Adı:
Kalbin Akletmesi
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754737240
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Kalbin Akletmesi, Abdurrahman Arslan’ın düşünce meseleleri yanında, günümüzde de farklı şekillerde ele alınmaya devam eden âlim ve düşünürler üzerine kanaatlerini içeriyor. Söyleşiler, peşin peşin doğruluğu kabul edilen kavramlarla, kanılarla değil, sorgulayarak ilerliyor. Haliyle kitapta yer alan metinler daha ziyade yerleşik kanaatleri sorgulayan muhtasar bir düşünce tarihi kritiği olarak bir ufuk çiziyor.

Düşüncenin geçmişi ve bugünü yanında istikbali üzerine odaklanan kitabın hedefi, İslâm düşüncesinden Batı düşüncesine, tasavvuftan modern dönemde tasavvufa, entelektüel geleneğimizin temsil gücü yüksek isimlerinden Gazzâlî’den İslâm düşüncesinin Batıya etkisine, çağdaş İslâm düşüncesinden Fazlur Rahman’a İslâm düşüncesinin genel bir seyrini vermektir. İslâm düşüncesinin parlak döneminde din ile felsefe arasındaki gerilimle Grek tarzı felsefe yapma biçiminin tek boyutluluğunu irdeleyen kitapta, İslâmcılık ve çağdaş İslâm siyaset düşüncesinin muktesabatının derinlikli/eleştirel bir değerlendirmesi de tartışmaya dâhil ediliyor.

Kalbin Akletmesi, günümüzde Müslümanların kendilerini kökleri pozitivist anlayışa dayanan fikri kalıptan yeterince kararlı biçimde sıyırarak usul ve esasa bağlı olarak özgün bir düşünme biçimi geliştirmelerinin nasıl mümkün kılınabileceğini araştırıyor.
gizle
Es-Selam Değerli Dostlar…
Yazarımız Abdurrahman Arslan.Yeni keşfettim. Maalesef pek ön olanda olan biri değil ama kanaatime göre en büyük eksikliğimiz olan eleştirel düşünceyle ve bakışla günümüzü en güzel yorumlayan yazarlardan diyebilirim.
Moderniteyi ve İslam Düşüncesini salt fikirleri ile güzel bir şekilde izah etmeye çalışmış akıcı bir dil ile…
Kendisini çağın yıkıcı bir o kadar yorucu unsurlarından soyutlamaya çalışıp dingin bir hayat sürmeye çalışan idealimdeki yazar portresini çizdi diyebilirim:)
Kitabına gelince;
Üçte birine gelmiş iken ki özümseyerek okumaya çalıştığım kitabın şu ana kadar okuduklarımı kısaca özetle ihtiyacı hissettim nedense:)
Yazarımıza göre Düşünce nedir sorusunun cevabı; tezekkür, tefekkür ve bir de teamül..
Bu kavramaların anlamlarını yazmayacağım lütfen hazıra konmayalım derim araştıralım:)
Demek oluyor ki düşünce bir kavram ile değil bir çok kavram ile açıklanabilir.
Ve batı kültürüne baktığımızda da düşüncenin bizim kadar geniş tanımları yok, örneğin tezekkür kavramını da diğer 3 kavrama ekleyebiliriz.
Ayrıca düşünce bir faaliyettir yani aklın faaliyeti…
Peki bu düşüncenin kaynağı ne?
Düşünceyi önce hikmet kavramı ile ele aldıktan sonra akli faaliyetle bilgiye ulaşıyor.
Neticede taraflı tarafsız bilgi ortaya çıkıyor.
Bu bağlamda asıl sorumuz geliyor, peki İslam Düşüncesi nedir?
Bir düşüncenin İslami olması için ki yazarımıza kesinlikle katılıyorum o kimsenin Müslüman olması gerekiyor.
Yani İslami düşünce dediğimiz düşünce biçiminin bütün bu unsurları içerirken, aynı zamanda da imandan bağımsız bir faaliyet olmadığı meselesi ortaya çıkıyor.
Yoksa bir oryantalist;
İslamı belki bizlerden çok çok daha iyi bilebilir, islami usulü de kullanabilir, bir Müslüman toplumunun sorunalrını da çözüm üretebilir ama Müslüman olmadığından islami bir bilgi üretti diyemeyiz.
Kanaatime göre ise islami bir bilginin düşüncenin özünde nübüvvete dayalı bir düşünce yok ise o islami düşünce değildir.
Ve bu doğrultuda dünyayı,varlık dünyasını,eşyayı ,insanı,sorunlarını yorumlaması elzemdir derim.

Diğer bir sorumuz ise;
Bir Müslümanı nasıl düşünür ve düşünmeli?
Hepimizin hayatında bir bulanıklık var , netlik giderek kayboluyor ve biz bunu nasıl aşacağız?
Mesela ibadetlerimizi yerine getirsek de niçin insani ilişkilerimizde gelgitler yaşanıyor?
Bunun en büyük sebeplerinden biri yakın zamana kadar Kur’an’dan ,sünnetten refarans alarak hayatımızı ikame etmeye çalışırken ;
Bizler ne yapıyoruz bu noktada…
Hayattan yola çıkarak Kur’an ve Sünnete soru soruyoruz.
Bunun sonucunda zihni dönüşümlerin, ideallerin farklı bir istikamete yöneldiğini görüyoruz.
Neticede doğruyla hakikat arasındaki bağı bir türlü kuramıyoruz…
Fazla uzatmadan hamiş;
Yaşadığımız hayatı sorguladığımızda Kur’ana sorar ve sünnette bunun karşılığını ararsak hakikatin elimden tutacağımıza inanıyorum.
Ve İngiliz tarihçi adı şu an aklıma gelmedi öyle bir cümle kurmuş ki İbretlik…
‘’Özellikle Anadolu halkını öyle bir hale getirdik ki , ne Müslümanlıklarını yaşayabiliyorlar ne de Hristiyan olabiliyorlar…’’
Rabbim cümlemize feraset ihsan eylesin…
Sağlıcakla kalın.
Kitap, Abdurrahman Arslan’ın “Düşünce Gündemi” isimli televizyon programındaki söyleşilerden derlenmiş. Genel itibariyle Batı düşüncesi, İslam düşüncesinin evreleri (geleneksel-modern) ve İslam düşüncesinde öne çıkan isimler hakkında doyurucu ve net açıklamalar var. Çok beğendiğim bir kitap oldu. Tekrar okumayı düşünüyorum inşaallah, derin okumayı hak eden bir eser.
" Nefsi kışkırtılmış bir insanın aklının temiz olmasını düşünmek çok abes bir şeydir. "
" Sadece bakmak ve seyretmek isteyen ve bundan da tatmin olan bir kültürün dünyasında yaşıyoruz. "
" Modern dönemdeki varlığın hakikatini anlama çabamız aynı zamanda da varlığın üzerinde egemenlik kurma çabasıyla beraber gidiyor. "
" Hikmet dediğimiz şey herhangi bir düşünce yöntemi değil, aynı zamanda bir ahlâktır, bir tavırdır. "
" İnsan elinin değdiği her yerde aşırılıklar da, gereğinden fazla değer verme de, layık olduğu değeri vermeme de olur. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalbin Akletmesi
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754737240
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Kalbin Akletmesi, Abdurrahman Arslan’ın düşünce meseleleri yanında, günümüzde de farklı şekillerde ele alınmaya devam eden âlim ve düşünürler üzerine kanaatlerini içeriyor. Söyleşiler, peşin peşin doğruluğu kabul edilen kavramlarla, kanılarla değil, sorgulayarak ilerliyor. Haliyle kitapta yer alan metinler daha ziyade yerleşik kanaatleri sorgulayan muhtasar bir düşünce tarihi kritiği olarak bir ufuk çiziyor.

Düşüncenin geçmişi ve bugünü yanında istikbali üzerine odaklanan kitabın hedefi, İslâm düşüncesinden Batı düşüncesine, tasavvuftan modern dönemde tasavvufa, entelektüel geleneğimizin temsil gücü yüksek isimlerinden Gazzâlî’den İslâm düşüncesinin Batıya etkisine, çağdaş İslâm düşüncesinden Fazlur Rahman’a İslâm düşüncesinin genel bir seyrini vermektir. İslâm düşüncesinin parlak döneminde din ile felsefe arasındaki gerilimle Grek tarzı felsefe yapma biçiminin tek boyutluluğunu irdeleyen kitapta, İslâmcılık ve çağdaş İslâm siyaset düşüncesinin muktesabatının derinlikli/eleştirel bir değerlendirmesi de tartışmaya dâhil ediliyor.

Kalbin Akletmesi, günümüzde Müslümanların kendilerini kökleri pozitivist anlayışa dayanan fikri kalıptan yeterince kararlı biçimde sıyırarak usul ve esasa bağlı olarak özgün bir düşünme biçimi geliştirmelerinin nasıl mümkün kılınabileceğini araştırıyor.
gizle

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Slh
  • Haci Ziya Şeker
  • Melike
  • Cezmi şeker
  • Yunus özdemir
  • Aysel
  • Onur Değer
  • Ahmet
  • zahide nur maraşlı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%80 (4)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0