Kalpaklılar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.807
Gösterim
Adı:
Kalpaklılar
Baskı tarihi:
2055
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753042925
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Kalpaklılar
Kalpaklılar
Ka l p a klılar, Samim Kocagöz'ün Kurtuluş Savaşımızı destansı bir dille anlattığı, tarihimizin önemli bir bölümüne tanıklık eden yaşamış kahramanların da yer aldığı belgesel bir roman. Doludizgin'le bir bütün oluşturan Ka l p a klılar'da Kurtuluş Savaşı, İzmir'in işgalinden başlanarak anlatılıyor. Bağımsızlık hareketi, iç ayaklanmalar, Kuvayı Milliye ruhu, Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme evresi Ka l p a klılar'da; sonraki zorlu dönem ise Doludizgin'de veriliyor. Kocagöz, çocukluğunun bu zor günlerini sadece kendi çocuk gözüyle değerlendirmemiş; Ka l p a klılar'ı belgelere dayandırarak ve tanıklardan dinleyerek oluşturmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda, Kuvayı Milliyecilerin sembolü durumuna gelen "ka l p a k", Samim Kocagöz'ün romanına ad olmuştur; çünkü Kurtuluş Savaşı serüveninin ayrıntılarıyla işlendiği bu romanın ana izleklerinden olan Kemalistlerle padişah yanlıları, başlarındaki sarık veya ka l p a kla birbirinden ayırt edilirmiş. Kocagöz'ün böyle güçlü bir simgeyle adlandırdığı romanı, okuyucuya her satırda tarihin sayfalarını yavaş yavaş açarken gösterilen özeni ve duyarlılığı hissettirir. Böylece Kurtuluş Savaşı anıları, Samim Kocagöz'ün elinde her yönüyle işlenilen destansı bir romana dönüşmüştür. "Roman, değişen toplumu; değişen insanın insanla ilişkisini, toplumla ilişkisini; giderek değişen insanların yeni düşlerini anlata gelmiştir." - Samim Kocagöz "Samim Kocagöz'ün asıl başarısı, birbirini tamamlayan sayısız olayı romanın gelişimi içinde birbirine bağlayarak kimi savaş sahnelerinde, 'ateş hattı'ndaki insanı kişi olarak da koyabilmesidir." - Şükran Kurdakul
699 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Kurtuluş Savaşı ile ilgili yazılmış romanların en iyilerinden... Devamı olan Doludizgin ile adeta iki ciltlik bir roman diyebilirim...
Hani mutlaka okunması gereken kitaplar diye listeler yayınlanır ya; işte o kitaplardan ikisi "Kalpaklılar" ve "Doludizgin" olmalıdır.
699 syf.
·10/10
İzahi zor, okunması farz olan bir kitap... Özetini yapmama burada gerek yok, şunu söyleyebilirim ki, romanı okudukça " ben bu zamanlarda neden doğmuşum keşke o zamanlarda olsaydım da onların arasına bende katılsaydım " diyebileceğiniz bir kitap. Nezih bir üsluba sahip bir kitap.
699 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Geçmişini bilmeyen geleceğine ışık tutamazmış. Bugünlere gelmemizi savaşan, mücadele eden atalarımıza borçluyuz. Samim Kocagöz Kalpaklılar romanında İzmir'in işgalini ve bütün Türkiye nin nasıl direnişe geçtiğini anlatmış bizlere.. Ben de bir İzmirli olarak atalarımla gurur duyuyorum. Kalpaklıları okumanızı tavsiye ederim. Eskileri anlatıyor diye sıkıcı olduğu düşünülebilirsiniz ama oldukça sürüklüyor insanı. Birkaç bölümden ve birkaç farklı hikayeden oluşmaktadır. Kafanıza takılan yerler olabilir ama okudukça bütün taşlar yerine oturuyor..
699 syf.
·Puan vermedi
Samim Kocagöz'ün bu kitabı kurtuluş savaşı dönemini anlatan epik bir roman.Yazar bu romanı yaşamış bir kişiden dinlemiş ve belgelerden yararlanarak yazmıştır.
Yunanlıların İzmir'i işgal etmesiyle birlikte İlk kurşunu diyorlar ( fakat kitapta bomba yazıyor) Hasan Tahsin gerçek adı ( Osman Nevres ) atıyor ve savaşın başlamasına vesile oluyor ve şehit oluyor.

Bu kitap Vatan ve milleti sevgisi uğruna Kahraman Askerlerimizin,kadınlarımızın,dedelerimizin nasıl mücadele ettiklerini,o zamanın şartlarıyla ,gözlerini kırpmadan düşmanlara karşı nasıl bir ölüm kalım savaşı yaptıklarını anlatıyor.Okurken kitabı yaşadım bugünlere nasıl geldiğimizi,kimlerin vatan topraklarından kanının döküldüğünü ,kadınlarımızın namus uğruna kendini astıklarını,bomba taşımak için can verdiklerini ,yırtık çorapla savaşmaya giden askerlerimizi düşündüm.Biz buralara kolay gelmedik.
Türkiye Cumhuriyeti kolay kazanmadık . Fakat bunları okuyupta öğrenmek bize zor geliyor.

Tarih kitapları okumayı hiç sevmiyordum fakat okuyacağım geçmişimi öğrenerek yaşayacağım.Mustafa Kemal Atatürk 'ün de dediği gibi "Tarihini bilmeyen millet yok olmaya mahkumdur…."
699 syf.
Kurtuluş savaşı zamanı geçen dramatik olayların hikayesini anlatan yazar aslında 5-6 yaşlarında iken aklında kalanlarla o zaman ın bizzat kahramanlarının ağzından edindiği bilgilerle kurtuluş savaşını portresini çiziyor.
Eminim ki anlatımı güzel bir kitap ama nasıl günümüzde bazılarının Atatürk'e hakaret etmek gibi vatan hainliğine varan durumları mevcutsa bir Osmanlı padişahına satılmış, ezik tabirinden geçen ifadelerle karşılaşmamda beni bir anda kitaptan soğuttu.O yüzden bu kitabı okumayacağım.Çünkü Kurguda bile olsa Hasan Tahsin'e bu sözler yakışmamış veyahut başka biri olsa da fark etmez. Bir gün doğrusuyla yanlışıyla insanları tartışabilme özgürlüğüne ve birbirini anlayarak dinleme inceliğine kavuştuğumuzda eminim her şey daha güzel olacak.
699 syf.
·Beğendi·9/10
Milli mücadele ve Kuvayi milliye harekatı ile başlayan mükemmel bir eser. 100 yıllık yakın tarihimiz hakkinda net bilgiler veriyor. Öğretici ve sürükleyici bir roman.
699 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Romanın Başlıca Kahramanları

Yusuf: Kuvayı Milliyeci, Hasan Tahsin'in arkadaşı.

Müjgan: Sadrazam Ferit Paşa'nın serkatibi Süleyman Sırrı Bey'in kolejde okuyan kızı.

Hasan Tahsin: Hukuk-u Beşer gazetesinin sermuharriri (başyazarı).
(Osman Nevres olarak tanınan, Hasan Tahsin Recep (1888-1919). Selanik'te doğdu. Paris'te Siyasal Bilgiler Okulu'nu bitirdi. İttihat ve Terakki'ye girdi (1908). Bükreş'te Ingiliz diplomatı Baxiston kardeşlere suikast düzenlediği için, on yıla mahkum edildi. Birinci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine, Bükreş'i ziyaret eden Hilmi Paşa'nın yardımıyla bir mügddet sonra özgürlüğüne kavuştu. Mütareke yıllarını İzmir'de geçirdi. Ulusal Kurtuluş Savaşımızı başlatan 'İlk kurşun'u İzmir Konak Meydanında vilayete doğru ilerleyen Yunanlılar'ın üzerine sıktı; aynı yerde düşman askerlerince şehit edildi (15 Mayıs 1919). Hasan Tahsin Türk tarihinin olduğu kadar, Türk edebiyatının da ölümsüz isimleri arasına girdi. "Redd-i ilhak" beyannamesiyle sesimizi zamanın Avrupasına duyurmada büyük çaba gösterdi. Onun düşmana sıktığı ilk kurşun, ulusal bütünlüğümüzü harekete geçirdi. Romanda gerçek kimliği olan Hukuk-u Beşer (1918-1919) gazetesinin başyazarı kimliğiyle yer alıyor.

Salih Efe: Halk kahramam.

Nemide: Yusuf un amcasının kızı ve nişanlısı.

Mehmet: Sökeli bir genç. (Mehmet Fişekçi olarak gerçekte yaşamış bir kişi.)

Giritli Cafer Efe: Germencik Istasyonu baskınında şehit edilen kahraman.

Talip: Kuvayı Milliye'nin İstanbul gizli teşkilatının memuru.(Gerçekte Kabataş Lisesi'nde uzun yıllar öğretmenlik yaptı.)

Mustafa Reis: Talip'i Anadolu'ya kaçıran motorun kaptanı.

Sefer Bey: TBMM'nin çıkardığı Hiyanet-i Vataniye Kanunu'na uyularak Istiklal Mahkemesi'nin asılmasına karar verdiği, vatan haini.

Onbaşı Kocagözoğlu Rahmi: Kurtuluş Savaşı kahramanı. (Gerçekte Romancının amcası)
699 syf.
"Bu İngilizler, Çanakkale'yi ne çabuk unuttular?"
"Unutmamış olacaklar ki, Yunanlıları üstümüze saldırtıyorlar."

İzmir'in işgali sırasında ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin ile başlayan Kalpaklılar romanı, Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme (düzenli ordu kurma) evresini destansı bir şekilde anlatmaktadır.
Örgütlenmenin oluşturulma sürecinin anlatılması sırasında sadece Anadolu'ya bağlı kalınmaması yani İstanbul'un da anlatılması -özellikle de istihbarat safhası- bence romanın en dikkat çekici unsurudur. Bu sayede Milli Mücadele'nin her iki taraf açısından da nasıl algılandığı konusunda yorum yapabilmek mümkün. Hasan Tahsin ile başlayan bağımsızlık hareketi, Kuvayi Milliye ruhu, iç ayaklanmalar, Kuvayi Milliye'ye karşı oluşturulan örgütlenmeler, İstanbul hükumetini olaylara yaklaşma tarzı çok iyi bir şekilde irdelenmiştir.
Romanın "Kalpaklılar" olan ismi tamamıyla bir semboldür. Romanda, padişah yanlıları başlarına taktıkları sarık, Kuvayi Milliye yanlıları ise başlarındaki kalpaklarla tasvir edilmiştir. Yukarıda belirtiğim gibi Kalpaklılar, Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme sürecini anlatırken bu romanın devamı niteliğinde olan Doluzdizgin'in ondan sonraki süreci ele almaktadır.

(Dünya Kitapları 1.Baskı)
699 syf.
Şu Çılgın Türkler ve Kutsal İsyan tadında bir roman. İki cildin bir araya getirilerek insanlara sunulan bir başyapıt. Akıcı bir dili var. Olay kurgusu çok etkileyici. Diyaloglara insan kendini kaptırıyor. Kütüphanenizde mutlaka olmalı. Kitabın kalınlığı sizi korkutmasın. Okumanızı tavsiye ediyorum
699 syf.
·8/10
Kitap 699 sayfadır. Normalde iki cilt fakat Literatür yayınlarından tek cilt halinde basımı vardır. Gazi‘nin “1919 senesi Mayısının 19‘uncu günü Samsun‘a çıktım.“ sözleriyle başlar. Çok akıcı güzel bir anlatımı vardır Kocagöz’ün. Sayfa 11’de yer alan bir cümle keşke romanın girişinde olsaymış dedirtti bana. “ Memleketimizi teslim etmektense; yakar, yıkar, intihar ederiz: Çünkü tarihimiz var; çünkü bizi tel’in edecek ecdadın ruhu, ahfadın feryadı var; çünkü, her şeyden üstün namusumuz var!” Diye çok hoşuma giden bir cümleydi. Farklı bölümlerde anlatılan olaylardan oluşur hepsinin ortak paydası Kurtuluş Savaşıdır. Okuduğum kitalar içibdeki imrendiğim tek aşk bu kitapta ki Talip ile Müjgan aşkı.
699 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okuduktan sonra uyumamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü o harika anlatımdan sonra kendinizi rüyanızda o savaş ortamının içinde buluyorsunuz. Gerçekten yorucu bir uyku oluyor.
Bizans, bir bakıma,Türklerin elinden,Anadolu daha önceden Türk'ün olduğu için kurtulamamıştı.Bu İngilizler acaba ne akla hizmet ediyorlardı? İstanbul'un dört bir yakası Türktü.İçi,Türktü.Geçici bir zaman için Türklerin elinden silah alındı ise,yürekleri sökülüp alınmamıştı ya...İngilizlerin hesap edemedikleri bir nokta,yüzyıllardan beri Türklerin istiklal ve hürriyet şuuruna varmış br millet olduklarını bilmemeleriydi.
Hasan Tahsin:
Her kavgaya,yürekli olan,çok kolay başlar. Yüreğimiz gerçekten varsa,üstümüze yürüyen haydutun biz de üstüne yürürüz. O kadar kolay ki..
Samim Kocagöz
Sayfa 10 - Literatür
Hasan Tahsin Recep Bey, Hukuk-u Beşer gazetesinin sermuharriri, bu makalesini şöyle bitiriyordu:
"Memleketimizin teslim etmektense; yakar, yıkar, intihar ederiz: çünkü bizi tel'in edecek ecdadın ruhu, ahvadın ferhadı var; çünkü, her şeyden üstün namusumuz var!"
Samim Kocagöz
Sayfa 11 - Literatür yayınları
Bizi kurtaracak kendi ruhlarımızın derinliklerinden doğan samimiyetle birbirimizin elini sıkmak...
'Esir yaşamayacağız...Ya bu vatanı kurtaracağız...Ya da öleceğiz...' diye söyleniyorlardı.
Ölümden korkmuyorum.Namus ve şerefime inandığınız kadar buna inanmanızı rica ederim...Fakat düşmanlarımızı yurdumuzdan kovuncaya kadar da ölmek istemiyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalpaklılar
Baskı tarihi:
2055
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753042925
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Kalpaklılar
Kalpaklılar
Ka l p a klılar, Samim Kocagöz'ün Kurtuluş Savaşımızı destansı bir dille anlattığı, tarihimizin önemli bir bölümüne tanıklık eden yaşamış kahramanların da yer aldığı belgesel bir roman. Doludizgin'le bir bütün oluşturan Ka l p a klılar'da Kurtuluş Savaşı, İzmir'in işgalinden başlanarak anlatılıyor. Bağımsızlık hareketi, iç ayaklanmalar, Kuvayı Milliye ruhu, Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme evresi Ka l p a klılar'da; sonraki zorlu dönem ise Doludizgin'de veriliyor. Kocagöz, çocukluğunun bu zor günlerini sadece kendi çocuk gözüyle değerlendirmemiş; Ka l p a klılar'ı belgelere dayandırarak ve tanıklardan dinleyerek oluşturmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda, Kuvayı Milliyecilerin sembolü durumuna gelen "ka l p a k", Samim Kocagöz'ün romanına ad olmuştur; çünkü Kurtuluş Savaşı serüveninin ayrıntılarıyla işlendiği bu romanın ana izleklerinden olan Kemalistlerle padişah yanlıları, başlarındaki sarık veya ka l p a kla birbirinden ayırt edilirmiş. Kocagöz'ün böyle güçlü bir simgeyle adlandırdığı romanı, okuyucuya her satırda tarihin sayfalarını yavaş yavaş açarken gösterilen özeni ve duyarlılığı hissettirir. Böylece Kurtuluş Savaşı anıları, Samim Kocagöz'ün elinde her yönüyle işlenilen destansı bir romana dönüşmüştür. "Roman, değişen toplumu; değişen insanın insanla ilişkisini, toplumla ilişkisini; giderek değişen insanların yeni düşlerini anlata gelmiştir." - Samim Kocagöz "Samim Kocagöz'ün asıl başarısı, birbirini tamamlayan sayısız olayı romanın gelişimi içinde birbirine bağlayarak kimi savaş sahnelerinde, 'ateş hattı'ndaki insanı kişi olarak da koyabilmesidir." - Şükran Kurdakul

Kitabı okuyanlar 140 okur

  • Doğukan Korkmaz
  • MGG
  • Kamkat
  • Nazlı Örde
  • Ea

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%2.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0