Kalpten Kalbe (Heart Trilogy 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.482
Gösterim
Adı:
Kalpten Kalbe
Alt başlık:
Heart Trilogy 1
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055092740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Heart of Honor
Çeviri:
Pınar Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Bir deniz kazasında yaralanınca korsanlar tarafından esir alınan cesur Viking savaşçısı, Londra'ya getirilir. Bir sirkte, kafes içinde kilitli tutularak gezdirilmektedir. Dilini bilmediği bu ülkede, kafesin içinde sadece kendi dilinde konuşarak yardım istese de, hiç kimse onu anlamamaktadır. O güne dek…

Krista Hart, toplumsal sorunlar ya da sosyal adaletsizlikle ilgili yazmaktan çekinmeyen bir gazetecidir. Son zamanlarda şehrinde epey meşhur olmuş sirki görmeye gider ve duyduğu yabancı dildeki sözcükleri anlar. Çünkü o dili bilmektedir. Esir düşen Viking'in yardım çığlığını duyan Krista, onu kurtarmanın bir yolunu bulabilecek midir? Peki ya cesur Viking'in o kafesten çıkması, gerçekten kurtulduğu anlamına gelir mi?

Krista, adlandıramadığı bir çekim hissettiği bu adama yardım edebilmek için ne kadar ileri gidebilir?
(Tanıtım Bülteninden)
368 syf.
·4 günde·7/10 puan
Kitap arka kapak yazısını okur okumaz ilgimi çekmişti, ayrıca okuyup bitirmek de oldukça keyifliydi. Hikaye ve kurguyu sevdim ama birçok şeyi görmezden gelerek okuyabildim. Örneğin karakterin fiziksel özelliklerinin ya da elbisesinin anlatıldığı dört beş satırlık paragrafları okumak katlanılmaz bir çile gibiydi. Karakterlerin oluşumu ve yazım yönünden zayıf bir kitaptı evet ama bu tarz kitap okumayı sevenler veya benim gibi zayıf yönlerini görmezden gelenler keyifle okuyabilirler.
368 syf.
·2/10 puan
Ne dili ne de öyküyü başarılı buluyorum. Basitçe yazılmış. Tipik kötü hikayelerden sıyrılamıyor. Bu tarz çok tehlikelidir basitleşmeye çok müsaittir. Çok nadirdir iyi olan.
368 syf.
·5/10 puan
Konusu ilgimi çekmişti beklentim de büyük oldu. İlk kısımları çok çok iyi 1 günde okurum diye düşündürdü yarısına geldiğimde özellikle sonlara yaklaşırken saçmaladı ve aşırı basitleşti. O kadar okumuşken gereksiz ayrıntıları atlayarak sonunu okudum. Keşke başladığı gibi bitseymiş ya da uzatmak için çabalamasaymış yazarımız. Okuyun diyemem okumayın da diyemem puanımdan da belli olduğu gibi arada kaldım
368 syf.
·2 günde·9/10 puan
Anladığım kadarıyla yazar fazla detaya girmeyi seviyor. Kitapta önemsiz karakterler hakkında bile bir iki bilgi vermişti, bu tarzla ilk kez karşılaştım.

Leif-Krista arasındaki çekişme başta güzel olsa da sonradan sıktı. Adam o kadar sevdiğini belli ediyor ama kız ille de, "o kaba biri, benim isteklerimi anlamıyor,ben onla evlenemem, ama onu çok seviyorum" tiradı çok sıktı.

Ayrıca Matthew bence iyi bir karakterdi ancak yazar son anda "Matthew kıza hakaret etsin de okuyucu bu karakterden soğusun" gibi bir düşünceye kapılarak adamı çıkarcı biri yapmış.

Onun haricinde karakterlerin büyük çoğunluğunu sevdim.

Krista'nın Leif'e yapmış olduğu abartı tripleri haricinde kendisini çok sevdim. Ne istediğini bilen,ayakları yere sağlam basan, kadınların da önemli olduğunun bilincinde bir iş kadını.

Ve Leif... Allah'ım o nasıl bir karakter. Bugüne kadar okuduğum tarihi aşk romanlarındaki en sapık ve acayip karakter sanırım Leif oldu. Krista'ya olan sapıksal düşünceleri ve davranışları bazı yerlerde gülmeme sebep oldu. Ayrıca modern dünyaya uymaya çalışırken yaptığı tuhaflıklar da çok şirindi.

Ancak sonlarda o komiklik tamamen kayboldu. Üstte yazmış olduğum Krista'nın triplerinden dolayı.

Ve çeviri. Okurken "A ne kadar güzel çevrilmiş" dedikten çok çok kısa bir süre sonra katliamlar başladı. Başta "de, ki eklerinin gerekilen yerde ayrılmamış olması hatta defalarca kez. Sonra kelimelerdeki karışan harfler. Hatta sonlarda çevirmen, çevirmekten baya sıkılmış olacak ki baz kelimelere gelmesi gereken ekler yok oldu. Anna Campbell'in "Yedi Gece" romanından daha beter imla hataları vardı.

Neyse, sonuçta göze çarpan bir iki kötü özellik dışında okutturdu beğendim. Yayın evinin sonraki kitap için fazla bekleteceğini sanmıyorum ama umarım yayın evi sonraki kitabı çevirince bu seriden devam eder.
Leif direk konuya girdi ve son olarak önerdiği başlık parasını söyledi."Sanırım bir şeyleri yanlış anlıyorum" dedi profesör.
"Üzgünüm profesör, kelimeleri yanlış mı kullandım?"
"Belki de. Bana Krista için yirmi bin pound önerdiğini duyduğumu sandım."
"Bunun size hakaret olduğunu biliyordum. Daha fazla önermeliydim. Kızınız bundan çok daha fazla..."
"Sizi birkaç hafta daha beklemiyordum." dedi babasına.
"Evet, mektubundan sonra ikimiz de endişelendik."
Leif onu nerak mı etmişti? Kesin babası nazik davranmaya çalışıyordu. "Eh, artık evdesiniz ve üzüldüğümü söyleyemem."
Leif'in gözleri açıldı. "Demek sen de beni düşündün."
Krista'nın yanakları kızardı. Onu gerçekten hiç düşünmemişti veya düşünmemeye çalışmıştı. "Aslında onu babama söylemiştim.
Ama Leif'in ona inanmadığı ortadaydı. Adam hiç değişmemişti. Hala bir çılgındı.
Freddie: "Tanıştığımıza memnun oldum moruk."
Leif'in kaşları çatıldı." Moruk? Ne dedin sen bana?"
Genç adamın gözlerine bir anda korku çöktü. "Kötü bir şey demedim gerçekten."
"Argo" dedi Krista. "Konuşma dilinde yerel bir ifade. Sadece selamladı seni."
Leif kafa salladı." Ben de memnun oldum tanıştığımıza moruk."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalpten Kalbe
Alt başlık:
Heart Trilogy 1
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055092740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Heart of Honor
Çeviri:
Pınar Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Bir deniz kazasında yaralanınca korsanlar tarafından esir alınan cesur Viking savaşçısı, Londra'ya getirilir. Bir sirkte, kafes içinde kilitli tutularak gezdirilmektedir. Dilini bilmediği bu ülkede, kafesin içinde sadece kendi dilinde konuşarak yardım istese de, hiç kimse onu anlamamaktadır. O güne dek…

Krista Hart, toplumsal sorunlar ya da sosyal adaletsizlikle ilgili yazmaktan çekinmeyen bir gazetecidir. Son zamanlarda şehrinde epey meşhur olmuş sirki görmeye gider ve duyduğu yabancı dildeki sözcükleri anlar. Çünkü o dili bilmektedir. Esir düşen Viking'in yardım çığlığını duyan Krista, onu kurtarmanın bir yolunu bulabilecek midir? Peki ya cesur Viking'in o kafesten çıkması, gerçekten kurtulduğu anlamına gelir mi?

Krista, adlandıramadığı bir çekim hissettiği bu adama yardım edebilmek için ne kadar ileri gidebilir?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Burçin
  • Leydi melisa khan ashford
  • Serdem Meriç Çelik
  • Gül G.
  • Kafamdakimakina
  • Aysenur
  • Filiz Deniz
  • Eylül
  • sibellla
  • Gamze Sel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5 (1)
9
%5 (1)
8
%30 (6)
7
%25 (5)
6
%15 (3)
5
%10 (2)
4
%0
3
%0
2
%5 (1)
1
%5 (1)