Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2

·
Okunma
·
Beğeni
·
162
Gösterim
Adı:
Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2
Baskı tarihi:
24 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İşaret Yayınları
Baskılar:
Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2
Mekke
Önce camide binlerce cemaati görmemin ve sonra da kürkçüde yaşadığım deneyimin sebep olduğu beklenmeyen bir şevkle Türkiye’nin Başbakan’ı Celal Bayar ve Yasama Meclisi’nin Başkanı Adnan Menderes ile ilk görüşmemi yaptım. Kahvemizi yudumlarken, büyük nüfusundan, askeri gücünden ve en önemlisi ‘İslam’ın aslanları’ olarak yüzyıllarca süren tarihlerinden dolayı, oluşturulmasında Türkiye’nin elbette çok belirleyici bir rol oynaması gerektiği Müslüman Milletler Birliği’nin kurulması planını açıkladım.

Hem Bayar ve hem de Menderes Pakistan’ın çabalarını onayladılar ve Adnan Menderes ilaveten şöyle dedi: ‘Pakistan’dan gerçekten beklentilerimiz var. Allah’tan dileğim şudur ki, dünyanın her tarafında Müslümanların uyanışına ülkenizin öncü olmasını sağlasın!’ Aynı zamanda, kendilerinin çok yavaş ve temkinli bir şekilde ilerleyeceklerini, çünkü Kemal Atatürk’ün baskın mirasının ülkede, özellikle şehirlerde hâlâ çok güçlü olduğunu ve İslam üzerinde güçlü bir şekilde vurgu yapılmasının şu anda gücü ellerinde tutanlar üzerinde şiddetli bir tepkiye sebep olabileceğini açıkça ifade ettiler.
O büyük Türk liderlerin hiç birisi o gün o tepkinin ne kadar şiddetli olacağı hususunda herhangi bir fikre sahip değildi ve (Başbakan Menderes ve iki Bakan’ı) kısa bir süre sonra darağacında şehadete yürüyeceklerdi.
Azize
Azize Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2'u inceledi.
352 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İslam insanları birbirlerine ne kadar güzel kardeş kılıyor.Kitabı okurken düşündüğüm tek şey bu olabilir. Müslüman olmasa aynı duyguları hissedemeyeceğim bu iki kişinin vefat etmiş olmasına üzüldüm.Sanki bir roman kahramanı hem kendi hayatının romanını hemde ölümünü aynı kitapta okumak insanoğlunun ne kadar geçici olduğunun gözler önüne serilmesi.Kitabın iki kısımdan oluştuğunu birinci kısımda Muhammed Esed in ikinci kısımda eşi Pola Hamide Esed in yaşadıklarını anlattıkları bir Hatırat kitabının olmasının yanında birinci kısmın su gibi aktığını söylemeliyim. Esed in çok hareketli ve sıradanmış gibi anlattığı olaylarla geçen bir ömür...İlkini okumaya cesaret edemesemde şimdi Esedin inanç yolculuğunu merak ediyorum..
352 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mekke'ye Giden Yol'un ikinci kitabı. Esed'in üslubunun olmadığı bölümler bariz belli oluyor. Ama onun hayatı üzerinden i dönemi okumak damağımda ayrı bir tat bıraktı. Kendi içinize dönük bir soru çok soru sorma ve cevap arama ihtiyacı da hissedebilirsiniz. Cenneti Arayan Adam da belki bununla birlikte okunması iyi olabilir.
488 syf.
·15 günde·9/10 puan
gezmeyi farklı bir mekanda çay-kahve içmek içine indirgemiş bir toplum muhammed esedi anlayabilir mi bilmiyorum. din kardeşlerinin yaşantılarını görmek için gezmek, insan tanımak için gezmek, sorunların kaynağını tesbit beraberinde çözüm önerileri için ve özgürlük için gezmek. gezmek ki karavanla doğu ekspresiyle de değil. deve sırtında at sırtında. bedevilerin gönülleri kadar geniş olmayan çadırlarında konaklayarak. italyan saldırısına karşı son çare kufrayı üs yapma önerisini ömer muhtara getirene kadar kufranın düştüğünden habersiz çölde haftalarca gündüz saklanıp gece ilerlemek şeklinde bir yolculukla. muhammed esed güzel yaşamış ve en az yaşadığı kadar güzel yazmış vesselam.
Hakkı G.
Hakkı G. Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2'u inceledi.
352 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Mekke’ye Giden Yol’u iki defa okumuş ve beni etkileyen kitaplar arasında ön sıralara yazmıştım. Bu klasiği okuyup beğendiyseniz Kalbin Yuvaya Dönüşünü de okumanızı tavsiye ederim. Elbette edebi yönü ilk kitap kadar iyi değil ama 20. yüzyılın en önemli müslüman entelektüellerinden birini tam olarak tanımak ve onu anlayabilmek için bu kitap da okunmalı. Mübarek toprakları yuva olarak nitelendiren, İslami bir devletin (Pakistan’ın) kuruluş rüyasına yıllarını ayıran, orada uğradığı hayal kırıklığıyla 6-7 ülkeyi daha mesken edinirken kendini tanımaya çalışan bir mühtedinin hikayesi bu. Son eşi kitabın sonlarına doğru Esed’in Türk kökenli olduğunu belirterek sürpriz yapmasına rağmen, etkilenmesinin daha çok Araplardan ve Hind yarımadası müslümanlarından olduğu kitaptan anlaşılabiliyor. Başta Abdülaziz İbn Suud olmak üzere Suud kraliyet ailesiyle yakınlığı olan, Muhammed İkbal’in yakınında bulunan, Pakistan kurulurken Mevdudi’yi Hindistan’da kalan bölgede muhtemel bir ölümden kurtararak Pakistan tarafına geçiren, Zeki Yamani ile çok yakın dostluk kuran, Habib Burgiba’nın, Ziya ül Hak’ın misafiri olan bu ilginç ve yetkin müslüman entelektüelin hareketli hayatının ikinci yarısı; buyrun, okuyun.
... tartışmalardan birinde Cizvit arkadaşım aniden şöyle dedi:
— Biliyorsun ya Esed, sen aslında kendi dininden tatmin ol.mayan Yahudi asıllı birisin: Senin için doğru yolun Hristiyanlık olması gerekirdi, bunun yerine İslâm'ı seçtin!
Buna gülerek cevap verdim:
— Daha her şey bitmiş değil... Benim bir soruma tatmin edici bir cevap verirsen hâlâ Hristiyanlığı benimsemeye hazırım. Eğer verirsen, gelecek Pazar günü beni çadır kilisene götürebilir ve insanların önünde vaftiz edebilirsin.
Löwenstein, “Peki, soru nedir?” diye sabırsız bir şekilde sordu. Dedim ki:
-Teslis' in anlamını bana izah edebilir misin?
Muhatabım uzun bir süre düşündü ve sonra şöyle dedi:
-Şey, bu iman' ın bir gizemidir ve kelimelerle izah edilemez; fakat hakikat, imana eriştiğinde kalbine doğar ve anlaşılır olur.
Ben şöyle karşılık verdim:
-İşte niçin bir Hristiyan değil de Müslüman olduğumun sebebi budur. Senin dinin bana diyor ki: "Aklını kullan, o seni imana götürecektir."
dışarıda, sarsılan pencere camlarının ötesinde, şimdiye kadar hiç tanık olmadığım bir sükûnet vardı. bütün biçimler ve hareketler dğnden ve yarından ötede, önceden ve sonradan yoksun, çarpıcı eşsizlikleriyle sadece o anda ve oradaydılar.
mutsuz değildim, fakat çevremdeki insanların çeşitli biçimlerle sergiledikleri toplumsal, ekonomik ve politik umutları paylaşmak konusunda gösterdiğim isteksizlik zamanla bende bu çevreye ait olmadığım duygusuna dönüşüyor; bu da, bir yere ait olma, birşeylerle bütünleşme yolunda duyulan belirsiz bir özlem getiriyordu beraberinde. bir yere ait olmak, ama nereye? bir şeyle bütünleşmek, ama neyle?
"Beyrut'un merkezinde bir apartman bulduk, fakat ikimiz de bu kadar inanılmaz derecede gürültülü olacağını önceden tahmin edememiştik. Çok hafif döşedik; New York'ta yıllardır ambarda olan eşyalarımızın ulaşmasını bekliyorduk. Fakat gürültü cok baskındı ve özellikle benim gürültüye karşı hiç tahammülüm yoktu. Caddedeki trafik gürültüsü, kilise çanlarının gürültüsü, câmilerdeki hoparlörlerin gürültüsü, yukarıdaki daire de her halükarda aşırı derecede tiksindigim, ancak onların çok Sevdigi bir yiyecek olan Kibba için kullanılacak olan kırık bug- dayi bir havanda durmaksızın saatlerce-genellikle de şafak sökerken- döven insanların gürültüsü. Bunların hiç birisi kitabın Yazılmasına yardımcı olmuyordu ve durum gerçekten çok ciddiydi." ........ "Belki de Esed, yıllarca önce terk ettiği, ama aslında asla ayrılmamış ol duğu Arabistan'a, muhtemel bir "kalbin yuvaya dönüşü" ihti malini sezmekteydi. Bilmiyorum."
Taslak hazırlanır hazırlanmaz, bir kopyasını Genel Sekreterimiz İkramullah Han'a sundum, taslağa bakınca tepki gösterdi:
-Fakat Esed diploması dilinde "kardeşlik" terim yoktur!
Buna şöyle cevap verdim:
-İyi bu durumda bizler bir terim kazandırmış olacağız. Diplomatik terminolojiye yeni bir kavram kazandırmaktan niçin çekinelim?
Yoğun bir şekilde ormanlarla kaplı olan dağ etekleri, güzelliklerini seyyahların temaşasına sunmaktaydılar.Dünya, gecenin sükunetini sonuna kadar kanmıştı ve şimdi gündüz, neşeli gürültüsü ile bizimle konuşmaktaydı.
Hindistan'ın tozlu ovalarından sonra, Orta Asya bozkırlarının özgürlüğünden veya Arap çöllerinin ihtişamından hiç haberi olmayan sonsuz bir arazideki yalnızlıktan sonra, Himalayalar'ın eteklerine doğru tırmanmak muhteşem bir duyguydu.
Kalbimin ürkek çarpıntısıyla, aniden bir süreliğine hayatımın bariz bir şekilde yersiz yurtsuz iki dünya arasında asılı kaldığını anladım.
Fakat onları sanal bir İslami dayanışma duygusundan dolayı değil, gayr-i müslimlere kıyasla çok daha fazla ortak şeylere sahip olduğu için sevmekteydi.
Kabilin zindanlarında geçirmiş olduğu 10 yıl, dinginliğini etkilememiş, aksine derinleştirmiş ve artırmıştı.Gittikçe farkına vardım ki , bu , Allah a olan inancından ve O'nun varlığının sürekli bilincinde olmasından kaynaklanmaktaydı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2
Baskı tarihi:
24 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İşaret Yayınları
Baskılar:
Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2
Mekke
Önce camide binlerce cemaati görmemin ve sonra da kürkçüde yaşadığım deneyimin sebep olduğu beklenmeyen bir şevkle Türkiye’nin Başbakan’ı Celal Bayar ve Yasama Meclisi’nin Başkanı Adnan Menderes ile ilk görüşmemi yaptım. Kahvemizi yudumlarken, büyük nüfusundan, askeri gücünden ve en önemlisi ‘İslam’ın aslanları’ olarak yüzyıllarca süren tarihlerinden dolayı, oluşturulmasında Türkiye’nin elbette çok belirleyici bir rol oynaması gerektiği Müslüman Milletler Birliği’nin kurulması planını açıkladım.

Hem Bayar ve hem de Menderes Pakistan’ın çabalarını onayladılar ve Adnan Menderes ilaveten şöyle dedi: ‘Pakistan’dan gerçekten beklentilerimiz var. Allah’tan dileğim şudur ki, dünyanın her tarafında Müslümanların uyanışına ülkenizin öncü olmasını sağlasın!’ Aynı zamanda, kendilerinin çok yavaş ve temkinli bir şekilde ilerleyeceklerini, çünkü Kemal Atatürk’ün baskın mirasının ülkede, özellikle şehirlerde hâlâ çok güçlü olduğunu ve İslam üzerinde güçlü bir şekilde vurgu yapılmasının şu anda gücü ellerinde tutanlar üzerinde şiddetli bir tepkiye sebep olabileceğini açıkça ifade ettiler.
O büyük Türk liderlerin hiç birisi o gün o tepkinin ne kadar şiddetli olacağı hususunda herhangi bir fikre sahip değildi ve (Başbakan Menderes ve iki Bakan’ı) kısa bir süre sonra darağacında şehadete yürüyeceklerdi.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Meryem Yiğit
  • Cesur Birgin
  • Nur
  • Arif Emre
  • Mustafa Doğan
  • Cellat Deccal
  • ercanyavuz
  • Cihân
  • Ahmed
  • seyhan karadağ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%30 (3)
8
%30 (3)
7
%0
6
%0
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0