mezhep tartışması, kavgası olmamıştı. Hatta Kürtler, Türkler ve Aleviler ile Sünniler, Maraş’ın İngiliz ve Fransızlar tarafından işgaline karşı hep birlikte mücadele etmişlerdi. Geçmişinde Alevi-Sünni ayrımı bulunmayan Kahramanmaraş’ta, genellikle CHP’li olarak bilinen Alevilere karşı bir düşmanlık yaratılmıştı. Aleviler, sağ çevrelerce siyasi ihtiraslar uğruna “komünist ve din düşmanı” olarak Sünni halka lanse edildiler. Alevilere karşı olan tutum irticai çevreler tarafından da desteklendi.
Mezhepçilik siyasi bir potansiyel olarak kullanıldı.
İnsanların can korkusuna düştüğü, geleceğe ilişkin umıtlarının kalmadığı bu dönemde, insanlar sokak ortasında öldürülüyor, kanlı eller bulunamıyor, mahkeme önüne çıkarılamıyor, Türkiye bütünüyle faşizmin karanlığı içine sürükleniyordu.
Terörün amacı, demokratik düzeni yıkmak, can güvensizliğinden doğan korku ortamında faşist iktidarların ülkeye egemen olmasını sağlamaktı.
O güne kadar o kadar derin bir yoksulluk, çaresizlik ve içtenlik görmemiştim. Kendimi başka bir dünyada, varlıklarını kulaktan dolma bildiğim insanlar arasında bulmak, duygularını hissetmek dokunaklıydı. İnsan kalbinin güzelliğini ve halkımın sıcaklığını tanıdım oralarda. Barındıkları tek göz odalarda onlarla birlikte yattım, aynı sahana kaşık salladım, kendi kibarlık ve koşullarımdan utandım. Beni bağırlarına basarak ağırladılar, üzerime en güzel yorganlarını örttüler ve çilelerine sahip çıkmamı umdular. Anlattıklarını kayıt cihazı kullanmadan, can kulağıyla dinledim, dillerinin özgün, acılı tınısını belleğime yazdım. Yazacaklarımda adlarını gizleyecek olmama karşı çıktılar, yaz dediler , herkes bizi unuttu adımızı da yaz ki öğrenip bilsinler!
"23 Aralık günü, Menemen'de kanlı
gericiler tarafından boğazlanarak şehit
edilen Teğmen Kubilay'ın kırk sekizinci
ölüm yıldönümünü yaşıyorduk.
Kubilay'ın başını kesen Derviş Mehmet,
inanın Kahramanmaraş katillerinin yanında zemzemle yıkanmış kadar temiz kalır.

Olay öylesine korkunç, öylesine alçakça
ve öylesine namussuzca planlanmış
ve sahneye konmuştur...
Bunun adına "anarşi" de denmez,
"sağ sol çatışması" da...
Bu "Alevi-Sünni" düşmanlığı
ile de açıklanamaz.
Bu planlı ve örgütlü bir saldırıdır.
Çevre illerden Kahramanmaraş'a getirilen katil çetelerine belli adresler gösterilmiş, noktası ve virgülüne kadar hesaplanan
bir plan yürürlüğe konmuştur."
Orhan Tüleylioğlu
Uğur Mumcu - Cumhuriyet 25 Aralık 1978

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kahramanmaraş Katliamı
Baskı tarihi:
Nisan 2010
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054274017
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Uğur Mumcu Vakfı Yayınları
"23 Ararlık günü, Menemen'de kanlı gericiler tarafından boğazlanarak şehit edilen Teğmen Kubilay'ın kırk sekizinci ölüm yıldönümünü yaşıyorduk. Kubilay'ın başını kesen Derviş Mehmet, inanın Kahramanmaraş katillerinin yanında zemzemle yıkanmış kadar temiz kalır. Olay öylesine korkunç, öylesine alçakça ve öylesine namussuzca planlanmış ve sahneye konmuştur...
Bunun adına "narşi" de denmez, "sağ sol çatışması" da... Bu "Alevi-Sünni" düşmanlığı ile de açıklanmaz. Bu planlı ve örgütlü bir saldırıdır. Çevre illerden Kahramanmaraş'a getirilen katil çetelerine belli adresler gösterilmiş, noktası ve virgülüne kadar hesaplanan bir plan yürülüğe konmuştur."
Uğur Mumcu-Cumhuriyet,25 Aralık 1978

Kahramanmaraş katliamı 12 Eylül darbesine giden kilometre taşlarının sonuncusuydu. Gerici ve faşitlerin işbirliğiyle sahneye konan katliamda hedef, aleviler ve solculardı. Resmi rakamlara göre 111, araştırmacılara göre çok daha fazla insan, neden hedef seçildiğini bile anlamadan, işkenceyle öldürüldü. Öldürülenlerin arasında, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, hamileler ve bebekler de vardı...

Katliam ne zaman gündeme gelse olaydan "mezhep çatışması" olarak söz edildi. Oysa Maraş'ta tek taraflı bir katliam söz konusuydu. Maraş katliamı davasının görüşüldüğü Sıkıyönetim Mahkemesi'nin gerekçeli kararı da bunu doğruluyordu. Kahramanmaraş katliamının gerçek suçluları, ne yargılanan ne de hüküm giyen kişilerin arasındaydı. Gerçek sorumlular hiçbir zaman ortaya çıkmadı. Mahkeme tutanaklarında sayısı kanıt bulunuyordu. Ancak 12 Eylül'den sonra yaşanan tüm gerçekler tersine çevrildi. Herkesin gözü önünde yaşanan bu gerçeklerin üstü örtülmeye ve unutturulmaya çalışıldı...

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Yusuf Işık
  • UmAy
  • Xtras
  • ali sahin
  • Rezzan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0