Kanaldaki Ölü (Martin Beck Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.185
Gösterim
Adı:
Kanaldaki Ölü
Alt başlık:
Martin Beck Serisi 1
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751022042
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Roseanna (Martin Beck Police Mystery #1)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi / Özel Fiyatlı Kitaplar Dizisi
Baskılar:
Kanaldaki Kadın
Kanaldaki Ölü
Kanaldaki Ölü
Ölü kadının kimliği bilinmiyordu. Martin Beck, onun kimliğini araştırmakla başladı işe. Yüzlerce insanla konuştu. Altı aylık çaba sonunda kadının kimliğini ortaya çıkardı. Sıra, katili bulmaya gelmişti... 
336 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Maj Sjöwall & Per Wahlöö “Martin Beck Serisi 01 / Kanaldaki Kadın”.. Edgar Allan Poe ve İsveç Akademisi Ödülü dahil birçok ödül alan, modern polisiye klasiği serinin ilk kitabını keyifle okudum. 1960-1970 arasında yazılan on kitaplık serinin baş kahramanı, adından da anlaşılacağı üzere “Martin Beck”..
Genel anlamda İskandinav edebiyatının üzerimdeki etkisi, iklimi ile doğru orantıda olur, her yeni okumamda da fikrim tazelenir, çokta değişmeden devam eder.

Modern polisiyenin aksi olarak, dönemin 2. Dünya Savaşı sonrası olduğunu da hesaba katıp, kriminoloji alanındaki eksiklik, neredeyse eser miktarda, teknolojik destek ile ilkel şartlarda bir “suç, suçlu, adalet” grafiği çizmesi, bugünün okuru ve polisiye kurgu okumayı sevenler için, eseri yavan kılabilir. Mevcut suçun, temel özelliklerle ayrıntısız geçilmesi, hukuk ve adaleti temsil eden kanadın, birçok noktada çaresiz kalışı (yetersiz donanımdan mütevellit), kimilerine doyurucu gelmeyecek olsa da, çok beğendiğimi söylerken, gönlüm rahat.
Peki neden beğendim?
Modern İskandinav edebiyatından okuduğum polisiyelerin neredeyse hepsinde rastladığım şey (buna temel prensip bile diyebilirim) bol miktarda kan ve işkence sahnesinin olması, insani ilişkilerin azaltılması, aile içi şiddet ve ensest üzerinden zeminlenmesi. Kanaldaki Kadın’da ise cep telefonu dahi yok Bire bir insan ilişkileri ikili üçlü diyaloglar, kişilerin ruh halleri, karakter özellikleri, hayata bakışları çok daha sıcak ve insani bir akış sağlamış.
Polisiye sevenler için, modern klasik kategorisindeki eseri tavsiye listeme ekliyorum.
Dipçem; bir iki yer dışında, yazım ya da baskı hatası olmayan, temiz bir sunumdu.
Saygılarımla..
336 syf.
Selam
.
On serilik Martin Beck ‘in ilki ile geldim.
Klasiklerden kabul edilen seri : 1960 ve 70’lerde İsveçli gazeteci çift, Maj Sjöwall ve Per Wahlöö tarafından yazıldı. Edgar Allan Poe ve İsveç Akademisi, olmak üzere çok sayıda ödül, Sinema ve televizyon dizisi çekildi.

İskandinav polisiyesinin, babası olur kendileri, ki bir çok yazar onlardan esinlenerek yazmıştır kitaplarını. Fakat, 1975’te Wahlöö’nün ölümü sonrası eşi Sjöwall, Eşi olmadan, seriyi devam edemeyeceğine karar vermiş.

Kanaldaki Kadın’ı ilk,1965 yılında yayımlanmış.
Öyle astı kesti, kanlı Cinayetler yok, künt klasiklerden. .
.
Kitapta, dikkatimi en çok çeken sorgu teknikleri oldu. İkisinin de gazetecilikten gelme olması, gazetecilik deneyimlerinden de yararlanmış, lafı uzatmıyor, ayrıntıları da ihmal etmiyorlar. iki yazar yazmış olmasına rağmen anlatım kalitesi hiç değişmiyor,sanki tek ağızdan çıkmış gibi. .
.
Biraz da, Seriye adını veren Martin Beck den bahsedelim: "Martin Beck Cinayet Masası şefi değildi ve olmak için de bir hırs beslemezdi... Ulusal Polis kadrosunda Başdedektif rütbesinde bir Komiserdi ve sekiz yıldır Cinayet Masası'nda çalışıyordu. Onu ülkenin en başarılı sorguya çekme ve ifade alma uzmanı olarak gören kişiler vardı." diye tanımlıyor. .
.
Martin Beck, teşkilata, 1940'ların ortalarında katılmış. Bir polisin sahip olabileceği en önemli erdemlerden üçüne sahiptir: inatçı, mantıklı ve sakin… Disiplinli, titiz, insani, özenli davranması ( özellikle sorgularda), Öte yandan, içine kapanık melankolik biri, sıkıcı ve mutsuz bir evlilik hayatı var. Sevdim karakteri. .
.
İsveç edebiyatına ait eski bir seri olmasına rağmen hala aynı lezzetle günümüzde de okunuyor olması çok güzel. Bu tarz sevenlere tavsiye olunur
Bakalım, sevgili Beck ile daha ne maceralar yaşayacağız diğer kitaplarda. .
.


@ayriksikitap a da selam, basımı olmayan diğer yazarlar içinde desteklerini bekliyoruz.
.
Sevgiyle kalın hoşçakalın. #leylidevranca .
.
.
336 syf.
·10/10 puan
İşte bu. Bir polisiye nasıl yazılır sorusuna verilebilecek en iyi cevap bu kitapta. Abartıdan uzak, Superman gibi ordan oraya uçmayan, Herkül gibi güçlü, çok zeki ve çok şanslı polisler yok bu kitapta. Detay yok, fazla karakter yok. Her şey ama her şey gerçeğe uygun yazılmış. Boşuna onca ödülü almamış yazarlar.
336 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitabın ojinal adı; Roseanna. Biz de çevirimi ve baskısı, Kanaldaki Kadın. Kahramanımız Martın Beck, 1965’ler de cereyan eden, o koşullarda ve o imkanlar dahilinde çözülmeye mahkum olan bir cinayet vakasıyla karşıladı beni. Polisiyenin de dönem kitabımı olurmuş efendim? demeyin, elbette olur. Adından da anlaşılacağı üzere, gemilerin seyahat rotasındaki bir kanalda, bir kadın cesedi bulunuyor ve böylece başlıyor maceramız. Ama ne macera. Olasılıklar öylesine geniş bir portföye yayılmış ki, nasıl çıkacağız işin içinden. Çünkü hiç kanıt yok. Peki kim bu kadın? Kaç yaşında? Turistmi? Yolcumu? Neden hiç merak edeni yok? Merakla çevirdim sayfaları. Beck, yapı olarak biraz depresif, hafiften de karamsar ve umutsuz bir karakter. Son zamanlarda o kadar çok havalı, artist, kibirli ve egolu dedektifler okudum ki (kötü anlamda söylemiyorum onlarında yeri ayrı) Beck çok yakından tanıdığım bir abim, bir dostum gibiydi. Çok yalın, çok bizden, içimizden. O samimiyeti aldım ya ben, kitap boyunca attığı her adımda yanındaymışım gibi hissettim.
️️Kitabı okurken ister istemez bu türdeki diğer eserlerle kıyaslama yaptım. Elbette beni şok üstüne şoka uğratan, çok daha “waow” kitaplar okudum. Ama Beck gerek geçtiği dönem gerekse samimiyetiyle gönlümü kazandı Bu seriyi okuyacak olanlar yazıldığı dönemi göz önünde bulundurarak okusunlar. Ayrıca bu güzel serinin dizisi, filmi her şeyi mevcut. Martın Beck için bir yerlerde şu söze rastlamıştım; “Öyle bir adam ki, hafızasını kaybetmiş birini sorgularken, önce hafızasını geri kazandırır, sonra suçunu itiraf ettirir.”
Kanala düşen kefene sarınır. Dönem polisiyesi 1965'ler de İsveç'te geçiyor. İlginçti...10 kitaplık bir serinin ilk kitabı.

Kitabı genel anlamda okuyan herkes beğenmiş. Beğenmeyen yok gibi. Şimdi var. Şaka şaka ben nötr kalanlardanım. Okurken heyecandan nefesim kesilir, meraktan uyuyamam falan sanmıştım hiçbiri olmadı lakin ilginç de buldum. Aralarda sıkıldım. Sonra bir sevdim, bir sıkıldım sonra ...bitti daha ne olsun .
Seriye devam eder miyim tabi ki ederim. Yorumlarına güvendiğim arkadaşlarıma güveniyorum Meçhul'e giden bir gemi olayı..
336 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Merhaba sevgili kitap dostlarım.. Çok acı günler geçiriyoruz ülkece, ben de bu depremi çok yakından yaşamış biri olarak biraz kafamız dağılsın diye bir kitap paylaşmak istiyorum sizlerle. Kitabımız @ayriksikitap tan çıkan ve çok merak ederek okuduğum bir polisiye olan Kanaldaki Kadın. Ben de polisiye çok sevdiğim için elime geçer geçmez başladım kitaba. Edgar Alan Poe ödüllü kitabımız 10 kitaplık bir polisiye serinin ilk kitabı. Martin Beck de bu serinin baş karakteri, dedektifi. Öncelikle konudan bahsedeyim size biraz: İsveç’te bir kanalda bir kadın cesedi bulunur ve Komiser Martin Beck bu cinayeti çözmek için iş başına geçer. Önce kadının kimliğini tespit etmek ve sonra da katili bulmak zorundadır. Yorucu ve soru işaretleriyle dolu bir soruşturmanın ardından sezgileri güçlü komiserimiz katili tehlikeli bir tuzağa çeker. 
Kitapta en dikkatimi geçen ve diğer polisiyelerden farklı olduğunu düşündüğüm nokta cesetin kime ait olduğunun kitabın yarısına kadar anlaşılamamış olmasıydı. Bu benim kitabı çok hızlıca ve merak ederim okumama neden oldu. Ayrıca katili tahmin edememem ve Beck’in akıllıca çıkarımları da güzeldi. Seriye mutlaka devam etmek istiyorum, polisiye severlere de tavsiyemdir. Şimdiden keyifli okumalar, sağlık dolu günler diliyorum
336 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10 puan
Isveç'te bir kanalda kadın ceseti bulunur .Komiser Martin Beck bu cinayeti çözmek için iş başına geçer fakat bu o kadar kolay olmaz 1960 larda yazılan bir serinin ilk kitabı o yıllarda teknoloji bu kadar gelişmemiş telgraf ile posta ile işler yürüyor, bugünün otopsisi kadar kapsamlı da değil ve bu şartlar altinda bir de hiç ipucu yok. Kadının kimliğinin bulunması bile 6 ay gibi bir sürede olur...Okurken sürekli bugüne göre degerlendirmemeliyim diye okudum Şu devirde yazilsa begenmeyebilirdim aslında ama dönem şartlarıni göze alinca ve düşününce oldukça gerçekci.
.

Maj Sjöwall ve Per Wahlöö Iskandinav Polisiyesinin mihenk taşları ve birçok yazara esin kaynağı ...Edgar Allan Poe ve Isveç Akademisi Ödüllü,
Iki kişinin yazdığı fakat benim kesinlikle iki kişinin elinden çıktığını anlamadigim bir kitap oldu .Komiser Beck harika bir karakter ,cool,kendini bilen,sürekli gözlemleyen,sabırlı,zeki ...Tavsiye ederim
.
336 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Selam iyi akşamlar

Bugün ki kitabımız 10 seri kitaptan oluşan Martin Beck serisinin birinci kitabı.

Öncelikle yazarlarımız Maj ve Per hakkında kısa bir bilgi vereyim. İskandinav polisiyesiye romanlarının kraliçe ve kralı diyebiliriz. Birbirleriyle evli olan çiftimiz, 1960 ve 1970 yılları arasında Polisiye klasiklerden kabul edilen Martin Beck serisini çıkarmışlardır. Per'in ölümüne kadar (1975 ) 15 yıl kadar birlikte yaşamışlardır..Maj Sjöwall ise 2020 yılına kadar yaşamış 84 yaşında vefat etmiştir.

Kitabımıza gelirsek çok beğenerek okudum gayet akıcı ikili ilişkilerin ön planda olduğu bir polisiye
Hani şöyle kan gölü olmuş her yer, işkence sahneleri olan iğrençliğin ortasında değilsiniz, çok şiddet içeren kitapları sevmiyorsanız eğer bu kitabı severek okuyacaksınız şimdi ki zamana göre belki biraz teknolojik yeniliklerden uzak olan kitabın o dönem için büyük saygıyı hak ettiğini düşünüyorum.

Kanalda bulunan bir kadın ceseti üzerinden o dönemin imkanları ile müthiş bir gözlem sorgu ile komiser Beck'in katili sabırlı arayışına tanık oluyoruz.

Ben kitabı beğendim. Tavsiye ederim.
Kitapla kalın.
336 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Ben polisiye sever bir okur olarak genel de polisiyeleri ülke ülke şemalandırıp ülke altında yazar başlıkları açarak okumayı severim. Böylece hem o ülkenin kanunlarına, kültürel ve sosyolojik ve yaygın örgün eğitimlerinin suç potansiyeli taşıyan insanların kaynağı olurken neleri tetikleyip neleri örtbas edebileceğini toplum norm ve yasalarin işbirlikçi dokularını deşifre etmeyi severim.
Mesela Fransız Polisiyesi, GrangéFransız mülteci sorunsalı ya da vatandaslik anayasasi gibi cesitli basliklar altinda devasa dosyalarim vardir. Bu sefer tertemiz bir sayfaya İsveç başlıgı açtım ve Maj Sjöwall- Per Wahlöö dosyası oluşturdum. @ayriksikitap bu seriyi basarak biz polisiye severlere nasıl bir hizmette bulundu anlatamam dostlar, bu kıymetli eseri Türkçe'de tekrardan yaratarak aramıza getirip bizlere bir polisiye şöleni sundu. @noraninkitapligi tavsiyene uyduğum için çok şanslıyım. İyi ki varsınız!
Ben de yardımcılarım komiser yardımcıları Başkan ve Kontesi alıp hemen ilk sayfadan itibaren komiser Martin Beck'in yanında gardımı aldım.
Kanaldaki Kadın serinin ilk kitabı; İsveç'te turistlerin yoğun geçtiği güzergahlardan biri olan bir kanalda bir vahşice öldürülmüş kadın cesedi bulunur. Komiser Martin Beck cinayeti çözmek için gecesini gündüzüne katarak çözmek için uğraşacaktır. Ancak bir sorun vardır kadının kimliği dahi belli degildir. Suda kaldığı için çeşitli deformeler vardı. Önce kadının kimliğini tespip etmek amacıyla tüm fiziksel özellikleri kağıt uzerine dökülerek hayattayken neye benzediğine dair gerçekçi betimlemeler yapilacak ve kadının tasviri çeşitli yerlere bildirilecektir. Böylece bir kayıp kişinin ihbarı olursa baglantı kurulup Isveçli mi yoksa başka bir ülkenin vatandaşi olup olmadigi ile ilişkilendirilerek daha spesifik bir kimlikle katile ilerleyeceklerdir. 6 ayın sonunda sinir harbiyle geçen gecelerden sonra yanit cok uzaklardan 60li yillarin Amerikasindan gelir. Kadinin kimligi tespit edilmiş ve sıkı bir ekip ve muazzam bir tuzakla Isveç sınırları içinde katil avı başlamıştır. Modern İsveç toplumunun erkek-kadın ilişkisinin temel dinamiklerine ayna tutan, sosyal algısının çürüklüğünü eleştiren bir kitap olması dolayısıyla da oldukça cesur bir kitap. 60 yillarda böyle bir sorunu polisiye üzerinden aktarmak ve dile getirmek oldukça cesurca. Tavsiye ederim. Okuyun okutturun
336 syf.
·Beğendi·9/10 puan
#yorum
Martin Beck serisinin ilk kitabı #polisiyeseverlergrubu ile seçtiğimiz Aralık ayı kitabımızdı. Hemen bitebilecek bir kitap ama benim elimde biraz fazla süründü. Geçmiş yıllarda Milliyet yayınları ve İnkılap Yayınevi tarafından kitapların bir kısmı yayımlanmış ancak seri tamamlanamamış. @ayrıksıkitap serinin 10 kitabını da orjinal’e sadık kalarak yayımlayacakmış.
1960-70’lerde yazılmış bu seriyi o yılları dikkate alarak yorumlamam gerekirse çok beğendim. Gerçekten güzel bir polisiye kitabıydı. Dedektif Martin inanılmaz cool bir karakter geldi bana. Duruşu, tavırları, olaylara yaklaşımındaki sakinliği kendine hayran bıraktı beni. İsveç Akademisi ve Edgar Allan Poe ödüllerini haketmiş kesinlikle. Devamını merakla bekliyorum ve tavsiye ediyorum. Beğendiğim diğer bir yanı da seriyi kitaplıkta yan yana koyduğunuzda Martin Beck yazısının birleşmiş olması. İlk kitapta M, ikinci kitapta A harfi ile devam ediyor.
336 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Martin Beck. Bu ismi , serinin ilk kitabını
okuduktan sonra unutacağımı düşünmüyorum. Kanaldaki Kadın, 10 kitaplık serinin ilk kitabı. Beck ve ekibi; cinayetle ilgili ellerinde neredeyse hiçbir ipucu olmamasına rağmen katili, uzun ve yorucu uğraşlar sonucunda buluyor. Üslubu sade , olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkileri tam yerinde bir kitap. Polisiye severlerin severek okuyacağı serinin kalan dokuz kitabını da okuyacağım. Kitabın çevirmenine de teşekkürlerimi sunuyorum.
336 syf.
·Puan vermedi
"İsveç'te kanalda bir kadın cesedi bulunur ve Komiser Martin Beck bu cinayeti çözmek için iş başına geçer. Önce kadının kimliğini tespit etmek ve sonra da katili bulmak zorundadır. Yorucu ve soru işaretleriyle dolu bir soruşturmanın ardından sezgileri güçlü komiserimiz katili tehlikeli bir tuzağa çeker."

Martin Beck 10 kitaplık bir polisiye serisi. Aslına bakılırsa bir polisiye hayranı olarak kitabı çok akıcı/ sürükleyici bulamadım. Kitabın kahramanı Martin Beck bence biraz geri planda kalıyordu ve kitap yavaş ilerledi. Onun haricinde bu kitabın konusunu biraz günümüzle bağdaştırdım. Keyifli okumalar dilerim
Her biri bu büyük yapboza kendi küçük parçasını ekleyecek olan, birisi muhtemel suçlu ve geri kalanı olası tanık seksen beş kişi. Dört ayı kıtaya yayılmış, seksen beş insan. Yerlerini tespit etmek bile deveye hendek atlatmaktan farksızdı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanaldaki Ölü
Alt başlık:
Martin Beck Serisi 1
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751022042
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Roseanna (Martin Beck Police Mystery #1)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi / Özel Fiyatlı Kitaplar Dizisi
Baskılar:
Kanaldaki Kadın
Kanaldaki Ölü
Kanaldaki Ölü
Ölü kadının kimliği bilinmiyordu. Martin Beck, onun kimliğini araştırmakla başladı işe. Yüzlerce insanla konuştu. Altı aylık çaba sonunda kadının kimliğini ortaya çıkardı. Sıra, katili bulmaya gelmişti... 

Kitabı okuyanlar 77 okur

  • burcu
  • Jeffy Ancel
  • ZeynepR Kaya
  • Yiğit Koçyiğit
  • Öznur Çokgezer
  • Fatih Kayiş
  • mcagatay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.5 (1)
9
%2.5 (1)
8
%2.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0