Kanadı Kırık Kuşlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.417
Gösterim
Adı:
Kanadı Kırık Kuşlar
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051850788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"Kanadı kırık kuş her yerde diken üstünde yaşar... Ona her yer gurbettir..."

1930ların Almanyası... Nazilerin baskısından bunalan Yahudi asıllı tıp doktoru Gerhard Schlimann, çemberin yeterince daraldığını, kendi ve ailesi için tek çarenin kaldığını hisseder: Kaçmak...

Ancak işsizliğin, savaşın habercisi toplumsal karmaşaların ve her yere yayılan ayrımcılığın cenderesindeki bir dünyada insanca yaşanacak bir yer bulmak hiç de kolay değildir. Zira Gerhard Schlimann ve diğer Yahudi entelektüellere sözümona gelişmiş ülkeler bir bir sırt çevirirken, bir tek Avrupa'nın kıyısındaki genç bir Müslüman ülkesi kucak açar: Türkiye Cumhuriyeti...

Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar'da, bir ailenin 1930'larda Almanya'da başlayan ve ister bu ülkenin yerlisi ister yabancısı olsun, bir türlü sonlanamayan sürgün olma halini gözler önüne seriyor. Atatürk'ün davetiyle Türkiye'ye gelen, birçok bilim dalının temellerini atan Yahudi asıllı entelektüellerin ve Türk olmayı seçen Schlimann ailesinin dramına tercüman oluyor. Yakın tarihimizde ve günümüzde yaşanan çalkantılı günlere ışık tutarak üç kuşak kadının, Susan, Sude ve Esra'nın zorlu ayakta kalma macerasını, başka bir deyişle, kanadı kırık da olsa gökyüzü var olduğu müddetçe asla uçmaktan vazgeçmeyen kuşları anlatıyor...
392 syf.
·11 günde·9/10
Tıp doktoru olan yahudi asıllı Gerard Schliman Nazi askerleri tarafından tutuklanacağını öğrenince eşi Elsa, kızı Susy ve oğlu Peter'ı alarak ülkesinden kaçar. Türkiye'de bir hastanede çalışmaya başlar ve birçok bilimadamının da Türkiye'de çalışmasına vesile olur.
Kitap boyunca Gerard'ı kızı Susy'i onun kızı Sude ve onun da kızı Esra'ya kadar 4 kuşağın öyküsünü okuyoruz. Gerard ve Susy'nin bölümü oldukça detaylı anlatılmış ve heyecanını hiç yitirmiyor. Sude'nin bölümüne geçişte biraz kopukluk olmuş, devamı da çok yüzeysel geçiyor. Bu yine de kitabın güzelliğinden birşey kaybettirmiyor. Ama akılda hep ilk kısımlarla ilgili soru işaretleri kalıyor. Bazı kahramanların sonunu bilemiyoruz.
Keşke kitap 2 ayrı kitap olarak düzenlense ve daha ayrıntılara girilseymiş. Bu kitabın da devamının olacağı hissine kapıldım.
Tavsiye edeceğim, keyifle okuma garantili bir kitap...
392 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10
Hitler Almanya'sında yaşayan bir tıp doktoru eşi ve iki çocuğu ile birlikte ülkesinden kaçıp, İstanbul'a yerleşir. Dört neslin Türkiye'deki yaşam öyküsünü anlatan kitap, kurgu roman olmanın ötesinde. Dönemin sosyolojik yapısı ve özellikle Türkiye'deki siyasi olayları da gözler önüne seren güzel bir kitap.
  • Tutsak Güneş
    7.9/10 (411 Oy)337 beğeni1.133 okunma259 alıntı10.323 gösterim
  • Kördüğüm
    7.2/10 (337 Oy)260 beğeni966 okunma155 alıntı9.887 gösterim
  • Handan
    6.6/10 (411 Oy)284 beğeni1.549 okunma202 alıntı5.733 gösterim
  • Havva'nın Üç Kızı
    7.2/10 (1.131 Oy)918 beğeni3.331 okunma831 alıntı17.792 gösterim
  • Engereğin Gözü
    8.3/10 (645 Oy)597 beğeni2.053 okunma286 alıntı8.401 gösterim
  • Konstantiniyye Oteli
    7.9/10 (884 Oy)741 beğeni2.705 okunma476 alıntı18.827 gösterim
  • Gizli Anların Yolcusu
    7.6/10 (523 Oy)379 beğeni2.224 okunma148 alıntı5.868 gösterim
  • Füreya
    8.5/10 (429 Oy)391 beğeni2.045 okunma235 alıntı7.965 gösterim
  • Umut
    8.2/10 (447 Oy)442 beğeni2.289 okunma105 alıntı6.620 gösterim
  • Celile
    8.6/10 (341 Oy)353 beğeni851 okunma279 alıntı4.304 gösterim
392 syf.
1930 lu yıllarda Yahudi oldukları için doğdukları topraklardan kaçmak zorunda kalarak Türkiye 'ye gelen bir ailenin öyküsü. O yıllarda Türkiye 'deki eğitim, sağlık unsurlarının yanı sıra sürgün olmanın acı hikayesi.. Keyifli okumalar..
392 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
1930'lu yıllar ... Almanya'da Nazilerin Yahudilere uyguladıkları baskının arttığı zamanlar...Aşağılık ırktan sayılıyor, hor görülerek işlerinden atılıyor ve kendi vatanlarına sığamıyorlar.Buraya kadar bildiğimiz olaylar...
Aynı tarihlerde Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yeniden yapılanmaya, yüzünü bilime dönmeye çalışan Türkiye , tam otuz Yahudi bilim adamını aileleri ile birlikte ülkeye kabul ediyor.Gerard (Tıp - Patoloji ) ve ailesinin Türkiye yolculuğu da böyle başlıyor.
Kendi vatanlarında mülteci olmayı,yeni bir ülkeye tutunma çabalarını ve bu yeni ülkede yaşanan tüm zorlukları çok güzel anlatıyor Kulin.Dört kuşak bir ailenin hayatını okuyoruz.Kitap sonlara doğru biraz yokuş aşağı gibi hızlıca ilerlese de hem ailenin hem de ülkemizin o günkü koşullarını gözler önüne serebiliyor.
'' Kendi vatanında bile yabancıdır kanadı kırık kuşlar ...''
392 syf.
·8/10
1930'ların Almanyasın dan 2015'e günümüze uzanan 4 kuşaklık bir öykü.
1930'lu yıllarda Nazilerin baskısından kurtulmak için Türkiye ye sığınan bir ailenin özgürlük ile tutsaklık arasında geçen öyküsünü, çektiği zorlukları ele alıyor.

O günden, bu güne yaşanan olayları bir hikâye tarzında solcu bir görüşle okuyucuya aktarıyor.

Keyifli bir anlatıma ve akıcı bir dile sahip olan kitap, aynı başarısını tarafsızlıkta yakalayamadığını düşünüyorum.

Ancak hikâye örgüsü ile sıkıcı olmadan tarihi anlatan Ayşe Kulin, tarih kitabı okumayı sevmeyenlerin bile keyifle okuyacağı bir işe imza atmış.
392 syf.
·Beğendi·10/10
Ayşe KULİN in ilk okudugum kitabı. "Bütün Avrupa Yahudi bilim adamlarına sırtını dönerken, Atatürk bunlara kucak açıyor." Atatürk, herşeyimizi borçlu olduğumuz Atamız. O zamanı anlatan güzel bir hikaye.
392 syf.
·Beğendi·10/10
1933 Hitler Almanyası, Hitlerin Yahudilere baskısının yeni yeni başladığı dönemlerde Gerhard ve Elsa vatanlarını terk ederek onlara kucak açan Ay-Yıldızlı ülkeye sığınırlar ki bir tek onlar değil bir çok yahudi bilim insanı bizzat Gazi’nin emriyle çalışmalarını sürdürmek üzere gelirler. Gerhard ve Elsa uyum sağlamaya çalışırken küçük kızları Susy çoktan Türk olmuş hatta kendini Atatürk’ün kızı olarak görmeye başlamıştır. Zamanla büyüyen Susy evlenir ve Sude’yi doğurur, Sude de büyüdüğünde Esra’yı.
3 kuşak boyunca Türkiye’nin gün be gün değişiminin anlatıldığı Kanadı kırık kuşları çok sevdim. Kesinlikle okunması gereken kitaplar listesine ekledim. Ayşe Kulin bence her kitabında kendini daha da aşıyor.
392 syf.
·18 günde·Beğendi·6/10
Ayşe Kulin'in daha önce de kitaplarını okudum. Ama hiçbir kitabında "Bir an önce bitirip de kurtulayım şundan." dediğimi hatırlamam. İlk olarak bu kitapta dedim. Demek zorunda kaldım. "Okumasaydın kardeşim, seni kim zorladı?" diyenleri duyar gibiyim. Benim de huyum bu, ne yapayım, bitirmeden içim rahat etmiyor :)
Kitap 1930'lu yıllarda Almanya'da başlıyor. Prof. Gerhard Schlimann ve ailesinin Hitler zulmünden kaçarak önce İsviçre'ye, ardından yeni kurulmuş, çok genç bir ülke olan Türkiye Cumhuriyeti'ne gelmesini anlatıyor. Gerhard'la birlikte birçok Alman profesör de gelir, ülkenin üniversitelerinde öğretmenlik yapmaya başlar ve adeta yeni bir ülke ve yeni bir gençlik kurmak için var gücüyle çalışırlar. Elbette ölümden kaçmak her şey demek değildir ve burada da onları birçok sorun beklemektedir.

Buraya kadar yeni kurulan Türkiye'yi, Türkleri, Türk olmayı ve Türkleşmeyi çok iyi anlatan yazar, buradan sonra sırayla kuşaktan kuşağa atlamaya başlıyor. Kadınlar üzerinden çizilen bu geniş film şeridi, sonlara doğru iyice hızlanıyor. Türkiye siyasi tarihi ışığında kadınların hayatı da anlatılıyor. Ama kitabın uzun bir bölümü Elsa ve Suzan'la geçerken, Sude ve Esra hızlıca geçiştirilmiş. Sanki kitabın sonlarına doğru Ayşe Kulin yemeğini ocakta unutmuş ve hızlıca yazıp geçiştirmiş.

Kitabın yapmak istediği şey şu: Türkiye'nin siyasi tarihini Yahudiler ve kadınlarla birlikte anlatmak. Teoride çok güzel bir fikir ama bu üç konu aynı potada eritilememiş, üç olay da çok sığ kalmış, geçiştirilmiş adeta. En beğendiğim kısımlar Almanların Türkiye'ye gelişi ve buradaki yeni cumhuriyetin gelişmesine yardımcı olması ve burada yaşadıkları sorunlar kısmıydı. Kitap bu haliyle kalsa oldukça güzel olacakmış kanımca. Zaten kitabın sorunu bu bence. Çok geniş çerçevedeki olayları tek bir kitaba sığdırmaya çalışmış. Bu kitap da böyle bir konu için oldukça az sayfa sayısına sahip. Belki Veda-Umut serisinde olduğu gibi iki kitap halinde yazılsaydı çok daha ince işlenmiş bir seri ortaya çıkarılabilirdi. Bilemiyorum, belki de Ayşe Kulin son kısımları hızlıca geçerek, zaman geçtikçe gençlerin hayatlarını da, ilişkilerini de, aşklarını da daha hızlı yaşadığını anlatmaya çalışmış olabilir. Yazarların kafasında neler dönüyor, bunu kim bilebilir ki?

Bir yere kadar eğlenceli vakit geçirten ve bir şeyler öğreten iyi bir kitap. Ama Ayşe Kulin okumak istiyorsanız başka kitaplarını deneyin derim. Kitabı biraz yerden yere vurmuş gibi oldum ama inanın, yapıcı olmaya çalıştım. Keyifli okumalar...
392 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Dogduklari topraklarda dini olgularinin istismarı sebebiyle kovulan Alman yahudisi bir aileyle,Musluman Türk başka bir ailenin,din istismarı yüzünden ülkesinde yaşamaya korkan üçüncü kuşak torunu Esra tarafından anlatılan bir olay. Yine bir nazi zulmü tarafından yahudilerin ülkelerini terketmek zorunda kalmasıyla başlıyor hikâye bütun yahudi proflar ülke dışı esiliyor ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından Türkiye'ye kabul ediliyorlar,kimisi istanbul'da kimisi Ankara'da yurt ediyorlar vatanimizi vefa borçlarını ödemek için canla başla çalışıyorlar ve tabi her birinin farkli hayatlari,yaşamıs olduklari aşkları, ırk ve din arayışı içinde olan çocuklar ve gençler. Kitabın sevdigim tarafları olduğu kadar sevmedigim taraflarıda yok değil özellikle evlilik dısı yaşantıları hiç tasvip etmiyor ve sindiremiyorum. Ayşe Kulin'le yeni tanıştim dili akıcı ve oldukça sade, olay örgüsunü bana göre güzel bir şekilde saglamış. Şunu açıkça belirtebilirim; Allah bizleri vatanımızdan ayrı koymasın. Herkese keyifli okumalar.
392 syf.
·Beğendi·9/10
1930 lu yıllarda Almanya'da başlıyor hikaye ve 4 kuşağı içeriyor. 1. Dünya Savaşı öncesinde başına gelecekleri anlayıp Almanya'dan kaçan yahudi bir ailenin hayatını anlatırken arka planda dönemin siyasi olaylarına da yer veriyor yazar ancak çok da derin bir anlatım değil elbette bu kısımlar. Yine de 1930 lardan bugüne hızlı bir özet niteliğinde diyebiliriz. 1. Dünya savaşının etkileri, 6-7 Eylül olayları, darbeler...
İçine doğduğunuz din ya da mensubu olduğunuz ırk yüzünden neler yaşayabilirsiniz? Her ikisini de siz seçmiyorsunuz aslında ama dünyanın bir yerinde manyağın biri sizi düşman ilan edebiliyor ve kendinizi bir anda bambaşka bir ülkede bulabiliyorsunuz, tabi şanslıysanız ve yaşıyorsanız. Ya da soydaşınız başka bir ülkede olay çıkardı diye yaşamakta olduğunuz ülkede eviniz işyeriniz yağmalanabiliyor. Düne kadar komşu dedikleriniz size anlamsızca düşman olabiliyor.
Siyasetin kirli yüzü maalesef asla olduğu yerde kalmıyor. Kullanılmaya en müsait alan olan din ve milliyetçilik duyguları, kirli ellerde dünyanın en tehlikeli silahı haline gelip toplu katliamlar yapılıyor.
Ayşe Kulin yine akıcı bir şekilde yazmış ve ilk sayfadan itibaren hiçbir sayfada sıkılmadım okurken. Okudukça neden daha çok okumamız, neden daha çok çalışmamız gerektiğini daha iyi anlıyor insan. Okuyan insan sorgular, çalışan insan üretir. Sorgulayan ve üreten insanlarla birlikte yaşamak dileği ile...
392 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Kitabı bitireli neredeyse bir hafta oluyor... Kitapta işlenen konuda dikkatimi çeken iki şey vardı. Biri Mustafa Kemal Atatürk'ten önceki Türkiye diğeri de Mustafa Kemal Atatürk'ten sonraki Türkiye...
Gerisi hakkında ne desem boş zaten. Gayet açık ve net. Oturamayan sistem,sıkça yaşanan başkaldırılar,yetersiz yönetim sistemi ve günahsız bir çok insanın yaşadığı gereksiz zulüm...
Almanya'daki Hitler'in Yahudi katliamına akıl sır erdirememek ayrı bir mevzu,kendi ülkenden çekip gitmek durumunda kalmak ayrı.. 4 kuşağında kendince sorunları,dönemine göre hayatları var. Çok yönlü ve bir o kadar da olaylı. Sıkılmadan okuduklarım arasında.
392 syf.
·3 günde·8/10
1930'lu yıllarda başlayıp günümüze kadar gelen 4 kuşağın hikayesi anlatılıyor kitapta. Yazar yine en iyi başardığı anlatım tarzına geri dönmüş bence bu romanında. Onca yıl boyunca ülkemizde yaşanan önemli olaylar, yönetimler tarafından alınan ve uygulanan çeşitli kararlar bir sülalenin kuşaklar boyunca yaşadığı olaylarla harmanlanmış ve çeşitli karakterler aracılığıyla dile getirilmiş. Karakterlerin yaşadıkları aşklar ise tabi ki yine işlenmiş...
Olayların özet olarak verilmesi okuyucuyu sıkmıyor, yazarın akıcı anlatımı da zaten kitabı okutturuyor... Ben seviyorum yazarın tarzını, tavsiye ederim okumanızı...
-İyi miziniz? Bir şeye ihtiyacınız var mı? Bir sakinleştirici getireyim mi size?

-İstemem. Huzur getirebiliyor musunuz, onu söyleyin. Yüksek doza ihtiyacım var...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanadı Kırık Kuşlar
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051850788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"Kanadı kırık kuş her yerde diken üstünde yaşar... Ona her yer gurbettir..."

1930ların Almanyası... Nazilerin baskısından bunalan Yahudi asıllı tıp doktoru Gerhard Schlimann, çemberin yeterince daraldığını, kendi ve ailesi için tek çarenin kaldığını hisseder: Kaçmak...

Ancak işsizliğin, savaşın habercisi toplumsal karmaşaların ve her yere yayılan ayrımcılığın cenderesindeki bir dünyada insanca yaşanacak bir yer bulmak hiç de kolay değildir. Zira Gerhard Schlimann ve diğer Yahudi entelektüellere sözümona gelişmiş ülkeler bir bir sırt çevirirken, bir tek Avrupa'nın kıyısındaki genç bir Müslüman ülkesi kucak açar: Türkiye Cumhuriyeti...

Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar'da, bir ailenin 1930'larda Almanya'da başlayan ve ister bu ülkenin yerlisi ister yabancısı olsun, bir türlü sonlanamayan sürgün olma halini gözler önüne seriyor. Atatürk'ün davetiyle Türkiye'ye gelen, birçok bilim dalının temellerini atan Yahudi asıllı entelektüellerin ve Türk olmayı seçen Schlimann ailesinin dramına tercüman oluyor. Yakın tarihimizde ve günümüzde yaşanan çalkantılı günlere ışık tutarak üç kuşak kadının, Susan, Sude ve Esra'nın zorlu ayakta kalma macerasını, başka bir deyişle, kanadı kırık da olsa gökyüzü var olduğu müddetçe asla uçmaktan vazgeçmeyen kuşları anlatıyor...

Kitabı okuyanlar 1.287 okur

  • Burce
  • secil trk
  • Ejder Sözen
  • Özlem Karaoğuz
  • Dilber Artut
  • Burcu Boztepe
  • Ayşen Kocalar
  • Damla Keseli
  • Beyhan Nergiz
  • hnacan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%7.4
18-24 Yaş
%12.6
25-34 Yaş
%23
35-44 Yaş
%30.4
45-54 Yaş
%15.2
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.6
Erkek
%14.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (130)
9
%24.6 (116)
8
%26.3 (124)
7
%10.6 (50)
6
%5.3 (25)
5
%2.5 (12)
4
%1.3 (6)
3
%1.1 (5)
2
%0.4 (2)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları