Adı:
Kanunların Ruhu Üzerine
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
948
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757670414
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De L’esprit Des Lois
Çeviri:
Berna Günen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Ey büyük Montesquieu!
Senin gökyüzündeki ruhunu kutsamaktan ötürü şeref kazanırsam, ne mutlu bana!
Ya siz, ey aklın, gerçeğin sessiz ve kimseyle konuşup görüşmeyen bekçileri!
Size de sevinç ve mutluluk verebilirsem, ne mutlu olurdum! İnsanlık savunucularının sesini duyurmakta etken olan istek ve heyecanı, duyarlı ruhlara üfleyebilsem dünyalar benim olurdu!..
İnsanlığın kutsal haklarını savunan ve yenilmez gerçeğin tarafını tutarak, sesimi yükseltmekle, zulmün ve bazen de aynı derecede tiksinç bilgisizliğin pençesinde çırpınan kara yazgılı kurbanlardan birkaçını çekip kurtarabilirsem, bunlardan sadece bir tek günahsızın duaları ve döktüğü sevinç gözyaşları bile, bütün diğer insanların haksız suçlamalarına ve acı hakaretlerine karşı beni yatıştırır ve avuturdu!"
-Beccaria-

Bir kitap için bunca dedikodu, bunca savaş neden? Ne vardı bu kitabın içinde? Yazarın yirmi yıl üzerinde çalıştığı, o çağa göre bir bilgi kaynağı sayılması gereken kitabı neden bu kadar göze battı? Neden yazar, kitabını yerenlerle, düşüncelerine cephe alanlarla savaşmak, kendisini de kitabını da savunmak zorunda kaldı? Neden asıl eserin neredeyse dörtte biri kadar kalın bir savunma dosyası yazmak zorunda kaldı?

Tarihçilerin Fransız ihtilalini hazırlayanlar arasında çok önemli bir rol oynadığını iddia ettikleri Montesquieu'nün Kanunların Ruhu Üzerine adlı eserini okurken, bu soruların da cevaplarını arayacak ve yazarın durmadan kişilerin eşitliğinden söz ettiğini, hürriyetin insanların en doğal haklarından biri olduğunu, kanun karşısında bütün insanların eşit sayılması gerektiğini ve toplumların ancak bu anlayış sayesinde mutluluğa ulaşabileceklerini ileri sürdüğünü göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
939 syf.
·10/10
-KIMLER OKUMALI?
-NEDEN OKUNMALI?
Bir-kac ay önce elime aldığımda ki 'ben' ile şimdiki ben arasında ki farkın, elime aldığım kanunları okurken neden ve niçin var olduklarını, kanun koyucunun neden ve niçin hoşgörülü olması gerektiğini ve öz'de kanunun amacını anlatmak adına yaziyorum bu incelemeyi. Okuru yoran bir kitap olduğu aşikar bundan mütevellit henüz inceleme düşülmemiş. Not: inceleme'ye zaman içinde eklemeler yapacağım.

Ön bilgi:
Montesquieu'nun kanunların ruhu diye ifade ettiği her toplumda farklı dengelerin varlığı ile, kanunlarında farklı şekilde oluşmasını sağlayan etkenler.
1) morfolojik etmenler
2) manevi etmenler
3) yönetim biçimleri
4) kanun koyucu ve kanunlar

Son madde bilakis önemlidir. "Kanunlar toplum tarafından biçimlendirildiği gibi toplumlarda kanunlar tarafından bicimlendirilir" savını alışılmışın dışında bir yöntem ile fikirdaşlarının aksine ( doğa durumu-devlet+hukuk-kanun ) kısır döngüsünden çıkarıp var olan durumu ( kanun koyucu-toplum-kanun ) noktasına taşımıştır.

Gelelim kimler okumalı noktasına:
- Siyâset ve siyâset felsefesi ile ilgilenen okurlar mutlaka okumalı
- Sosyoloji ile ilgilenenler açısından İbn haldun tadında bir okuma sizleri bekliyor.
- Hukuk ile ilgilenenler kanun yapım sürecinde ki salt çoğunluk- 1/4+1 'den uzaklaştırıp bütçe kanunu tadında bir okuma da sizleri bekliyor :)
- Sabr eşiği yüksek okurlar; eğer bu üçünden bağımsız okuyorsanız Allah sabr versin. Gemilerin suya inişini fırtına, kasvet ve mistizm ile anlatmak yerine 5'e 5 kalasların denize olan açısının doğru ayarlanması ile anlatmayı tercih eden bir yazar sizleri bekliyor :)

Montesquieu'nun Siyasal-Hukuki-Sosyolojik nedensel ilişkiler ağı ( coğrafya-iklim-yonetim şekilleri ve esasları-kimlik-toplumsal ve kültürel dinamizn ) ile çevrilmiştir. Böylesi bir kavrayış kimileri tarafından onu Sosyoloj'inin öncüsü yaparken, kimileri ise reduktivist bir bakış açısı yüklendiği gerekçesi ile eleştirmiştir. Bağımsız okurlar olarak almamız gereken noktalar montesquieu'nun tarafsiz bir bilinç ile vizyonu ve tarihsel olarak kanunların 'Yarar İlkesi'ni gözler önüne seriyor olmasıdır. ( Toplumlara yönelttiği hakaretler yazdıklarımın dışındadır. Kanunlar'ın ruhunun savunmasını yazan çevirmenimiz Berna günen dahi montesquieu'yu bu noktada toparlayamayacaktir).

-NEDEN OKUNMALI
- neden bu kadar çok devlet yapısı var?
-Kanunlarda neden bu denli farklılık mevcut?
-herhangi bir yönetim yozlaşmadan nasıl kurtulur?
-hangi yönetim biçiminde hangi kriter olmazsa olmazdır?
Gibi soruları çoğaltabiliriz, bu ve benzeri soruları merak ediyorsanız tatminkâr cevaplar bulmak adına okuyabilirsiniz.
Not:Bir-çok ayrıntıya cevap vermek adına yeniden kalemi elime alacağım.
Yazarın bu kitabı neden yazdığına gelicek olursak: https://youtu.be/eI62NPZZUuQ demek için:) saygılar
948 syf.
Kanunların Ruhu Üzerine yirmi yıllık birikimin sonucunda , Aydınlanma Dönemi’nin en önemli düşünürlerinden biri olan Montesquieu tarafından kaleme alınmış, 1748 yılında yayımlatılmıştır. Dini yönden esere yöneltilen yoğun eleştiriler yazarın, 1750 yılında kitabın savunmasını yapmasına neden olmuştur.

Kitabı almadan önce içeriğinin, o zamanın mevcut kanunları olduğunu, ve bu kanunların evrilmesiyle ilişkili olacağını düşünmüştüm. Düşüncelerimin ‘kısmen’ doğru olduğunu kitabı alırken anladım. Kapağını açıp içerik kısmına baktığımda Montesquieu’nun doğal ve pozitif kanunlardan başlayarak, bunları; yönetim şekilleriyle, iklim ve coğrafi yapıyla, aile, din, nüfus ve daha bir çok konuyla ilişkilendirdiğini gördüm.

Kitapta yalın olmayan bir dil kullanılsa da zengin ve doyurucu bir içeriğe sahip. Kitabı okumayı düşünenlere, eserin oluşturulduğu döneme ait ufak çaplı bir araştırma yapılması gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Zira dönemdeki bir çok devlet/topluluk da ilişkili yönleriyle konulara dahil edildiği için bunlar arasında bağlantı kurmak zor olabilir.

Son olarak kitabın felsefe, sosyoloji, hukuk ve siyaset alanına ilgi duyan kişilere daha çok hitap edebileceğini düşünüyorum.
948 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Kanunlar ortaya çıktığı toplumun değerlerine uygun olmalı" diyor kitap. Bir çok noktada ülkemizde kanunlarla ilgili sorunların temelinde bu yatmaktadır. Düşünebiliriz ki Fransız ve İngiliz usulü laiklik anlayışı vardır. Biz neden Fransız usulü olanını aldık. Acaba İngiliz usulü laiklik anlayışı bize daha mı uygun olurdu? Bunları düşündürüyor kitap.

Kanunların tıpkı insanlar gibi tecrübe üzerine kurulduğunu görüyoruz. Kitap Avrupa toplumunun üzerine kurulduğu hukukun ya da genel itibariyle değerlerin Antik Yunan Roma Ortadoğu ve Fransız İhtilali Avrupasındaki yaşananlar üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. İnsanlığın tarih boyunca yaptığı fikri yolculuk Avrupa'yı bugün ki konumuna ulaştırırken bizlerin hala tarihin başlangıcı için Osmanlı'nın kuruluşunu veya İslam'ın gelişini almamız cahillikten öte körlüğümüzü de net bir şekilde göstermektedir.

Oysa büyük tecrübe ve birikimlerle dolu bir tarihimiz var. Bu tarih ile hesaplaşmak yerine bundan faydalanmayı bilsek, tarihimizi çatışma alanı değil de birikim olarak görsek bugün konumumuz olağanüstü bir seviyede olabilirdi.

Sosyal bilimciler adalet sistemi mensupları idareciler bu kitabı okumalı. Türkiye'de yeni kanunlar ve anayasa çalışmalarında bu şekildeki eserler dikkate alınmalı.
948 syf.
·Beğendi·7/10
Iran'da kral birini mahkum ettiği vakit ne krala mahkum edilen kișiden bahsedilebilir ne de ondan o kişiyi affetmesi rica edilir. Kral sarhoş olsa veya kendinde olmasa dahi verilen emrin yerine getirilmesi gerekir. Șayet emir yerine getirilmezse kral kendisiyle çelișmiș olur, ki kanun kendisiyle çelișemez.
%8 (70/948)
·Puan vermedi
Çok baba bir kitap! Başlangıçtaki m.ö. dönemlerde yaşamış komutanlara ait dipnotları eşsiz.
Voltaire kıskançlıktan çekememiş bu kitabı.
O vakit anten taksaymış.

Not: benim kitabim Kuram Yayincilik'tan
İki çeşit bozulma vardır: Birincisi, halkın kanunlara uymamasından doğar; ikincisi, halkın kanunlar tarafından bozulmasıdır. Tedavisi güç bir hastalıktır bu. Bizzat devanın içinde bulunan bir hastalıktır da ondan.
Kanunlar daima kanun koyucunun tutkuları ve önyargılarıyla karşılaşırlar. Kimi zaman bunların aralarından geçerler ve renklerini alırlar ; kimi zaman geçemezler ve onlarla karışırlar.
Halk, hürriyetinden en çok faydalanıyormuş gibi göründüğü zaman, bilin ki hürrüyetini yitirmek üzeredir.
Bir devletin yapısında şu iki şeyden ötürü değişiklik olur: Ya devletin yapısı düzeltilir ya da devletin yapısı bozulur. Devlet, ilkelerini korur, yalnız yapısını değiştirirse kendisini düzeltiyor demektir; ilkelerini yitirir yapısını değiştirirse o zaman devlet bozuluyor demektir.
Çin'de adam öldüren hırsızları paramparça ederler, öldürmeyenlere ise böyle bir şey yapılmaz. Bu farktan ötürü de hırsızlar yalnız çalarlar, adam öldürmezler.
Hırsızlarla katillere aynı cezanın verildiği Rus ülkesinde ise, hırsızlık eden daima öldürür. Çünkü, der, ölülerin dili yok ki konuşsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanunların Ruhu Üzerine
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
948
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757670414
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De L’esprit Des Lois
Çeviri:
Berna Günen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Ey büyük Montesquieu!
Senin gökyüzündeki ruhunu kutsamaktan ötürü şeref kazanırsam, ne mutlu bana!
Ya siz, ey aklın, gerçeğin sessiz ve kimseyle konuşup görüşmeyen bekçileri!
Size de sevinç ve mutluluk verebilirsem, ne mutlu olurdum! İnsanlık savunucularının sesini duyurmakta etken olan istek ve heyecanı, duyarlı ruhlara üfleyebilsem dünyalar benim olurdu!..
İnsanlığın kutsal haklarını savunan ve yenilmez gerçeğin tarafını tutarak, sesimi yükseltmekle, zulmün ve bazen de aynı derecede tiksinç bilgisizliğin pençesinde çırpınan kara yazgılı kurbanlardan birkaçını çekip kurtarabilirsem, bunlardan sadece bir tek günahsızın duaları ve döktüğü sevinç gözyaşları bile, bütün diğer insanların haksız suçlamalarına ve acı hakaretlerine karşı beni yatıştırır ve avuturdu!"
-Beccaria-

Bir kitap için bunca dedikodu, bunca savaş neden? Ne vardı bu kitabın içinde? Yazarın yirmi yıl üzerinde çalıştığı, o çağa göre bir bilgi kaynağı sayılması gereken kitabı neden bu kadar göze battı? Neden yazar, kitabını yerenlerle, düşüncelerine cephe alanlarla savaşmak, kendisini de kitabını da savunmak zorunda kaldı? Neden asıl eserin neredeyse dörtte biri kadar kalın bir savunma dosyası yazmak zorunda kaldı?

Tarihçilerin Fransız ihtilalini hazırlayanlar arasında çok önemli bir rol oynadığını iddia ettikleri Montesquieu'nün Kanunların Ruhu Üzerine adlı eserini okurken, bu soruların da cevaplarını arayacak ve yazarın durmadan kişilerin eşitliğinden söz ettiğini, hürriyetin insanların en doğal haklarından biri olduğunu, kanun karşısında bütün insanların eşit sayılması gerektiğini ve toplumların ancak bu anlayış sayesinde mutluluğa ulaşabileceklerini ileri sürdüğünü göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 54 okur

  • Nariman Hasanov
  • Serdar YILMAZ
  • Șapolyo Eftalit
  • ALACA
  • Salih Karagöz
  • Oktay b
  • Mustafa BAKIRHAN
  • Can
  • montesquieu
  • Berkay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%45.5
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%23.3
Erkek
%76.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (6)
9
%22.2 (4)
8
%11.1 (2)
7
%16.7 (3)
6
%16.7 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0