Kanatlar ve Küller Sarayı Dikenler ve Güller Sarayı 3

9,4/10  (20 Oy) · 
22 okunma  · 
16 beğeni  · 
567 gösterim
DÜŞMANINI TANIMAK İÇİN ÖNCE ONUNLA DOST OLMALISIN.

Feyre Bahar Sarayı’na döndü. Tamlin’in yapacakları ve Prythian’a diz çöktürmeye uğraşan kral hakkında bilgi toplamaya kararlı. Ama bunu yapabilmek için ölümcül bir oyun oynaması gerekiyor. Yaklaşan savaş hepsini tehdit ederken, Feyre tehlikeli Yüce Lordlardan hangisine güvenmesi gerektiği konusunda bir karar vermek, müttefikini en olmayacak yerlerde aramak zorunda. New York Times Çok Satanlar listesinin bir numarasına yerleşen “Dikenler ve Güller Sarayı” dizisinin üçüncü kitabı Kanatlar ve Küller Sarayı’nda, ordular dünyayı kana boyayacak bir savaşa hazırlanıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2018
  • Sayfa Sayısı:
    764
  • ISBN:
    9786050949810
  • Orijinal Adı:
    A Court of Wings and Ruin (A Court of Thorns and Roses #3)
  • Çeviri:
    Meriç Keleş
  • Yayınevi:
    Dex Yayınları
  • Kitabın Türü:
Selin 
28 Mar 10:05 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 7/10 puan

-Kitaba laf ediyor diye yorumu okumayı yarım bırakmamanız önerilir.-
Hatırlayacağınız gibi ikinci kitabı Feyre'nin biricik "Tamlin'ine" geri dönmesiyle bitirmiştik. Bu kitaba da kaldığımız yerden devam ediyoruz. Feyre ikinci ve üçüncü kitap arasındaki kısa zamanı, Tamlin ve Bahar Sarayı ahalisine karşı incinmiş yaralı ceylanı oynarken aynı zamanda planını ilmek ilmek işleyerek ve en sevdiği arkadaşı Lucien'e laf sokarak geçiriyor. Tabii Ianthe için düşündüğü acı dolu planlardan hiç bahsetmiyorum bile.

İlk kitaptan beri Tamlin'i sevmediğimi herkes bilir. Bu yüzden ilk bölümleri okumak benim için tam bir eziyetti. Sünepenin adı geçtikçe sinirim bozuluyor ay. Kitabı İngilizce okurken Feyre'nin yaptığı resimleri ballandıra ballandıra anlatması ve Tamlin beni krizlere soktuğundan o zaman bu bölümleri atlamıştım. Şimdi dönüp bakınca keşke atlamasaydım diye düşünüyorum çünkü bu bölümleri okuduktan sonra fark ettiğim önemli bir şey oldu. Tamlin, nasıl desem... biraz pasif kalmıştı. Tabii hala aşırı sinir bozucu bir sünepe ama DvGS ve SvÖS'deki Tamlin ile alakası yok. Bazı bölümlerde arada adı geçmese karakterin orada olduğunu unutuyordum. Tamam, Feyre gittikten sonra harap oldu, geri gelince ona söz verdi falan filan ama bu Tamlin bizim Tamlin değil ki. Aslında bakacak olursanız çoğu zaman Feyre'nin yanında olup olmamasını bile sallamadı. Yazar o bölümlerde Ianthe ve Lucian gibi yan karakterlerin hikayesini öne çıkarmak ve sürekli Feyre'yi vurgulamak istemiş tamam ama Tamlin'i çok geriye itmiş be arkadaş! Yani karakteri o kadar pasif bir duruma getirmiş ki, kitabın bir yerinde kızgın bir şekilde çıkıp geldiğinde o kızgınlık aşırı havada kalıyor ve sanki karakterler altı yaşında bebeler de kim ebe olacak ona karar veremiyorlarmış gibi bir hava oluşuyor.

Feyre'yi vurgulamak demişken... Ben kendisini aşırı abartılmış ve doldurulmuş buluyorum. Yazar karakteri göklere çıkartıyor ama altı boş. Böyle güçlü kadın karakter mi olur?.. Kitapta gelecek vaat eden o kadar çok karakter var ama yazarımız tutturmuş Feyre diye sürekli aynı cümleleri ve olayları ısıtıp ısıtıp önümüze sunuyor. İkinci kitapta okuması birbirinden zevkli karakterler tanıdık ve yazar bize bu karakterlerle ilgili bir sürü şey vaat etti ama asla ve asla o vaatler yerine gelmedi. Cassian'ı bu kitapta daha fazla gördük ve yazar onu öne çıkartmak için bir noktada uğraşmış. Amren'de kısmen kitabın çoğunda vardı, ona tamam ama peki ya Az? Mor? İkinci kitapta Morrigan değince insan kraliçeler nasıl şekil değiştirmişti? Bu kitapta ise bu gibi olayların asla altı doldurulmuyor. Potansiyeli bu kadar yüksek olan karakterler arasında sadece Feyre ve Rhysand'a ama özellikle Feyre'ye yatırım yapmak... Pek akıl karı değil ya.

Kanatlar ve Küller Sarayı'nda aramıza bir sürü yeni karakter katılıyor. Bunların birkaçını hemen seviyor, anlıyor ve aramıza alıyoruz ama çoğu... yine bağ kuramadığımız bir ton karakter. Hakkını yiyemem, yazar cidden güzel karakterler yaratmış ama bize bunları sunmayı beceremiyor...

Kitabımızın ana karakteri Hybern Kralı'na gelirsek de, bu adamın ve halkının yıllar boyunca sefillik içinde yaşadıklarını biliyoruz ama aslında bu adam neden saf kötü? Tahmin edeceğiniz gibi bu sorunun da cevabı yok.

İster inanın ister inanmayın ama ben gerçekten üzülüyorum. Kitabın potansiyeli karşında gözlerim kamaşıyor ve bu potansiyelin böyle harcanmasına da kalbim dayanmıyor. Sarah, istediği sahneyi çok iyi bir şekilde yazabilen bir yazar. Feyre, Gökkuşağı'nı savunurken kusursuzdu mesela. Ya da Rhysand Feyre'ye hikayesini anlatırken Rhys'ın çektiği bütün acıları biz de çekmedik mi? Bunları böyle yazabiliyorsun da bu kitabı, karakterleri neden heba ediyorsun?..

Bütün bu söylediklerimi kenara bırakırsak - korkmayın bunlar kitabın en fazla yarısı eder, o da en fazla ama- Kanatlar ve Küller Sarayı gerçekten eğlenceli bir hikayeydi. Okurken kahkahalara boğuldum bazen çok hüzünlendim - yani ilk okuduğumda tabii. Çünkü olayları filan biliyordum hehe- ama her zaman mutluydum. Bu kitabın son zamanlardaki mutluluk kaynaklarımdan biri olduğunu söylemem yanlış olmaz bence. Umutsuzdum ama kitaptaki bazı şeyler bana umut verdi. Ayrıca kitabın bazı yerlerinde Kısrak kelimesi geçiyordu, ee bilirsiniz çok severim

Ayrıca bizim gibi tatlı fangirl ve fanboylar için yazılmış harika sahneler vardı. Bknz: Rhysand'ın içinde olduğu sahnelerin %93'ü, Cassian ve malum kişinin sahneleri, toplantı sahnesi falan filan. Bu liste uzar gider.

İkinci kitabı okurken fark etmemiştim ama Feyre'nin gelişimi beni kalpten etkiledi. İlk kitaptaki itaatkar Feyre'den Gece Sarayı Yüce Leydisi'ne çok güzel bir geçiş yapmış. Karakter gelişimi beni şoka uğrattı. Rhysand'ın Feyre'ye ruh kattığını ve ona "Hayır." demeyi öğrettiğini söylesem yalan olmaz sanırım.

Ayrıca Feyre'nin Gece Sarayı'na geri dönüşü... Çeviri olmadan daha da güzel olabilirdi ama neyse.

Rhysand... Kitaptaki en iyi karakter derinliğinin onda olduğunu söylemesem yalan söylemiş olurum. Cassian ve Azriel'ı ne zaman tehlikeli bir yere gönderecek olsa bir kaç saniyeliğine öyle hüzünlü hüzünlü duruyor ya, içim gidiyor be çünkü biliyorum neler düşündüğünü. Her ne kadar gerektiğinden de fazla fedakar olsa da Rhysand'ın bıraktığı etki bir başka. Az-Cass-Rhys üçlüsü çok ayrı bir alem zaten. "Keşke yazar, Feyre'yi bırakıp biraz da onları yazsaymış! " demediğim zamanın sayısı çok azdır.

Böyle işte. Sevdiğim bir kitap oldu ama yazar karakterlerin değerini bilememiş. Seriye başladıysanız zaten alın okuyun ama ingilizce okuyun por favor. Benim gibi sinir krizlerine filan girmeyin siz de.

Gamze Sel 
01 Mar 11:43 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı bitirdikten sonra anladım ki arka arkaya çok çok sevdiğim serilerinin kitaplarını okumamam gerekiyormuş. :/
heleki bu son iki okuduğum serilerin bir sonraki kitaplarının çıkış tarihleri belli değilse. :(
Sanırım Feyre'nin hikayesi en azından bu kitapla bitiyor.
Ve ben harika bir serüvene çıktım bu ikiliyle :)
İlk kitabı okurken Tamlin'e hiçbir zaman ısınamamıştım. Bu kitapta istediği kadar fedakarlık yapacağım diye bir yerlerini yırtsın gene de sevmedim, sevemedim :D
Çünkü biz kötü çocukları severiz;)
Bu kitabı okurken büyük çoğunluğunda Nesta'ya çok kızdım. Sanki tek kardeşi Elain'miş gibi davranması üzdü beni.
Son bölümleri okuyanlar bilir Amren az daha bana ufak çapta bir kalp krizi geçirtiyordu :D
Okurken o kısmı dedim aha yazar resmen tuş etti bizi ama neyseki öyle olmadı :D
Mor'a gelince.. Bu kitapta beni üzdü. Azriel'e karşı davranışları, Feyre'ye karşı çıkışı..
İnsanları saçma bir neden yüzünden kullanması, oluşturduğu o bencilliği.. Yani böyle güzel bir aile içinde bunu yapmamalıydı bana göre.
Düşününce belki 5 puanlık bir kitap değildi. Ama böyle güzel bir seriye kırık not vermeye gönlüm dayanmadı.
Dilerim serinin devam kitaplarında Lucien'i bol bol okuruz. Onun ana karakter olduğu :) Biliyorum Elain ile eşlik bağı kurdular ancak ben okurken keşke Azriel ile Elain olsa dedim çünkü ikisi de yaralı ve birbirlerini iyileştireceklerini düşünüyorum.
Lucien ise daha fazlasını hakediyor.
Ve Nesta ile Cass'i de kesinlikle okuyacağız bence :)
Neyse son olarak seriye başlamakta çekinceleriniz varsa.. Alın okuyun ve bol bol çevrenizdekilere de okutun :D

Ceren Çetinkaya 
16 Mar 13:25 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Okumadan önce beklentilerim çok yüksekti sanırım bu yüzden puanım diğer okurlara göre düşük kaldı.
Çok fazla savaş, pazarlık, arkadan iş çevirme vardı. Ben böyle olayları sevmiyorum. Kitabı gereksiz yere uzatıyor. Zaten 750sayfa okurken yoruldum.
Kitap kendini okutuyor ama akıcı. Başladığın zaman duramıyorsun. Feyre baş karakter olmasına rağmen ben çok sevemedim bir türlü. Rhys diye ölüp bitmedim hatta. Çok iyi diyebileceğim bir karakter yoktur ama sanırım favorim Nesta ve Amren.
Mor'u sevemedim çünkü 500 yıl uzatılmaz bir olay. Azrail'e yazık çünkü kimse konuşmamış bile adamla.
Sanırım bu kitapla Feyre'nin hikayesi bitti. Devam eder miyim bilmiyorum.

Merve Demirhan 
19 May 01:24 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Nasıl bir dünya yazarın kalemini gerçekten çok seviyorum. Kitap 764 sayfa olmasına rağmen tek bir sayfasında bile sıkılmıyorsunuz. Her sayfa dolu dolu. Kitapta en çok Feyrenin intikam planı çok hoşuma gitti. Sanki intikamı ben almışım gibi oldu rahatladım. Fantastik dünyalar okumayı seviyorsanız kesinlikle okumanız gerekiyor hiç ertelemeden.

Çizmeli Kedi 
24 Mar 00:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Herkese merhabalar!
Bugün nasılsınız faslını hızlıca geçerek, uzun zaman önce okuyup hala yorumunu girmediğim Kanatlar ve Küller sarayının yorumunu gireceğim. Yani umarım bunu bugün yapacağım çünkü nedense kitaba karşı hem oldukça olumlu düşüncelerim hem de oldukça olumsuz düşüncelerim var.
Gelelim kitaba. Her zamanki gibi bölüm bölüm inceleyeceğim ki söyleyeceğim detayları atlamayayım.
Şimdi uzun zamandır beklediğimiz bu kitaptaki olay akışı nasıldı? Bana göre oldukça akıcıydı ama çoğu kitapta olduğu gibi bu kitapta da kusurlar var. İnsanlar bile mükemmel değilken onların yazdıklarının da mükemmel olmayacağını düşünen biriyim ben zaten.
Kitapta olması gerektiğini düşündüğüm ek sahneler ve öne çıkacağını düşündüğüm karakterlerin daha da arka plana atılmış olması bana göre bu kusurlardan ilki. Tabi bu kusurlardan ikincisi de gereksiz, kitabı uzatmak için yazılmış olduğunu düşündüğüm, ek sahneler.
İkinci olarak karakterler nasıldı? Galiba bu yorumda uzun uzun övebileceğim tek yer burası olacak. Rysand, Feyre, Mor, Cassian ve Azriel. Kitabı okumamın tek sebebinin bu olduğunu söylemek isterdim ama bunu söyleyebilmem için Rysand ve Feyre’yi oradan çıkartmam gerekiyor. Tamam. İkinci kitapta her şey güzeldi, hoştu. Karakterler o kadar abartı durmuyordu ama bu kitapta o kadar abartıldı ki Feyre, biz de ondan bir şey beklerler olduk. Fakat ne oldu bir savaş çıktı, bütün karakterler yerlerde. Eee o kadar güç gösterisi nereye gitti? Hani Yüce özellikleriniz?
Sonra bir de yeni eklenmiş ve yarım kalmış karakterler geldi. Üç beş tanesini gerçekten sevebilirdik hatta favorimiz bile olabilirdi ama olur mu ana karakterlere boş boş sahneler yazmak daha önemli. Ne olacak ki zaten bu seri Ryshand ve Feyre’nin çocuklarının aşk hayatına kadar uzar.
Sonra gelelim Haybern Kralına bu adam kim? Gücü ne? Amacı ne? Bütün bunların bu kitapta olucağını düşünürken bunlar da atlatmıştı.
Son olarak çeviri nasıldı? Çeviri gözle görülecek şekilde kötüydü. O kadar göze batıyordu ki hani ikinci kitaptaki Cassian’a Eyvallah yaptırma sahnelerinin üzerimdeki travmasından daha kötüydü.
Kitaba yorum yapmaya devam ettikçe kitap gözümde daha da düşüyor. Bundan da şunu anlıyorum ki bir kitabı ne kadar seversek sevelim bir kusuru var ve bu kusurlar düşündükçe daha çok gözümüze batıyor. O yüzden bu kitabın yorumu da bu kadar. Genel olarak bakınca sevdiğimi düşündüğüm bir kitap olmasına rağmen detaylara inince o kadar da güzel değilmiş diyorum.
Gelelim son meseleye kitabı bu kadar gömmüş olmama rağmen böyle bir puan verdim. Neden? Çünkü dediğim gibi her ne kadar sonradan çok fazla göze batan detaylar olsa bir Cassian, Azrieli ve Mor gibi muhteşem detayları da atlamamak gerek. Ayrıca Feyre de sonunda davranışlarını düzeltip kendini sevdirmeye başlamışken ve ilk verdiğim puanı değiştirmek istemediğim için bu kitabın puanı da böyle olmuş oldu.
Herkese keyifli okumalar dilerim!

Büşra Çora 
21 Şub 02:31 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Iyi ki kitabın çıkmasına yakın başlamışım bu seriye.Çünkü kalp dayanmıyor...Her bölümde farklı maceralardan elimden zor bırakıyorum

kitap_kurdu_maydanoz 
19 Nis 20:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Galiba gözlerimden kalpçikler fışkırarak yazdığım bir kitap yorumu olacak seriyi geçtiğimiz yaz 3 günde bitiren birisi olarak uzun zamandan beri beklediğim bir devam kitabıydı. Ve bana kalırsa tek kelimeyle harikaydı! bazı olayların ne hızlı ne yavaş gitmesi çok iyi olmuş. Her şey tam ayarındaydı. Bazı kitaplarda hızlı geçerek sanki her şey bir anda olup bitmiş gibi yaşanırken bu kitapta öyle bir şey olmamasi beni cok mutlu etti. Ve çoğu seride ilk kitaplar çok güzel olup diğer sonradan çıkan kitapta tempoyu düşürmesi söz konusu olduğundan bu da beni biraz basta ürkütmüştü ama genellikle bu tür bir durum benim başıma hep 2. kitapta geldiği için ve açıkçası ilk defa bir serinin ikinci kitabı daha çok güzel geldiği için hiç bunlara hiç kafa yormadan sınav haftamda kitaba başladım.

Kitaptan 22 Alıntı

Süslenmiş bahçeye çıktığım sırada Rhysand’ın zayıf sesi bir kez daha zihnime doldu. “Keşke ben de bugünü seninle geçirebilseydim.” Kelimeler yumruk gibi içime oturdu.

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
Gamze Sel 
28 Şub 14:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ve tam da bu yüzden, "Seni seviyorum," dedim.
Başını kaldırdığında gözleri çalkalanıyordu. "Bu cümleyi duymanın hayalini kurduğum zamanlar oldu," diye mırıldandı. "Senin ağzından hiç duymayacağımı düşündüğüm zamanlar." Çadır bezini, arkasındaki şehri işaret etti. "İlk kez buraya yaptığımız seyahatte kendime...umut etme izni vermiştim."

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas (Sayfa 411)Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas (Sayfa 411)

“Dünyadaki en güçlü Yüce Lord eşini kaybediyor ve şimdiye kadar buraya gelip onu almaya kalkışmıyor, üstelik eşi ormanın içinde savunmasız bir durumdayken bile.” Jurian cık cık etti. “Muhtemelen bunun nedeni seni aslında hiç kaybetmemiş olmasıdır. Tam tersine seni bizim üzerimize salmıştır.”

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
Şule 
11 Mar 00:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Cassian, "İlk bir saat içinde kavga çıkacağına yirmi altın basarım," dedi.
Mor kollarını kavuşturdu. "Otuz altın, hem de ilk kırk beş dakika içinde."
"Orada tarafsızlık yeminleri ve tılsımları olacağını unutmayın," dedi Rhys usulca.
"Sizin dövüşmek için yumruğa ve büyüye ihtiyacınız yok ki," diye cıvıldadı Mor.
Azriel kapının önünden el yükseltti. "Elli, hem de ilk yarım saatte. Üstelik kavgayı da Güz başlatacak."
Rhys gözlerini devirdi. "Bari üstlerine bahis oynamamış gibi yapın. Ayrıca kavga çıkarmak için hile yapmak da yok." Cevap olarak diğerlerinin yüzünde beliren sırıtmalar hiç hayra alamet değildi. Rhys iç geçirdi.
"Ilk on beş dakikada kavga çıkacağına yüz altın koyuyorum."
Nesta kendini tutamayarak hafifçe pofurdarken bütün bakışlar beklentiyle bana döndü.
Omuz silktim. "Rhys'le ben bir takımız. Paramızı bu saçma sapan bahse yatırıp çarçur etmek istiyorsa kendisi bilir."
Hepsi fena halde bozuldu.
Rhys koluma girdi. "Görünüşte bir kraliçe..."
"Sakın gerisini getirme," dedim.
Güldü. ..

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
Gamze Sel 
01 Mar 11:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ademelması kalkıp indi. "Ve sen de Gece Sarayı Yüce Leydisi'nin?"
"Ha şunu bileydin."
Kanım dondu. Arkamda yayvan yayvan konuşan bu ses...
Beni saran, uyandıran bu koku.
Arkamı döndüm.
Oturma odasının kemerli girişine sırtını vererek kollarını kavuşturan, kanatları ortalıkta görünmeyen, tertemiz siyah ceketi ve siyah pantolonuyla Rhysand.
Ve o menekşe gözler benimkilerle buluştuğunda, yüzündeki tanıdık yarım gülümseme kaybolup giderken...
Yüzüm buruştu. Dudaklarımdan küçük, çatlak bir ses döküldü.
Rhys hemen yerinden fırladı ama bacaklarım çoktan pes etmişti. Dizlerimin üstüne çökerken neyse ki antredeki kilim darbenin bir kısmını emdi.
Geçen onca ay içime otururken ellerimi yüzüme kapattım.
Rhys, dizleri dizlerimde, önüme çöktü.
Nazikçe, ellerimi yüzümden çekti. Nazikçe, yanaklarımı ellerinin arasına alıp gözyaşlarımı sildi.
Başımı kaldırıp karşımdaki muhteşem gözlerdeki neşeye, ilgiye, sevgiye bakarken, etrafımızda bizi izleyenlerin olması umurumda bile değildi.
"Aşkım," diye mırıldanıp beni öperken Rhys'in de umurunda olduğu söylenemezdi.

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas

“Yükselen ateşlerin üzerinde loş ve uzak yıldızlar göz kırpmaya başladı. Kutlamaların sürdüğü gece boyunca onları seyrettim. Beni yalnız bırakmayan, sessiz, vefakar yoldaşlarımı.”

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas

“Ama bir dakika sonra Rhysand’ın cevabı gelmişti. Seni seviyorum. Hayattalar. İyileşiyorlar.”

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
Nazlıhan 
 08 Mar 01:40 · Kitabı okuyor

“Sana dikkatli ol veya eve dön gibi şeyler dememem gerektiğini biliyorum. Ama eve dönmeni istiyorum. En yakın zamanda. Ve sana el kaldırdığı için onu gebertmek istiyorum.”

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
Şule 
11 Mar 00:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu iş sadece parçalanan, yıkılan ve bölünen hayatlarla sınırlı kalmıyordu. Bununla birlikte ruhlar da değişime uğruyordu. O anda fark ettim: Günün birinde Velaris'e geri dönebilirdim, barışın sağlandığı ve şehirlerin yeniden imar edildiğini görebilirdim...ama bu çarpışma, bu savaş...beni sonsuza dek değiştirecekti.
Savaş benimle kalacaktı sona erdikten çok sonra bile. Gittikçe silikleşen ama asla kaybolmayan bir yara izi gibi.
Ama evim için, Prythian ve insan toprakları ve diğer birçok bölge için...
Kılıçlarımı silecek ve ellerimdeki kanı yıkayacaktım.
Ve sonra tekrar yapacaktım.
Tekrar ve tekrar.

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
Nazlıhan 
 08 Mar 01:32 · Kitabı okuyor

“Onu görmek istiyorum. Bir kerecik. Sadece -emin olmak için.”
“Neyden?”
“Uğrunda savaşmaya değip değmeyeceğinden.”

Kanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. MaasKanatlar ve Küller Sarayı, Sarah J. Maas
3 /