Kanunî Sultan SüleymanYavuz Bahadıroğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.492
Gösterim
Adı:
Kanunî Sultan Süleyman
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
352
ISBN:
9789752699120
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Bir devlet adamı düşünün ki, 46 yıl boyunca ülkesini dünyanın daima zirvede ülkesi olarak idare etmeyi başarmış olsun...

Ve bir padişah düşünün ki, yarım asra yaklaşan idaresi süresince ülkesinde günümüze ışık tutacak hürriyet ve eşitlik presiplerine uygun bir idare tatbik etsin...
350 sayfalık kitapta anlatılanların özü, Yavuz Bahadıroğlu'nun da belirttiği gibi Yahya Kemal'in şu tespitine ulaşmaktadır: "Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak."
Kanuni Sultan Süleyman hakkında yazılmış kitapların içinde okuduğum en berbat kitap idi.Kitabın konusu olan padişaha ayrılan sayfa sayısı ile diğer konulara ayrılan sayfa sayısı arasında çok farklar var idi.Yavuz Sultan Selim okuyorum sandım bir ara ama kapağa baktığımda Kanuni Sultan Süleyman yazıyordu.Akademik bir kitap değil asla da olamaz.Daha çok ortaokul seviyesi kıvamındaydı.Belgelerden çok hikayeler ile anlatılıp durmuş.Önermiyorum,tavsiye etmiyorum.

Benzer kitaplar

Kanuni Sultan Süleyman kitabın ismi ama okurken ben başka bir kitap mı okuyorum acaba diye arada bakma ihtiyacı duyuyorsunuz kitap kapağına.Evet Kanuni'den bahsedilmiyor değil ama kitap Kanuni olunca onun yaptıklarını nedenlerini niçinlerini merak ediyorsunuz.Ama bir bölümü sadece menkıbelerden oluşan diğer bölümleri Osmanlı'da ki farklı şeyleri anlatan bir kitap olmuş.Yer yer cidden sıkıcı konunun bütünlüğü olmayan bir şey anlatırken konunun başka taraflara kaydığı bir kitap.Diğer kitaplarının bir özeti gibi bir bölümü.Zaten 150 küsür sayfaya gelmişsiniz ama hala Kanuni'ye gelememişsiniz öyle bir kitap.Ayrıca kendi içinde de tekrarlarının bolca olduğu bir kitap o kadar ki mesela 155.sayfada bir şeyi yazmış aynı cümlelerle bir iki belki ufak değişiklikle kelimesi kelimesine 156. sayfada da aynı şeyleri yazmış.Sırf yazmak için yazılmış gibi.Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un Fethi'de aynı şekilde yazılmış.İkisini üst üste okudum ve gerçekten çok bunaldım.Sürekli tekrarlanan cümleler paragraflar..Başladığım kitabı yarım bırakmayı sevmediğim için cidden bitsin diye zorladım.Ama okumaktan keyif alanlar olabilir tabi ki..
Güzel bir kalemin elinden hangi sayfalar kurtulur ki.
Eser xe kanuniden evvala öncesi var belki de ondan sonrası da.Osmanli harbe girerene kadar bende kital ile bir o kadar harp etmedim değil . Savaşarak 179. Sayfaya kadar geldim. Kital iyice tatlandı.bazı sayfalar da orada yaşamiş gibi hissettiğim anlar oldu.ve de gerildiğim anlar oldu. Başta kitap sayfalar dolsun diye baktiğim bazen de haz aldığim anlar oldu. Savaşmak isteyenlere tavsiye ederim. Ben açikcaşi begendim diyebilirim...
Son kalpte attı ..
Ve savaşı Yavuz Hocamla kazandik.
Yavuz Hocam beni bu eser ile bayağı bir yordu. Lakin inat ettim sabrettim sabrımın meyvesini de almadim değil.
Tarih ask kokuyor bunu da zor sert inatçı dikkatli acımasız edepli adaplı uslubu ile sanırım yeteri kadar veriyor. Belki başka hülyalardayım belki başka alemler de lakin Yavuz Bahadıroğlunun anlatim tarsi belki de köklü bilgisi beni fazlası ile doyuruyor...
Lise yıllarında, bir kitabevinden ödeünç alarak okuduğum kitapların birisidir. Aslında "o" kitap evinde bu tarz başka kitap yoktu ve bana ödünç kitap veriyorlardı, bende yazarın bir çok kitabını okudum. Hamasi bir dille yazılmış kitaplar dizisinden birisi. Gerçeklerle pek ilgisi yok.
Tarih, bir milletin soluğudur. Milletin tarihle irtibatını koparmak , milletin şah damarını kesmekten farksızdır. Sonunda soluksuz kalır.
Şimdi Sinan'ın (Mimar Sinan) 50'sinden sonra âşık oldugu kızın isminin "Mihr ü Mah" olduğunu ve bunun Farsçda "Güneş ve Ay" anlamına geldiğini unutmadan hayal edin.
Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii'nin tek minaresinin arkasinda güneş batarken, Üsküdarda ki Mihrimah Sultan Camii'nin iki minaresinin arasında Ay doğar.
(21) Mart
Yavuz Bahadıroğlu
Sayfa 314 - Nesil Yayınları
"Osmanlılarda insan en değerli varlıktır. Çünkü Kur'an böyle diyor. Bu durumda insana baskı ve şiddet uygulanabilir mi?"
Yavuz Bahadıroğlu
Sayfa 28 - Th. Thornton, 1807
Du Loir haklı : Osmanlıların hayreti bile zikirdi. Şimdi olduğu gibi "Vaaaaav yaaaa." diye Amerikan kırması çığlıklar atılmazdı. Hayretlerini ALLAH ALLAH , FESÜBHANALLAH , LAİLAHE İLLALLAH TÖVBE ESTAĞFURULLAH , ...gibi kelimelerle ifade ederlerdi.
.
Sakınmak istediklerinde NEUZUBİLLAH çeker , her işe BİSMİLLAH ile başlarlardı. Öfkelenmeleri halinde Ya sabır der, haksızlığa uğramaları karşısında HASBÜNALLAHÜ VE Nİ'MEL-VEKİL diyerek Allah'ı kendilerine vekil ederlerdi.
.
Tekke ve zaviyelerin duvarlarında teselli edici asılıydı:
BU DA GEÇER YA HÛ!
VAZGEÇ YA HÛ!
HOŞ GÖR YA HÛ!
...
Sabahleyin iki ganem(koyun),
Menzile mihman (misafir) geldi,
Her görenler dediler,
Tekkeye kurban geldi.

Yolda çokdur çalıcı,
Onları,çaylak gibi,
Her aç olan ona der;
Derdime derman geldi.

Bir koyundan küçüktür,
İki koyunu pençeler,
Çekip orada yutar,
Der:'Bize ihsan geldi.'

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanunî Sultan Süleyman
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
352
ISBN:
9789752699120
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Bir devlet adamı düşünün ki, 46 yıl boyunca ülkesini dünyanın daima zirvede ülkesi olarak idare etmeyi başarmış olsun...

Ve bir padişah düşünün ki, yarım asra yaklaşan idaresi süresince ülkesinde günümüze ışık tutacak hürriyet ve eşitlik presiplerine uygun bir idare tatbik etsin...

Kitabı okuyanlar 117 okur

  • Nuh Kuplay
  • Nur LALE
  • Mehmed
  • Rainbow 2071
  • Esra nur
  • Güldane Çağıran
  • erdal arslan
  • mehmet özdemir
  • Buğra Şahin
  • Aslı ERKEN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.3
14-17 Yaş
%8.3
18-24 Yaş
%29.2
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%14.6
45-54 Yaş
%12.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.2 (7)
9
%12.5 (3)
8
%16.7 (4)
7
%12.5 (3)
6
%8.3 (2)
5
%4.2 (1)
4
%4.2 (1)
3
%4.2 (1)
2
%4.2 (1)
1
%4.2 (1)