Kamelyalı Kadın

8,4/10  (115 Oy) · 
384 okunma  · 
98 beğeni  · 
2.965 gösterim
Alexandre Dumas'nın (1824-1895) henüz 24 yaşında kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Kamelyalı Kadın, 19. yüzyıl Paris'inde geçer. Soylu bir gencin, güzeller güzeli bir fahişeye âşık olmasıyla başlayan romanda, mutluluklarının kısa süreceğinden endişe duyup mutlu olmak için acele eden iki insanın tutkulu ilişkisi anlatılıyor. Fakat bu ilişkinin önünde aşılması güç bir engel vardır; tek erkek evladının, uğruna ölümü göze alacağı kadından vazgeçmesi için elinden geleni yapan bir baba...

Aşk için çekilen zorlukların yanı sıra itibar için verilen mücadelenin nefes kesen bir dille aktarıldığı Kamelyalı Kadın, sadece dönemini etkileyen bir roman olarak kalmamış, günümüzde de beğeniyle okunarak aşk klasikleri arasındaki yerini sağlamlaştırmıştır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    318
  • ISBN:
    9786053480471
  • Orijinal Adı:
    La Dame aux camélias
  • Çeviri:
    Zeynep Yeşiltuna
  • Yayınevi:
    Martı Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Alev 
01 Nis 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun bir inceleme yazmak istiyordum aslında, okurken ve bitirince yaşadığım tüm duygu karmaşasını anlatan... Şimdi yazmak için oturunca nasıl anlatacağım konusunda kararsız kaldım, cümleleri düzgün kuramazsam bağışlayın.
Öncelikle sıkılmadan ve merakla ilerliyorsunuz. Vize haftam olmasa bu kadar merak içinde kalmaya dayanamazdım doğrusu. "Bir kadın nasıl bu kadar güzel sever, nasıl bu kadar güzel sevilir" diye düşünmeden edemedim. İçinde öyle cümleler geçiyordu ki, okurken o kısımlarda acı çektim diyebilirim oldukça. Bazı bazı kitabın ilerleyişine karışıp, akışını değiştiresim geldi. Öyle çok istedim ki olaylara müdahale edebilmeyi. Yine de en etkilendiğim kısım, sevdiği kadını son kez görmek uğruna yaptığı hareketti. Çok kez kendimi yerine koyasım geldi, " ben olsam yapar mıydım acaba?" inanın cevabını hala verebilmiş değilim kendime. Kitabı henüz bitirdim ama bildiğim tek şey varsa son bitirişim olmayacağı. Defalarca açıp açıp yeniden okuyacağım, defalarca...

Ece Erol 
04 Ağu 18:00 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şuana kadar okuduğum en iyi aşk romanlarından biriydi. Klişe aşk romanlarını sevmem diyorsanız, kesinlikle Kamelyalı Kadın'ı okumalısınız. Aşkın çok farklı bir boyutu konu alınmış. Sıradan bir Fransız gencinin, yazarın tabiriyle bir "yosma" ya olan aşkını konu alıyor.

Yazar kitabın ilk bölümünde, olayların sonunda ne olacağını yazmasına rağmen heyecanla sayfaları çevirdim.

Bir kadın ne kadar fazla sevilebilir?

"...bir daha başkasının olmasın diye onu öldürmek geçiyordu içimden."

İşte bu kadar.

Bir erkeğin aşkı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Yalın ve samimi diliyle tek kelime ile "mükemmel" bir aşk serüveni. Okunması gerektiğini düşünüyorum.

İyi okumalar. :)

mehmet temiz 
 05 Tem 20:27 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Benim için okunmakta geç kalınmış bir kitaptı. Ama kısmet bu güneymiş. Oğul Alexandre Dumas'ın yazdığı, Dünya Klasiklerinde önemli bir yeri olan muhteşem bir kitap.

Çok sade ve basit bir dille anlatılmış, muhteşem bir akıcılıkla yazılmış, mükemmel ve ustalıkla yapılmış bir kurguyla, okuyucuya sunulan harika bir eser.

Kitapta, bin sekiz yüzlü yılların ortasında yaşanmış dramatik bir aşk hikayesi anlatılıyor. Genç bir delikanlının, bir fahişeyle, karşılıklı olarak yaşadığı son derece dramatik olan bir aşk, müthiş bir duygu yoğunluğu içerisinde okuyucuya sunuluyor.
Ayrıca konunun, yazar tarafından kitabın son sayfasında, gerçekten yaşanmış bir olay olduğunun bildirilmesi ise, okuyanlarda, dramatik duygusallığın dozunun daha da artmasına sebep olmaktadır.

Kitabı, mutlaka okunması gereken önemli bir dünya klasiği olarak düşünüyorum.

Tuğba K 
24 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

Babasıyla aynı isme sahip olan Alexandre Dumas bu kitabı yaşanmış bir olay üzerinden anlatmıştır ki beni en çok etkileyen de ‘’yaşanmış’’ ibaresidir.
Şahsen klasiklerde okuduğum aşklar beni çok derinden etkiliyor, uzun süre etkisinden çıkamıyorum. Günümüzdeki aşklarla kıyaslamak bir yana günümüzdeki aşk kitaplarıyla bile kıyaslayamıyorum. Kitaba gelince aslında tertemiz bir aşkın tüm çabalara ve fedakarlıklara rağmen türlü çıkar ilişkilerinin yer edindiği bu hayatta asla kavuşamayan iki gencin hikayesini anlatıyor bize. Bu hikayede yazar; gurur, ön yargı, özveri ve sadakat kavramlarını ele almış ve gerçeklerden hiç kopmadan olayları çarpıcı bir şekilde anlatmıştır. Döneminde çok ses getiren ve bence okuyanları hala etkileyen ölümsüz bir eser…

Alya Aybüke Mete 
16 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bu kitabı okurken herkesin bilmesi gereken bir nokta var; kitap Monte Kristo Kontu ve Üç Silahşörler'in yazarı olan Alexandre Dumas tarafından yazılmadı, aynı isimle vaftiz edilmiş oğlu Alexandre Dumas tarafından yazıldı, ya da herkesin dediği şekilde oğul Dumas (Dumas fils) tarafından yazıldı.

Yazarın kim olduğunu umursamamanın o yazara yapılmış bir hakaret olduğunu varsaydığım için bunu yazmak istedim. Hoş yazarın doğum tarihi verilmiş ama çoğu insanın baba Dumas'nın (Alexandre Dumas pére) doğum tarihini bilmesini beklemek mantıksızlık olurdu.

Kezban Kırgöz 
17 Oca 00:56 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okurken keyif aldığım bir romandı.Anlatılanların gerçek olması açıkçası beni etkiledi.Aşkın abartılmadan anlatılması romanı daha da cazip kılıyor.''Ben onundum, o ise herkesin.'' demesi çok etkiledi beni aslında ona sahip olabilecek fırsatları varken o saf ve temiz duygularla onu sevdi.Okunması gereken bir aşk romanı.

Mehmet Zana Başkan 
 16 Eyl 21:58 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle bana bu güzel kitabı hediye eden ( ilk defa kitap hediyesi aldım.) 1K'nın saygın üyelerinden olan arkadaşa tekrar teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Gercek bir aşkın dokunaklı ve yürek burkan hikâyesi. Keşke insanlar kendilerini klasiklerinde yaptıkları gibi ifade edebilseydi. Marguerite Gautier'e ağlamak istedim, Armand Duval'a üzüldüm. Kıtabin beni bu kadaur hüzünlendireceğini tahmin etmezdim. Geçmişin verdigi acılar tazelendi. Geçmişle işimiz bitse de geçmisin bizimle işi bitmez.

Sevgi, kıskanclık, öfke, korku, acı ve nefret boyle bir temaya sahip bir aşk hikayesi. Tum aşkların canı cehenneme; her zaman acı ve ıstıtap dolu. Hıc mi gercekten özverili birbirini sevipte kavuşan mutlu olanını görmeyeceğiz.

Yazarın yazı stili, geri sarmalanmasıyla baslayan hikaye gerçekten büyüleyici.
Armand Duval'ın Marguerite'nın cesedini gördüğü mezarlik olayı, edebiyatta en güçlü, en güzel, en duygulandıran andir sanırım.

" Herhalde doğmadan önce cok kötülük ettik ya da öldükten sonra cok büyük bir mutluluk tadacagız ki, Tanrı bu yasamın kefaretini tüm iskencelerle, tüm acılarla ödenmesine izin verebiliyor."

Günümüzün kötüsü Marguerite Gautier kadar kötü ve temiz olabilse keşke. Aşkların da hangisinin daha özverili olduğunu öğrenmek icin kitabı okumaniz dileğiyle, Kamelyalı Kadın kesinlikle okumanız gereken bir klasiktir

Ceren Acer 
14 Nis 23:06 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Harika bir işleyişe sahip, okuru adeta bulunduğu ortamdan bir çırpıda söküp alabilen bir aşk klasiği... Aşka dair bütün duyguları okurlarına yaşatabilmeyi başarabilen sayılı usta yazarlardan... Romanın sayfalarında ilerledikçe gerçek aşkın nelere göğüs gerdiğini göreceksiniz bütün çıplaklığıyla. Romandaki mekanların betimlenişi, karakterlerin kişilik özelliğindeki gerçekçi ve profesyonel anlatışlar sizi başka dönemlere götürüyor. Ah Kamelyalı Kadın beni ağlattın... Yeri geldi Kamelyalı Kadına kızdım kendisine sunulan samimi ve içten bir aşka karşılık vermiyor diye... Yeri geldi Kamelyalı ile hüzün yağmurunda ıslandım... Kitabın sonunu aşırı merak ettim, sonunda ise hem mutlu oldum, hem de kitap bitti diye yeniden hüzün yağmuru başladı yüreğimde... Bu kitabı kesinlikle okuyun, okumayan kalmamalı!!!

karahayalet 
19 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okurken hem ağladım hem de güldüm. Kitaptaki hikayenin gerçekten yaşanmış olması da beni daha çok etkiledi. Herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.

Hayat_guzeldir 
03 Nis 23:04 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Kamelyalara olan düşkünlüğüyle bilinen bir hayat kadınının, orta halli bir Hukukçuyla yaşadığı hüzün dolu aşk hikayesini anlatan harika bir eser...Severek okudum

4 /

Kitaptan 86 Alıntı

mehmet temiz 
05 Tem 19:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Erkekler alıştıkça kadına hükmetmek ister, kadın taviz verdikçe erkek hep daha fazlasını bekler.

Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 122 - Martı yayınları- Şubat - 2016)Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 122 - Martı yayınları- Şubat - 2016)
Alev 
29 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hiç tanımasam bile, karşılaştığım bütün insanları seviyordum. Aşk ne kadar iyi yapar insanı!

Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 90)Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 90)
Tuğba K 
18 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bir kadın ille de annemiz, kız kardeşimiz, karımız değil diye yerden yere vurmayalım onu.

Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 35 - Martı Yayınları)Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 35 - Martı Yayınları)
Rabia 
10 May 22:29 · Kitabı okudu

Düşünceme göre, bir insan bir dili nasıl ancak ciddi bir şekilde öğrendikten sonra konuşabilirse , insanları da ancak iyice inceledikten sonra roman kahramanı yaratabilir.

Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 7 - Ema)Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 7 - Ema)
Alev 
01 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sabırsızlıkla beklenen mektuplar insan evde yokken gelir her zaman.

Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 119)Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas (oğul) (Sayfa 119)