Kanını Satan Adam

·
Okunma
·
Beğeni
·
363
Gösterim
Adı:
Kanını Satan Adam
Yazar:
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056840531
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Zor bir hayata doğmuştur Xu Sanguan: Babası çocukken ölür, annesiyse başka bir adamla evlenip onu terk eder. Dedesi ve amcasının sahip çıkıp büyüttüğü Xu Sanguan artık şehirdeki ipek fabrikasında çalışan genç bir işçidir. Amcasını ziyaret ettiği bir gün, kan satmaya giden iki arkadaşının yardımıyla o da kanını satar. Eline geçen parayı sadece ailesi için harcaması gerektiğine inandığı için evlenmeye karar verir. Xu Yulan’la evlenir ve üç oğlu olur. Büyük oğlu Yile hakkındaki bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sarsılır. Kültür Devrimi, kıtlık yılları gibi zor ve toplumu altüst eden dönemlerde ne zaman başı sıkışsa bir kuyudan su çeker gibi damarlarından kan çektiren ve mücadeleden asla vazgeçmeyen Xu Sanguan’ın öyküsü, tüm bunların yanında yaşama dair birçok tuhaflığı da barındırır.

Kalbin tek bir atışıyla kanın tüm vücuda yayılması gibi, Yu Hua da basit fakat usta işi cümlelerle kurduğu bu olağanüstü öyküde, âdeta insan ruhunun ve yaşamın kılcal damarlarına ulaşır.

Daha önce Yaşamak adlı romanını yayımladığımız Yu Hua’nın en önemli eserlerinden Kanını Satan Adam’ı Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.



(Tanıtım Bülteninden)
35 Yuan için neler yaparsınız? Neleri göze alır,neleri yok sayarsınız?
.
Xu Sanguan’ın Xu Yulan ile evliliği,üç çocukları,arka planda Çin’de yaşanan değişmeler ve kanını feraha kavuşmak için satma güdüsü..
.
Xu Sanguan,çevrede yayılan dedikodular sonucunda en büyük oğullarının başka bir kişinin çocuğu olduğu öğreniyor.Bu gerçek fazla ağır olsa da başlarına gelecek olayların sadece başlangıç kısımı.
.
Her karakter bir soruna bulanıyor bu kitapta.Çocuklarının doğumunda yaşadığı mutluluk sonucu isimlerini mutlulukla bağdaştıran baba Sanguan,ne kadar darbe alsa da fedakarlıkta bulunmaktan vazgeçmiyor/vazgeçemiyor.Çünkü ‘önce insan olabilme’nin erdemine inanıyor.Yaptığı yanlışın farkına varabiliyor örneğin,verdiği sözün senet olduğunu biliyor,eşine ne kadar kırgın da olsa sarıp sarmalayabiliyor.Ve kanıyla deviriyor önüne çıkan her engeli.
.
Kitaptaki saklı karakter ise Kültür Devrimi’nin keskinliği.Eğitimlilerin kırsala gönderilmesi,üretimin durması,kıtlık ve sürekli kontrol altındayken dahi yaşama gayreti gibi..Ve Xu ailesine baktığımızda bile bu keskinliğin can alıcılığını duyumsuyoruz.
.
Yu Hua ile 2016’da Yaşamak adlı kitabı ile tanışmış, hemen diğer kitabı Yedinci Gün’ü okumuştum.Kanını Satan Adam’ı ise yine aynı heyecan ve merak ile başladım ki bu beklentimde yanılmamak beni ayrıca mutlu etti.Üç kitabında ortak nokta ‘baba’ kavramı.Genelde eleştirilen,eksik bulunan ve ‘zaten zorunluymuşçasına’ itilen görevlerin aslında erkekler üzerinde nasıl bir baskı unsuruna dönüştüğünü de görüyoruz.Ancak bunu yaparken kadınların yüklerini bir kenarda unutmuyor yazar.Toplumun kadın bedenini sahipleniliciliğini, ’eş,anne,evlat’ olarak kadının konumlandırılmasını da Xu Yulan karakteri üzerinden işliyor.
.
Çince aslından çeviride (Çince,Japonca gibi dillerin aslından çeviri örneklerini daha çok görme umuduyla) Erdem Kurtuldu yer alıyor.
Yu Hua'nın Yaşamak kitabından sonra yine beni çok mutlu eden bir kitap. Kitap hakkında insan uzun uzun yazmak istiyor. Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum, ilk sayfasıyla birlikte kendinizi 1950'lerin başında Çin'de bulduğunuz bir kitap. İpek kozası fabrikasında çalışan Xu Sanguan köylüleri ile birlikte merak ettiği ve biraz da para kazanmak için hastaneye kan satarak başlar bu işe. Para kazanmasıyla artık evlenmesi gerektiğini düşünerek "kızarmış börek güzeli" olarak ün yapmış güzel Xu Yulan ile evlenmek için bir oyun oynar ve onu sevgilisinden ayırarak evliliği oldu bittiye getirir. Ayrıca Xu Sanguan ve Xu Yulan okuduğum en iyi çifttiler. Harika bir ahenkleri ve bağları var. Üç erkek çocukları olur. Fakat en büyüğü Xu Sanguan'a benzemez... Sonrasını kitaptan okuyun çünkü böyle yazarak sizlere asla insan ilişkilerini, mahalle algısını, ahlaki işleyişi anlatamam. Fakat yazar Çin'in bu toplumsal şeklini kitapta harika bir biçimde anlatıyor. Yu Hua'nın "Yaşamak" kitabında olduğu gibi devrimle birlikte gelen açlığı, sonrasında gelen Kültür Devrimini Xu'lar üzerinden çarpıcı bir biçimde anlatıyor.

Ben "Yaşamak" kitabındaki gibi ağlayıp sızlayacağımı düşünürken beni güldüren çok yeri oldu kitabın. Bayıldım. Ha unutmadan bu nasıl güzel bir kapak? Yılın en güzel kitap kapağıdır benim gözümde. Kalp kalp kalp.
Kitabın kapağının sadeliği ve içeriğe hakimiyetini çok sevdiğimi belirterek başlamak gerekiyor sanırım. Yu Hua ve Çin edebiyatıyla Kanını Satan Adam aracılığıyla tanıştım; tek kelimeyle bayıldım. Kayıp Rıhtım Kitap Kulübü aracılığıyla okuduğum bu kitap tarihsel boyuttaki eksikliklerime rağmen toplumu yansıtma şekliyle birçok konuda fikir sahibimi olmamı sağladı. Ve elbette beni araştırmaya da itti.

Zamansal akışı bu kadar ustaca kıvıran fazla yazar okumadım dürüst olmak gerekirse. Hiç sezdirmeden bir anda yıllar sonrasına atıverdi bizi hem de defalarca. Başka bir kurguda bu tarz sıçramalar canımı sıkabilirdi. Ya da kolaya kaçtığını düşünebilirdim yazarın. Lakin burada yazarın bize anlatmak istediğinin an parçacıkları olduğunu fark ettikten sonra işler değişti. Okur bir anda kendini yeni bir anın –kırılma noktasının– içinde bulup karakterle birlikte debelensin istemiş sanki yazar.

Bir adamın yaşantısına karışan mutluluklar ve trajediler karşılıklı raks edip durdu tüm kurgu boyunca. Genel olarak yaşam böyle bir şey sanırım. Hızlandırılmış bir okuma halinde bize sunulması güzel olmuştu tabi. Kullandığı dil için sık sık basit olduğu belirtilse de şahsi fikrime göre haddinden fazla zor bir yazım şekli tercih ettiği. Bunca abartısız bir dilin içine sığdırdıkları gerçekten büyük olaylardı. Düşündüğümüz zaman kültürel olarak bize çok yabancı bir topluma ait bir eser. Ve bu dövünmeler, açıkça her şeyi konuşma halleri, yaşam mücadelesi, kabullenme şekilleri gibi çoğu durum elbette bambaşka şekillerde gerçekleşmişti. Dolayısıyla aktarımda değişivermişti.

Yer yer hiç tatmadığım bir mizansenin içinde hissetmemi sağlayan kurgu ve ona karışan mizah unsuru kitabı bir solukta okumamı sağladı. Nasıl bittiğini anlamadım bile. Sesli reaksiyonlar (gülme hali ya da “Yok artık!” nidaları gibi) vermeme sebep olacak cinsten birçok an vardı okuduklarımda. Yokluk, kıtlık, aile dramaları, batıl inançlar, Kültür Devrimi, değişen dönem şartları ve asla bitmeyen bir adanmışlık vardı her kelimede. Ağdalı veya daha betimleme seven bir dilin anlatabileceğinden fazlasını sunan, şaşakalma halini sabit tutan bir kalemden tepeme indi hepsi.

Sona doğru gerçekten içim kıyıldı. Bir yerde başına bir iş gelecek diye çırpındım okumamak için. Ertesi gün iş olmasına rağmen gecenin ikisinde okumaya devam ettim. Hatta kitabın son cümlesinde kardeşimi uyandırıp ona da cümleyi okudum. Gülmemek elde değil gerçekten ve hak vermemek… Kısacası eşsiz bir mücadele ve maceraydı okuduğum. İyi ki Kanını Satan Adam’la başlamışız bu etkinliğe. Aslında minik detaylara da giresim var kitaba dair ama uzadıkça uzuyor bu değerlendirme sanırım. Doğum sahnesini çok sevdiğimi belirtmeden geçemeyeceğim sadece. Kıkır kıkır kıkırdamakla birlikte bahtiyar kalınız diyerek bitiriyorum.
Güzel bir Yu Hua kitabı daha. Yaşamak kitabı ile tanıdığım bu yazarın son kitabı Kanını Satan Adam ı büyük bir keyifle okudum. Sanguan karakterinin başından geçenlerin anlatıldığı ikinci planda da üvey oğlunun başından geçe geçenlerin anlatıldığı sıcacık, hayatın içinden müthiş bir romandı bana göre. Bana yer yer Orhan Kemal ve Hasan Hasan Ali Toptaş'ı anımsattı. Okuyunuz tavsiye ederim.
İyi akşamlar. Yoğun bir haftayı enfes roman ile kapattım.
#kanınısatanadam yazarın en en sevdiğim yönü de "hayatın akışında olan yaşanmışlıkları" öyle akıcı anlatıyor ki... Bir bakmışsınız kitabı yarılamışsınız.
🥢Yaşamak kitabında olduğu yine bu kitabında da Çin'in bir zamanlar yaşadığı zorluklar, devrimi ve açlığı anlatmış.
🥢 Bir aile düşünün... Ve zor bir hayat, yaşam mücadelesi.... Ve zor zamanlar da kanını satarak paraya çevirmesi...
🥢 Ve en önemlisi toplumsal olayları anlatırken, o mahallelinin bir olay olduğunda ki davramuşşaro, sözleri, birbirini yargılaması... O kadar tanıdık geliyor ki....
🥢 Tabi hikaye acıklı lakin olurken size acıtasyon yapmıyor yazar.
Yeni çıkan bir kitap. O yüzden daha fazla anlatmayayım....
İnsan börek, ev, tarla filan satabililir ama kanını satmamalıdır . Kanını satacağına vücudunu sat daha iyi, vücudunu satmak kendini satmaktır sonuçta ama kanını satmak atalarını satmaktır.
"Bir avuç fazla pirinç yediğinde kimse fark etmez fazla yediğini, bir avuç az yerse onu da fark etmez,"
Yu Hua
Sayfa 116 - Jaguar Kitap
"Kıtlığın gelmesi yakındır, hayatı boyunca birkaç kez zor zamanlardan geçmeden, kimse yaşamını tamamlayamaz kaçamazsın bundan,"
Yu Hua
Sayfa 117 - Jaguar Kitap
"Kanını böyle satmaya devam edersen canını da satmış olmayacak mısın günün birinde?"
Yu Hua
Sayfa 227 - Jaguar Kitap
"Tuz buz olmaktan korkmayan kırık bir çömlek o; bense artık kaynayan sudan korkmayan ölü bir domuzum."
Yu Hua
Sayfa 91 - Jaguar Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanını Satan Adam
Yazar:
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056840531
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Zor bir hayata doğmuştur Xu Sanguan: Babası çocukken ölür, annesiyse başka bir adamla evlenip onu terk eder. Dedesi ve amcasının sahip çıkıp büyüttüğü Xu Sanguan artık şehirdeki ipek fabrikasında çalışan genç bir işçidir. Amcasını ziyaret ettiği bir gün, kan satmaya giden iki arkadaşının yardımıyla o da kanını satar. Eline geçen parayı sadece ailesi için harcaması gerektiğine inandığı için evlenmeye karar verir. Xu Yulan’la evlenir ve üç oğlu olur. Büyük oğlu Yile hakkındaki bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sarsılır. Kültür Devrimi, kıtlık yılları gibi zor ve toplumu altüst eden dönemlerde ne zaman başı sıkışsa bir kuyudan su çeker gibi damarlarından kan çektiren ve mücadeleden asla vazgeçmeyen Xu Sanguan’ın öyküsü, tüm bunların yanında yaşama dair birçok tuhaflığı da barındırır.

Kalbin tek bir atışıyla kanın tüm vücuda yayılması gibi, Yu Hua da basit fakat usta işi cümlelerle kurduğu bu olağanüstü öyküde, âdeta insan ruhunun ve yaşamın kılcal damarlarına ulaşır.

Daha önce Yaşamak adlı romanını yayımladığımız Yu Hua’nın en önemli eserlerinden Kanını Satan Adam’ı Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • gurkan
  • Ölü Bir Deniz Yıldızı
  • Ertan Karlı
  • Küb
  • Baransel Gök
  • Gülşah Şahin
  • ayşen canberg
  • brnkmlk
  • Ezgi Erdoğan
  • Bihter Saatcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (5)
9
%29.4 (5)
8
%23.5 (4)
7
%0
6
%5.9 (1)
5
%11.8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları