Kanunların Ruhu Üzerine

8,0/10  (2 Oy) · 
9 okunma  · 
2 beğeni  · 
600 gösterim
"Ey büyük Montesquieu!
Senin gökyüzündeki ruhunu kutsamaktan ötürü şeref kazanırsam, ne mutlu bana!
Ya siz, ey aklın, gerçeğin sessiz ve kimseyle konuşup görüşmeyen bekçileri!
Size de sevinç ve mutluluk verebilirsem, ne mutlu olurdum! İnsanlık savunucularının sesini duyurmakta etken olan istek ve heyecanı, duyarlı ruhlara üfleyebilsem dünyalar benim olurdu!..
İnsanlığın kutsal haklarını savunan ve yenilmez gerçeğin tarafını tutarak, sesimi yükseltmekle, zulmün ve bazen de aynı derecede tiksinç bilgisizliğin pençesinde çırpınan kara yazgılı kurbanlardan birkaçını çekip kurtarabilirsem, bunlardan sadece bir tek günahsızın duaları ve döktüğü sevinç gözyaşları bile, bütün diğer insanların haksız suçlamalarına ve acı hakaretlerine karşı beni yatıştırır ve avuturdu!"
-Beccaria-

Bir kitap için bunca dedikodu, bunca savaş neden? Ne vardı bu kitabın içinde? Yazarın yirmi yıl üzerinde çalıştığı, o çağa göre bir bilgi kaynağı sayılması gereken kitabı neden bu kadar göze battı? Neden yazar, kitabını yerenlerle, düşüncelerine cephe alanlarla savaşmak, kendisini de kitabını da savunmak zorunda kaldı? Neden asıl eserin neredeyse dörtte biri kadar kalın bir savunma dosyası yazmak zorunda kaldı?

Tarihçilerin Fransız ihtilalini hazırlayanlar arasında çok önemli bir rol oynadığını iddia ettikleri Montesquieu'nün Kanunların Ruhu Üzerine adlı eserini okurken, bu soruların da cevaplarını arayacak ve yazarın durmadan kişilerin eşitliğinden söz ettiğini, hürriyetin insanların en doğal haklarından biri olduğunu, kanun karşısında bütün insanların eşit sayılması gerektiğini ve toplumların ancak bu anlayış sayesinde mutluluğa ulaşabileceklerini ileri sürdüğünü göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    600
  • ISBN:
    9789757670414
  • Çeviri:
    Fehmi Baldaş
  • Yayınevi:
    Hiperlink Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 19 Alıntı

Cumhuriyet hükümetinde bütün vatandaşlar eşittir; istibdat (despotluk) hükümetinde de bu böyledir. Birincisinde insanlar eşittir, çünkü insan her şeydir; ikincisinde insanlar yine eşittir, çünkü insan hiçbir şey değildir.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
ünal demirtaş 
12 Oca 17:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İstibdat yönetimi ise tek başına bir kişinin tüm güçleri elinde
topladığı, her alanda mutlak söz hakkına sahip olduğu bir yönetim
biçimidir. Doğası gereği geniş düzlüklere yayılmış imparatorluklarda
ortaya çıkar. Hükümdar toplumu heves ve kaprislerine göre yönetir,
onu sınırlayacak ne bir kural ne de bir kişi vardır. Sebebine gelince
böyle bir toplumda din ve gelenek herşeye egemendir; fertleri itaat
ve kölelik zihniyeti ile yetiştirilirler, bu nedenle de hükümdar ile halk
arasında aracı hiçbir kimse ya da müessese var olamaz.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu

Doğmakta olan millet bozulmaz; bir millet, ancak yetişmiş kişileri bozuk olduğu takdirde yıkılır.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu

Onuruna da, meclislerin de, rütbelerin de aynı şekilde kötüye kullanıldığı istibdat yönetimlerinde, hiçbir fark gözetmeksizin bir prensten it uşağı, bir it uşağından da bir prens yaratmak işten bile değildir.

Kanunların  Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 99)Kanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu (Sayfa 99)

...siyasi fazilet, kişinin benliğinden fedakarlık etmesi demektir; bu ise öteden beri çok ağır ve çok güç bir iştir.
Bu fazileti, kanun ve vatan sevgisi diye tarif etmek mümkündür. Genel çıkarı, kişinin, kendi çıkarına, devamlı olarak tercih etmesini gerektirdiğinden ona bütün özel faziletleri verir. Bu faziletler işte bu tercihten başka bir şey değildir.
Bu sevgi yalnız demokrasilere özeldir. Yalnız demokrasilerde hükümet her vatandaşa emanet edilir.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu

Ticaret eşit kişilerin yapacağı iştir ; nitekim zorba devletlerin içinde en sefil, en kötüsü de hükümdarı ticaretle uğraşan ülkedir. Çünkü bu derecede saygın kişiler çeşitli ayrıcalıkları avuçlarının içine almakta güçlük çekmezler.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu

İstibdat hükümetinde hükümdar bir an olsun yumruğunu indirdiğinde, üst mevkileri işgal edenleri bir anda yok edemezse her şey mahvolmuş demektir.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu

Şu halde korku bütün cesur insanları baskı altında bulundurmalı ve gözü yükseklerde olanların bu tutkularını en küçüğünden en büyüğüne kadar söndürmeli.

Kanunların  Ruhu Üzerine, MontesquieuKanunların Ruhu Üzerine, Montesquieu
2 /