Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı - Piraye (Nazım ve Piraye'nin Büyük Aşkının Romanı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.709
Gösterim
Adı:
Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı - Piraye
Alt başlık:
Nazım ve Piraye'nin Büyük Aşkının Romanı
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
375
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055422820
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nokta Yayınları
Birbirini çok seven ama kavuşamayan aşkları karşılıklı yazdıkları mektuplarla süren, sonu ayrılıkla biten bir yaşam... Bir yanda hayatının en büyük aşkına tutulmuş bir kadın, öte yanda polislerle, tuzaklarla ve kadınlarla çevrilmiş bir erkek...

Nazım ve Piraye aşkının ilk kez yazılan bu romanı, efsane haline gelmiş iki insanın umutsuz aşklarını, kıskançlıklarını, 1940 - 50 ve 60'lı yılların Türkiye'sini anlatıyor.
(Arka Kapak)
375 syf.
·Puan vermedi
Nazımın Pirayesine aşkı küskünlükleri ...nazımın kızıl saçlısına olan aşkını okumak isterseniz mutlaka bu kitabı tavsiye ederim kitapta ayrıca Nazımın yaşamından kesitler de bulacaksınız
375 syf.
·Beğendi·10/10
Piraye'nin hissettiklerini çok güzel yorumlamış Tuna Serim. Nazım'a olan büyük aşkı çok etkiledi beni. Nazım'ın son mektubundan sonra Piraye'nin yatağa düşüp hissetiklerini herkes kolay anlayamaz. Nazım kadınları seviyor, Piraye ise Nazım'ı.. İşte bütün olay bundan ibaret.
375 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ağızdan ağıza yayılan aşk hikayeleri vardır. Küçüklüğümüzden beri bitmeyen hikayelerden.
Çocuklarına bu aşıkların isimlerini koyanlar olur. Belki aşklarını sevdiklerinden belki de çocuklarının da sevgilerinin büyük olmasını dilediklerinden.
Kültürümüz, karakterimiz gereği çok bağlıyız duygulara, aşka, umuda, sevgiye, şevkate, en imkansız görüneni bile oldurmaya çalışmaya. Bu yüzdendir belki şairlerimizin çok sayıda olması. Fakat bir ayrıntı daha var gözden kaçırılan. Çoğu şairi şair yapan kavuşamadığı aşklardı. Sevgilerinin ulaşılmazlığını kağıda döktü onlar. Ekmeğini hüzünden çıkardılar. Sabır ve sebat ile...
Uzun zaman önce aldığım fakat okumaya anca sıra gelen kitabımı bitirdim. Hayatta ders alınacak kitaplar vardır hani, onlardan biri olduğunu düşünüyor ve kitap okumayı seven herkese tavsiye ediyorum...
375 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Tuna Serim ,kesinlikle harika bir kitap ortaya çıkarmış.Özellikle üslubu muhteşem.Nazım Hikmet'i yakından tanımak isteyenler için vazgeçilemez bir eser olmuş .
Bir yanda hayatının en büyük aşkına tutulmuş bir kadın, öte yanda polislerle, tuzaklarla ve kadınlarla çevrilmiş neredeyse ömrü mapusta bir geçen erkek...
Bu kitabı okuyana kadar Nazım Hikmet'in hayatına dair çok şey bildiğim söylenemezdi .Hayatına giren kadınların bu denli önemli olduğunu da bilmiyordum.Bir çoğunuz gibi şıpsevdi diye tabir ettiğimiz çabuk aşık olan bir anda vazgeçebilen biri olarak kalmış aklımda .Bu kitapda okudukca kızdığım, kızdıkca anlamaya çalışdığım , zaman zaman hakverdiğim biri Nazım Hikmet .
Nazım Hikmetle ideolojimiz uyuşmasa bile onun seçtiği davasında kararlı azimli yılmayan bıkmayan kişiliğini ve bitmek tükenmek bilmeyen umutlarını taktir ettim . Özellikle ''aşk''a olan aşkına hayran olduğum doğrudur .Güzel seven adamlardan biriymiş Nazım Hikmet .Özendiren cinsten .
Ben hep derdim ki bu kitaptan öncede "Nazım aşka aşık bir adam o bir kadını ölesiye sevmedi ".O bir çok kadını birden sevdi .Ne aşktan ne sevgiden ,kimi zaman tutunacak daldı kadınlar kimi zaman yüreğinde yangın kimi zaman vazgeçilmez tutku ,kimi zamanda kaleminde mürekkep .Lakin biri var ki ona yaptığı her hatada suçluluk hissetti. Her aldatışta kendini kahretti , lakin bir türlü güzel kadınlara olan zââfını köreltemedi .
Okurken şunu fark ettim :Nazım çocuksu nazım deli dolu bir adam ,Fakat Piraye tam tersi utangaç ,Sevdiği adama seni seviyorum diyemiyecek kadar üstelik ...ama sadık sevdim mi tam seven sevdiği adam için yapmıyacağı fedakarlık, katlanmıyacağı zorluk olmayan bir kadın aynı zamanda Piraye .Nazıma bunlar yetmedi belkide kendi gibi deli dolu yaşayan kadınlarda buldu kendini hep .

Nazımın Piraye'ye aşkını itirafından sonra Pirayeyi birlikte olmaya zor ikna ediyor .Çünkü Piraye için çevre aile ne düşünür düşüncesi onun anı yaşamasına hep mani olmuş .Kendi hayatını hep geri planda bırakan biri .Ama Nazım aşık ve kararlı Piraye ile evlenicek .

"O gece yattığında aşık olduğunu hissediyor,aşk bu kadar kolay olmamalı,ama o aşık.Bir kadın sürekli olarak bir erkeği hayal ederse,hissettiklerinin anlaşılacağını düşünür.Bu yüzden daha suskun oluyor ve camın ardında bekliyor Nazım geçecek diye..."

Evlendiler, piraye'nin ilk eşinden olan 2 çocuğuna babalık yaptı Nazım ...Evliliklerini yaşayamadılar çünkü Nazım yine tutuklanmıştı ...

Ve bir mektupla Piraye'nin içindeki aşkı öldü . Nazım onu daha genç daha güzel Menevver'e olan aşkından terk etti .Cezaevinden Yazdığı mektupda "karıkoca münasebetimizi sonlandıkmak gerekli dedi "Hani duyuyoruz ya "Piraye öldü aşkından Nazıma geri dönmedi "
Çünkü Nazım umutlarla yaşayan biri iken Piraye kararlarla yaşayan bir kadınmış .

Sanırım çok konuştum şu yorumu yaparken bile karman çorman duygulardayım .1940-50 ve 60 'lı yılların Türkiyesini anlatan bu roman okunmalı .
375 syf.
·Puan vermedi
Kitap.. Evet evet bu sadece bu kitap dedim bitirince. Çok etkiledi beni. Harika bir kitap diyorum diyorum. Nazım,ah Nazım o senin,senin Piraye'n ne kadar çok sevdin ama neler ettin ona. O aşk o kadın o hayat ama sen defalarca ihanet ettin. Kimseye boyun eğmeyen Piraye sana eğdi dağ başını..
375 syf.
·9/10
İlk 30-35 sayfayı biraz sıkılarak okudum ama sonralarda ise kitap baya bi kendine çekmeye başladı her yönüyle. Özellikle Nazım Hikmet' in aşk hayatı... Bi adam nasıl olurda bu kadar çok kadına aşık olabilir diyebilirsiniz ama Nazım Hikmet 'in hep içinde biyerlerde Piraye olduğunu anlayınca bu fikir uçup gidiyor.
375 syf.
"Yavrum! uyuyamıyorum!
Görünmez kuşlar ötüyor
üstünde kızıl ağaçların.
Alevli bir duman gibi tütüyor
Gözlerimde saçların!
Saçların altın
dudakların nar
koyu kehribar
gözlü sevgilim
Çıkacağımdan
emin değilim.”
375 syf.
·3 günde·7/10
Yıllara, yollara ve arzulara yenik düşen bir aşkın hikayesi. "Piraye aşk ve sevgiydi, diğer kadınlar tutku." diyen Nazım içinde bulunduğu şartlarda sevgisini, aşkını tutkularına feda etti. Sonradan pişman olsa da kararlarıyla yaşayan, onurlu Piraye'ye bir daha affettiremedi kendini. Daha önceleri de aldatıldığını bilen Piraye her seferinde affetse de bu defa başkaydı. Bir cümle... Mektuptaki bir cümleyle bitirdi içindeki Nazım'ı ya da bitirmiş gibi yaşamayı seçti. Gerçekten içlerinden atabilmişler midir sevgilerini muamma, bunun cevabı ikisinde gizli. Hayata devam, başkasına gidiş her zaman bir aşkın bitmesine yeter mi? Unutan, unutmak isteyen adam kendi oğluna eski karısının oğlunun adını verir mi?

Kitap, Nazım ve Piraye'nin yaşamını konu edinse de dönemin Türkiye'sinden de izler taşıyor. Anlatımı oldukça sade. Genel olarak hikaye tarzında ilerlese de biyografiye dönüşen bölümleri var. Özellikle kitabın son kısmında Nazım Hikmet'in Türkiye sonrası hayatı tamamen biyografik olarak verilmiş.
375 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Nazımı en çok etkileyen aşkı Piraye. Bunu yazarın kendisi de kabul ediyor zaten. Ne güzel yaşamışlar neler görmüşler de vazgeçmemişler birbirilerinden. En çok Nazım mı Piraye mi çekti diye sorsalar Piraye derim. O hep geride kalandı Nazım’ı bir eşten çok anne gibi kollayan oydu. Ama çok acılı bir hayatı oldu sevdiği adama zor kavuştu buna sebep olarak kendi utangaçlığını gördü. Ne kadar zor kavuştuysa da Nazım’ın bir mektubuyla vazgeçti. Piraye ve Nazım üzerine yazılar her şeyi okudum. Hepsinden farklı tatlar aldım. Keşke daha çok şey yazılsa konuşulmayalar konuşulsa. Nazım Hikmet’e verilmeyen değerden söz açmak bile istemiyorum. Bu maalesef günümüzde bile kanayan bir yaramız. Daha güneşli günler güzel günler görmek umudu ile..
Aşkları sınırsız; hem ana, hem baba, hem evlat, hem erkek, hem sevgili, hemde kardeş.. Bir insan diğerinin bu kadar çok şeyi olursa onları kim ayırabilir?
"Bir tanem !
Son mektubunda :
'Başım sızlıyor
Yüreğim sersem !' diyorsun ,
'yaşayamam ! '

Yaşarsın karıcığım ,kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın ,kalbimin kızıl saçlı bacısı enfazla bir yıl sürer yirminci asırda ölüm acısı."
...konuşacak o kadar şey varken eski günleri anarak, umutlarını, hayallerini kolye gibi dizerek olmayanı, olmayacağı yaşıyor.
Gidenler güçlüdür, geridekini düşünmeden çıkarlar yola; dönüş yenilgidir, bu yüzden perişan görünürler.
İnsan seveni bulunca gözyaşlarını zapt edemez. Kötülerin, sevmediklerinin karşısında dimdik durursun ama sevgi ve şefkat yok mu, bütün silahlarını alır elinden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı - Piraye
Alt başlık:
Nazım ve Piraye'nin Büyük Aşkının Romanı
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
375
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055422820
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nokta Yayınları
Birbirini çok seven ama kavuşamayan aşkları karşılıklı yazdıkları mektuplarla süren, sonu ayrılıkla biten bir yaşam... Bir yanda hayatının en büyük aşkına tutulmuş bir kadın, öte yanda polislerle, tuzaklarla ve kadınlarla çevrilmiş bir erkek...

Nazım ve Piraye aşkının ilk kez yazılan bu romanı, efsane haline gelmiş iki insanın umutsuz aşklarını, kıskançlıklarını, 1940 - 50 ve 60'lı yılların Türkiye'sini anlatıyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 125 okur

  • Nur Ar Ekmekci
  • Gülbahar ALPTEKİN
  • Sabri Darga
  • Tuğba Yazıcı
  • Buse Gen
  • Çağla Taşdemir
  • Merve Ayten
  • Adyali
  • Nurçin Karakay
  • KıvırcıKadın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%12.5
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%15.6
45-54 Yaş
%12.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%87.6
Erkek
%12.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (12)
9
%13.3 (4)
8
%20 (6)
7
%16.7 (5)
6
%10 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0