Kanatsız Kuşlar

9,0/10  (19 Oy) · 
25 okunma  · 
15 beğeni  · 
836 gösterim
Güneybatı Anadolu’nun küçük bir kasabasında, Müslüman ve Hıristiyan toplumu yüzyıllardır barış ve huzur içinde yaşamaktadır.
Kasabada süregelen gizli karasevdalar, farklı inançlardaki iki din adamının bakış açıları, birbirine karışmış ve kaynaşmış iki toplumun ilginç karakterleri Anadolu’nun bu kıyısını dünyanın birçok yerinden ayırmaktadır.
Ne var ki kısa bir süre sonra o büyü bozulur. Savaş korkunç yüzünü din ve milliyetçilik uğruna işlenen katliamlarla gösterir. Artık açlık ve düşmanlık ortalıkta kol gezmektedir.
Ve bu küçük kasabanın dışında askeri dehası ve akıl almaz cesareti ile ülkenin kaderini hayalinde yaşattığı biçimde yeniden çizen bir Mustafa Kemal vardır.
Zamanımızın en iyi ve en sevilen yazarlarından olan Louis de Bernières, Kanatsız Kuşlar’daki destansı anlatımı ve derinden etkileyen temalarıyla geçmişimize muhteşem bir yolculuk
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2004
  • Sayfa Sayısı:
    656
  • ISBN:
    975210512-2
  • Çeviri:
    Bahar Öcal Düzgören
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Zühal Uğur 
09 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Güzel,sürükleyici ve bilgilendirici,ders alınması gereken bir kitap. Mübadele yılları hakkında insanlara fikir veriyor.Benim severek okuduğum kitaplardan biridir...

Osmanlının son dönemi, Kurtuluş Savaşı ve Mübadele döneminin tarihi gerçeklerle ve kurguyla harmanlandığı harika kitap...Hakkında yazılacak onca şey var ve sonu o kadar hüzünlü ki tutulup kalıyorum. Çanakkale Savaşında yaşanan acıları ilk kez farklı bir açıdan okudum.Kendimce çeviriyi biraz sorunlu bulsam da kitabı çok zevkle okudum. Kesinlikle okumalısınız diyorum...

Muhteşem bir kitap. Hakikaten müthiş. Corelli' nin Mandolini de olağanüstüydü. Bu da şahane. Üzücü olan bizi bir yabancının, bizden hiçbir yazarın yapamadığı kadar iyi anlatması. Her şeyden önce yazmadan çok iyi bir araştırma yapmış. Çanakkale ve Kurtuluş savaşları hakkında anlattıkları bizim açımızdan yazılmış. Araştırmasını bizim tarih kitaplarımızdan yapmış olmalı. Neredeyse bize okulda okutulan resmi tarihle aynı. Üstelik önemsiz ayrıntılara varıncaya kadar. Atatürk' le ilgili bölümler kısa kısa ve daha çok ansiklopedik bilgi şeklinde. Ancak bizim tarihimizdeki basma kalıp hikâyelerle bezemiş. Atatürk' ün çocukken karga kovalamasından, birdir bir oynarken eğilmemesine kadar. Gerçi benim hiç duymadığım ve şaşırdığım bilgiler de var. Tarihi kısmı tamam, kaynaklardan yararlanmıştır. Beni şaşırtan bir Anadolu kasabasında o devirde yaşanan gündelik hayâtı bu kadar gerçekçi, doğal ve doğru aksettirebilmesi. Sanki burada yaşamış gibi. Bildiğim kadarıyla Türkiye' de hiç yaşamadığı halde nasıl bu kadar bizi bilerek yazmış hayret. Ya da buralarda yaşamış insanlarla bol bol sohbet etmiş olmalı. Savaş sahneleri çok gerçekçi, canlı ve çarpıcı anlatılmış. Tüm vahşeti, vandallığı, insanlıktan çıkmışlığı insanın gözünde canlandırıyor. Çok vahşi sahneleri bu kadar gerçekçi anlatırken bir yandan da üslubu çok dramatik. Son derece üzücü sahneler sergiliyor. Ve savaşı cephe gerisinde kalanların yaşayışı. Bunlar da bir o kadar korkunç ve yine dramatik. Erkeksiz kalan evler, kadınlar, çocuklar. Cephedekiler hiç değilse yiyecek ekmek, arada sırada da olsa, bulabilirken geride kalanların açlık ve sefaleti. Savaşın masum sivilleri nasıl ezip geçerek hayatları mahvettiği. Savaşa karar verenlerin yaşamı iktidar hırsıyla sürerken, savaşın başlamasında hiçbir dahli olmayan masum insanların yok yere çektiği eziyet. Osmanlı toplum yapısında aynı kasabada yakın komşuluk ilişkileriyle aynı hayâtı yaşayan insanların yok yere birbirine düşman edilişi. Onların üstünden siyasetçilerin nefret üreterek kendi savaşlarına destek araması. Sonunda mübadelenin ne kadar yanlış ve vahim bir uygulama olduğunun ispatı. Hem bireysel hem toplumsal yaşamın nasıl alt üst olduğunu son derece üzücü bir şekilde ifade etmeyi başarmış. Bunda da yine bir İtalyan subay var. Ama bu kitapta baş rolde değil. Bu kitap herkese okutulmalı. Kültür Bakanlığı tüm dillere çevirtip, bütün dünyada bedava dağıtarak herkesin okumasını sağlamalı. Kendimizi anlatmak için boşuna uğraşıyoruz. Sadece bu kitapla bile haklılığımızı pek çok insana duyurabiliriz. Asıl yapılması gereken bu işi edebiyata yüklemek. Siyasetçilerin boş ve hamasi palavralarını kimse dinlemiyor. Biz bile dinlemiyoruz. Propaganda amacıyla, lobi yapmak için para verip de sipariş üzerine yazdırmaya çalışsak böyle bir kitap elde edemeyiz. Üstelik hiç de politika kokmuyor. Her şey tamamen insani. Bunun filmini biz yaptırmalıyız. Gerekirse en yüksek bedeli ödeyerek Hollywood' a yaptırmalıyız bu işi. Mutlaka okuyun. Okumakla kalmayın kesinlikle edinin bu kitabı. Kitaplığınızda bulunması bir zorunluluk.

Not: Kitapta rahatsız edici derecede çeviri hatası var. Çevirmen İngilizceyi biliyorsa da Türkçesi yetersiz. Buna bir de göze batan basım hatalarının çokluğunu ekleyince ortaya ürün olarak kötü bir kitap çıkmış. Ayrıca çok da pahalı. Yayınevi iyi iş çıkartamamış.

İlke Uçman Noble 
14 Oca 02:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Icerik ve hikaye harika fakat gereksiz cok fazla ayrintiya da girilmis, hikayenin temposunu biraz dusuruyor. karakterler cok guclu ve kayakoy-fethiye bolgesi mukemmel tasvir edilmis, bilen birisi olarak tekrar gitmis gibi hissettim. turkce cevirisi berbat. bir suru imla hatasi ve anlatim bozuklugu dolu, hatta turkce demeye bin sahit ister oyle soyliyeyim. ben Bahar Ocal Duzgoren'in cevirisini okudum ve baska sansiniz varsa mutlaka degerlendirin yoksa orjinali alin kendiniz cevirin derim. bu arada en onemli kismi Ataturk tabiki. bir kere daha hayran olup daha da cok sevdim, hem de bir ingiliz yazarin dilinden. ozellikle su gunlerde ayri bir anlam ihtiva etti benim icin. herkesin okumasini oneriyorum.

Borahan 
 15 Ağu 18:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir romanın gerçekten iyi olabilmesi birden fazla konuya bağlıdır. Kurgusunun okuyucuyu sarması, sürükleyicilik, döneminin toplumsal gerçeklerini ve sosyal dinamiklerini yansıtması gibi nedenselliklerin yanında tüm bunların yerli yerinde cümlelelerle harman olması gerekir. İşte yazarın entelektüel kapasitesi tüm bu çerçeveyi sarmalar. Kanatsız Kuşlar' da dönemin Osmanlı' sındaki farklı etnik ve sosyal grupların birlikte yaşarken gerçekleştirdikleri hoşgörü ve sahiplenmeyi keyifle izlerken ansızın gelen savaş ve mübadele ile tüm bu güzelliklerin nasıl parçalandığını, dağıldığını, toplumun nasıl kutuplaştığını ve bağların çözüldüğünü de gözlemliyoruz. Üstelik yazarın tüm bunlarla beraber hikayeye Çanakkale cephesini de dahil etmesi, insan ruhunun penceresinden savaşın acılarını bize mükemmel bir örüntü ile anlatması bu romanı benim için vazgeçilmez kılıyor. Bir İngiliz yazarın kalemini okuduğunuz halde, Türklüğümüzdeki milli ve kültürel hasletlere ilişkin her özelliğimize dokunulduğunu hissedebiliyorsunuz. Böylesine çaplı ve edebi kaliteye haiz bu romanı şiddetle tavsiye ederim.

arzu amaç 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Çanakkale savaşının yabancı bir yazar tarafından etkileyici yorumu. tarihi roman sevenlerin kitaplığında olmazsa olmaz...

Kitaptan 33 Alıntı

Ölüm
Ölüm tanrısı bile korkar ölümden... Ne oldu bütün o dert ettiklerine şimdi ? Ölüm her şeyin üstüne bir tül geriyor. Paranın ve güzel bir evin ne yararı var ki sonuçta ?

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 91 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 91 - Altın Kitaplar)

Bir erkek asla âşık olduğu kadınla evlenmemeli, onun yerine evlendiği kadını sevmeyi öğrenmeli.

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 595 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 595 - Altın Kitaplar)

İnsan kanatları olmayan bir kuştur, demişti İskender onlara. Ve kuş da kaderi olmayan bir insan.

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 62 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 62 - Altın Kitaplar)

Eğer bir askerseniz, Allah' ı evde oturanlardan daha fazla düşünmek zorunda kalırsınız.

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 415 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 415 - Altın Kitaplar)

Nerede başladı bütün bunlar? Tarihte başlangıçlar olmuyor, zira olan her şey, daha sonra olanların nedeni veya öncüsü haline geliyor.

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 312 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 312 - Altın Kitaplar)

Tanrı neden bize bir bahçe verip içine de bir yılan koyuyor? Eğer her şey unutulacak ise herhangi bir şeyin ne anlamı olabilir?

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 36 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 36 - Altın Kitaplar)

Ama biz anlamasak da oluyor, çünkü Tanrı anlıyor.
Belki diye fikir yürüttü Karatavuk. Yunanca ile Arapça aynı dildir ve Allah bu yüzden bizi anlıyor. Belki yalnızca bir tane dil var da bazen Yunanca deniyor ona, bazen de Arapça.

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 107 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 107 - Altın Kitaplar)

Çünkü başkalarının kendilerinden daha hallice olduğunu görmek çoğu insanın poposuna batar.

Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 134 - Altın Kitaplar)Kanatsız Kuşlar, Louis De Bernieres (Sayfa 134 - Altın Kitaplar)
4 /