Adı:
Kanton'da İsyan
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754943467
Kitabın türü:
Çeviri:
Attila İlhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Kanton
Kanton
Öbür dünyaya inancını yitirmiş insanın, ölümün katı gerçekliğini kavrayınca tepkisi ne olabilir? Toplumun ve kurallarının saçmalığına inanması, ya da ölüme kafa tutabilmek için, dünyadan onun da gelip geçtiğini gösteren herhangi bir izi, yerkabuğu üzerinde bırakmak istemesi... Malraux'un... trajik çıkmazının bu noktada olduğunu söyleyemez miyiz? Saçmalık duygusunu varoluşçulardan yıllarca önce işleyen odur. Kanton'da İsyan, kafa tutuşun romanıdır.
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İngilizler Hong Kong'a el koymuş durumda,memlekete gelen gemilerden bir teki bile İngilizlerden habersiz limanlara yanaşamıyor,İngiliz aklı ,zayıfı gördüğü anda tepesine çöker.Çin o dönemler zayıf ,tam İngilterenin istediği kıvamda.İngiliz destekli Mandçular tarafından yönetilmekte.Kıyı şehirlerindeki aydınlar ve sürgün edilmiş gurbetteki Çinliler durumdan rahatsız,bir önder gerekiyor, Doktor Sun Yat Sen.Yavaş yavaş gelişiyor ve taraftar topluyorlar amaç ingilizleri kovarak mandçuları devirmek.İşte bu örgütün adı Kuomintang.Örgüt giderek destekçisini arttırıyor ama bir çeki düzen vermek lazım, adres tabiki Sovyetler, biri örgütlenmek istiyorsa Sovyetlersiz bu işin oluru yok.Sovyetler silah ve uzman yardımını kabul ediyor , Kuomintang ise koministlerin partiye üye olmalarını kabul ediyor.Bizim kitabımız bu birleşmenin sonucu işte.Kuomintang Rus Borodin tarafından yeniden örgütlenmeye başlıyor.Kuomintang sıkışıp kalmış,bir tarafta Borodin'in şeflik yaptiğı rus devrimciler,disiplinli soğuk adamlar ,bir tarafta barışçılar,kimse ölmesin masada halledelim diyenler,barışçıların manevi lideri Çang Dai,bir tarafta ise batılı anarşiştler,şefleri Fransız Garine.Birde hiçbir gruba girmeyen teroristler var elebaşları Hong.
Bu grupları birer cümle ile özetlemeye çalışacağım.
Borodin tarafı:Tipik bir bolşevik,sistemli,kararlı,teknisyenlerden kurduğu ordusuyla oldukça dinamik.
Garine Tarafı:Düşmanı da olsa yamansa eğer hakkını yemeyecek biri,kitabın bir yerinde geçtiği gibi "insan,fazla insan"
Çang Dai tarafı: dirisi kimsenin işine gelmiyor ama ölüsü herkesin işine geliyor.
Hong tarafı:Düzenin her türlüsüne karşı,canı sıkılsa Borodin'i Çang Dai'i gözünü bile kırpmadan öldürebilecek bir adam,belki iş Garine'e gelirse bir iki göz kırpabilir.
Çang Dai'ye geri dönersek yollar bir şekilde ona çıkıyor,Gandi rolünü üstlenmiş, Çin halkı onu seviyor.Garine ise sevgi yetmez diyor onlara hayatta kalabilecekleri bir ülke bırakmalısın diyor.İyi bir adam bence,dirisi hiçbir işe yaramayan ölüsüyse herkesin işine yarayan biri nereden bakılırsa bakılsın iyi bir adamdır.

Malraux ,Garaudy tarafından Trockist olarak yerden yere vurulmuş bir yazar,kitabın önsözünde Attila İlhan Garaudy'e cevabı yapıştırıyor:
"Malraux'yu troçkist sayıp Troçkiy'e Stalin'in yumurtladığı cevherlerle karşı çıkan Garaudy'nin, rüzgar döndü ya, şimdi aynı yazıyı yazacak olsa, Stalin'e kimin sözleriyle karşı çıkacağı, Kruşçov'ın mı yoksa Brejinev'in mi?"
Kitabı okuyunca Malraux'un Garine'in bir benzeri olduğunu anlıyoruz,troçkist olsaydı ,bolşeviklerin yanında olurdu.
Malraux'da her şey insanda biter,sonuç insandır.Tıpkı Garinede olduğu gibi,Bolşeviklerde sonuç dogmaya çıkar,Borodinde olduğu gibi.
Bu dogma ve insan sonuçlarini açarsak konu biraz açıklığa kavuşacak gibi.Borodin,işçilere köylülere,siz dehşet adamlarsınız ,devlet siz olmadan felç kalır gibi laflarla propogandasını yapıyor,Garine bu sözleri söylemiyor,onurlarına ve kendilerine inanmalarıni sağlayarak müthiş etkiki oluyor.Garine'in amacı insanları toprak sahibi yapmak değil,kendi hayatlarının sahibi yapmak.Borodin bir şeyle karşılaştımı "bu benim ne işime yarar" diye düşünür Garine ise "bunu kimin yararına kullanmalıyız" diye düşünür.Borodin sürekliliği benim gibi adamlar sağlayabilir derken, Garine daha üstünü düşünür,sürekli yaratan bir insanı."insan kendini ancak yatatarak savunabilir"
Bu yazıya Garine'in bir mektubu ile son veriyorum:
"Toplum bence, kötü kurulmuş da düzeltilmeye elverişli bir şey değil, düpedüz saçma, anlamsız. İkisi arasındaki farka dikkat et. (....) Saçma! Saçma diyorsam, akla uymuyor demek istemiyorum. İsterlerse değiştirsinler bu düzeni, umurumda değil. Beni yıkan onun adaletsizliği değil zaten, daha da derin bir şey, ne kadar bağlanayım istersem istiyeyim, bu bağlılığıma toplumsal bir biçim veremiyorum. Nasıl dinsizsem, öyle toplum dışıyım ben..."
Son olarak bir söz söyleyip bırakayım,ne önemi var şimdi bunları anlatmanın bizene ,90 sene evvel Çinde yaşananları okuyup birde üstüne çizikler atmanın gereği ne,ne saçma.İngiltere'yi çıkarın yerine ABD yi koyun şimdi Türkiye dahil neredeyse tüm Asyada olup bitenlerle o dönemde yaşananlar neredeyse aynı şeyler.
Yargılamak için anlamamak şart, diye düşünüyordu, bu apaçık ortada bir şey. Madem ki insan anladığını yargılayamaz.
Yoksulluğun belli bir derecesi tıpkı ölüm düşüncesi gibi beşeri şeyleri yerli yerine koyar.
Bu rezilliğin arasından, bir çöp yığınını darmadağın ederek geçen usturuplu bir tekme gibi geçmesini bilmeli.
Aslında dünyanın boşluğu saplantısı, dünyanın hiçliği düşüncesi olmadı mı, ortada ne güç kalır, ne gerçek bir hayat.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanton'da İsyan
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754943467
Kitabın türü:
Çeviri:
Attila İlhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Kanton
Kanton
Öbür dünyaya inancını yitirmiş insanın, ölümün katı gerçekliğini kavrayınca tepkisi ne olabilir? Toplumun ve kurallarının saçmalığına inanması, ya da ölüme kafa tutabilmek için, dünyadan onun da gelip geçtiğini gösteren herhangi bir izi, yerkabuğu üzerinde bırakmak istemesi... Malraux'un... trajik çıkmazının bu noktada olduğunu söyleyemez miyiz? Saçmalık duygusunu varoluşçulardan yıllarca önce işleyen odur. Kanton'da İsyan, kafa tutuşun romanıdır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Fırat Özbey

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri