Kanunların Ruhu Üzerine

8,0/10  (3 Oy) · 
18 okunma  · 
2 beğeni  · 
725 gösterim
"Ey büyük Montesquieu!
Senin gökyüzündeki ruhunu kutsamaktan ötürü şeref kazanırsam, ne mutlu bana!
Ya siz, ey aklın, gerçeğin sessiz ve kimseyle konuşup görüşmeyen bekçileri!
Size de sevinç ve mutluluk verebilirsem, ne mutlu olurdum! İnsanlık savunucularının sesini duyurmakta etken olan istek ve heyecanı, duyarlı ruhlara üfleyebilsem dünyalar benim olurdu!..
İnsanlığın kutsal haklarını savunan ve yenilmez gerçeğin tarafını tutarak, sesimi yükseltmekle, zulmün ve bazen de aynı derecede tiksinç bilgisizliğin pençesinde çırpınan kara yazgılı kurbanlardan birkaçını çekip kurtarabilirsem, bunlardan sadece bir tek günahsızın duaları ve döktüğü sevinç gözyaşları bile, bütün diğer insanların haksız suçlamalarına ve acı hakaretlerine karşı beni yatıştırır ve avuturdu!"
-Beccaria-

Bir kitap için bunca dedikodu, bunca savaş neden? Ne vardı bu kitabın içinde? Yazarın yirmi yıl üzerinde çalıştığı, o çağa göre bir bilgi kaynağı sayılması gereken kitabı neden bu kadar göze battı? Neden yazar, kitabını yerenlerle, düşüncelerine cephe alanlarla savaşmak, kendisini de kitabını da savunmak zorunda kaldı? Neden asıl eserin neredeyse dörtte biri kadar kalın bir savunma dosyası yazmak zorunda kaldı?

Tarihçilerin Fransız ihtilalini hazırlayanlar arasında çok önemli bir rol oynadığını iddia ettikleri Montesquieu'nün Kanunların Ruhu Üzerine adlı eserini okurken, bu soruların da cevaplarını arayacak ve yazarın durmadan kişilerin eşitliğinden söz ettiğini, hürriyetin insanların en doğal haklarından biri olduğunu, kanun karşısında bütün insanların eşit sayılması gerektiğini ve toplumların ancak bu anlayış sayesinde mutluluğa ulaşabileceklerini ileri sürdüğünü göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    600
  • ISBN:
    9789757670414
  • Çeviri:
    Fehmi Baldaş
  • Yayınevi:
    Hiperlink Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 29 Alıntı

BİROL COŞKUN 
07 Şub 21:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Doğmakta olan millet bozulmaz; bir millet, ancak yetişmiş kişileri bozuk olduğu takdirde yıkılır.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
BİROL COŞKUN 
11 Mar 07:47 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Halk, hürriyetinden en çok faydalanıyormuş gibi göründüğü zaman, bilin ki hürrüyetini yitirmek üzeredir.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
BİROL COŞKUN 
28 Oca 15:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cumhuriyet hükümetinde bütün vatandaşlar eşittir; istibdat (despotluk) hükümetinde de bu böyledir. Birincisinde insanlar eşittir, çünkü insan her şeydir; ikincisinde insanlar yine eşittir, çünkü insan hiçbir şey değildir.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
BİROL COŞKUN 
16 Şub 08:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Müslüman devletlerinde, halk,hükümdara karşı duyduğu saygının çoğunu dinden alır.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
ünal demirtaş 
12 Oca 17:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İstibdat yönetimi ise tek başına bir kişinin tüm güçleri elinde
topladığı, her alanda mutlak söz hakkına sahip olduğu bir yönetim
biçimidir. Doğası gereği geniş düzlüklere yayılmış imparatorluklarda
ortaya çıkar. Hükümdar toplumu heves ve kaprislerine göre yönetir,
onu sınırlayacak ne bir kural ne de bir kişi vardır. Sebebine gelince
böyle bir toplumda din ve gelenek herşeye egemendir; fertleri itaat
ve kölelik zihniyeti ile yetiştirilirler, bu nedenle de hükümdar ile halk
arasında aracı hiçbir kimse ya da müessese var olamaz.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
BİROL COŞKUN 
19 Nis 20:50 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hür bir milletin bir kurtarıcısı olabilir, köle bir milletin ise bir başka efendisi çıkar ortaya.

Kanunların  Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 304)Kanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 304)
BİROL COŞKUN 
13 Mar 07:57 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yasama yetkisiyle uygulama ya da yürütme yetkisi aynı kişi ya da aynı memurlar topluluğuna verilirse, ortada hürrüyet diye bir şey kalmaz; çünkü aynı hükümdarın ya da aynı senetonun, şiddet kullanarak uygulamak için ağır kanunlar yapmasından korkulur.

Kanunların  Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 170)Kanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 170)
BİROL COŞKUN 
07 Nis 22:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yeryüzünde, toplum hayatından hoşlanan, hayatın tadını çıkartan, düşüncelerini zevkle ve kolaylıkla şuna buna açabilen, içi dışı bir olan millet; canlı, hoş, neşeli, bazen kayıtsız, çoğu zaman da meraklı olan bir millet; bununla beraber cesur, merhametli, mert olan, aynı zamanda onur duygusundan da yoksun olmayan bir millet varsa, böyle bir milletin faziletini yitirmesi için ortaya, davranış tarzını engelleyecek kanunlar atmaya lüzum yoktur. Genel olarak karakter iyiyse, birkaç kusuru olmuş bundan ne çıkar?

Kanunların  Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 291)Kanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 291)
BİROL COŞKUN 
24 Nis 21:03 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bugün kara parçalarını deniz yoluyla keşfediyorlar. eskiden bunun tersi olurmuş, denizleri kara yoluyla keşfederlermiş.

Kanunların  Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 337)Kanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 337)
3 /