Kalpten Kalbe Heart Trilogy 1

7,3/10  (6 Oy) · 
13 okunma  · 
3 beğeni  · 
1.010 gösterim
Bir deniz kazasında yaralanınca korsanlar tarafından esir alınan cesur Viking savaşçısı, Londra'ya getirilir. Bir sirkte, kafes içinde kilitli tutularak gezdirilmektedir. Dilini bilmediği bu ülkede, kafesin içinde sadece kendi dilinde konuşarak yardım istese de, hiç kimse onu anlamamaktadır. O güne dek…

Krista Hart, toplumsal sorunlar ya da sosyal adaletsizlikle ilgili yazmaktan çekinmeyen bir gazetecidir. Son zamanlarda şehrinde epey meşhur olmuş sirki görmeye gider ve duyduğu yabancı dildeki sözcükleri anlar. Çünkü o dili bilmektedir. Esir düşen Viking'in yardım çığlığını duyan Krista, onu kurtarmanın bir yolunu bulabilecek midir? Peki ya cesur Viking'in o kafesten çıkması, gerçekten kurtulduğu anlamına gelir mi?

Krista, adlandıramadığı bir çekim hissettiği bu adama yardım edebilmek için ne kadar ileri gidebilir?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2014
  • Sayfa Sayısı:
    368
  • ISBN:
    9786055092740
  • Orijinal Adı:
    Heart of Honor
  • Çeviri:
    Pınar Çelik
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:
Fatoş Çetiner 
15 Oca 13:03 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Kitap arka kapak yazısını okur okumaz ilgimi çekmişti, ayrıca okuyup bitirmek de oldukça keyifliydi. Hikaye ve kurguyu sevdim ama birçok şeyi görmezden gelerek okuyabildim. Örneğin karakterin fiziksel özelliklerinin ya da elbisesinin anlatıldığı dört beş satırlık paragrafları okumak katlanılmaz bir çile gibiydi. Karakterlerin oluşumu ve yazım yönünden zayıf bir kitaptı evet ama bu tarz kitap okumayı sevenler veya benim gibi zayıf yönlerini görmezden gelenler keyifle okuyabilirler.

Özlem Ekiz 
29 Nis 19:45 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Anladığım kadarıyla yazar fazla detaya girmeyi seviyor. Kitapta önemsiz karakterler hakkında bile bir iki bilgi vermişti, bu tarzla ilk kez karşılaştım.

Leif-Krista arasındaki çekişme başta güzel olsa da sonradan sıktı. Adam o kadar sevdiğini belli ediyor ama kız ille de, "o kaba biri, benim isteklerimi anlamıyor,ben onla evlenemem, ama onu çok seviyorum" tiradı çok sıktı.

Ayrıca Matthew bence iyi bir karakterdi ancak yazar son anda "Matthew kıza hakaret etsin de okuyucu bu karakterden soğusun" gibi bir düşünceye kapılarak adamı çıkarcı biri yapmış.

Onun haricinde karakterlerin büyük çoğunluğunu sevdim.

Krista'nın Leif'e yapmış olduğu abartı tripleri haricinde kendisini çok sevdim. Ne istediğini bilen,ayakları yere sağlam basan, kadınların da önemli olduğunun bilincinde bir iş kadını.

Ve Leif... Allah'ım o nasıl bir karakter. Bugüne kadar okuduğum tarihi aşk romanlarındaki en sapık ve acayip karakter sanırım Leif oldu. Krista'ya olan sapıksal düşünceleri ve davranışları bazı yerlerde gülmeme sebep oldu. Ayrıca modern dünyaya uymaya çalışırken yaptığı tuhaflıklar da çok şirindi.

Ancak sonlarda o komiklik tamamen kayboldu. Üstte yazmış olduğum Krista'nın triplerinden dolayı.

Ve çeviri. Okurken "A ne kadar güzel çevrilmiş" dedikten çok çok kısa bir süre sonra katliamlar başladı. Başta "de, ki eklerinin gerekilen yerde ayrılmamış olması hatta defalarca kez. Sonra kelimelerdeki karışan harfler. Hatta sonlarda çevirmen, çevirmekten baya sıkılmış olacak ki baz kelimelere gelmesi gereken ekler yok oldu. Anna Campbell'in "Yedi Gece" romanından daha beter imla hataları vardı.

Neyse, sonuçta göze çarpan bir iki kötü özellik dışında okutturdu beğendim. Yayın evinin sonraki kitap için fazla bekleteceğini sanmıyorum ama umarım yayın evi sonraki kitabı çevirince bu seriden devam eder.

Kitaptan 3 Alıntı

Özlem Ekiz 
 29 Nis 19:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Leif direk konuya girdi ve son olarak önerdiği başlık parasını söyledi."Sanırım bir şeyleri yanlış anlıyorum" dedi profesör.
"Üzgünüm profesör, kelimeleri yanlış mı kullandım?"
"Belki de. Bana Krista için yirmi bin pound önerdiğini duyduğumu sandım."
"Bunun size hakaret olduğunu biliyordum. Daha fazla önermeliydim. Kızınız bundan çok daha fazla..."

Kalpten Kalbe, Kat MartinKalpten Kalbe, Kat Martin
Özlem Ekiz 
29 Nis 19:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Sizi birkaç hafta daha beklemiyordum." dedi babasına.
"Evet, mektubundan sonra ikimiz de endişelendik."
Leif onu nerak mı etmişti? Kesin babası nazik davranmaya çalışıyordu. "Eh, artık evdesiniz ve üzüldüğümü söyleyemem."
Leif'in gözleri açıldı. "Demek sen de beni düşündün."
Krista'nın yanakları kızardı. Onu gerçekten hiç düşünmemişti veya düşünmemeye çalışmıştı. "Aslında onu babama söylemiştim.
Ama Leif'in ona inanmadığı ortadaydı. Adam hiç değişmemişti. Hala bir çılgındı.

Kalpten Kalbe, Kat MartinKalpten Kalbe, Kat Martin
Özlem Ekiz 
29 Nis 19:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Freddie: "Tanıştığımıza memnun oldum moruk."
Leif'in kaşları çatıldı." Moruk? Ne dedin sen bana?"
Genç adamın gözlerine bir anda korku çöktü. "Kötü bir şey demedim gerçekten."
"Argo" dedi Krista. "Konuşma dilinde yerel bir ifade. Sadece selamladı seni."
Leif kafa salladı." Ben de memnun oldum tanıştığımıza moruk."

Kalpten Kalbe, Kat MartinKalpten Kalbe, Kat Martin