Kalpaklılar

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.589
Gösterim
Adı:
Kalpaklılar
Baskı tarihi:
2055
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753042925
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Kalpaklılar
Kalpaklılar
Kalpaklılar
Ka l p a klılar, Samim Kocagöz'ün Kurtuluş Savaşımızı destansı bir dille anlattığı, tarihimizin önemli bir bölümüne tanıklık eden yaşamış kahramanların da yer aldığı belgesel bir roman. Doludizgin'le bir bütün oluşturan Ka l p a klılar'da Kurtuluş Savaşı, İzmir'in işgalinden başlanarak anlatılıyor. Bağımsızlık hareketi, iç ayaklanmalar, Kuvayı Milliye ruhu, Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme evresi Ka l p a klılar'da; sonraki zorlu dönem ise Doludizgin'de veriliyor. Kocagöz, çocukluğunun bu zor günlerini sadece kendi çocuk gözüyle değerlendirmemiş; Ka l p a klılar'ı belgelere dayandırarak ve tanıklardan dinleyerek oluşturmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda, Kuvayı Milliyecilerin sembolü durumuna gelen "ka l p a k", Samim Kocagöz'ün romanına ad olmuştur; çünkü Kurtuluş Savaşı serüveninin ayrıntılarıyla işlendiği bu romanın ana izleklerinden olan Kemalistlerle padişah yanlıları, başlarındaki sarık veya ka l p a kla birbirinden ayırt edilirmiş. Kocagöz'ün böyle güçlü bir simgeyle adlandırdığı romanı, okuyucuya her satırda tarihin sayfalarını yavaş yavaş açarken gösterilen özeni ve duyarlılığı hissettirir. Böylece Kurtuluş Savaşı anıları, Samim Kocagöz'ün elinde her yönüyle işlenilen destansı bir romana dönüşmüştür. "Roman, değişen toplumu; değişen insanın insanla ilişkisini, toplumla ilişkisini; giderek değişen insanların yeni düşlerini anlata gelmiştir." - Samim Kocagöz "Samim Kocagöz'ün asıl başarısı, birbirini tamamlayan sayısız olayı romanın gelişimi içinde birbirine bağlayarak kimi savaş sahnelerinde, 'ateş hattı'ndaki insanı kişi olarak da koyabilmesidir." - Şükran Kurdakul
352 syf.
·Puan vermedi
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde…
Bir saniye benim okuduğum roman romandı da anlattığı masal mıydı? Düşman kuvvetlerinin karşısında yalnız kalan Anadolu halkının esareti,bağımlılığı ve bir devleti olmamasını kabul etmeyip az görülen haklı bir direnişin, karşı koyuşun hikayesi bir masal olabilir miydi?Tabi ki hayır!
İnsanı geçmişe götüren,hüzünlendiren ve gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatan Kalpaklılar romanı tarihe ışık tutan ve kurtuluş savaşı yıllarını anlatan çok güzel bir eser.
Kitabı ilk elime aldığım zaman anlamsızca bakıp sadece merakımdan biraz okuyayım dediğim de, Salih Efe,Yusuf,Parsalı rasim,Niyazi,İlyas,Talip, Müjgan ve ismi aklıma gelmeyen nice kahramanlarla tanışınca onlarla bir yolculuğun içinde buldum kendimi.
Sakarya'a Zaferi'nin öncesinde, "İzmir'den kaç arkadaş çıktık. İki kişi kaldık..." diyen Yusuf'u Salih Efe, "Yanlışın var Yusuf, İzmir'den biz, beş kişi çıktık; şimdi ordu olduk" anlayışını kitabı okurken çok iyi anlıyorsunuz.
Ben kitap ile ilgili bir pişmanlığım varsa oda ara notlar almamaktı. Arada hüzünlenip tüylerim diken diken olduğunda o an aklıma gelen düşünceleri yazmadım diye içim içimi yiyiyor şu anda.
Samim karagöz’ün bu eşsiz eseriyle birlikte tarihe olan merakım daha çok arttı ve o dönemi araştırmak gibi bir niyet oluştu bende. Ecdad tarih yazmış evlat okumaktan aciz cümlesi size de söylenmiş olmasın arkadaşlar. Hepimiz okumalıyız bence kurtuluş savaşı veya milli mücadele yıllarını.Hatta bütün tarihimizi.
Bu arada dilimin ucuna gelipte yazamadığım şeylerde var. Siz de okurken farkedeceksiniz ve şöyle diyeceksiniz. ‘Günümüze ne kadar da benziyor,
Maalesef bazı insanlarımız hiç değişmiyor.’
Geçmişin geçmiş oIması için zamanın geçmesi yetmez, geçmiş şuan bizim geleceğimizi belirleyen zihniyet arkadaşlar.
Sonuç olarak incelememi eğer okuduysanız çok teşekkür ederim ve eseri de okuyun okutturun.
699 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Kurtuluş Savaşı ile ilgili yazılmış romanların en iyilerinden... Devamı olan Doludizgin ile adeta iki ciltlik bir roman diyebilirim...
Hani mutlaka okunması gereken kitaplar diye listeler yayınlanır ya; işte o kitaplardan ikisi "Kalpaklılar" ve "Doludizgin" olmalıdır.
699 syf.
·Beğendi·8/10
Millî Mücadelemizi ılıklerime kadar hissettiğim iki an olmuştu. Birisi Haluk leventin Izmır Marşını dinledigim anlar diğeri de bu kitabı okuduğum anlar. Bir de bu kitaba askeriyedeki ilk gecemde başlamıştım ve o yüzden yeri bende çok ayrıdır. Umarım herkes okur
358 syf.
·4 günde·8/10
Samim Kocagöz bu güzel romanında Türk tarihinin en önemli noktalarından biri olan Kurtuluş Savaşı'nı her yönüyle ele alıyor. Elden düşürülemeyecek kadar iyi bir akıcılığa sahip olan roman aynı zamanda, kurgusal olmasının dışında tarihi gerçekleri de günyüzüne çıkarıyor.

Kuvayı Milliye taraftarlarını, Padişah taraftarlarını, dini kullanıp vatan hainliği yapan gericileri de anlatıyor. Romandaki neredeyse her karakter gerçek bir kimlikten alınmış ve öyküleştirilmiş.

Bugünlere nasıl gelebildiğimizi, o günün gerçekleri ile anlatan kitapta Kemal Paşa'ya duyulan güven ve bunun boşa çıkmayışı insanı gururlandırmayı başarıyor.
699 syf.
·Beğendi·10/10
canlarım ciğerlerim bugün sizlere buram buram tarih kokan bir kitapla geldim. Bu kitap elime geçtiğinde açıkçası biraz korkmadım desem yalan olur. Tarih kitabı amaaaan kesin ders kitabı gibidir diye düşündüm. Okumaya başladım ve bir baktım akmış gitmiş coşmuş wohooo ya muhteşem bir anlatım arkadaşlar. Tür tarih oldu mu genelde bilirsiniz ki tekdüze, o oldu bu bitti şeklinde bir anlatım vardır. Olay yoktur kişiler yoktur. Yani vardır da anlatıcının ağzından okuruz biz onları. Bu kitabı alın okuyun ne demek istediğimi ( aradaki farkı ) daha ilk sayfalarda anlayacaksınız. Tavsiye ederim millet
699 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kurtuluş Savaşımızla ilgili anılarımın içinde en çok beni saran, zihnimde yer eden olaylardan biri, düşmandan kaçıp gittiğimiz Muğla’da, evimizin karşısındaki bir binanın kapısında, penceresinde toplanıp, “Ankara’nın taşına bak!.” türküsünü söyliyen MEHMETLERİN kaynaşmasıdır.Oradan cepheye gittiklerini sonradan anladım.Bana bu romanı yazdıran sebeplerden biri, hâlâ kulaklarımda çınlayan MEHMETLERİN sesidir.Bir de her zaman gözümün önünden gitmeyen babamın hayali var:Beyaz ata binmiş, kalpaklı genç bir adam, ve Ankara’ya Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Büyük Nutuk’larını dinlemeye giden, silindirli şapkalı, yine genç bir adam...Bu Mehmetler, bu adam, biz cumhuriyet çocuklarının babaları, ağabeyleridir...”
Yukarıdaki bölüm, Samim Kocagöz’ün Kalpaklılar için yazdığı ön sözünde bulunuyor.
Daha ön sözü okuduğunuzda sizi nasıl bir romanın beklediğini tahmin edebiliyorsunuz.Ben Kalpaklılar’ı okudukça, bu kitabı daha önce okumuş olmalıyım diye düşündüm.Biraz araştırınca 1959 yılında Nejat Saydam tarafından sinemaya uyarlandığını gördüm.Muhtemelen sinema filmini seyrettim.Elimdeki kitap Ataç Kitabevi 1962 ilk baskı.Film kitap basılmadan mı sinemaya uyarlandı? Önce tefrika mı edildi yoksa? İşin içinden çıkamadım.
Hasan Tahsin’in ilk kurşununun sadece kurşun değil, el bombası da içerdiğini görmek şaşırttı beni.Kurtuluş Savaşı sırasındaki İtalyan yardımlarının nedenini araştırma gereği duydum.
699 syf.
·Puan vermedi
Samim Kocagöz'ün bu kitabı kurtuluş savaşı dönemini anlatan epik bir roman.Yazar bu romanı yaşamış bir kişiden dinlemiş ve belgelerden yararlanarak yazmıştır.
Yunanlıların İzmir'i işgal etmesiyle birlikte İlk kurşunu diyorlar ( fakat kitapta bomba yazıyor) Hasan Tahsin gerçek adı ( Osman Nevres ) atıyor ve savaşın başlamasına vesile oluyor ve şehit oluyor.

Bu kitap Vatan ve milleti sevgisi uğruna Kahraman Askerlerimizin,kadınlarımızın,dedelerimizin nasıl mücadele ettiklerini,o zamanın şartlarıyla ,gözlerini kırpmadan düşmanlara karşı nasıl bir ölüm kalım savaşı yaptıklarını anlatıyor.Okurken kitabı yaşadım bugünlere nasıl geldiğimizi,kimlerin vatan topraklarından kanının döküldüğünü ,kadınlarımızın namus uğruna kendini astıklarını,bomba taşımak için can verdiklerini ,yırtık çorapla savaşmaya giden askerlerimizi düşündüm.Biz buralara kolay gelmedik.
Türkiye Cumhuriyeti kolay kazanmadık . Fakat bunları okuyupta öğrenmek bize zor geliyor.

Tarih kitapları okumayı hiç sevmiyordum fakat okuyacağım geçmişimi öğrenerek yaşayacağım.Mustafa Kemal Atatürk 'ün de dediği gibi "Tarihini bilmeyen millet yok olmaya mahkumdur…."
Eminim ki anlatımı güzel bir kitap ama nasıl günümüzde bazılarının Atatürk'e hakaret etmek gibi vatan hainliğine varan durumları mevcutsa bir Osmanlı padişahına satılmış, ezik tabirinden geçen ifadelerle karşılaşmamda beni bir anda kitaptan soğuttu.O yüzden bu kitabı okumayacağım.Çünkü Kurguda bile olsa Hasan Tahsin'e bu sözler yakışmamış veyahut başka biri olsa da fark etmez. Bir gün doğrusuyla yanlışıyla insanları tartışabilme özgürlüğüne ve birbirini anlayarak dinleme inceliğine kavuştuğumuzda eminim her şey daha güzel olacak.
352 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Milli Mücadele destanını bu kadar detaylı, bu kadar hissettirerek anlatan bir kitap daha okuduğumu hatırlamıyorum. Samim Kocagöz'ün 1962 yılında kaleme aldığı bu muhteşem eseri mutlaka okumalı, okutmalısınız. Her satırını tüylerim diken diken okudum. Kendimi Milli Mücadele'nin içinde hissettim.

İşgal altındaki İzmir'de Yunan'a karşı ilk ateşi yakan ama daha o anda şehit edilen Hasan Tahsin'in başlattığı Milli Mücadele'nin adeta bir kasırga gibi Söke'ye, Manisa'ya Menemen'e, Aydın'a oradan İç Anadolu'ya ve tüm yurda yayılmasıyla milli uyanışın gerçekleştiği o zamanların, okuyucaya bu denli hissettirilmiş olması muhteşemdi.

Bugün aymazlık içinde yaşayanları gördükçe, başta Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm şehitlerimize ve bu kitabın her satırında çoğu zaman imrenerek okuduğum Kuvayı Milliyecilere, (Salih Efe'ye, Müjgan'a, İlyas'a,Yusuf'a...) kısacası Kalpaklılar'a minnet borcumuzu asla ödeyemeyeceğimizi bir kere daha anladım. Ruhları şad olsun
699 syf.
·8 günde·9/10
Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan bir kitap.
Ilk olarak Yunanlıların Izmır e işgaliyle başlıyor ve bu işgale ilk tepki Hasan Tahsin den geliyor. Genel olarak başlarda Kuvayi Milliye ile Hilafetcilerin birbirleriyle olan mücadeleleri anlatılmış. Daha sonra da Yunan Izmirden nasıl denize döktüğümüz destansı bir ifadeyle dile getirilmiş. Savaşlar ayrıtılı olarak işlenmemiş kitapta. Dhaa çok cephe arkası kumandanların yaşantıları dile getirilmiş. Kurtuluş mücadelemizi anlatan naif hoş eserledn biriydi. 700 sayfa keyifli bir 7 gündü geçirdi. Keşke bitmeseydi de işten bir şaheserdi.
699 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okuduktan sonra uyumamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü o harika anlatımdan sonra kendinizi rüyanızda o savaş ortamının içinde buluyorsunuz. Gerçekten yorucu bir uyku oluyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalpaklılar
Baskı tarihi:
2055
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753042925
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Kalpaklılar
Kalpaklılar
Kalpaklılar
Ka l p a klılar, Samim Kocagöz'ün Kurtuluş Savaşımızı destansı bir dille anlattığı, tarihimizin önemli bir bölümüne tanıklık eden yaşamış kahramanların da yer aldığı belgesel bir roman. Doludizgin'le bir bütün oluşturan Ka l p a klılar'da Kurtuluş Savaşı, İzmir'in işgalinden başlanarak anlatılıyor. Bağımsızlık hareketi, iç ayaklanmalar, Kuvayı Milliye ruhu, Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme evresi Ka l p a klılar'da; sonraki zorlu dönem ise Doludizgin'de veriliyor. Kocagöz, çocukluğunun bu zor günlerini sadece kendi çocuk gözüyle değerlendirmemiş; Ka l p a klılar'ı belgelere dayandırarak ve tanıklardan dinleyerek oluşturmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda, Kuvayı Milliyecilerin sembolü durumuna gelen "ka l p a k", Samim Kocagöz'ün romanına ad olmuştur; çünkü Kurtuluş Savaşı serüveninin ayrıntılarıyla işlendiği bu romanın ana izleklerinden olan Kemalistlerle padişah yanlıları, başlarındaki sarık veya ka l p a kla birbirinden ayırt edilirmiş. Kocagöz'ün böyle güçlü bir simgeyle adlandırdığı romanı, okuyucuya her satırda tarihin sayfalarını yavaş yavaş açarken gösterilen özeni ve duyarlılığı hissettirir. Böylece Kurtuluş Savaşı anıları, Samim Kocagöz'ün elinde her yönüyle işlenilen destansı bir romana dönüşmüştür. "Roman, değişen toplumu; değişen insanın insanla ilişkisini, toplumla ilişkisini; giderek değişen insanların yeni düşlerini anlata gelmiştir." - Samim Kocagöz "Samim Kocagöz'ün asıl başarısı, birbirini tamamlayan sayısız olayı romanın gelişimi içinde birbirine bağlayarak kimi savaş sahnelerinde, 'ateş hattı'ndaki insanı kişi olarak da koyabilmesidir." - Şükran Kurdakul

Kitabı okuyanlar 305 okur

  • Fatma Çelik
  • Ahmet Savaş
  • Serap
  • Kuzey Vargın
  • Sarab
  • Melek sezer
  • Sena
  • oyates
  • Tansel Yağız
  • Büşş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.5 (4)
9
%4.5 (4)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0