Kalan Son Güzel Kağıdım

·
Okunma
·
Beğeni
·
235
Gösterim
Adı:
Kalan Son Güzel Kağıdım
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750843600
Orijinal adı:
Proust Correspondance
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Marcel Proust tam bir mektup delisiydi. Çocukken edindiği bu alışkanlıkla, “Kayıp Zamanın İzinde”nin ciltlerini teker teker kaleme aldığı dönemlerden 1922 yılındaki ölümüne kadar, hiç durmadan binlerce mektup yazdı: Ailesine, arkadaş bildiklerine, hasım bellediklerine,üst kat komşusuna, yayıncısına, kitaplarını destekleyenlere ya da kayıtsız kalanlara...

Jérôme Picon’un derlediği ve açıklayıcı notlarla zenginleştirdiği bu seçki; zaman, üslup ve konu açısından dengeli bir dağılım sunuyor.
328 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sanatın her alanında eserini sunduğu kişiden salt bakmak,okumak,dinlemek yerine onları zorlayan, düşündüren, araştırmaya sevk eden kişileri kendime yakın hissetmişimdir.
Bu beklenti şekilleri yaratıcıdan yaratıcıya değişkenlik göstermekte, beklenti sıralaması diye tanımlamak daha doğru olabilir. Proust minvalinde bu durumu ele alırsak, okuyucusundan öncelikle sabırlı olmasını beklediğini söylemek yanlış olmaz. Proust'a karşı sabretme gücüne sahip olamayan okuyucu Kayıp Zamanın İzinde serisini okumakta zorlanabilir( aklıma ilk olarak annesinin akşam öpücüğünü beklediği onca sayfa geldi). Keza bu dirayeti gösteremeyen okuyucu Proust'un anlatım şeklini hissedemez ve seriyi okumak büyük bir eziyet halini alır.
Çevremde Proust'u okumuş( ve doğal olarak seven) kişilerde gördüğüm ortak bir özellik var ; Proust'a karşı duydukları o tutku. Bu tutku o denli yüksek oluyor ki Kayıp Zamanın İzinde 'yi bitirdikten sonra büyük bir boşluğa düşüyorlar. Proust'un anlatım algoritmasını kendince çözümleyip, kelimeleri kullanım şeklinden etkilendikten sonra bu boşluğa düşmemek elde değil.. Bu boşluktan çıkmak için önce Proust'a ait diğer eserlere , ardından da onun ve eserleri üzerine yazılmış inceleme kitaplara yöneliyorlar. Kalan Son Güzel Kağıdım(bir kitabın adındaki zarafet yazara bu denli uyabilir) bu noktada nefes aldırıcı bir kitap. Proust'un yazdığı mektupların küçük bir kısmından oluşuyor kitap ( ki Kayıp Zamanın İzinde'yi okuyanlar baş karakterimizin mektupla iletişim kurmayı sevdiğini anımsayacaktır). Hastalığından dolayı zamanın çoğunu evinden geçirmek ( hatta çoğu zaman yatağında) zorunda kalan, dışarıya çıktıktan sonra kendisini tekrar toparlaması uzun süren birisi için dışarıdaki yaşamıyla olan bağını mektuplarla sağlaması kitabın gözümdeki değerini arttırıyor.
Kitapta yer alan mektupları okurken sürekli " Acaba ileride romanında yer vereceği bir karaktere mi mektup yazıyor" sorusu yankılandı. Mektupların bazılarının içeriğinde Kayıp Zamanın İzinde'ye ait benzerlikler ve olaylar görünce okuma esnasında aldığım tatmin olma hissi iyice arttı.
Mektupların içerisinde Proust'un zarafetinden kesitler göreceksiniz ve bu sizi şaşırtmayacak çünkü bunu daha önce deneyimlediniz. Şayet bundan haberdar değilseniz önceliğiniz bu kitap olmamalı. Proust bazı mektuplarında yazacağı o muazzam eseri hakkında bilgiler veriyor dostlarına. Bu bilgileri buradan öğrenmek daha sonrasında Kayıp Zamanın İzinde'yi okumaktan alacağınız hazzı azaltabilir.
Mektuplar Proust'un Kayıp Zamanın İzinde'nin basımından önceki döneminden başlıyor. Kitabını yayınlatmak için çektiği ızdırabı dile getiren mektuplarla( ölmeden önce eserinin nefes aldığını görmek istediğini bir çok yerde dile getiriyor)devam ediyor ve kitapların yayınlanmaya başladığı o süreçle bitiyor(kitapları okuyan kişilerin kitapta kendilerinin karakterize edildiğini düşünerek yazdıkları sitemkâr mektuplara cevapları, tebrikleri kucaklayışı, Jacques Rivere, Andre Gide, Jean Cocteau'ya yazdığı mektupları okumak büyük bir keyif verdi).
Mektuplarda beni en çok etkileyen kısım Proust'un kırıldığı birisine verdiği cevap olmuştu ;

" Mektubunuz beni hayal kırıklığına uğrattı. Daha fazla devam edecek gücüm kalmadı, sadece bana acı çektirmek için yazan zalim mektup yazarına elveda derken, saygılarımı ve sevgi dolu hatıramı bir zamanlar hakkımda daha iyi düşünen bu kişinin ayaklarına sunuyorum"

İlk okuduğum günden bu yana düşüncelerimde daima yer alan, canlı bir organizma gibi beni takip eden Proust'a ait yeni şeyler okumak zamanıma bir kez daha haz kattı.
Çok derinden hissedilen duygular hakkında konuşamaz zaten insan, çünkü onları kendi benliğinden ayıramaz.
Tıpkı bazı mutluluklar gibi bazı felaketler de fazlasıyla gecikirler ve bir süre önce gelseler içimizde ulaşacakları boyuta ulaşamazlar.
Kendiliğinden doğan bir fışkırmanın, bir kaynağın, gerçek bir düşünce hayatının olduğu her yerde özgürlük vardır.
Felsefenin sakıncası, başkalarının mutsuzluğunu nerdeyse kendi mutsuzluğunuz kadar doğal bir şekilde size kabul ettirmesi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalan Son Güzel Kağıdım
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750843600
Orijinal adı:
Proust Correspondance
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Marcel Proust tam bir mektup delisiydi. Çocukken edindiği bu alışkanlıkla, “Kayıp Zamanın İzinde”nin ciltlerini teker teker kaleme aldığı dönemlerden 1922 yılındaki ölümüne kadar, hiç durmadan binlerce mektup yazdı: Ailesine, arkadaş bildiklerine, hasım bellediklerine,üst kat komşusuna, yayıncısına, kitaplarını destekleyenlere ya da kayıtsız kalanlara...

Jérôme Picon’un derlediği ve açıklayıcı notlarla zenginleştirdiği bu seçki; zaman, üslup ve konu açısından dengeli bir dağılım sunuyor.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Varvara Alekseyevna
  • Mustafa Özbir
  • Azam
  • Agalloch
  • arden
  • Esra
  • 72Deno

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0