Kahverengi Elbiseli AdamAgatha Christie

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.298
Gösterim
Adı:
Kahverengi Elbiseli Adam
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9789752111882
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Man İn The Brown Suit
Çeviri:
Çiğdem Öztekin
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Anne Beddingfeld, babasını kaybettikten sonra Londra’da yaşamaya karar verir. Ve günün birinde, içinde her zaman var olan macera tutkusu, Hyde Park’ın köşesindeki metro istasyonunda yaşadığı bir olayla canlanır. İstasyondaki bir adam rayların üstüne düşerek ölmüştür. Ama ne var ki olay göründüğü gibi değildir. Anne, kaza olmadığına inandığı olayın peşini bırakmaz ve elindeki tek ipucuyla “Albay” olarak da bilinen katilin asıl kimliğini ortaya çıkarmaya çalışır. Ancak bilmediği şey Albay’ın da onun peşinde olduğudur.
Oldukça güzel bir casusluk romanı. Anne Bedingfield babasını kaybeder. Bir gün metroda bir adamın öldüğünü görür. Bir adam yanına doktor olarak gider. Çıkarken bir kağıt düşürür. Kağıt ölen adama aittir ve diğeri de doktor değildir. İşin içinde bir casusluk çetesi vardır. Kağıtta yazanlara bakıp Afrika'ya giden bir gemiye biner. Gemide Albay Race, Sir Eustace ve bayan Clair vardır. Aynı zamanda Eustace'in sekreteri Bay Pagett çok şüpheli bir adamdır. Ama acaba casusluk çetesinin başındaki adam olan Albay kimdir ve Eustace'ın evinde öldürülen Nadine adlı dansözü kim öldürmüştür? Albay hiç beklenmedik bir isimdir ve Anne hayatının adamını bulmakla beraber bir ömre yetecek macerayı yaşayacaktır. Keyifle okunan bir roman.
Agatha Christie... Bu polisiye üstadını, herhangi bir kitabını okumamışsanız bile, mutlaka duymuşsunuzdur. Ben de şimdiye dek kendisinin bir kitabını hiç okumamıştım ta ki Kahverengi Elbiseli Adam'a kadar. Sonuç: fevkalâde. Öncelikle üslubundan bahsetmek istiyorum. Oldukça yalın ve akıcı. Cümleleri coşkulu bir nehir gibi ardı ardına sıralanıp, pürüzlenmeden akıp gidiyor. Bunu oldukça sevdim. Beni hiç mi hiç yormadı. Kurgusu da oldukça iyiydi. Neden polisiye kraliçesi konumunda olduğuna şaşmamak gerek. Her şey birbirine mükemmel bağlıydı ve en ufak ayrıntılar mükemmel verilmişti. Her bir ayrıntının da bir değeri vardı, yani hiçbiri boş yere anlatılan laf kalabalığı değildi.

Ana hatlarıyla konudan bahsetmek istiyorum. Anne Beddingfeld ana karakterimiz. Babasıyla beraber monoton ve sıkıcı bir hayat sürmüş, ta ki babası öldükten sonra Londra'ya yerleşinceye kadar bundan kurtulamamış genç bir kadın. Her zaman içinde var olan macera tutkusu bir gün metro istasyonunda tanık olduğu kaza, ama sebebi olan bir kaza, sonucu açığa çıkar. Elinde, tesadüfen ona geçen bir ipucu niteliğinde kağıtla, babasından kalan küçük mirasın tamamını bir gemi yolculuğuna yatırır ve bu olayın gerçeğinin peşine takılır. O adamın ölümünden bir saat sonra bir cinayet işlenir. Ve her nasılsa Anne bunların bağlantılı olduğunu anlar. Aslında bu olay görüldüğü kadar basit değildir, ardında daha başka olaylar zinciri ve başında da 'Albay' diye bilinen biri vardır. Ve herkesin cinayeti işlediğini düşündüğü Kahverengi Elbiseli Adam da bu Albay'ın günah keçilerinden biridir. Maceraperest genç kadınımız Anne, bu yakışıklı adam ve birkaç yoldaşıyla beraber cinayetin failinin peşine düşer. Bu arada Christie, hikayenin içine bir küçük de aşk kondurmuş ki bence pek de iyi etmiş.
Polisiye ve aşk bu kitapta çok güzel yoğrulmuş. Sevenlere şiddetle öneririm. Bu arada kitaptaki ana sözcük: Elmaslar.

Benzer kitaplar

Agatha'nın kitaplarından yalnızca 3 tanesini okurken sıkıldım. Bunlardan biride bu kitaptı. Bu kitabı okurken sevgili Agathacığım iyi ki aşk hikayeleri yazmayı bırakmış dedim. Tamam, kitap polisiye kitaplar katagorisine giriyor ama ben burada geçen aşk hikayesini -üzülerek söylüyorum- çok itici buldum. Sevmediğim tarihi-aşk romanları tarzındaydı. Yine de Agatha'ya saygımdan bitirdim.
Oldukça güzel bir casusluk romanı. Anne Bedingfield babasını kaybeder. Bir gün metroda bir adamın öldüğünü görür. Bir adam yanına doktor olarak gider. Çıkarken bir kağıt düşürür. Kağıt ölen adama aittir ve diğeri de doktor değildir. İşin içinde bir casusluk çetesi vardır. Kağıtta yazanlara bakıp Afrika'ya giden bir gemiye biner. Gemide Albay Race, Sir Eustace ve bayan Clair vardır. Aynı zamanda Eustace'in sekreteri Bay Pagett çok şüpheli bir adamdır. Ama acaba casusluk çetesinin başındaki adam olan Albay kimdir ve Eustace'ın evinde öldürülen Nadine adlı dansözü kim öldürmüştür? Albay hiç beklenmedik bir isimdir ve Anne hayatının adamını bulmakla beraber bir ömre yetecek macerayı yaşayacaktır. Keyifle okunan bir roman.
Agatha Christie'nin okuduğum ilk kitabı.Çok beğendiklerim arasında olmasa da güzeldi.Zaten Agatha Christe polisiyenin kraliçesi denebilecek bir yazar
Agatha Christie ile tarzımı yakaladığıma inanıyorum.. Sıkılmadan büyük bir merak içinde okudum kitabı. Betimlemelerle okuru sıkmadan aksiyon sürekli devam ediyor
Okurken sıkıldığım nadir agatha christie romanlarında birisi. polisiye ögeleri de var fakat aşk konusu beni kitaba çekmeyi başaramadı ama kitabı yine de okunmaz hale getirmemiş.
Eğer kaderle kumar oynuyorsa iyi bir kumarbazdı. Kaybedince gülebiliyordu.
Agatha Christie
Sayfa 135 - Altın Kitaplar Yayınevi
İnsanın normal halinde yapmaktan çekineceği ya da düşünemeyeceği şeyler sinirlenince kolayca aklına geliyor.
'Eğer bir şeyi güvenle yapmak istiyorsan asla kendin yapma!'
Agatha Christie
Sayfa 10 - Altın Kitaplar Yayınevi
"Eğer bir şeyi herkesin duymasını istiyorsan bir kadına söyle. İstemiyorsan ağzını sıkı tut!"
Agatha Christie
Sayfa 76 - Altın Kitaplar Yayınevi
Bütün düş görenler gibi bu düşün sona ermesini istemiyordum. Biz zavallı insanlar bulduğumuz hiçbir şeyi elimizden kaçırmak istemeyiz.
Agatha Christie
Sayfa 132 - Altın Kitaplar Yayınevi
"Size yaşamı olduğu gibi kabul etmeyi öğretiyorum. Aynı zamanda -benim gibi- sert ve acımasız olmayı öğretmeye çalışıyorum. Gücün sırrı bu, başarının sırrı da!"
Agatha Christie
Sayfa 182 - Altın Kitaplar Yayınevi
"Sende romantikliğin zerresi bile yok. Şimdiye dek hiç senin kadar gerçekçi ve aynı zamanda ihtiraslı bir insan gördüğümü anımsamıyorum. Ben hiç kimse için bunları hissedemem... hissetmedim de... ama yine de... sana imreniyorum Çingene kızı. Âşık olabilmek de bir şey. Birçok insan başaramaz bunu."
Agatha Christie
Sayfa 114 - Altın Kitaplar Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kahverengi Elbiseli Adam
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9789752111882
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Man İn The Brown Suit
Çeviri:
Çiğdem Öztekin
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Anne Beddingfeld, babasını kaybettikten sonra Londra’da yaşamaya karar verir. Ve günün birinde, içinde her zaman var olan macera tutkusu, Hyde Park’ın köşesindeki metro istasyonunda yaşadığı bir olayla canlanır. İstasyondaki bir adam rayların üstüne düşerek ölmüştür. Ama ne var ki olay göründüğü gibi değildir. Anne, kaza olmadığına inandığı olayın peşini bırakmaz ve elindeki tek ipucuyla “Albay” olarak da bilinen katilin asıl kimliğini ortaya çıkarmaya çalışır. Ancak bilmediği şey Albay’ın da onun peşinde olduğudur.

Kitabı okuyanlar 97 okur

  • Büşra Sarıyar
  • Prehistoric
  • uyuşuk kontes
  • Elif
  • Seda Uzun
  • Oznur Gezen
  • Elif
  • Emin Mammadov
  • Halime İrisoglu
  • Murat Kömürlü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%5.5
18-24 Yaş
%25.5
25-34 Yaş
%18.2
35-44 Yaş
%34.5
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.5
Erkek
%27.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (8)
9
%13.8 (4)
8
%41.4 (12)
7
%3.4 (1)
6
%6.9 (2)
5
%3.4 (1)
4
%3.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0