Kalfa ile Kıralıçaİlhami Algör

·
Okunma
·
Beğeni
·
962
Gösterim
Adı:
Kalfa ile Kıralıça
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750511608
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Melo Abla, aslen Çanakkaleli, Frig-Aiol melezi idi. Melezliğinden
ötürü Melo namıyla anılırdı. Kalemle çizilmiş ince güzel bir yüzü,
göreni sakinleştiren bir gülümseyişi vardı. Gözleri simsiyah, kara
zeytinler gibi parıltılıydı. Parıltıyı gördüğünüzde Melo'nun içinde
başka biri daha olduğu hissine kapılırdınız. Siz o hisse kapılmış gider iken, içeriden çıkan olmazdı.

Boş gezenin boş kalfası A. Hermesi Bey, nam-ı diğer Çarşılı Deli
Abbas, bir öğle vakti Teşvikiye Camii avlusunda, ayağında uzun, cayır cayır kırmızı eteği, platin sarısı harap saçlarıyla bankta oturan kıralıçasıyla karşılaşır ve hikâyemiz başlar. Kalfa'nın, üfür üfür ipe diz tekniği ile anlattığı bu serbest eser, Filiboğlu İskender Bey'in maceraları ve his dünyası üzerinedir ve dallanıp budaklanarak, Çanakkaleli Melahat'a kadar uzanacaktır.

İlhami Algör'ün, hikâye kahramanı/anlatıcısı bu kez de tarihin
sayfalarında geziniyor, tabii ki yine bir kadının, kıralıçanın bakışları nezaretinde.
(Tanıtım Bülteninden)
İlhami Algör'ün var ettiği, insanın ya kendine ya ailesinden birine ya da yarenine benzettiği "Müzeyyen" karakterinin ardından "Acaba Müzeyyen bu kez ne yapacak" dedirtip evimize giren kitap; "Kalfa ile Kraliça".
Eser, Algör'ün yarattığı kurmaca bir temel olsa da Büyük İskender tiplemesinin herkesçe hissedilmesi ve romanımızın ana karakteri A. Hermesi adlı kalfanın bir gün parkta “kıralıça” diye hitap edeceği bir kadınla karşılaşması sonucu elindeki hikayeleri kıralıçaya anlatmasıyla başlar.
Hikaye, İskender’in Pers imparatorluğunu yenerek, askerlerini Hindistan’a kadar götürmesini anlatmaktadır.
Roman, İskender çevresinde gelişiyormuş gibi gözüksede kitabın sonunda bu durumun sadece bi araç olduğunu gözler önüne serip "Algör döneminin postmodern yazarı." Dedirtmekten geri kalmamaktadır.
Sadece sonu için olsa bile okunmaya değer olan bu kitap insanı elinde kalem olmadan okuyamaz hale getirmeyi başararak nihayete erip kitaplağınızda yerini almaktadır.
Alıntı:
+Nedir alıp veremediğiniz bu Bey ile?
-Aldığı abdest ile ürküttüğü kurbaa oranı üzerine çalışıyorum kıralıçam.
Derin bir yeise gömülüp "Heyhat," dedi görmek isteyip de göremediği okyanusa bakarak, "meğer ki mutluluk varılan yerde değil yolda imiş."
İlhami Algör
Sayfa 10 - İletişim Yayınları
-Kandahar ne yana düşer kalfa ?
- Güney Afganistan'da bir çöl şehri kıralıçam.
- Meşhur mudur?
-Gökden protez kol bacak yağan stratecik bir belde kıralıçam.
-Ne mana yanı?
....
-Kara mayınları olayı kralıcam. Birileri yolunuza serpiyor. Ayıp olmasın diye basıyorsunuz. Onlar da iadei ziyaret olarak geçerken paraşütle protez atıyorlar. Bir nevi beşeri münasebet kıralıçam. Beyaz adam medeniyeti de derler...
-Anlamakta zorlandığımı söylesem beni yadırgar mısınız?
-Hayır kıralıçam.
-Siz anlıyor musunuz?
-Yerim dar kıralıçam.
İlhami Algör
Sayfa 36 - İletişim Yayınları
- Sizi öpebilir miyim kıralıçam?
- Burada cami avlusunda, tüfenk atıp su testisi vurmuş bir padişahın nişantaşı huzurunda mı ?
- Tarih ve kudsiyet, bir öpücüğe mani midir kıralıçam?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalfa ile Kıralıça
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750511608
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Melo Abla, aslen Çanakkaleli, Frig-Aiol melezi idi. Melezliğinden
ötürü Melo namıyla anılırdı. Kalemle çizilmiş ince güzel bir yüzü,
göreni sakinleştiren bir gülümseyişi vardı. Gözleri simsiyah, kara
zeytinler gibi parıltılıydı. Parıltıyı gördüğünüzde Melo'nun içinde
başka biri daha olduğu hissine kapılırdınız. Siz o hisse kapılmış gider iken, içeriden çıkan olmazdı.

Boş gezenin boş kalfası A. Hermesi Bey, nam-ı diğer Çarşılı Deli
Abbas, bir öğle vakti Teşvikiye Camii avlusunda, ayağında uzun, cayır cayır kırmızı eteği, platin sarısı harap saçlarıyla bankta oturan kıralıçasıyla karşılaşır ve hikâyemiz başlar. Kalfa'nın, üfür üfür ipe diz tekniği ile anlattığı bu serbest eser, Filiboğlu İskender Bey'in maceraları ve his dünyası üzerinedir ve dallanıp budaklanarak, Çanakkaleli Melahat'a kadar uzanacaktır.

İlhami Algör'ün, hikâye kahramanı/anlatıcısı bu kez de tarihin
sayfalarında geziniyor, tabii ki yine bir kadının, kıralıçanın bakışları nezaretinde.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Gamzenur kuzu
  • d.
  • Büşra Çakır
  • Yakup Çabuk
  • Butimar
  • arya
  • Oğuzhan
  • SihirliFlut
  • Salih
  • Genco Alp Ağar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%55.6
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.3
Erkek
%44.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%11.8 (2)
8
%11.8 (2)
7
%17.6 (3)
6
%17.6 (3)
5
%11.8 (2)
4
%17.6 (3)
3
%0
2
%5.9 (1)
1
%5.9 (1)